WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/688
KARAR NO : 2024/77

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 04/09/2020
KARAR TARİHİ : 26/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava dışı-----. ("Sigortalı" veya "---- yürüttüğü ticari işler kapsamında, ---- mukim ---- firmasından ithal ettiği çikolata yapım makinesi ve aksesuarları türü emtianın sevkiyatı sırasında doğabilecek olası rizikoları, ----- numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile teminat altına aldığını, Müvekkilinin sigortalısı ---- şirketinden ithal ettiği emtianın taşıma işi, (1) Numaralı Davalı---- sorumluluğunda, (2) Numaralı Davalı -----) adına kayıtlı araç ile gerçekleştirildiğini, Taşıma yapıldığı sırada, ------ plakalı araçlarda bulunan emtia, geçici olarak (3) Numaralı Davalı ------ ait depoda tutulduğunu, Emtianın, sigortalı firmanın adresine ulaşıp tahliye işlemlerinin yapılması sırasında, emtiada ve ek aksesuarlarında birtakım hasarlar olduğunun gözlemlendiğini, Sonrasında, çok hassas elektronik aksamları bulunan emtia üzerinde yapılan detaylı incelemelerde; emtianın çeşitli yerlerinde kınklık, eziklik ve çatlakların olduğunun belirlendiğini, hasar dosyasına aldırılan ekspertiz raporuna dayanılarak sigortalısına 19.058,66 USD tazminat ödemesi yapılarak TTK 1472.maddesi gereği elde edilen kanuni halefiyet ile rücuen tazminat talebi amacıyla zarardan sorumluluğu bulunan davalılar aleyhine başlatılan takibe davalılar borçluların itirazı ile takibin durduğunu, haksız olan itirazın iptali ile takibini devamını ve haksız itiaz ile takibin durmasına sebebiyet veren davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep etmiştir.

SAVUNMA
Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin hasar konusu emtianın yalnızca uluslararası taşıma işini üstlendiğini, davadışı müşteri ------ firmasıyla varılan anlaşmaya göretoplam 7 farklı araca (çekici ve dorselere) farklı tarihlende alıcı sigortalı tarafindan yükleme yapıldığını, boşaltma adresinin alıcı sigortalının ----- adresi olarak bildiril 1 Temmuz 2018 tarihinde yüklemesi yapılan 2 araç 7 Ağustos 2018 tarihinde Türkiye'ye giriş yaparak gümrük işlemlerini beklemeye başladığını, buradan -----adresine devam edecek olan 2 araç gümrük işlemlerinin uzaması ve evrakların tamamlanmasında gecikme nedeniyle antrepo sahasında beklemeye başladığını, bekleme sebebiyle müvekkil ----- lehine doğacak olan ilave bekleme ücretini ödemek istemeyen sigortalı alıcı ---- firmasının yükleri, diğer davalı ----- Müdürlüğüne bağlı antrepo sahasında alıcı ----- talimatıyla 10 Ağustos 2018 tarihinde gümrük işlemleri tamamlanmadan, mühürlü şekilde boşaltıldığını, boşaltma işleminde müvekkil ve/veya tedarikçileri ---- yetkililerin hiçbir Surette görevi ve sorumluluğu bulunmadığını, nitekim 2 araçtaki emtianın---- Antreposuna hiçbir hasar ve zıya olmaksızın teslim edildiğini, bu hususun, hiçbir ihtirazı kayıt ve çekince bulunmayan varış ihbamamesi ve CMR tesellüm belgeleriyle sabit olduğunu, gerek bu araçlarda, gerekse taşıma işine konu diğer araçlarda taşınan emtianın yükleme ve boşaltma sorumluluğunun,---- Anlaşması gereğince müvekkil şirkete ait olmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğu esnasında oluşmadığı sabit olan hasardan dolayı müvekkil şirket ve tedarikçilerinin CMR 174. Madde hükmü uyarınca sorumluluğuna gidilemeyeceğini, bu nedenle icra takibiyle müvekkil şirketten talep edilen hasar bedelinden müvekkil şirketin sorumlu olmadığını, dava konusu hasanın yurtdışı taşıma esnasında oluşmadığının sabit olduğunu, hasarın, antrepodaki boşaltma esnasında, yurtiçi taşıyıcıya yükleme yapılırken ya da antrepodan sonra yurtiçi taşıma esnasında dava dışı ----- firmasının sorumluluğu altındayken meydana geldiğini, Teslimle birlikte hasar ve zarar sorumluluğunun alıcıya geçmiş olup; alıcı (ve alıcının kanuni halefi olduğunu iddia eden alıcının sigortacısının) rücu talebini artık dosyadaki belgelerden kusurlu olduğu anlaşılan firmalara yöneltebileceğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davanın sorumluluk sigortacısı olan ----- ve antrepodan alıcı sigortalının