T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/200
KARAR NO : 2024/296
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2021
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin et üreticiliği alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile borçlu şirketin, et ve et ürünlerinin satışı konusunda anlaştığını ve müvekkili şirket tarafından davalı şirkete
belirli ürünlerinin satışının gerçekleştirildiğini ve 02.06.2020 tarih ----- no.lu 6.614,49 TL, 02.06.2020 tarih ---- no.lu 33.781,27 TL, 10.06.2020 tarih ----no.lu 37.328,89 TL ve 29.05.2020 tarih ----- no.lu 36.884,19 TL tutarlı olmak üzere toplam 114.608,84 TL tutarlı faturaların düzenlendiğini, davalı şirketin işbu faturalara karşılık 82.058,84 TL bakiye borcunun bulunduğunu, işbu alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ------. İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını,davalı şirketin icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirtmiş olup, davanın kabulüne, davalının icra takibine itirazının iptali ile fazlaya ilişkin alacak ve talep hakları saklı kalmak
kaydıyla alacaklarına takip tarihinden itibaren işleyecek ve sonradan lehlerine değişen ve artan oranlarda ticari avans faiziyle birlikte takibin asıl alacak yönünden devamına, borçlu şirketin, alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz etmiş olduğundan ve alacak
likit olduğundan, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı şirkete tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde
özetle; Davaya konu ---- . İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyasından
görüleceği üzere, takip miktarının 82.058,84 TL olduğunu, işbu alacak miktarını takibe konu 114.609,03 TL tutarlı faturaların oluşturduğunu, icra takibine yapılan itirazlarının, davacı ile hesap konusunda mutabık kalınmaması sebebi ile yapıldığını, takip ve dava konusu fatura alacağına karşılık
müvekkili şirket tarafından davacı tarafa --- davacının hesabı olan -----hesabına 28.05.2020 tarihinde 29.450,00 TL, 02.06.2020 tarihinde 33.000,00 TL ve
10.06.2020 tarihinde 29.000,00 TL olmak üzere toplam 91.450,00 TL ödeme yapıldığını, dava konusu toplam 114.609,03 TL’lik fatura tutarından, yapılan ödemelerin düşümü yapıldığında, müvekkili şirketin bakiye 23.159,03 TL borcunun bulunduğunu belirtmiş olup, davacının davasının kabul edilen
tutar haricindeki kısım itibariyle reddine, takip öncesi ödemesi yapılmış kısım itibariyle haksız olarak takip yapılan miktar üzerinden davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini
talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki ve davacı tarafından davalı şirkete teslim edilen et ürünlerine ilişkin düzenlenen faturalardan kaynaklanan açık
hesap alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan ------. İcra
Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, -----. İcra Müdürlüğü’nün-----sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile özetle; defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin 2020 yılı
ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,raporumuzun 4.a.2.bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davalı şirket defterleri
incelenemediğinden, usul ve hesap incelemesinin yapılamadığı,
Mal Tesliminin İspatı ve Davacı Alacağı Yönünden: Raporumuzun Genel Değerlendirme bölümünde detaylı bir şekilde açıklandığı üzere, davacının 13.11.2020 takip tarihi itibariyle teslim tesellümü ispatlanmış 82.058,84 TL tutarındaki bakiye alacağını talep edebileceği,tacir olan taraflar arasında düzenlenmiş sözleşme ya da haricen başkaca somut belgede
ödeme vadesi bulunmadığı ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosyaya sunduğu ihtarnamenin tebliğine ilişkin belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebi yerinde olmadığı, Ancak,Mahkeme’nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde , davacı şirket tarafından düzenlenen 4 adet toplam 114.609,03
TL tutarlı faturalara karşılık 28.05.2020 tarihinde 29.450,00 TL, 02.06.2020 tarihinde 33.000,00 TL ve 10.06.2020 tarihinde 29.000,00 TL olmak üzere toplam 91.450,00 TL ödeme yapıldığını, dava konusu toplam 114.609,03 TL’lik fatura tutarından, yapılan ödemelerin düşümü yapıldığında,müvekkili şirketin bakiye 23.159,03 TL borcunun bulunduğunu belirtmiş olup, davacının davasının
kabul edilen tutar haricindeki kısım itibariyle reddi gerektiğini savunmuştur. Dekontu Ek-2’de yer alan 28.05.2020 tarihli 29.450 TL’lik ödeme davalı tarafından değil, taraflar arasındaki ilk ticari ilişki kapsamında DAVACI tarafından yapılmıştır. Bu tutar davacı kayıtlarında davacıya borç olarak doğru
