T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/605
KARAR NO : 2024/457
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 06/11/2019
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin 14.11.2005 tarihinden bu yana davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatife üye edilirken üç yıl içinde anahtar teslim,yani herşeyi tam bitmiş olarak kendisine isabet edilen dairenin teslim edileceği bildirildiğini, müvekkilinin tüm ödemelerini yaptığını, ödemeler için senet düzenlenmesi uygulaması olduğundan, düzenlenen tüm senetleri ödediğini, hatta 12.05.2011 tarihli yazılı belgeyi düzenleyip müvekkiline veren kooperatifin, müvekkilinin kooperatife hiçbir borcu olmadığını açıkça yazılı bir belge ile sabitlediğini, 12.05.2011 tarihli belgede müvekkiline, kooperatife hiçbir borcu kalmadığını açıkça kabul ve beyan ettiğini, davalı kooperatifin müvekkilinin ödemelerini yapmasına rağmen daireleri zamanında bitirip, müvekkiline teslim edemediğini, mağdur olan, ekonomik sıkıntı içinde olan ve başka yerde kiracı olan müvekkilinin, dairesinin içi hiç yapılmamış olduğu halde, başka yerin kirasını kooperatif aidatları ile birlikte ödeme güçlüğüne düşünce Ağustos 2015 te kendisine isabet eden direnin içini, borç bulup bizzat yaptırarak taşındığını, ancak dairenin tüm içi (mutfak,banyo,yerler,boya,petekler kombi,fayanslar,sabit dolaplar) müvekkili tarafından yaptırılarak 2015 ağustosunda daireye taşındığını, yani müvekkilinin borcunu ödediği halde, bir de daireyi eksik teslim aldığını, kendisinin mağdur olduğunu bilen yönetim kurulu, dairesine taşınmasına onay verdiklerini, yine daireye taşınması için gerekli su,elektrik,doalgaz v.b. tüm abonelikleri ve dairenin içinin tamamını bizzat yaptırdığını, davalı kooperatifin daha önce 14.02.2017 tarihli yönetim kurulu toplantısında alınan kararla müvekkilinin kooperatiften ihraç edildiği ----- Noterliği ----- yevmiye nolu 15.02.2017 tarihli ihtarnameyle müvekkiline bildirildiğini, ana sözleşmeye göre hatalı olan bu kararın açmış oldukları ‘Üyelikten ihraç kararının iptaline ilişkin-----Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Esas sayılı davası ile taleplerinin kabul edildiğini, buna rağmen ve müvekkilinin durumunda bir değişiklik olmamasına rağmen 07.09.2019 tarihli Kooperatif Yönetim Kurulunun kararı ile kooperatif ortaklığından müvekkilinin tekrardan çıkarıldığını, esasında hem saydıkları nedenler hem de ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası dahi kesinleşmeden üyelikten ihraç kararı alınmasının usulsüz olduğunu, müvekkilininin kooperatife iddia edilen borcu olmadığını, borçlar için düzenlenen senetlerin müvekkili tarafından ödendiğini ayrıca 12.05.2011 tarihinde müvekkilinin kooperatife borcu olmadığına dair yazılı belge bile verildiğini, dosyaya sundukları müvekkili tarafından ödenen senetlerden ve 12.05.2011 tarihli belgeden anlaşılacağı üzere iddia edildiği gibi bir borcu olmadığını, borcun neden kaynaklandığını, hangi nedenle talep edildiğini, ödenmeyen borcun kaynağını, nedenini ve gerekçesini müvekkiline bildirilmediklerini, 12.05.2011 tarihinden bir gün önce, müvekkilinin bankadan para çekerek ve ailesinden de borç alarak kooperatife olan borcunu bitirdiğini, dolayısıyla da 12.05.2011 tarihli borcu yoktur yazısını aldığını,ancak usulsüz ihtarlar yapıldığını, devam eden ihraç kararının kesinleşmesi dahi beklenmeden yeniden üyelikten ihraç edildiğini, tüm bu nedenlerle üyelikten ihraç kararının iptaline, yargılama gideri ve karşı taraf vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ---- sayılı Kooperatifler Kanununun 99 maddesinde bu kanunda düzenlenen hususlardan doğan hukuk davalarının tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılacağı