T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/886
KARAR NO : 2024/236
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/11/2020
KARAR TARİHİ : 21/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı -----arasında akdedilen sözleşme gereğince, Davacı -----. Noterliği’nin 23.05.2016 tarih ve ---- Yev. No.lu acentelik vekaletnamesi ile prim tahsiline yetkilendirilmiştir. Davacı ----- konusu vekaletname ile sigortalılar ile Davalı ---- Sigorta adına poliçe düzenlemiş ve prim tahsilatı
yaptığı, poliçelerin mahiyeti ise trafik sigortalarıdır. Davalı ---- Sigorta tarafından her poliçe başına Davacı ----- Sigorta’ya ödeme yapılmakta ve poliçelerin iptal edilmesi durumunda da iptal bedelleri Davacı ----- Sigorta’ya (iade) ödendiğini, Davacı ------ Sigorta tarafından muhtelif Bankalar nezdinde bir kısım araçların poliçelerinin iptal edilmesi için bilgi verildiğini, Davalı ----- Sigorta’nın iptal tarihlerine riayet edilerek bu iptal tarihlerine göre Davacı ----- Sigorta’ya bakiye ödemeleri yapma
zorunluluğu bulunmadığını, ancak, Davalı ----- Sigorta tarafından iptal poliçeleri düzenlenirken Davacı ----- Sigorta’nın kendilerine iletmiş oldukları ve Bankalardan muvafakat alınan listelerde bulunan iptal tarihleri baz alınmamış, iptaller gerçek poliçe iptal tarihlerinden çok geç bir tarihte yapıldığını, Davalı -----
Sigorta’nın Bankalardan alınarak kendilerine iletilen iptal tarihlerine itimat edilmemesi ve poliçeleri kendi operasyonel durumlarına göre düzenlemelerinden dolayı Davacı ----- Sigorta Davalı -----Sigorta’dan alacağını tahsil edememiş ve maddi zarara uğradığını beyanla şimdilik 1.000,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Acenteler tarafından yapılan poliçelerin müşteri talebiyle iptal edilmiş olması halinde durumun -----
Sigorta’ya bildirildiğini ve poliçe iptallerinin ------ Sigorta tarafından gerçekleştirildiğini, iptal edilen poliçe bedellerinin ise, ----- Sigorta tarafından süresi içerisinde ilgili müşterilere ödendiğini, somut olayda Davacı ----- Sigorta tarafından iptal talebinde bulunulan poliçelerin ----- Sigorta’ya bildirildiğini,
------ Sigorta’nın da poliçe iptallerini yaparak bedellerini ödediğini,
Davacı ----- Sigorta iptal talebi bulunan poliçeleri talep geldiği gün değil, daha sonraki bir tarihte bildirdiğini, davalı ----- Sigorta’nın iptal taleplerinin kendisine iletildiği gün itibariyle poliçe iptallerini yapmakla yükümlü olduğunu, davacı ----- Sigorta’nın geç bildirimde bulunması sebebiyle ortaya çıkan
prim farkının ödenmesinden Davalı ------ Sigorta’nın sorumluluğunun bulunmadığını, somut olayda talep edilen 61.636,87 TL’nin geç bildirim nedeniyle arada kalan günleri kapsayan prim farkı olduğunu, 07.12.2018 tarihinde ihtarname çekildiğini, ihtar üzerine söz konusu ödemenin yapıldığını, taraflar arasında borç-alacak
ilişkisi kalmadığını, davaya konu 61.636,87 TL’nin ödenmesinden Davalı ---- Sigorta’nın sorumluluğunun bulunmadığını beyan edilerek davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, davacı acente tarafından davalı sigorta şirketinden iptal edilen poliçelere ait iptal bedellerinin tahsiline ilişkin alacak davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce talimat yolu ile aldırılan bilirkişi raporu ile Muvafakat namelerin verildiği tarihin sadece Banka ile Müşterisi/Borçlu arasında ki borç ilişkisinin sona erdiğini (ya da bankanın poliçe üzerinde ki alacağından vazgeçtiğini) ve poliçenin bu tarihten itibaren iptal edilebileceğini işaret ettiği. Poliçenin iptal edileceği tarihin ise sigortalı/sigorta ettirenin poliçe iptali için sigorta şirketine başvurduğu/talep ettiği tarih olacağı, ilgili poliçelere konu araçların menfaat sahiplerinin değiştiğini gösterir herhangi bir doküman olmaması sebebiyle geriye dönük tarihli olarak poliçe iptali işlemi değil, sigortalı isteğine bağlı iptalin söz konusu olduğu, bu sebeple sigortalı/sigorta ettirenin sigorta şirketine başvurduğu tarihin poliçe iptal tarihi olarak dikkate