T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/233
KARAR NO : 2024/502
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 12/04/2021
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 11/05/2021
KARAR TARİHİ : 12/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ---- 30.09.2020 tarihinde saat 20.00 sularında ----- Köprüsüne 50 metreye baliğ mesafede meydana gelen ve soruşturma dosyasında ---- müsebbibi olduğu ----- plakalı aracın müteveffanın sevk ve idaresindeki -----plakalı araca çarpması şeklinde oluşan trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, ---- Asliye Ceza Mahkemesi ----- esas numarası ile açılan davada davalılardan --- --- taksirle öldürme suçundan yargılanmakta olduğunu, müvekkillerinden----- müteveffanın kardeşleri olduğunu, müvekkillerden -----kızları olduğunu ve müteveffanın yeğenleri olduklarını, müteveffanın kaza tarihinde 36 yaşında olduğunu, genç, geleceği parlak ve kariyerinde emin adımlarla ilerlemekte olan müteveffa kaza tarihi itibariyle yaşlı babası----ve engelli abisi ----- ile beraber yaşamakta olduğunu ve kendilerinin bakımlarını ve maddi ihtiyaçlarını karşılamakta olduğunu, müteveffanın abisi ---- - engellilik sebebiyle, babası -- - - ise yaşı sebebiyle çalışamamakta olduğunu, aynı konutta yaşamaları sebebiyle geçimlerini sadece müteveffa -- -- gelirleriyle sağlayan müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatını hak ettiklerinin ortada olduğunu, --- - -' in 27.10.2020 tarihli -- - - Eğitim ve Araştırma Hastanesinden verilen %89 oranında engelli raporu bulunmakta olduğunu, müteveffanın ortalama aylık kazancının net 3.190TL olmasına rağmen bir çok ay maaşı kadar prim almakla birlikte 6.000 TL civarında olduğunu, 36 yaşında bir genç olması nedeniyle kaza tarihinden kısa bir süre önce şu anki şirketinde çalışmaya başladığını ancak çok uzun süredir belirtilen maaşlarla çalışma hayatını sürdürmekte olduğunu, bir mağazacılık ve pazarlama şirketinde SSK’lı olarak çalışmakta olan müteveffanın vefat ettiği tarih itibariyle de çalışmaya devam etmekte olduğunu, müteveffa ----- ölümünün tüm aileyi derinden sarstığını, tüm ailenin dirlik ve düzeninin alt üst olduğunu, ayrıca müteveffa mirasçılarından olan --- - de bekar olması sebebiyle geçinmesine yardımcı olabilmek için, yine mirasçılarından olan --- çocukları -----okul ve dershane giderlerini ödemek suretiyle eğitim giderlerine destekte bulunmakta olduğunu, davayı açtıkları sene itibariyle 8.sınıf öğrencisi olan ve --- sınavına girecek olan - -- - -' un tüm dershane masraflarını müteveffa ----- karşıladığını, her ay düzenli olarak ablalarına maddi desteklerde bulunduğunu, müteveffanın ölümü nedeniyle aile bireylerinde psikolojik yıkım meydana geldiğini tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve yargılama safahatında arttırılmak üzere --- - için 1.500,00 TL, --- - için 1.500,00 TL ve --- - - için 5.000,00 TL - - - ve - -- - için ayrı ayrı 1.000,00 er TL olmak üzere 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını ve haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tüm davalılar yönünden müteselsilen ve müştereken tahsiline, müteveffa için yapılan (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL cenaze giderinin yapıldıkları tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılardan müteveffanın murisleri adına tahsiline, müteveffa ---- kardeşleri --- ---için ayrı ayrı 150.000,00 TL olmak üzere 450.000,00 TL Manevi Tazminatın haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, (sigorta şirketinin sorumluluğu maddi tazminat ile sınırlı olarak) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ----. Vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ile davacılar için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma ve 1.000,00 TL cenaze ve defin gideri talep edildiği belirtildiğini, manevi tazminat talepleri ise ayrı ayrı açıklandığını, maddi tazminat yönünden ileri sürülen taleplerin de her bir davacı için ayrı ayrı belirtilmesini, davacı tarafın taleplerinin hangi davacı için ne kadar olduğu hususunun açıklattırılmasını talep etiklerini, davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacıların tamamı yönünden desteklik durumunu gösterir belgeler ile gelire dair belgelerin iletilmediğini, başvuru şartı eksiksiz olarak yerine getirilmediğini, öncelikle davada tazminat ve maluliyet hesaplamasına esas olmak üzere Anayasa Mahkemesi’nin kararı ile iptal edilen maddelerin işbu uyuşmazlık bakımından dikkate alınmaması gerekmekte olduğunu, kabul manasında