T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/98
KARAR NO: 2024/117
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 08/02/2023
KARAR TARİHİ : 16/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket icra takibine konu edilen depolama hizmetini davalı şirkete sağladığını ve üzerine düşen edimlerini yerine getirmiş olduğundan bu hizmetleri karşılığında icra dosyası dayanağı faturalara ilişkin 01/01/2022 tarihli ve ----- Numaralı cari hesap alacağı kesilerek davalı firmaya ödenmek üzere gönderildiğini, bu cari hesaba konu alacak, davalı şirket tarafından ödenmediğinden söz konusu alacağın tahsili amacıyla----. İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirkete gönderilen ödeme emri davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirket vekili 19/04/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile borca, faize ve takibin ferilerine itiraz ettiğini, davalı şirket vekilinin borca ve ferilerine ilişkin itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalı ile davacı şirket arasında, 19.02.2014 tarihinde Depo Kira ve Lojistik Sözleşmesi imzalanmış ve bu sözleşme mucibince davacı şirketin davalı -----vereceği depolama hizmetleri karşılığında, aylık bulundurulacak Euro Palet miktarı 150 Euro olarak belirlendiğini, ürünler sözleşme tarihinden itibaren Euro Palet bazında depoya girecek ve ---- istediği doğrultuda koli ve palet bazında sevk edileceğini, bu hizmetlerin gerçekleşmesi için davalı şirket davacı şirkete aylık 5.192 TL + KDV'yi sabit bölüm bedeli olarak ödeyeceğini, depolanan palet miktarının sözleşme miktarını aşması halinde ise, üzerine ilave edilen Euro plaet miktarı aylık 34,61 TL+KDV olarak kabul edilecek olup, ayrıca davacı, davalıya iş yerinde çalıştırılmak üzere 1 personel tahsis edecek ve bunun için de aylık 1.000.TL + KDV davacı şirkete davalı tarafça ödenecektir şeklinde kararlaştırıldığını, taraflarca imzalanan bu sözleşme gereğince, yukarıdaki fiyatların 31 Aralık 2014 tarihine kadar geçerli olduğu ve her yıl TÜFE-ÜFE ortalaması oranında artış olacağı kararlaştırıldığını, taraflarca hizmetin şartları hususunda karşılıklı anlaşmaya varılmış ve taraflar arasında 2014 yılından itibaren bir - ticari hizmet ilişkisi başlamış olduğu sabit olduğunu, davalı şirket, 2019 ve 2020 yıllarında davacıdan aldığı hizmet karşılığı olarak, davacı şirketin kestiği faturaları zaman zaman geç de olsa ödediğini, ancak davacı şirketin verdiği hizmetler karşılığında son olarak---- numaralı ve 01/01/2022 tarihli cari hesap alacağına (takip konusu faturalara) ilişkin hiçbir ödeme yapmadığını, davalı taraf ile imzalanan sözleşme hükümleri gereği davacı şirket tarafından eksiksiz yerine getirilen edimlerin davalı tarafça karşılığını ödenmediği ve bu alacakların cari hesap dökümünden de anlaşıldığı üzere biriktiğini beyan ederek davalı şirketin-----İcra Müdürlüğü --- Esas sayılı icra takip dosyasında talep edilen borcun tamamına ilişkin haksız itirazının iptali ile takibin talep edilen faizi ile birlikte devamına, davalı şirket aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesine rastlanmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.-----. İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası uyaptan celp edilmiştir.
Taraflara ait 2019-2022 yılları ticari defterleri üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1):"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, davacının 2019-2022 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Tarafların----İcra Müdürlüğü'nün-----Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususunda uyuşmazlık içinde bulundukları tespit edildiği, davacı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde davalı şirkette ait olan hesap hareketleri aşağıdaki gibi incelenmiştir.