deposuna taşımayı yapan -----firmasına ihbar ile davanın esastan reddini ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı ------ Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, müvekkili şirketin de sorumluluk sigortacısı olduğunu, müvekkilinin sorumlu bulunması halinde davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sadece taşımanın uluslararası kısmını üstlendiğini, yurtiçi taşımada yer almadığını, taşınan emtianı, sigortalı alıcı ----- firmasının yükleri, diğer davalı ----- Gümrük'e bağlı antrepo sahasında alıcı ----- talimatıyla 10 Ağustos 2018 tarihinde gümrük işlemleri tamamlanmadan, mühürlü şekilde boşaltıldığını, boşaltma işleminde müvekkil şirketin hiçbir surette görevi ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin görevinin emtianın antrepoya getirilmesiyle son bulduğunu, Ekspertiz raporunda hasarın nedeninin antrepodaki sert ve kaba elleçlemeler olduğunun bildirildiğini, hasarın taşıma esnasında olmadığının sabit olduğunu, ekspertiz raporundaki hasar kalemlerinin ve rayiç değerlerin incelenmeye muhtaç olduğunu, ekspertiz incelemesinin ----- plakalı ------. aracında taşınan emtiayı da dahil edilerek yapıldığını, hasarlı olduğu bildirilen emtianın hangi araçta taşındığının tespitinin yapılmadığını, eksper raporu ile de müvekkilinin sorumlu olmadığının sabit olduğunu beyan ederek, davanın reddini ve kendi sigortalısına dava açan davacı tarafin asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı ------vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zaman aşımı dolduktan sonra ikame edildiğinden davanın reddi gerektiğini, dava konusu emtianın müvekkil şirkete ait antreposundan çıkışının 17.08.2018 ve 18.08.2018 tarihlerinde gerçekleşmiş olmakla sigortalı şirketin aynı gün hasardan haberdar olduğunu, ancak buna rağmen sigortacıyla imzaladıkları nakliyat sözleşmesinin 8. Maddesinin a bendine aykın hareket ederek sigortacıya hasanı öğrenir öğrenmez değil, 05.09.2018 tarihinde bildirdiğini, yine aynı maddenin c bendi gereği hasarın oluşmasında kusurlu olacak kişi ve kurumlara ihbarname hususu gönderildiğini akdedildiğini, ancak sigortalı Biskot Biskivü tarafından müvekkil şirkete ihbarname gönderilmediğini, bu hususun 04.02.2019 tarihli ekspertiz raporunda da belirtildiğini, sözleşmeye ve poliçeye aykırı olarak sigortalıya ödeme yapılması ve sonrasında müvekkil şirkete rücu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının, sigortalının haklarına halef olduğunun kabul edilemeyeceğini, davaya konu emtianın müvekkili şirket tarafından sağlam bir şekilde taşımacıya teslim edilmiş olduğunun tutanaklar ile sabit olduğunu, dava konusu emtianın hasarlı teslim edildiğine dair tutulmuş hiçbir tutanak bulunmadığını, ekspertiz raporunun maddi gerçeğe aykırı tespitler içermekle kendi içinde çeliştiğinden taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, raporda hem davaya konu emtianın sigortalı adresine geldiğinde araç üzerinde hasarlı olduğunun tespit edildiği belirtilmiş hem de emtianın tam ve sağlan antrepodan çıktığı yönünde imzalı tutanak bulunmasına rağmen hasarın antrepoda meydana geldiği belirtildiğini, bu tespitlerin kendi içerisinde çeliştiğini, söz konusu raporda yeralan tespitlerin varsayımdan ibaret olup hiçbirsomut delile dayanmadığını beyan ederek, davanın reddini, hiçbir dayanağı olmaksızın malların müvekkili tarafindan hasartandığı iddiası ile müvekkili aleyhine kötü niyetli ve haksız icra takibi yapılması nedeniyle davacı aleyhine ayrıca %20'den aşağı olmamak üzere kötünniyet tazminatına hükmedilmesini beyan ve talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın taşıma sırasında zayi olması nedeni ile sigortalıya ödenen hasar bedelinin TTK'nın 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet hükümlerine göre akdi /fiili taşıyan ve antrepo işletmesi davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin itirazın iptali davasıdır.