olmamak üzere kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerekmekte olduğunu, zira müvekkili şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerekmektedir.tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerekmekte olduğunu, davayı kabul manasında olmamak üzere, zorunlu mali sorumluluk genel şartları kapsamında aktüeryal tazminat hesaplama esaslarının açıkça belirlendiğini, tazminat hesaplaması artık standart hale getirtildiğini, hesaplama yapılırken müteveffanın bireysel özellikleri dikkate alınmasının gerektiğini, davacının yaşı, destek süresi, mesleği, somut olayda destekten yoksun kalanların destek süreleri, eşin tekrar evlenme olasılığı (TÜİK verileri) gibi hususlara dikkat edilerek ve genel şartlara uygun olarak, aktüer siciline kayıtlı bir aktüer tarafından destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması gerekmekte olduğunu, buna göre; 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren ve Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklik ile hesaplamanın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında öngörülen usul ve esaslara göre yapılacağı açıkça belirtildiğini, Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz %1,8 olarak düzenlendiğini, işbu nedenle tazminat hesaplanmasında bu tablonun kullanılmasını ve teknik faizin 1,8 olarak esas alınmasını talep ettiklerini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerekli olduğunu, haksız eylem sonucu yaralanma ve ölüm sebebiyle maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zarar belirlenerek ona hükmedilmesi gerektiğini, gerçek zararın belirlenebilmesi için, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere müvekkil şirket söz konusu zarardan azami olarak kaza tarihindeki poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, destekten yoksunluk talebiyle başvuruda bulunan davacıların her biri yönünden desteklik durumlarının tespiti gerektiğini, müteveffanın abisinin ve yeğenlerinin destekten yoksunluk talepleri karine olarak kabul edilebilecek bir durum olmadığını, ayrıca ispata muhta olduğunu, abi ---- engellilik durumunun bakıcıya muhtaçlık doğurup doğurmadığı, fiilen destekliğin varlığı hususunda somut bilgi ve belge sunulması gerekmekte olduğunu, yalnızca malul olunmasının, abla ----ve yeğenleri yönünden ise hiç bir belgeye dayanmayan desteklik iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, somut olayda müteveffanın müterafik kusuru söz konusu olduğundan kabul manasında olmamak üzere yapılacak hesaplama sonucunda belirlenecek tazminattan makul oranda indirim yapılması gerektiğini, müteveffanın motorsiklet kullanmak üzere gerekli koruyucu tedbirleri alıp almadığının tespiti ile tedbirlerin alınmadığının tespiti halinde müterafik kusur indirimi uygulanması gerekmektiğini, müvekkili şirket nezdinde düzenlenen poliçe manevi tazminat taleplerini karşılayacak bir teminata sahip olmadığını, bu yöndeki taleplerin müvekkil şirket yönünden tümden reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde başvurunun müvekkili şirkete ibraz edildiği tarihten 8 iş günü sonrasından itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde yasal faize hükmedilmesi gerektiğini tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın esastan ve usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı --- - vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın karayolları trafik kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacılar tarafından dosya kapsamındaki tarafları ve konusu aynı olan taleplerine ilişkin hali hazırda ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ------. Sayılı dosyası derdest durumda olduğunu, bu nedenle aynı olay için ikinci kez tazminat istemiyle huzurdaki davanın açılmasında hukuki yarar bulunmamakta olduğunu, işbu haksız davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkilinin müteveffanın kullandığı araca çarpmadığını, her ne kadar dava dilekçesinde müvekkilinin idaresindeki aracın müteveffanın motosikletine çarptığı gibi olay yansıtılmışsa da, müvekkili ---yolu akşam saatlerinde trafiğin en yoğun olduğu saat 20:30 sıralarında önünde seyir halindeki aracın ani fren yapmasından dolayı çarpışmayı engellemek amacıyla güvenli olan emniyet şeridine manevra yaparken emniyet şeridinden hızlı bir şekilde gelen müteveffanın müvekkilinin aracına çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, emniyet şeridinin acil müdahale araçları ile birlikte kaza yapan, arızalanan motorlu taşıtlar için kullanılmakta olduğunu, bir nevi şeridin