T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/142
KARAR NO : 2024/166
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/01/2020
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili-----sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 3/b maddesi uyarınca E.P.D.K. dan Dağıtıcı Lisansı alarak, bu kanunun 7. Maddesinde belirlenen “dağıtım faaliyetini” sürdürmekte olduğunu, dağıtım Şirketi olarak faaliyet gösteren müvekkilinin; ülke genelinde faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu işleticileri ile, “tek elden satış sözleşmesi” niteliğindeki Bayilik Sözleşmelerini (yine 5015 sayılı kanun uyarınca) akdederek, bu kişilere akaryakıt ürünleri ve madeni yağ dağıtımı (ikmali/satışı) yapmakta olduğunu, müvekkili ----- ile davalıların (mirasçıların) miras bırakanı müteveffa----- arasında -----Beldesi, ------adresindeki akaryakıt istasyonunda gösterilecek - bayilik - faaliyetinin koşullarını belirlemek üzere, ilk olarak 25/11/2015 tarihli Bayilik Sözleşmesi akdedildiğini, daha sonra müteveffa ----- kendi özgür iradesi ile müvekilline yeni bir 5 yıllık sözleşme yapmak istediğini belirterek 25/11/2015 tarihli Bayilik Sözleşmesini feshettiğini, müvekkili ile müteveffa ----- arasında akaryakıt ve----- istasyonunu kapsayan 30/01/2017 tarihli Bayilik Sözleşmeleri akdedildiğini, müvekkilinin bayisi olarak faaliyet gösteren Dava dışı müteveffa ----- Bayilik Sözleşmelerinin imzalanmasından sonra geçen süre İçerisinde müvekkilinden satın aldığı akaryakıt ve ----- bedellerinden doğan 8.968.000,00-TL ürün bedeli borcunu vadelerinde ödemediğini, birbirini takip eden birçok ödemesini gününde yapmayarak sözleşmeye aykırı davrandığını, bayilik sözleşmelerinin imzalanmasından sonra geçen süre içerisinde, ürün bedeli borçlarını ödemeyen, taahhütlerini yerine getirmeyen, 26/06/2018 tarihinden bu yana ürün satın almayarak Taahhütnamesindeki “bir aydan daha kısa sürelerde ürün satın alacağına” ilişkin taahhüdünü de ihlal eden ve kesintisiz hizmet verileceğine ve işletme faaliyetinin aksamasına imkan verilmeyeceğine ilişkin sözleşmelerde kararlaştırılan yükümlülüklerine rağmen otomasyon kayıtları ile sabit olduğu üzere 04/07/2018 tarihinden itibaren benzin ürünü satışı gerçekleştirmeyen dava dışı müteveffa bayiye müvekkili tarafından keşide edilen ----- Noterliği' nin 10/08/2018 Tarih ve -----sayılı ihtarnamede, müvekkili lehine tesis edilen ipotek ile teminat altına alınan akaryakıt ve ----- ürün bedeli borçları, taahhütlerini yerine getirmemesi neticesinde ödenen ve müvekkili ----- kıstel yevm dahil hiçbir indirim yapılmadan iade etmesi gereken prim avansı borcu ve vade farkı borçlarının, iş bu ihtarnamenin tebellüğ edildiği tarihten itibaren 15 (Onbeş) gün içerisinde ödenmesi gerektiği, ödenmemesi halinde alacakların tahsili için ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçileceğinin bildirildiğini, borçlarını ödemeyen dava dışı müteveffa ile davalılardan ipotek veren 3. kişi ... hakkında -----İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile & Akaryakıt ve ----- alımından kaynaklanan 8.968.000,0-TL ürün bedeli, 703.000,00-TL (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) satış destek prim avansı, 1.020.949,00-TL. (Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) vade farkı alacaklarının tahsili için “ipoteğin paraya çevrilmesi” yolu ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliğinden sonra Dava dışı müteveffa bayi -----tarafından; müvekkiline böyle bir borcu olmadığından bahisle; satılan ürünler nedeniyle doğan borç ile, fazlaya ilişkin kısmını saklı tutarak talep ettiğimiz vade farkı borcuna, Satış Destek Prim Avansından kaynaklanan borca, faiz türüne ve faiz miktarına ve tüm fer'ilere haksız bir biçimde itiraz edildiğini, aynı zamanda müteveffa tarafından-----. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ----- esas sayılı dosyası üzerinden, icra takibine gecikmiş itiraz nedeniyle açılan davada yerel mahkememim, müteveffanın ödeme emrini ıttıala tarihinin, itiraz ettiği tarih olan 18/01/2019 olarak tespitine karar verdiğini, ancak iş bu dosyadan yapılan yargılama devam ederken, müvekkiline bayilik sözleşmeleri akdeden müteveffa bayi ----- vefat ettiğinin öğrenildiğini, iş bu davayı, yasal mirasçılarına karşı ikame etmek, dava açmadan önce de arabuluculuk davetini de yasal mirasçılarına karşı ileri sürme gereğinin hasıl olduğunu, müteveffanın itirazlarının haksız olduğunu, müteveffa Bayinin ürün alımları nedeniyle doğan borcuna karşı itirazı haksız olduğunu, müvekkilinin ticari defter ve kayıtları, cari hesap ekstreleri ile otomasyon sistemi kayıtları üzerinde yapılacak inceleme ile, bayiye satılan ürün miktarı, ödeme tutarı, yaptığı ödemelerin mahsubundan sonra dava konusu tutar kadar borçlu olduğu kanıtlanacağını, müteveffa bayiye ödenen satış destek prim avansının hangi hal ve şartlarda kıst esasına tabi olmadan müvekkiline iade edileceğine ilişkin şartlar, dava dışı müteveffa bayi tarafından imzalanarak müvekkiline verilen 30/01/2017 tarihli Taahhütnamede açıkça beyan edildiğini, borçların zamanında ödenmemesi, sözleşmeler ve taahhütname ile belirlenen yükümlülüklere aykırı davranılması nedeniyle satış destek primi olarak ödenen toplam tutarın, kıstel yevm dahil hiçbir indirim yapılmaksızın ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizinin 5 puan fazlası üzerindeki ana para faizi ile birlikte müvekkile müvekkile ödenmesinin gerektiğini, vade farkı borcuna ilişkin yapılan itirazın da haksız olduğunu, ödemelerin belirlenen günde yapılmaması halinde, bedeli ödenmeyen ürünün teslim edildiği günden başlamak üzere aylık %5 oranında vade farkı uygulanacağı / ödeneceği Bayilik Sözleşmesinde kararlaştırıldığını, müvekkili lehinde tesis edilen ipoteklerin toplamı 10.850.000,00 TL olduğundan bu tutarla sınırlı olarak icra takibi yapıldığını, bu sebeple müvekkilinin vade farkı alacağından fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu tüm bu nedenlerle ----. İcra Müdürlüğü'nün------ esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... kendisine asaleten, davalı ...'na vekaleten verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından asıl borçlusu ----- ait veraset ilamı çıkartılmadan dava yoluna girişildiğini, müvekkilinin ve kendisinin mirasçı olup olmadığının araştırılmadığını, veraset ilamı olmaksızın açılmış olan iş bu davanın reddi gerektiğini, taraflar arasında arabuluculuk görüşmesine 13.11.2019 tarihinde başlanıldığını v e bu görüşmelere istinaden son tutanağın 5.12.2019 tarihinde düzenlendiğini, 17.01.2020 tarihinde dava açıldığını, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk tutanağının başlangıcı ve son tutanak tanzim tarihinden itibaren yasal dava açma süresi geçtikten sonra dava ikame edildiğinden davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin ve kendisinin annesi---- vefatı ile ondan gelecek mirası red ettiklerini, -----Sulh Hukuk Mahkemesinin----- Esas sayılı dosyası ile mirasın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, veraset ilamı da çıkartılmadan dava ikame edildiğinden müvekkilinin ve kendisin in mirasçı sıfatı ve davalı sıfatı bulunmadığını, açılan davanın müvekkili ve kendisi açısından reddi gerekmekte olduğunu, davacı/alacaklının,----ait bir kısım teminat mektuplarının paraya çevirdiğini ve tahsil edildiğini ancak hesaptan düşülmediğini, alacağa konu sözleşme ve kambiyo senetlerindeki imzaların-----ait olmadığını, tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazınında bulunduklarını, bu nedenle davacının haksız olan davasının zamanaşımı yönünden reddi gerekmekte olduğunu, müvekkili yönünden usulüne uygun bir arabuluculuk süreci olmadığını, nitekim arabuluculuk son oturum tutanağı anlaşmama belgesinin düzenlediği tarihten çok sonra arabuluculuk davet mektubunun tebliğ edildiğini, müvekkilinin arabuluculuk sürecine katılımı usulüne uygun olarak sağlanmadığını, bu yönü ile müvekkili yönünden usulüne uygun bir arabuluculuk sürecine başvuru yapılmadığından müvekkilin usulüne uygun katılımı sağlamadığından dava şartı yokluğundan davanın reddini talep etiklerini, davacı tarafça dava müvekkiline karşı açılmış ancak dosyaya mirasçılık belgesi ve /veya veraset belgesi sunulmadan müteveffa ----adına müvekkiline yöneltildiğini, bu yönü ile----- mirasçıların resmi belge ile belirlenmeden, taraf teşkili usulüne uygun sağlanmadan, açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu, davacı tarafça müvekkili murisi aleyhine kötü niyetli olarak usul ve yasaya aykırı şekilde ---- İcra