bir şekilde kaydedilmiş iken, davalı taraf defter ibraz etmediğinden herhangi bir tespit yapılamamış,ancak cevap dilekçesinde kendi yaptığı ödeme olarak beyan etmiştir. Davalının kabulünde olan borcu; 23.159,03 TL,Gerçekte yapmadığından borcuna ilave olması gereken tutar: 29,450,00 Gerçekte davacı tarafından fiilen ödendiğinden borcuna ilave edilmesi gereken tutar 29.450,00
tutarların toplanması ile davalının olması gereken borcu 82.059,03 TL olarak bilirkişi raporu ile hesaplanmaktadır. Satışın yapılıp malın/hizmetin teslim edildiğini ve satışın veresiye yapıldığını davacının ispatlaması gerekir. Bir başka anlatımla bir alacak davasında mal sattığını iddia eden taraf karşı tarafın kabulünde değilse ispat külfeti öncelikle bu iddiayı öne sürendedir. İspatın konusu ise malın teslim edilmesidir.Malın teslim edildiği ispat edilememiş ise davalı borçlunun herhangi bir ispat külfeti altında olduğu söylenemez. Eğer alacaklı davacı malın teslimini sevk irsaliyesi ya da başkaca borçlunun imzasının
içerir bir belge ile ispat ettiğinde bu kez teslim edilen malların bedelinin ödendiğini ispat külfeti davalı borçluya geçecektir.Davacı şirket tarafından incelemede ibraz edilen ödeme dekontunun incelenmesinde, davacı şirket tarafından, 27.05.2020 tarihinde, davalı şirkete gönderilen 29.450,00 TL tutarlı ödemeye ilişkin olduğu
görülmüştür.Dava dosyasına gönderilen davalı şirkete ait 2020 yılı BA dökümünün incelenmesinde, davacı şirkete ve dava konusu faturalara ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığı görülmüştür.Somut olayda, davacı şirketin icra takibindeki talebi, taraflar arasındaki ticari ilişki ve davalı şirket
adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali talebine ilişkin olup, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen 4 adet fatura içeriği malların davalı şirkete tesliminin, davalı vekilinin cevap
dilekçesinde ikrar ettiği üzere ihtilafsız olduğu, ihtilafın davalı şirket tarafından, davacı şirket adına yapılan ödemelerin davacı şirket tarafından eksik gösterilip gösterilmediği hususunda olduğu, anlaşılmıştır.Davacı şirketin defter kayıtların da, 2020 yılı ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, takip konusu alacağı oluşturan faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu, 13.11.2020 icra takip tarihi
itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde 82.058,84 TL alacaklı gözükmektedir. Davalı şirket defterleri sunulmadığından incelemesi yapılamamıştır.
HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.
Davacı şirket defterlerinin incelenmesinde, davacının açık hesap alacağını, davacı şirket tarafından davalı şirket adına gönderilen 27.05.2020 tarihli 29.450,00 TL tutarlı ödeme ile 4 adet toplam 114.608,84 TL tutarlı faturaların oluşturduğu, Davacı şirket defterlerinde toplam 144.058,84 TL tutarındaki borç kaydına karşılık, davalı şirket tarafından 02.06.2020 tarihinde 33.000,00 TL ve 10.06.2020 tarihinde 29.000,00 TL olmak üzere 62.000,00 TL ödemenin kaydedildiği ve davacının defterlerinde 82.058,84 TL tutarında alacaklı
gözüktüğü, Davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu, 28.05.2020 tarihli 29.450,00 TL tutarlı ödemeye ilişkin dosyaya sunulan herhangi bir belgenin bulunmadığı ve bu tutarda davacının defterlerinde davalıdan ödeme alındığına ilişkin herhangi bir kaydın bulunmaması nedeniyle dosya kapsamına göre
davalının 62.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı tespit edilememiş olup, davacının icra takibine konu alacak talebinin yerinde olduğu kanaatine varılarak bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile
1-Davalının ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak yönünden iptaline takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine
2-Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan asıl alacağın %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine,
3-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 5.605,44 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 986,74 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 4.618,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 59,30TL başvurma harcı, 986,74 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.046,04 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 280,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.280,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde --- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!