diğer özelliği kazalardan kurtuluş için de manevraya imkan sağlama olduğunu, müvekkilinden tazminat talep edilirken olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunması gerektiğini, müteveffanın kullandığı motosikleti hızlı kullanmakta olduğunu, müvekkilinin aracına çarpmasıyla takla atarak motosikletten düştüğünü ve beyin kanaması sonucu vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, kusuru olmadığı için de maddi ve manevi tazminat taleplerinden sorumluluğunun olmadığını, bunun yanında müteveffanın kanunen bakmakla yükümlü olmadığı yeğenlerinin destekten yoksun kaldığının kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtildiği gibi kardeşinin kızlarının eğitim masrafları ve genel giderlerine yardımcı olması herhangi bir delille ispatlanmadığını ve bu durumun doğruluğunun ispatlanması halinde dahi söz konusu yardımların ahlaki durumdan doğan bir yardım olduğunu, eksik borç niteliğinde olduğunu ve destekten yoksun kalma tazminatı olarak talep edilemeyeceğini tüm bu nedenlerle davacı tarafın açmış olduğu davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı -----ŞİRKETİ'ne usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya karşı cevap vermemiş ve duruşmalara da katılmamıştır.---Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dava dosyası mahkememizin ----- esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
Birleşen dosyada, birleşen dosya davacıları vekili dava dilekçesinde özetle;----- 30.09.2020 tarihinde saat 20.00 sularında ---- Köprüsüne 50 metreye baliğ mesafede meydana gelen ve soruşturma dosyasında --- - (---)'---- müsebbibi olduğu ---- plakalı aracın müteveffanın sevk ve idaresindeki ----plakalı araca çarpması şeklinde oluşan trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, -----. Asliye Ceza Mahkemesi ------ esas numarası ile açılan davada davalılardan --- - taksirle öldürme suçundan yargılandığını, davalı ---- Şirketi'ne olayın 22.10.2020 tarihinde ihbar edildiği, hasar dosyası ile kayıt açıldığını ve bu başvuruya şirketin basiretli bir tacir gibi süreci yönetmeyerek ve uzatarak ancak 16.02.2021 tarihinde neticelendirdiğini ve talepleri karşılamayacağını beyan ederek müvekkiller adına olumsuz neticelendirdiğini, Sigorta Şirketince başvuru süreci akıbetinin belirsiz bir süre bekletildiğini ve neticesinde geçen uzun süre sonrası başvuru reddedilerek mağduriyetin katlanarak artmasına sebebiyet verildiğini, müvekkillerinden-----müteveffanın kardeşleri olduğunu, aynı zamanda asıl davacı ----- çocukları olduğunu, müteveffanın kaza tarihi itibariyle yaşlı babası -- - -- ve engelli abisi - --- ile beraber yaşamakta olup kendilerinin bakımlarını ve maddi ihtiyaçlarını karşılamakta olduğunu, Mütveffanın babası -- - - ise yaşı sebebiyle çalışamadığını, Aynı konutta yaşamaları sebebiyle geçimlerini sadece müteveffa --- - gelirleriyle sağlayan müvekkillerinin destekten yoksun kalma tazminatını hak ettiklerini, Müteveffanın ortalama aylık kazancının net 3.190 TL olmasına rağmen bir çok ay maaşı kadar prim almakla birlikte 6.000 TL civarında olduğunu, 36 yaşında bir genç olması nedeniyle kaza tarihinden kısa bir süre önce şu anki şirketinde çalışmaya başladığını, ancak çok uzun süredir belirtilen maaşlarla çalışma hayatını sürdürdüğünü, Bir mağazacılık ve pazarlama şirketinde SSK’lı olarak çalışmakta olan müteveffa vefat ettiği tarih itibariyle de çalışmaya devam ettiğini, Trafik kazasında oğlunu kaybeden ---- adına; sürücü -- - ve ruhsat sahibi ---- destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat konulu dava; ----. Asliye Hukuk Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyası ile ikame edildiğini, Destekten yoksun kalma tazminatının konusunun desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarar olduğunu, Tahsilde tekerrüre yok açmamak ve davalılar bakımından dava arkadaşlığı durumu söz konusu olduğundan işbu dava ile birleştirilerek yürütülmesini öncelikle davalarının kabulüne;fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve yargılama safahatında artırılmak üzere ----- adına mirasçılarına verilmek üzere 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını ve haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte hükmedilmesine ve davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada, birleşen dosya davalısı vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffa ---- desteğinden yoksun kaldığı gerekçesiyle adına tazminat talep edilen babası mütevaffa --- - -- hayatta olmaması nedeniyle dava ehliyeti bulunmadığından davanın