Müdürlüğünün-----sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, söz konusu takibe müvekkili murisi tarafından takip konusu borca ve tüm ferilerine açıkça süresinde itiraz edildiğini, muris tarafından yapılan itirazları tekrar ettiklerini, bir alacağın, ipotek ile teminat altına alınması,nın alacağın varlığını ispat etmediğini, alacaklı alacağını ispat etmekle yükümlü olduğunu, müvekkilinin murisinin takibe konu miktarda borcu bulunmadığını, söz konusu borç konusunda taraflar arasında bir mutabakat söz konusu olmadığını, takibe konu ipoteğin limit ipoteği olduğunu, bu sebeple borcun kesin ve net olarak belirlenmesinin gerekmekte olduğunu ancak bu hususta kesin ve belirlenebilir bir borç bulunmadığını Davacı tarafça bu hususta dosyaya somut bir delil sunulmadığını, nitekim bu hususta usulüne uygun bir muacceliyet ihtarnamesi de gönderilmediğini, tüm bunlarla birlikte müvekkilinin murisi okuma yazma bilmemekte olduğunu, düzenlenen belge , evrak, protokol ve sözleşmelerdeki imzalar müvekkilinin murisi ----ait olmadığını, bu sebeple dava dilekçesinde belirtilen sözleşme taahhüt ve evrakların taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, iş bu sebeplerle davacı tarafça sunulan sözleşme ve diğer belge ve evraklar yönünden imzaya itirazları bulunduğundan bu hususta imza incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, yine müvekkilinin murisinin yaşı nazara alındığında söz konusu ipotek belgelerinin düzenlenme tarihlerinde akıl sağlığının söz konusu işlemi yapmaya elverişli olup olmadığı yönünde sağlık raporu vs alınmadan işlemler yapıldığını, bu yönü ile de söz konuşu belgeler usul ve yasaya aykırı düzenlenmiş olduğundan taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, takibe konu edilen ipoteğin, alacağının teminat altına alması nedeniyle, teminat altına alınan alacağa bağlı feri bir hak niteliği gösterir ve geçerlilik ile mevcudiyet bakımından alacağın hukuki akıbetine tabi olacağını, bu yönü ile dava dilekçesinde belirtilen sözleşme, taahhütnamelerdeki imzalar müvekkilinin murisine ait olmadığından söz konusu sözleşmelerin geçersiz olduğundan takibe konu ipotekte bu bağlı bulunduğu iddia edilen alacaklar yönünden geçersiz olacağını, davacı tarafça icra takibinde talep edilen faiz türü, miktarı ve başlangıç tarihlerinin tarafımızca kabulünün mümkün olmadığını, takibe konu edilen üst sınır ipoteğinde ipotek, tapuda belirtilen meblağ dışında kalan yan alacakları kapsamayacağını, hal böyle iken davacı tarafça takipte belirtilen miktarın, ipotek resmi senette belirtilen meblağları aştığını, bu yönü ile de kabulünün mümkün olmadığını ayrıca davacı tarafça icra inkar tazminatı talebinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, nitekim taraflar arasında kesin ve belirlenebilir bir borç bulunmadığını, alacağın belirlenmesi yargılamayı gerektirmekte olduğunu, bu yönü ile icra inkar tazminatına hükmedilmeyeceğinin aşikar olduğunu tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce;----İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası,-----. İcra Hukuk Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası fiziken, ----. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyası----- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden ayrı ayrı celp edilmiş, ---- Tapu Müdürlüğü'nden ---- ili, Merkez ilçesi, -----., Ada:5558, Parsel:1;----- ili, Merkez ilçesi, ----Mh., Ada:978, Pafta:4/1-3/1, Parsel:1; ---- ili, Merkez İlçesi, ----Mh., Ada:5053, Pafta:321.2D, Parsel:1;---- ili, Merkez ilçesi, -----Ada:343, Pafta:33, Parsel:2 ve----- ili, Merkez ilçesi,----, Ada:5576, Parsel:474 taşınmazlarına ait tapu kayıtları ve ipotek senetleri evrakları getirtilmiş, davalıların imza itirazlarına istinaden müteveffanın yazı ve imza örneklerinin bulunduğu bir kısım evrak asılları celp edilmiş, bir kısım evrak asıllarının ise -----. İcra Hukuk Mahkemesi'nin---- Esas sayılı dosyası içerisinde olması nedeniyle -----İcra Hukuk Mahkemesi'nin ----Kurumu Başkanlığı'na gönderilmesi üzerine mahkememiz dosyası da ---- Kurumu Başkanlığı'na gönderilerek 30/01/2017 tarihli, dava konusu sözleşme ve taahhütname ile diğer belge asıllarındaki imzaların müteveffa -----eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Dava, bayilik sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir.