Hesap Kodu: ----- ( 2019 Yılı )¸
Hesap Kodu: ----- ( 2020 Yılı )¸
Hesap Kodu: ----- ( 2021 Yılı )
Hesap Kodu: ---- ( 2022 Yılı )
Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davacının davalından olan 2018 yılından 2019 yılına devir eden alacağının 35.995,90TL olduğu, davacı tarafından 31.01.2019 tarihinden 31.12.2019 tarihine kadar davalı tarafa 13 fatura ile 190.697,66 TL tutarlı satışı yaptığı, bu süreçte davalından 162.224,64 TL ödeme aldığı ve buna göre 31.12.2019 tarihi itibariyle davalından 64.468,92 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2020 yılına devir ettiği, taraflar arasında ki ticari ilişkinin 2020 yılında devam ettiği, davacının 31.01.2020 tarihinden 31.12.2020 tarihine kadar 12 fatura ile 162.927,33 TL tutarlı satışı yaptığı, bu süreçte davalından herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 31.12.2020 tarihi itibariyle davalından 227.396,25 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2021 yılına devir ettiği, taraflar arasında ki ticari ilişkinin 2021 yılında devam ettiği, davacının 31.01.2021 tarihinden 30.11.2021 tarihine kadar 10 fatura ile 171.554,48 TL tutarlı satışı yaptığı, bu süreçte davalından 50.000,00 ödeme almadığı ve buna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davalıdan 348.950,73 TL alacaklı olduğu ve bu tutarın 2022 yılına devir ettiği, taraflar arasında 2022 yılında ticari faaliyetinin bulunmadığı davacının davalından olan alacağının 348.950,73 TL olduğu görüldüğü, bilindiği üzere 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 148-149 ve mükerrer 257'ci Maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak 350 sıra nolu VUK Genel Tebliği ile bilanço esasına göre defter tutar mükelleflerin belirli haddi aşan mal ve hizmet alımlarını *Mal ve Hizmet Alımlarına ilişkin bildirim formu (Form BA)” ile mal ve hizmet satışlarını ise *Mal ve Hizmet Satışlarına ilişkin bildirim formu (Form BS) ile bildirmeleri hususunda yükümlülük getirildiği, 523 Sıra Nolu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırıldığı, Mahkeme 06.10.2023 tarihli celsesinde; 2019/2022 yıllarına ilişkin tarafların BA-BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbi yönünde karar verdiği, davacının bağlı bulunduğu ----- Vergi Dairesi 11.10.2023 tarihli yazısı ekinde davacının 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları BA ve BS Formunu dosyaya gönderdiği, davacı şirketin 2019 yılı BS Formunda davalı şirkete 13 adet belge/fatura ile KDV hariç 161.602,00 TL tutarında mal ve hizmet satışı gerçekleştirdiği görüldüğü, davacı şirketin 2020 yılı BS Formunda davalı şirkete 12 adet belge/fatura ile KDV hariç 138.068,00 TL tutarında mal ve hizmet satışı gerçekleştirdiği görüldüğü, davacı şirketin 2021 yılı BS Formunda davalı şirkete 6 adet belge/fatura ile KDV hariç 77.134,00 TL tutarında mal ve hizmet satışı gerçekleştirdiği görüldüğü, davacı şirketin 2021 yılı BS Formunda davalı şirkete 5 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 68.250,00 TL tutarında fatura düzenlediği görüldüğü, davalının bağlı bulunduğu ------ Vergi Dairesi 10.10.2023 tarihli yazısı ekinde davacının 2019, 2020, 2021 ve 2022 yılları BA ve BS Formunu dosyaya gönderdiği, davalı şirketin 2019 yılı BA Formunda davacı şirketten 13 adet belge/fatura ile KDV hariç 161.602,00 TL tutarında mal ve hizmet alışı gerçekleştirdiği görüldüğü, davalı şirketin 2020 yılı BA Formunda davacı şirketten 9 adet belge/fatura ile KDV hariç 103.414,00 TL tutarında mal ve hizmet alışı gerçekleştirdiği görüldüğü, davalı şirketin 2021 yılı BA Formunda davacı şirketten 5 adet belge/fatura ile KDV hariç 77.134,00 TL tutarında mal ve hizmet satışı gerçekleştirdiği görüldüğü, davalı şirketin 2021 yılı BA Formunda davacı tarafından davalı şirkete 5 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 68.250,00 TL tutarında fatura düzenlediği görüldüğü, bu durumda, tarafların 2020 yılı BS ve BA formunda 3 fatura ile 34.660,01 TL (138.068,00 -103.414,00 ) tutarında uyumsuzluğun bulunduğu, 01.07.2021 tarihinden itibaren BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğünü kaldırılan 5 adet 68.250,00 TL tutarlı faturaların, GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalının BA formunda gözüktüğü görüldüğü, davalının 2020 yılı BA formunda bildirimi yapılmayan 3 adet KDV hariç 36.660,01 TL tutarlı faturalar ile 01.07.2021 tarihinden sonra BA formu ile bildirim yükümlüğü bulunmayan 5 adet 68.250,00 TL tutarlı faturaların Temel Fatura” olarak düzenlenmiş GİB portalı üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği, İlgili faturaların temel fatura senaryosu olarak düzenlenmiş olması sebebiyle davalı tarafın bu faturaları KABUL/RED işlemi uygulayamadığı, ancak temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtının dönülememesi, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemlerle itiraz edilebilmesi imkanını ortadan kaldırmadığı, temel faturalara noter aracılığı ile taahhütlü