hiçbir araştırmaya gerek kalmadan husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekmekte olduğunu, nitekim, ----ancak ve ancak müteveffa ----- desteğinden yoksun kaldıkları iddiasıyla kendi adlarına dava açabileceklerini, ölmüş olan babalarının mirasçısı olmaları sıfatıyla, babalarının ölümüyle sona ermiş olan destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkına binaen dava açılması kesinlikle ve kesinlikle hukuka aykırı olduğunu, Medeni Usul Hukuku dikkate alındığında, bir hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olup ancak kendisi tarafından kullanılabileceğini, mütevaffa ----, ölümü ile medeni haklardan yararlanma ehliyeti, dolayısıyla da dava ehliyeti sona erdiğini tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddine, işbu talepleri şu aşamada kabul görmeyecekse davanın esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların tanıkları dinlenmiş ve taraf delilleri toplanmış; ----- plakalı araca ait ZMMS sigorta poliçesinin bir örneği ile davaya konu 30/09/2020 tarihinde gerçekleşen kaza nedeniyle herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise buna dair belgenin onaylı sureti, ---- Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'nden dava konusu kazaya karışan ---- - plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 30/09/2020 tarihi itibariyle trafik tescil bilgileri, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı'ndan müteveffa - ---- kaza tarihi olan 30/09/2020 itibariyle hizmet dökümünün birer örneği ve dava konusu kaza ile ilgili olarak 30/09/2020 tarihinde geçirmiş olduğu kaza sonucu ölümü nedeniyle eş ve çocuklarına toplu yada aylık ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu ödemeler için kurumun rücu hakkının bulunup bulunmadığı, rücu hakkının bulunması durumunda bu ödemelerin peşin sermaye değerlerinin ne olduğu, müteveffa'nın 30/09/2020 kaza tarihinde SGK' ya tabi bir işte çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise hizmet cetveli ile işyeri şahsi sicil dosyalarının onaylı suretleri, davacıların vefat eden murisi ---- ölümü nedeniyle bağlanan gelirleri dışında başkaca gelirleri olup olmadığının buna ilişkin belgeleri, ---- Mezarlıklar Müdürlüğü'nden müteveffa -- - vefatı sebebiyle yapılan defin işlemleriyle ilgili olarak cenaze masraflarının tutarı, ------ müteveffanın 30.09.2020 olan kaza tarihindeki maaş bordrosu ayrı ayrı istenilmiş, ----Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyası, ----Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası, ----- Cumhurıyet Başsavcılığı'nın ----- Soruşturma Sayılı Dosyası sayılı dosyası ayrı ayrı UYAP üzerinden celp edilerek incelenmiş, ilgili emniyet müdürlüklerine yazı yazılarak tarafların sosyal ekonomik durum araştırması yapılmış, davaya konu kaza ile ilgili kazanın taraflarının kusur oranının tespiti için ---- Kurumu Başkanlığı'ndan rapor alınmış, sonrasında ise aktüerya uzmanı bilirkişiden tarafların tüm iddia ve savunmaları dikkate alınarak davacılar desteğinin geçirdiği kaza nedeniyle davacıların uğradığı destek zararı bulunup bulunmadığı ve miktarına ilişkin, ek rapor alınmasına gerek bırakmayacak, ayrıntılı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacılar vekili 03/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile ----- için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını 663.251,40 TL olarak ıslah etmiş olup, ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir.Dava ve birleşen dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davanın dayanağı, maddi tazminat açısından TBK'nin 49/1, 53/1 f.-3.bent ve 55/1, 2918 sayılı KTK'nin 99/1. Maddeleri, manevi tazminat açısından TBK'nin 56. Maddesidir. Dosya kapsamına göre, kaza 30/09/2020 tarihinde, saat 20.30 sıralarında davalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı otomobil ile ---- istikametinden ---- otoyolunu takiben ----- istikametine sağ şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracın ön kısımları ile önünde aynı istikamette seyreden ve duraklayan dava dışı sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı otomobil'in arka kısmına çarpması ve sağa yönelerek sağında emniyet şeridi üzerinde seyir halinde olan müteveffa sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı motosiklet'e çarpmasıyla neticesinde davacılar desteğinin ölümüne sebep olduğu, mahkememizce alınan, ---- Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen kusur raporuna göre davalı sürücü -- ---- %100 oranında kusurlu olduğununu belirlendiği görülmüştür.