Mahkememizce ----- İcra Dairesi'nin -----Esas sayılı dosyası celp edilerek, dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler incelenmiştir. Söz konusu icra dosyasında davacı tarafından müteveffa ve davalı ... aleyhine 28/12/2018 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine girişildiği, davacı-alacaklı tarafından toplam 10.848.000,56 TL alacak ve işlemiş faizinin müteveffa-borçludan
tahsilinin talep edildiği, -----İcra Hukuk Mahkemesi'nin ----Esas , ---- Karar sayılı kararı ile davacının ödeme emrini ıttıla tarihinin 18/01/2019 olarak tespit edildiği, müteveffa-borçlunun da yasal itiraz süresi içerisinde 18/01/2019 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği, buna bağlı olarak icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğu, takibin durdurulması kararının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği, davacının yasal süre içerisinde işbu davayı açtığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve hükme esas alınan ---- Kurumu raporundaki tespitler uyarınca; davacı tarafın davalıların murisi ile akdettikleri sözleşme ve taahhütname uyarınca alacaklı olduğu iddiasıyla başlattığı icra takibine takip borçlusu murisin itirazı üzerine işbu davanın açıldığı, hem murisin takibe itiraz dilekçesinde, hem davalıların cevap dilekçelerinde dava konusu sözleşmeler altındaki, murise atfen atılı imzalar inkar edildiğinden murisin imzalarının bulunduğu kurumlardan belgeler celp edilerek ---- Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden, dava konusu sözleşme ve taahhütname ile diğer belge asıllarındaki imzaların murisin eli mahsulü olup olmadığı konusunda rapor aldırılmıştır.----- Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 15/01/2024 tarihli raporunda, inceleme konusu belgelerde ----- adına atılı imzaların basit tersimli, karakteristik tanı unsuru içermeyen, taklidi kolay imzalar olmaları nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ------ eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği belirtilmiştir.
Bunun yanı sıra davalılar ... ve ...'nun cevap dilekçelerinde muris ----- gelecek mirası reddettiklerini bildirmeleri üzerine Mahkememizce ----Sulh Hukuk Mahkemesinin-----Esas ve-----. Sulh Hukuk Mahkemesinin -----Esas sayılı dosyaları ayrı ayrı celp edilmiş, dosyalar incelendiğinde her iki davalının da------ mirasını yasal süresi içerisinde reddettiklerinin tespitine karar verildiği ve anılı kararların ayrı ayrı kesinleştiği görülmekle; davalılar ... ve ...'na işbu davada mirasçı sıfatıyla husumet yöneltilemeyeceği anlaşılmakla bu davalılar yönünden açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılardan ...'nun takip konusu alacakta sorumluluğu mirasçı sıfatıyla, muris----- ile yapıldığı ileri sürülen dava konusu bayilik sözleşmesi ve eklerine dayandırıldığı, ancak bu belgedeki imzanın murise aidiyetinin ispatlanamadığı, imzanın murise ait olduğunu ispat külfetinin davacı yana ait olduğu, ancak davacı tarafça imzanın aidiyetini ispatlar delil sunulmadığı gibi mevcut delillerin imzanın murise aidiyetini kanıtlamadığı, davalı tarafın imza itirazına karşılık davacı tarafın açıkça sözleşmenin fiilen uygulandığı yönünde savunmasının da bulunmadığı, dolayısıyla davalı mirasçı ...'nun takip konusu borçtan sorumlu olduğundan bahsedilemeyeceğinden, bu davalı yönünden açılan davanın da esastan reddine karar verilerek aşağıdaki doğrultuda hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-)Davalılar ... ve ... yönünden açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-)Davalı ... yönünden açılan davanın ESASTAN REDDİNE,
3-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın peşin yatırılan harçtan mahsubu sonucu kalan 130.589,12 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalılar ... ve ... kendilerini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince, red sebebi dikkate alınarak belirlenen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-)Davalı ... kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 412.480,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-)Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
9-)Karar kesinleştiğinde -----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası-----. İcra Hukuk Mahkemesi'nin -----Esas sayılı dosyasının ve yazı işleri müdürlüğü kasasında bulunan evrak asıllarının iadesine,Dair; davacı vekili ile kendisine asaleten davalı ... vekaleten Av. ...'nun yüzüne, davalı ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!