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından alınan 07/12/2021 tarihli raporda özetle; Uyuşmazlığa konu davada sektörel yönde ve CMR Konvansiyonu kapsamında; Asıl-Üst/Akdi taşıyıcı -----ile Alt/Fiili taşıyıcı ----- uluslararası karayolu ile yapılan taşımada emtiaya karşı özen borcunu göstererek edimini ifa ettikleri, taşıyıcılara yöneltilen hasar savı konusunda herhangi bir hata ve kusur atfedilemeyeceği değerlendirildiği, Emtia-eşyayı saklamak üzere teslim alan---- bırakılan eşyayı hasarladığına ilişkin somut bilgi ve belge bulunmadığı dolayısıyla anterepo işletmesinin hata ve kusurundan bahsedilemeyeceği şeklinde değerlendirildiği, dolayısıyla davacının davalılara kanuni halefiyet hakkına ve alacağın temlikine dayanarak rücu edemeyeceği kanaatine varıldığı, Ekspertiz. Raporunda tespit ve değerlendirmeleri benimsemesi halinde, ---- no.lu davalı ---- Antrepo İşletmesinin meydana gelen hasar eyleminde hata ve kusurlu olduğu kabul edilerek sorumlu tutulabileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 12/02/2022 tarihli raporda özetle; Emtiaların görmüş olduğu zarar için hazırlanan ekspertiz raporunda hesaplanan toplam hasar miktarı olan 19.058,00 Dolar bedelin kadri maruf olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 01/08/2022 tarihli raporda özetle; --- arasında CMR Konvansiyonu kapsamında gerçekleşen ve dava dışı sigortalı alıcı deposuna ulaştığında emtiada hasar tespit edilen, teslim şekli ---- olan taşımacılıkta oluşan hasarla ilgili sorumluluğun; Asıl taşıyıcı (--) Numaralı Davalı ----- emtiayı ---- teslim şeklinden dolayı gönderici firmanın deposundan alıp dava dışı sigortalı alıcının ---- fabrikasına kadar eksiksiz teslimle yükümlü olduğundan bu taşımanın herhangi bir aşamasında meydana gelen tüm hasar ve zayiden CMR Konvansiyonu m.17 ve m.3'e göre müteselsilen sorumlu olduğu, Davaya konu taşımacılık için hazırlanan -----Firmasının 04.09.2019 tarihinde hazırladığı ----- numaralı raporda hasarda meydana gelen hasarın -----no.lu davalı ---- Antrepo İşletmesinde gerçekleştiği bilgisi yer aldığından oluşan hasarda ----no.lu davalı-----Antrepo İşletmesinin de müteselsilen sorumlu olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 24/12/2023 tarihli raporda özetle; Davadosyasında bulunan evraklar ve hasar fotoğrafarı beraber değerlendiridiğinde; hasar bedeli toplam 96.951,11 TL dava konusu hasar ile uyumlu olduğu Söz konusu hasarın davalılardan -----. ile ---- sorumluluğundaki uluslararası taşıma esnasında meydana gelmediği sübuta ermekle bu davalıların zarardan sorumlu tutulamayacağı, davalıların kendileri aleyhine başlatılan takibe vaki itirazlarının yerinde olacağı, Emtianın davalılardan ----- deposuna tam ve sağalma bir şekilde teslimi sonrasında, emtianın millileşerek serbest dolaşıma girdikten sonra, antrepodan alıcısına teslime kadar geçen sürede hasarın nerede meydana geldiğinin tam olarak tespit aşımının ihbar olunan----- tarafından ifa edildiğine dair bir belgenin dosyada bulunmadığı, , taşımayı kimin yaptığının belirsizliğinin giderilemediği, antrepodan taşıcıya sağlam olarak teslim edildiği anlaşılan emtiada ki hasarın hangi tarihte alıcı tarafından fark edildiğinin belirsiz olduğu, sigortacıya ihbarın 19 gün sonra yapıldığı, davalı şirketine ise takip öncesi hiçbir hasar ihbarında bulunulmadığı, hasarın depoda meydana gelmesi halinde poliçe gereği teminat dışı olacağı ve tüm bunların hepsi bir arada değerlendirildiğinde zararın varlığı sübutta ermekle birlikte davalı şirketin açık ve şüpheye ver bırakmayacak bir şeklide zarardan sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığından davacının eksik halefi yet nedeniyle ödediği tutarın davalıdan talep için başlatmış olduğu takibe davalının vaki itirazının yerinde olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir
Taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. CMR nin 17. maddesinde taşıyıcının "eşyanın taşınmak üzere teslim aldığı andan teslim edileceği ana kadar meydana gelecek hasarlardan sorumlu olacağı" düzenlenmiştir. Eşyanın teslim alındığı şekilde teslimi de taşıyıcının sorumluluğu kapsamındadır.Taşıyıcının sorumluluktan kurtulma sebepleri Konvansiyon’un 17/2 ve 17/4. Fıkralarında düzenlenmiş olup,taşıyıcı anılan maddelerde yazılı hallerden birinden meydana geldiğini ispat ederek sorumluluktan kurtulabilecektir.
