T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/174
KARAR NO : 2024/405
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 01/03/2023
KARAR TARİHİ : 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ------. bünyesinde 03.01.2018 ile 31.01.2020 tarihleri arasında satış temsilcisi olarak çalıştığını, müvekkilinin çıkışını hukuka aykırı olarak gerçekleştirmesi bir yana maaş hariç hiçbir işçilik alacağını ödemediğini, buna ilişkin olarak-----. İş Mahkemesi'nde ----- esas sayılı dosyada işçilik alacakları davası açıldığını, dava süreci içerisinde davalı şirketin sicil kaydını kapattığının tespit edildiğini, ----. İş Mahkemesi tarafından kendilerine şirketin ihyasına ilişkin dava açmak üzere süre verdiğini, bu nedenlerle dava dışı şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Tasfiye Memuru vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde dava dışı şirkete husumet yönelttiğini, daha sonra 03.03.2023 tarihli dilekçesi ile ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve müvekkili ... taraf olarak gösterildiğini, dava açılırken husumet yöneltilmeyen ve davalı olarak gösterilmeyen bir kimsenin daha sonra verilecek bir dilekçe ile davada taraf haline getirilmesinin mümkün olmadığını, tasfiye edilen ve tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin edilmiş bir şirketin, davada taraf ve dava ehliyeti de bulunmayacağından dolayı, dilekçede davalı konumunda gösterilmesinin hatalı olduğunu, tasfiye edilmiş bir şirketin dava ehliyeti yokluğundan dolayı davaya taraf olamayacağını, bu sebeple husumet yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, ihya davasının, alacaklı tarafından doğrudan tasfiye memuruna ve şirketin tasfiyesini tescil eden ticaret sicil müdürlüğüne karşı açılabileceğini, sonradan müvekkilinin davalı olarak husumet yöneltilmesini kabul etmemek kaydıyla müvekkiline hangi sıfatla husumet yöneltilmeye çalışıldığının da dava dilekçesinden anlaşılamayacağını, dava dışı ---- 30.000,00 TL sermaye ile ---- içerisinde GSM bayisi olarak faaliyette bulunmak üzere kurulduğunu, şirketin henüz 4. yılını doldurmadan pandemi sürecinin başlamasıyla ciddi anlamda ticari zarara uğradığını ve tasfiye yoluna gidilmesinin zorunlu bir hal aldığını, bu süreçte herhangi bir mal kaçırma kastının olmadığını, tasfiyedeki amacın şirketin daha da fazla zarara uğramadan ticari faaliyetlerini sonlandırması olduğunu, -----. İş Mahkemesi'nin ---- esas sayılı dosyasına ----- vekili olarak sundukları cevap dilekçesinde de belirttikleri üzere ...'in iş akdi, çalıştığı süre boyunca işvereni aldatıcı ve zararına neden olan birçok davranışta bulunması nedeniyle haklı sebeple feshedildiğini, dolayısıyla davacının, tasfiye edilip ticaret sicilden terkin edilmiş olan------ herhangi bir alacağı bulunmadığını, açılan ihya davasının yersiz ve kötü niyetle açıldığını ve bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki taleplerinin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, gerekçe göstererek tescil talebini reddettiğini, müvekkili müdürlüğe ---- ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı------prosedürlere uygun olarak tasfiye edildiğini, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan tasfiye sürecindeki eksik yada erken sonuçlandırılan tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, tasfiye sürecinde eksik olarak yapıldığı iddia edelin işlemlerin muhatabının tasfiye memuru olduğunu, bu nedenle müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğundan yargılama masraflarının üzerlerine yüklenmemesi gerektiğini, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Eldeki davada öncelikle, mahkememiz ---- Esas, ------ Karar sayılı kararı ile ".... şirketin ihyasında davacının hukuki menfaatinin bulunduğu tespit edilmiş olup, 6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme bulunduğu, davacının tasfiye esnasında derdest olan icra takibi dosyası nedeniyle bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, bu nedenle davanın kabulüyle ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- ticaret sicil numarasına kayıtlı ----- İş Mahkemesi'nin ------esas sayılı dosyasındaki işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyasına..." şeklinde gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalının istinaf başvurusunda bulunması üzere dosyanın ---- BAM -----. Hukuk Dairesine gönderildiği, ----- Esas, -----Karar sayılı kararı ile "...davacı vekili davalı olarak ihyası talep edilen şirketi gösterdiği dava dilekçesi ile davayı açtıktan sonra verdiği dilekçe ile dava dışı tasfiye memuru ve ticaret sicil müdürlüğünün adreslerini bildirmesi üzerine ,mahkemece tasfiye memuru ve ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak kaydedildiği şirketin davalı olarak eklenmediği, karar başlığında gösterilmediği ve hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. Ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkin davada, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte olup, tasfiye memuru ve ticaret sicil müdürlüğü aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı ve ihyası istenen şirket yönünden açılan bu davada HMK. 114/2. maddesi uyarınca da taraf ehliyeti bulunmadığı husus göz ardı edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmamıştır.(Y-----.H.D'nin 04/04/2019 tarih ve -----sayılı ilamı ). Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." şeklinde gerekçe ile istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkin davada, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte olup, somut olayda dava dilekçesinde ticaret sicilinden terkin edilen tüzel kişilik ve taraf sıfatı kalmayan şirketin davalı olarak gösterildiği, dava açıldıktan sonra dava dışı tasfiye memuru ve ticaret sicil müdürlüğünün adreslerini bildiren dilekçede tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğu davalı olarak gösterilmişse de, dilekçenin adres bildirimi dilekçesi olup dava dilekçesi vasfına haiz olmadığı görülmekle, şirket tasfiye memuru ve ticaret sicil müdürlüğü aleyhine usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı ve ihyası istenen şirket yönünden açılan bu davada HMK. 114/2. maddesi uyarınca da taraf ehliyeti bulunmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-HMK 114/1-d maddesi uyarınca taraf ehliyeti yokluğundan dava şartı nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın 179,90 TL peşin harçtan mahsubu ile kalan 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... tarafından sarf edilen 137,50 TL gider avansının davacıdan alınarak davalı ...'a iadesine,
4-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara ödenmesine,
5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!