düzenlendiğinden davacının zorunlu arabuluculuk yoluna başvurmadan dava açması nedeniyle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı tarafın 30.10.2011 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı alınan 50.000 TL’lik üyelik aidat borcunu, 2013 yılına ilişkin 21.06.2014 Tarihli Genel Kurul Kararının 10. Maddesi göre üyelere 20.000,0 TL üyelik aidat borcu tahakkuk ettirilmiş olup bakiye 7.000,0 TL de üyelik aidat borcunu, 2016 yılına ilişkin 30.07.2017 Tarihli Genel Kurul Kararının 9. Maddesi uyarınca üyelere 35.000,0 TL üyelik aidat borcu tahakkuk ettirilmiş olup 35.000,0 TL üyelik aidat borcu, 01.05.2017 Tarihli Genel Kurul Kararı ile üyelere 20.000,0 TL üyelik aidat borcu tahakkuk ettirilmiş olup 20.000,0 TL üyelik aidat borcu, olmak üzere toplamda 112.000,00 TL üyelik aidat borcunu yapılan tüm ihtarlara rağmen ödemediğini, davacının borcun neden kaynaklandığı bilmediği iddiasının gülünç olduğunu, ihtarnameler ve borcun sebebi hakkında usulsüzlük söz konusu olmadığını, ihtarnamelerin davacıya tebliğ edildiğini, davacı borçlunun üye tarafından 30 günlük süre içerisinde de ödeme yapılmayınca kooperatif yönetim kurulunun 07.09.2019 tarih ---- nolu karar ile --- sayılı Kooperatifler Kanununun 27. Maddesi ve Ana Sözleşmemizin 14. Maddesi hükümlerince davacının üyelikten çıkarılmasına karar verildiğini, Kooperatif yönetim kurulunun davacının üyelikten çıkarılmasına ilişkin 07.09.2019 tarih ----- nolu kararı ----Noterliği 13.09.2019 Tarih, ------ yevmiye nolu ihtarı ile davacıya bildirildiğini söz konusu ihtarın, davacıya 19.09.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı daha önceden ihraç edildiğini mevcut davanın devam ettiğini, ikinci kez üyelikten ihraç kararı verilemeyeceğini iddia etmekte olduğunu bu iddianın da usul ve yasaya uygun olmadığını, zira davacının hala kooperatifin üyesi olduğunu ve ----- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- esas sayılı dosyada yapılan yargılamada ihraç kararının iptal edildiğini, dolayısıyla yeniden üyelikten ihraç kararı için bu dosyanın kesinleşmesinin şart olmadığını tüm bu nedenlerle davacı tarafından açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce; ----- Kooperatifinden ana sözleşmesi ile 07/09/2019 tarihli yönetim kurulu kararı ile bu kararın davacı ... tebliğine ilişkin belgelerin onaylı örneği, ---- Çevre Ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden davalı kooperatifin ana sözleşmesi, ----- Tİcaret Sicil Müdürlüğü'nden davalı kooperatifin sicil kayıtları getirtilmiş, ------. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası, -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası ve ----İcra Dairesi'nin--- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden ayrı ayrı celp edilerek incelenmiştir.
Dava; davacının davalı kooperatif ortaklığından çıkartılmasına ilişkin 07/09/2019 tarihli ----- nolu yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.----- sayılı Kooperatifler Kanunu'nun ortaklıktan çıkarılma esasları ve itirazı düzenleyen 16.maddesinde; "Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme, çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içerisinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içerisinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içerisinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır. Üç aylık süre içerisinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir..." hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 27.maddesi; "Ortakların yüklendikleri paylar için ödeyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymayan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmeyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez." düzenlemesine yer vermiştir.