alınması gerektiği, dosya içerisinde Davacı tarafın hangi tarihte Genel şartlarda belirtilen şekli ile sigortacıdan iptal talebinde bulunduğunu gösterir herhangi bir dokümana rastlanılmaması sebebiyle (dosya içerisinde sadece poliçe iptal tarihlerinin yanlış olduğu ile ilgili yazışma mevcut), iptal talebinin sigorta şirketine acente tarafından hangi tarihte iletildiği tespit edilemediği, iptal taleplerinin sigorta şirketine iletildiği tarihleri gösterir doküman, e-posta vs. Evrakların sunulması durumunda iptal tarihinin kesin olarak belirlenebileceği ve bu talebin iletildiği tarihin poliçelerin iptal tarihi olarak anılması gerektiği, Sigortalı/Sigorta Ettiren tarafından poliçelerin iptali için yetkili acenteye genel şartlarda belirtildiği şekilde yapılan başvuru sonrası acente tarafından talebin geç iletilmesi sonucu ortaya çıkan prim farkından Sigorta şirketinin sorumlu olmayacağı, her ne kadar poliçe iptal talebi acenteye iletilmiş olsa dahi müşterinin acenteye ilettiği iptal talebi ile acentenin sigorta şirketine iptali iletildiği tarihe kadar geçen süre (menfaat sahibi değişmesi durumu hariç) içerisinde de poliçenin yürürlükte olması sebebiyle poliçe üzerinde yazılı risklere karşı sigortacının sorumluluğunun devam ettiği ve bu süre içinde primi hakettiğinin kabulü gerektiği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davalının yukarıdaki elektronik ortamda tutulan 2018 yılı ticari defterlerinin yasal süresi içinde e-beratları oluşturduğu (Envanter Defterlerinin noter açılış tasdiklerinin yasal sürelerinde yapıldığı) kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, defterlerinin birbirini doğruladığı, HMK. md 222/2'ye göre 2018 yılı ticari defterlerinin lehine delil vasfına haiz olduğu,Davalının yukarıdaki kayıtlarına göre; davacıya 31.12.2018 tarihi itibariyle1.582,94 TL cari hesap borcu bulunduğu, hemen belirtmek isterim ki; davacının cari hesap alacağı olmayıp poliçelerin davacının iptalini talep ettiği tarihte değil, davalı tarafından daha sonra iptal etmesinden kaynaklı
uğranılan zararın talebine ilişkin olduğu Davalı sigorta şirketinin poliçelerin iptaline ilişkin bildirimin kendisine yapıldığı an ve tarih itibari ile poliçeleri gün esaslı iptal etmekle mükellef olduğu, bildirim tarihinden önceki bir tarihe dayalı olarak
iptalin yapılamayacağı, sigorta şirketinin poliçe iptal talebinin kendisine iletildiği ana kadar riski üstlenmiş bulunduğu, acentenin sigorta şirketine poliçe iptallerini geç bildirmiş olması durumunda oluşacak zararını sigorta şirketinden talep edemeyeceği, Davacının poliçe iptaline ilişkin taleplerini davalı şirkete ne zaman bildirdiğine dair somut bir belgenin mevcut olmadığı, bildirimde bulunduğu tarihte poliçelerin iptal edilmeyip daha sonraki bir tarihte iptal edildiğine ilişkin olarak davacı tarafça belge sunulmadığı, bu nedenle davalı sigorta şirketinden talepte bulunamayacağı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce itirazlar üzerine ek rapor aldırılmasına karar verilmiş aldırılan ek rapor ile kök raporda değiştirilmeye muhtaç herhangi bir hususun bulunmadığı bildirilmiştir. Davacı şirket ile davalı----- arasında acentelik sözleşmesi mevcut olup, acente prim
tahsiline yetkili kılınmakla, Davacı acentenin düzenlediği bir kısım sigorta poliçelerinin iptalinin davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığı, iş bu davanın ise, sigorta şirketi tarafından sigorta sözleşmelerinin iptal bildirim tarihleri dikkate alınmadan farklı tarihlerde iptallerin gerçekleşmesi sonucu iade edilmesi
gereken prim miktarı yönünden zarar meydana geldiğine dayalı olarak açılmış olduğu anlaşılmaktadır. TTK 1419 maddei “prim iadesini” düzenlemiştir. İlgi madde de, sigorta sözleşmesi sona erdiği takdirde, kanunda aksi ön görülmemişseişlemeyen günlere ait ödenmiş primlerin sigorta ettirene geri
ödeneceği belirlenmiştir. Bu madde kapsamında poliçe iptal taleplerinde, poliçenin iptal tarihi, sigorta Şirketine yapılan bildirim tarihi olacaktır.