Davalı sürücü --- - sevk ve idaresinde olan --- - plakalı araç, davalı ---- LİMİTED ŞİRKETİ' adına kayıtlı olup, davalı ----- Şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalıdır.
Davalı ------ vekili derdestlik itirazında bulunmuş ise de; derdestlik itirazına konu ---- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası incelendiğinde; mahkememiz asıl dosyası ve birleşen dava dosyası ile tarafları ve konusunun birebir aynı olmadığı anlaşılmakla yerinde görülmeyen derdestlik itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl dava dosyasında davacılar ölen kardeşinin ve bir kısım davacıların da ölen dayılarının destekleri olduğunu belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talep etmektedirler.Destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53/3. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar" şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53/3. (818 sayılı BK madde 45/II) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
TBK’nın 53. (818 sayılı BK 45) maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.Bununla birlikte, destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.04.1982 gün, ----- sayılı kararı).TBK’nın 53/3. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK'nın 15.06.2011 gün ve -----Sayılı ilamı).Ayrıca kardeşlerin birbirine karşı kural olarak bakım görevi yoktur. Ancak, bir kardeşin diğer kardeşe eylemli ve düzenli olarak yardım etmesi halinde, bu kardeş diğerinin desteği sayılır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 364/1. maddesinde "Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür." düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, kaza tarihinde 36 yaşında ve bekar müteveffa ---- babası -----ve engelli olduğu ileri sürülen abisi davacı ---- - ile beraber yaşamakta olup kendilerinin bakımlarını ve maddi ihtiyaçlarını karşılamakta olduğu, davacı ---- - engellilik sebebiyle, babası ------ ise yaşı sebebiyle çalışamadığı, aynı konutta yaşamaları sebebiyle geçimlerini sadece müteveffa ----- gelirleriyle sağladıkları, müteveffanın ortalama aylık kazancı net 3.190 TL olmasına rağmen bir çok ay maaşı kadar prim almakla birlikte 6.000 TL civarında olduğu, ayrıca müteveffa mirasçılarından olan davacı ----bekar olması sebebiyle geçinmesine yardımcı olabilmek için, yine mirasçılarından olan davacı ---- çocukları davacılar ----- ve ------ okul ve dershane giderlerini ödemek suretiyle eğitim giderlerine destekte bulunduğu iddia edilmiş, tüm dosya kapsamından müteveffanın davacılardan kardeşleri olan ----- ve ----- ile kardeşi -----çocukları davacılar ------ ve ----- yardım etmediği takdirde davacıların yoksulluğa düşeceği, bu davacıların müteveffanın desteğine ihtiyaç halinde olduğu ispatlanamadığından, davacılar ----- destekten yoksun kalma tazminatı istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacılardan ------ yönünden yapılan değerlendirmede ise; her ne kadar davacının engelli olmasından ötürü çalışamadığı, müteveffa ile birlikte yaşadığı ve bakımını ve maddi ihtiyaçlarını müteveffanın karşılamakta olduğu iddia edilmiş ise de; ölen ----kaza tarihinde 36 yaşında olup, ölenin abisi olan davacı ---- ise 49 yaşındadır. Davacı ------ UYAP'tan temin edilen nüfus kaydının incelenmesinde; boşanmış gözükmekle beraber ölenden başka kardeşlerinin de olduğu, babasının destek ----sonra 08/03/2021 tarihinde öldüğü anlaşılmıştır. Yine UYAP'tan yapılan sorgulamada davacı ----- SSK emeklisi olup, emekli maaşının bulunduğu, üzerine kayıtlı iki adet taşınmaz hissesi bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı ---- sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması amacıyla kolluğa yazılan yazıya istinaden verilen cevap ekinde yer alan 28/04/2021 tarihli tutanağa göre davacı ---- - kardeşi ---- ile aynı evde yaşamakta olduğu görülmüştür. Sonuç itibariyle davacı --- - müteveffa --- yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşeceği, ve davacının müteveffanın desteğine mutlak ihtiyaç halinde olduğu kanaatine varılamadığından ve bunun aksinin davacı tarafça ispatı sağlanamadığından davacı kardeş ---- destekten yoksun kalma tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Davacı tarafça, cenaze ve defin giderlerine ilişkin sunulan herhangi bir makbuz yada fatura bulunmadığından, ----- Mezarlıklar Müdürlüğü'nün yazı cevabı da nazara alınarak cenaze giderlerine ilişkin talep de reddedilmiştir.