Davalı kooperatif anasözleşmenin 14. maddesinin parasal yükümlülükler ile ilgili ihraç prosedürüne ilişkin 2. fıkrasında ise, ihraç kararı verilmeden önce parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortakların noter aracılığıyla yapılacak ihtarı takip eden 10 gün içinde bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde ikinci kez ihtar edileceği, ikinci ihtarı takip eden 30 gün içerisinde yükümlülükleri yerine getirmeyenlerin ihraç edileceği düzenlenmiştir.
Özetlemek gerekirse 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif ana sözleşmesinin 14/2. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, ilk ihtarnamenin ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içerip içermediği, böyle bir borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği, ihtarnamelerde ödenmesi gereken borç miktarlarının da birbirini tutup tutmadığı tespit edilmelidir. Tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. ( Yargıtay-----. Hukuk Dairesi 30/12/2015 tarih-----Sayılı ilamı)Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; öncelikle davalı kooperatif yönetim kurulunun 07/09/2019 tarihli ---- sayılı, davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına ilişkin karar -----Noterliğinin 13/09/2019 tarih ve ---- sayılı ihtarnamesi ekinde davacıya tebliğe çıkartıldığı, 13/09/2019 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davanın 06/11/2019 tarihinde üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamına göre; davalı kooperatifi tarafından davacıya 01/03/2015 tarih ve ---- sayılı kararına istinaden davacı ortağa ----Noterliğinin 30/04/2019 tarih ve ----- yevmiye sayılı birinci ihtarname gönderilerek toplamda 112.000,00 TL aidat borcunun 10 gün içinde ödenmesinin istenildiği, borcun ödenmemesi nedeniyle ---- Noterliğinin 22/05/2019 tarih ve ---- yevmiye nolu ikinci ihtarname gönderilerek aynı borcun 30 gün içinde ödenmesi istenildiği, işbu ikinci ihtarnamenin davacıya 16/07/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 30 günlük sürede borcun ödenmemesi nedeniyle kooperatif yönetim kurulunun 07/09/2019 tarihli ------ sayılı kararı ile davacının kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği görülmüştür. Davacıya gönderilen 21/05/2019 tarihli ikinci ihtarnamade borcun ödenmesi için 30 günlük süre verilmiş ise de Kooperatifler Kanunun 27. Maddesi ve emsal Yargıtay kararları uyarınca bu sürenin bir ay olması gerekir. Bu itibarla ihtarnamenin tebliğ edildiği ay 30 gün çeken bir ay olması halinde ödemenin son günü değişmemiş olacağından bu durum 30 günlük süre ihtarını sakatlamayacaktır. Ancak ihtarname Temmuz ayında tebliğ edilmiş olup Temmuz ayı 30 çeken bir ay olmadığından gönderilen ikinci ihtarda yasada yazılı ödeme süresini içermeyen bir ay olduğundan geçerli bir ihtarnameden söz edileyemeyecektir.Bu itibarla; usule ve yasaya uygun olmayan ihtarnamelere dayanılarak verilen ihraç kararının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen ikinci ihtarnamenin ve dolayısıyla ihraç kararının Kooperatifler Kanunu 16. ve 27. maddesine aykırı olduğundan bir hüküm ifade etmeyeceği, geçersiz ihtarnameye dayanılarak alınan üyelikten ihraç kararının da yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla; davanın kabulü ile davacının üyelikten ihracına ilişkin davalı kooperatifin 07/09/2019 tarihli ---- nolu yönetim kurulu kararının iptaline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):
1-Davanın KABULÜ ile, davacının üyelikten ihracına ilişkin davalı kooperatifin 07/09/2019 tarihli ----- nolu yönetim kurulu kararının iptaline,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL maktu harcın, 44,40 TL tutarlı kısmı dava açılırken davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından bakiye 383,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 95,20 TL dava açılış masrafı ve 127,90 TL yargılama masrafından ibaret toplam 223,1 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!