Dava dosyası incelendiğinde, davacı acente tarafından poliçe iptal talebinin davalı sigorta şirketine hangi tarihte iletildiği belirsizdir. Dosya içinde sadece, acente tarafından poliçe iptal tarihlerinin düzeltilmesi konusunda davalı sigorta şirketine gönderilmiş mail yazışması mevcuttur. Acentenin poliçelerin iptaline ilişkin davalı sigorta şirketine hangi tarihte yazılı bildirimde bulunduğu konusunda
her hangi bir belge bulunmamaktadır.Esas olan, sigorta şirketinin, kendisine iptal bildiriminin ulaşmış olduğu anda sigorta sözleşmesini sona erdirmesidir. Acente tarafından her hangi bir nedenle sigorta poliçe iptallerinin sigorta şirketine geç
bildirilmesi durumunda, sigorta şirketi kendisine yapılan bildirime kadar riski üstlenmiş bulunduğundan,iptal bildiriminin iletildiği anda poliçeyi sonlandırmakla mükellef olduğu, acente geç bildirimde bulunmuş olsa dahi, geriye dönük bir iptal tarihi baz alınarak prim iadesi de söz konusu olmayacağı, Poliçe iptal
talebinin sigorta şirketine iletildiği tarih esas olacak ve acentenin iptal bildirim tarihinden önceki bir tarihi poliçe iptal tarihi olarak talep etmesi söz konusu olamayacağı,Poliçe iptal talebinde acentenin davalı sigorta şirketine iptal talebini ilettiği tarihin dikkate alınması gerektiği, sigorta şirketi tarafından bildirim tarihi itibari ile poliçelerin iptal edilmesinin söz konusu olacağı, bildirim tarihinde önceki bir tarihe dayalı olarak poliçe iptalinin yapılmasının mümkün olmayacağı anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketinin poliçelerin iptaline ilişkin bildirimin kendisine yapıldığı an ve tarih itibari ile poliçeleri gün esaslı iptal etmekle mükellef olduğu, bildirim tarihinden önceki bir tarihe dayalı olarak iptalin yapılamayacağı, sigorta şirketinin poliçe iptal talebinin kendisine iletildiği ana kadar riski üstlenmiş bulunduğu, acentenin sigorta şirketine poliçe iptallerini geç bildirmiş olması durumunda oluşacak zararını sigorta şirketinden talep edemeyeceği, Davacının poliçe iptaline ilişkin taleplerini davalı şirkete ne zaman bildirdiğine dair somut bir belgenin mevcut olmadığı, bildirimde bulunduğu tarihte poliçelerin iptal edilmeyip daha sonraki bir tarihte iptal edildiğine ilişkin olarak davacı tarafça belge sunulmadığı, bu nedenle davalı sigorta
şirketinden talepte bulunamayacağı, bilirkişi heyet rarorlarıyla tespit edilmekle ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekildi hükükm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın 54,40 TL tutarlı kısmı dava açılışı sırasında peşin olarak yatırıldığından bakiye 373,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve daval vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!