mektupla, telgrafla, güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile itiraz edilebileceği, temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara Türk Ticaret Kanununun 18'inci Maddesinde belirtilen yöntemler ile itiraz edilebilmesi imkanı bulunduğu, dosya kapsamında, davalının 2020 yılı BA formunda bildirimi yapılmayan 3 adet KDV hariç 36.660,01 TL tutarlı faturalar ile 01.07.2021 tarihinden sonra BA formu ile bildirim yükümlüğü bulunmayan 5 adet 68.250,00 TL tutarlı faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itirazda bulunulduğuna yada iade faturası düzenlendiğine dair dayanak belge bulunmadığı, Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan deliler arasında taraflar arasında 19.02.2014 tarihinde imzalanmış Depo Kira ve Lojistik Sözleşmesi bulunduğu,Sözleşmenin dava ile ilgili maddeleri aşağıdaki gibidir.Madde 12.1. ----- vereceği depolama hizmetleri karşılığı aylık bulunduracak asgari palet miktarı 150 Euro palettir. Ürünler sözleşme tarihinden itibaren Euro Palet bazında depoya girecek ve ----, sabitlenmiş 150 Euro palet için bu sözleşme ile belirlenen hizmetlerin tamamını gerçekleştirmek için aylık 5.192 TL * KDV deponun sabit bedeli olarak ödeyeceği,Madde 12.3. Depolanan palet miktarı sözleşme miktarını aşması halinde üzerinde ilave edilen buro palet fiyatı aylık 34,61 TL * KDV olarak kabul edeceği,
Madde 12.4. --- kendi işlerinde kullanmak üzere 1 personel tahsis edecek, ----- bu personel için ----- aylık 1.000 TL * KDV ödeyecektir şeklinde olduğu, Takip alacaklısı davacı taraf, 31.03.2022 tarihli takipte, 348.950,73 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiği,
Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerekmektedir. 3095 Sayılı Yasanın 4489 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin *avans” oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunduğu,Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, 348.950,73 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yılık %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği,Davacı şirketin ibraz ettiği, 2019 ile 2022 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226' ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü, davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre 31.03.2022 takip tarihi itibariyle davalından olan alacağının 348.950,73 TL olduğu görüldüğü, takip ve dava konusu cari hesap alacağını oluşturan 2019 yılına ait KDV dahil 13 adet 190.697,66 TL tutarlı, 2020 yılına ait KDV dahil 9 adet 122.028,52 TL tutarlı ve 2021 yılı ait 6 adet KDV dahil 91.019,48 TL tutarlı faturaların davalı tarafından BA formları ile bildirimin yapıldığı görüldüğü, takip ve dava konusu cari hesap alacağını oluşturan 2020 yılına ait 3 adet KDV dahil 40.894,14 TL tutarlı faturaların, davalı tarafından 2020 yılı BA formu ile bildirimin yapılmadığı. 01.07.2021 tarihinden itibaren BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğünü kaldırılan 2021 yılına ait S adet KDV dahil 80.535,00 TL tutarlı faturaların, GIB tarafından otomatik olarak oluşturulan davalının 2021 yılı BA formunda gözüktüğü görüldüğü, davalının 2020 yılı BA formunda bildirimi yapılmayan 3 adet KDV dahil 40.894,14 TL tutarlı faturalar ile 01.07.2021 tarihinden sonra BA formu ile bildirim yükümlüğü bulunmayan 5 adet KDV dahil 80.535,00 TL tutarlı faturaların Temel Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği, ilgili faturaların temel fatura senaryosu olarak düzenlenmiş olması sebebiyle davalı tarafın bu faturaları KABUL/RED işlemi uygulayamadığı, ancak temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması üzerinden red yanıtının dönülememesi, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemlerle itiraz edilebilmesi imkanını ortadan kaldırmadığı, dosya kapsamında, davalının 2020 yılı BA formunda bildirimi yapılmayan 3 adet KDV dahil 40.894,14 TL tutarlı faturalar ile 01.07.2021 tarihinden sonra BA formu ile bildirim yükümlüğü bulunmayan 5 adet KDV dahil 80.535,00 TL tutarlı faturalara yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itirazda bulunulduğuna yada iade faturası düzenlendiğine dair dayanak belge bulunmadığı, takdir Mahkemeye ait olmak üzere, tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında 348.950,73 TL davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faizi yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 348.950,73 TL cari hesap alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2-----İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 348.950,73 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 348.950,73 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 23.836,82-TL harçtan peşin alınan 4.214,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.622,36-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.832,12 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan toplam 2.788,00 TL yargılama gideri ve 4.214,46 TL peşin harç toplamı 7.002,46 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!