Birleşen dosyaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı yönünden yapılan değerlendirme neticesinde ise; birleşen dosya davacıları, kazada ölen--- sonra vefat eden mirasçısı -----destek payının tahsili amacıyla mirasçı sıfatıyla işbu davayı açtıkları, Mahkememizce verilen ara karar doğrultusunda hesap bilirkişisi ---- tarafından düzenlenen 24/11/2022 tarihli kök rapor ile Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin, Anayasa Mahkemesi'nin kararı sonrasında verdiği ----- esas, ------ karar sayılı güncel ilamı gereğince TRH 2010 tablosu ve prograsif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen devredeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle hesap yapılmak suretiyle, birleşen dosya davası yönünden, trafik kazasında ölenin babası olan müteveffa ----- ölüm tarihine kadar yoksun kaldığı destekten kaynaklanan maddi zararı hesaplanmış, aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 24/11/2022 tarihli kök raporda yapılan hesaplama dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunmakla hükme esas alınmış, birleşen dosya davacılarının maddi tazminat davalarının kabulü ile 8.194,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ) 04/11/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya davalısı sigorta şirketinden alınarak birleşen dosya davacılarının her birine 1/3 miras payı oranında ödenmesi yönünde karar verilmiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi ve tarafların karşılıklı kusur durumları göz önünde bulundurularak, asıl dosya davasında; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacılar -----, ------ ve ---- lehine ayrı ayrı 75.000'er T, manevi tazminatın, 30/09/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar -- ve----- tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine dair karar vermek gerektiği kanaatine ulaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dosya davasında davacıların maddi tazminat taleplerinin REDDİNE, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacılar ------- ve --- -- lehine ayrı ayrı 75.000'er TL manevi tazminatın 30/09/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ----ve------ tahsili ile davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,
2-Bİrleşen dosya davasının kısmen kabulü ile 8.194,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının (tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ) 04/11/2020 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya davalısı sigorta şirketinden alınarak birleşen dosya davacılarının her birine 1/3 miras payı oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat taleplerinin reddine,
3- ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN:
a-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 15.369,75 TL harçtan peşin yatırılan toplam 3.822,78 TL hacın mahsubu ile bakiye 11.546,97 TL karar ve ilam harcının harcın davalılar ----- alınarak hazineye irat kaydına,
b-)Davacılar tarafından yapılan 1.642,35 TL dava açılış masrafı ile 976,82 TL yargılama masrafı toplamı 2.619,17 TL yargılama giderinden 1,90 TL'sinin davalılar ------ tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, arta kalanın davacılar üzerinde bırakılmasına,
c)Davalılar kendilerini maddi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 99.695,20 TL'nin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
d)Davacı ----- kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL'nin davalılar --- ve---- tahsili ile davacı -----ödenmesine,
e)Davacı ------kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL'nin davalılar ---- tahsili ile davacı ---ödenmesine,
f)Davacı --- - - kendisini manevi tazminat davasında vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL'nin davalılar ----- tahsili ile davacı ------ ödenmesine,
g)Manevi tazminat davasının kısmen reddine karar verildiği ve davalı --- - kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, reddedilen manevi tazminat yönünden hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalı ---- ödenmesine,
ğ-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 281,44 TL'sinin davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, kalanının davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN:
a-) Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 559,77 TL harcın peşin yatırılan harçtan bahsubu ile arta kalan 500,47 TL karar ve ilam harcının harcın birleşen dosya davalısı ----- alınarak hazineye irat kaydına,
b)Davacı ---- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 2.731,49 TL'nin birleşen dosya davalısı ------ tahsili ile davacı ---- ödenmesine,
c)Davacı ------ kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 2.731,49 TL'nin birleşen dosya davalısı ---- tahsili ile davacı --- ödenmesine,
d)Davacı ----- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Uyarınca hesaplanan 2.731,49 TL'nin birleşen dosya davalısı -- - --'-den tahsili ile davacı - -- - ödenmesine,
e-)Birleşen dosya davalısı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.805,51 TL vekalet ücretinin birleşen dosya davacılarından alınarak birleşen dosya davalısına verilmesine,
f-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.081,67 TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, kalanının davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,Dair; davacılar vekili ile davalı --- - vekilinin yüzüne, davalı sigorta vekili ile davalı şirketin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!