Davacı ----- tarafından, 13.04.2018 tarihinde düzenlenmiş ----- nolu
Nakliyat Emtia Sigortası Abonman Sözleşmesi (Blok) (Dövizli) Poliçenin 31.03.2018-31.03.2019 tarihleri arasında geçerli olduğu davalılardan ----- taşıma işini davadışı ----ile davalılardan ----- verdiği, taşıma işinin fiili olarak bu iki şirket tarafından CMR belgesi düzenlenerek üstlenildiği, bu iki firmanın alt taşıyıcı, işi bu ikisine veren davalı ----- ise mezkur taşımada Taşıma İşleri
komisyoncusu konumunda olduğu tespit edilmiştir.
CMR belgelerinde taşınan emtianın alıcısı belirtilmekle beraber teslim yerinin belirtilmediği
görülmektedir. Davalı ----- tarafından davacının sigortalısına ardiye hizmeti niteliğinde antrepo depolama hizmeti verildiği ve depolama hizmet bedeli açıklamalı fatura düzenlendiği göz önüne alındığında, fiili taşıyanlara sigortalı tarafından teslimin antrepoya yapılması talimatı verildiği anlaşılmaktadır. Sunulan CMR belgelerine göre, sigortalı adına davalı ----- tarafından emtia araçlardan
indirilerek tam ve noksansız olarak teslim alınmış, CMR belgesi kaşe üzeri imza ile onaylanmış ve sayım tutanağı düzenlenmiştir. Bu durumda taşımanın uluslararası ayağı sonlanmış ve davalılardan fiili taşıyan konumundaki----tarafından hizmet sorunsuz ve kusursuz olarak ifa edildiği anlaşılmıştır. Emtianın davalılardan -----deposuna tam ve sağalma bir şekilde teslimi sonrasında, emtianın millileşerek serbest dolaşıma girdikten sonra, antrepodan alıcısına teslime kadar geçen sürede hasarın nerede meydana geldiğinin tam olarak tespit
edilemediği, yurtiçi taşımanın ihbar olunan ----tarafından ifa edildiğine dair bir belgenin dosyada bulunmadığı, taşımayı kimin yaptığının belirsizliğinin giderilemediği, antrepodan taşıyıcıya sağlam olarak teslim edildiği anlaşılan emtiadaki hasarın hangi tarihte
alıcı tarafından fark edildiğinin belirsiz olduğu, sigortacıya ihbarın 19 gün sonra yapıldığı,davalı ------ ise takip öncesi hiçbir hasar ihbarında bulunulmadığı, hasarın depoda meydana gelmesi halinde dahi dava konusu Poliçede “Her türlü depolama rizikosu teminat dışıdır.” şeklinde bir istisna/muafiyet hali belirlenmiştir. Somut olayda meydana gelen hasarın nerede ve nasıl meydana geldiğinin tam olarak hususu tam olarak tespit edilemediği anlaşılmakla mevcut raporlardaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla alınan 24/12/2023 bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu tespit edilmekle birlikte hükme esas alınarak davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yapmış olduğu ödemenin 'ex-gratia' 'lütuf ödemesi' şeklinde değerlendirilmekle ve yukarıda açıkça izah edildiği üzere hasardan sorumlu olduğu ispatlanamayan davalılardan, davacı sigortacının dava dışı sigortalısına ödediği tazminatı rücuen talep hakkı olamayacağı kanaatine varılmakla yukarıda izah edilen gerekçeler ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Şartlar oluşmadığından davalılar lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,
3- Karar harcı 427,60 TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 1.869,96 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 1.442,36‬ TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ----- tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ------ verilmesine,
6-Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 22.626,44 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı ve hazır bulunan davalılar vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -----Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.