T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/599
KARAR NO: 2024/475
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ:06/09/2023
KARAR TARİHİ:28/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ekte sunulan faturalar üzerinde adları yazılı miktar ve ebatta borçlu---------irsaliye ve faturalarla eksiksiz teslim alındı imzası ile teslim ettiğini, davacının defalarca aramasına rağmen bu güne kadar ürünlerin bedelleri olan 52,742.00-TL davalı borçlu tarafından ödenmediğini, davalı borçlunun faturaya dayalı cari hesap borcunu ödemek gibi bir niyeti olmadığını anlayan davacının talebiyle vekaleten 7 örnek ile ----- dosyasından ilamsız icra takibine geçildiğini, davalının talep edilen borcun tamamına, böyle bir borcunun olmadığı gerekçesiyle itiraz etmiş, süresinde yapılan itiraz ile icra takibi durdurduğunu beyan ederek borçlunun haksız olan itirazının iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatı ile vekalet ücreti dahil tüm yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştirDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair açıklamadan yoksun dava dilekçesiyle davalı şirkete karşı ikame edilen dava ile farklı miktardaki ebat ve ürünlerin teslim edildiğini, ürünlerin bedelleri olan 52,742.00-TL'nin ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine--------- sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını ve söz konusu takibe davalı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve davalı şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle huzurdaki davayı ikame edildiğini, dava dilekçesinde cari hesap ekstresindeki alacağa konu faturada bahsi geçen ürünlerin teslim edildiği belirtilmişse de dosya içeriğinde ilgili ürünlerin teslim edildiğini gösteren bir belge bulunmamakla birlikte davacı, icra takibinin dayanağı faturalara davalı şirket tarafından itiraz edilmemesi üzerine icra takibi başlatmış ve ödeme emrine itiraz üzerine yasa ve usule aykırı talepler ile huzurdaki davayı ikame etmiş olup haksız ve kötü niyetle ikame edilen huzurdaki davada ileri sürülen iddia ve taleplere karşı itiraz, cevap beyan ve açıklamaları aşağıda bilgi ve dikkatine sunduklarını, davalı şirketin, davacı tarafından cari hesaba konu edilen faturadan kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesi ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olması, iş akdinin mevcut olduğunu ve bir mal ya da hizmetin gerçekte teslim edildiğini göstermeyecek ve alacak hakkı doğurmayıp karşı tarafı borç altına sokmak için yeterli olmayacağını, kaldı ki, doktrinde taraflar arasında bir sözleşme olmadan, fatura adına gönderilen belgenin fatura niteliğinde değil, bir öneri niteliğinde olabileceği kabul edildiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, huzurdaki davada icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gerekli şartlar oluşmadığını, davalı şirketin ödeme emrine itiraz etmekte kötü niyetli olmadığı da tartışmasız olup, davacının icra inkâr tazminatı talebi, haksız ve kötü niyetli bir menfaat elde etmeyi amaçladığından beyan ederek haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın reddine, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacının işbu davayı ikame etmekte kötü niyetli olması sebebiyle, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.-----sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Davacı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığında ve 03.10.2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan 2022 ve 2023 yıllarına ait yevmiye defteri ve kebir defterini ----- formatında dosyaya sunulmadığından, davacı hesap incelemesi yapılamadığı, davalı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerinde davacı şirkette ait olan ------Kodlu Satıcılar hesabın dökümü ile 2021 yılı muavin defter kayıtları aşağıdaki gibi incelenmiştir.Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davalı şirketin davacı şirkette olan 2021 yılından 2022 yılına devir eden borcunun 91.324,85 TL olduğu, iş bu borç tutarının 3 ayrı tarihte ve davacından 1 fatura ile 52.742,16 TL tutarlı alış yaptığı ve buna göre 09.06.2023 takip tarihi itibariyle davacı tarafa 52.742,16 TL borçlu olduğu görüldüğü,--------- Sıra No.lu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırıldığı, davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı şirkete 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 50.040,00 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü, davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan deliler arasında takip konusu alacağı oluşturan fatura ile sevk irsaliyeleri bulunmadığı, takip konusu alacağı oluşturan 1 adet 52.742,16 TL tutarlı faturaların temel fatura” olarak düzenlendiği ve ------ portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği, ilgili faturanın temel fatura senaryosu olarak düzenlenmiş olması sebebiyle davalı tarafın bu faturaları Kabul/Red işlemi uygulayamadığı, ancak temel fatura senaryosunda düzenlenen faturalara e-fatura uygulaması zerinden red yanıtının dönülememesi, Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen yöntemlerle itiraz edilebilmesi imkanını ortadan kaldırmadığı, dosya kapsamında faturaya davalı tarafından itiraz edildiğine dair dayanak belgele bulunmadığı, dava ve takip konusu alacağı oluşturan ---- tutarlı faturanın davalının defterlerinde aynen kayıtlı olduğu görüldüğü, takip konusu sevk irsaliyeler 1 oluşturan faturaya konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine dair sunulan aşağıdaki gibi incelenmiştir.Sevk irsaliyeleri üzerinde yapılan incelemede, ----- tutarlı fatura muhteviyatındaki ürünlerin teslim alındığına dair sevk irsaliyesi üzerinde ------- imzasının bulunduğu görüldüğü, takip alacaklısı davacı taraf 09.06.2023 tarihli takipte 52.742,16 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini talep ettiği, taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, 3095 Sayılı Yasanın 4489 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 Maddesinde ticari “avans” oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmadığı, Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak için talebe bağlılık ilkesi gereği takip sonrasında %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği, dava ve icra takip dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler, vergi dairelerinden gelen tarafların BS ve BA Formları ile davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu, açıklanan nedenlerle Mahkemenin kabulü halinde, davacı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, davacı tarafından 03.10.2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan 2023 yılı Mart ayı Yevmiye defteri ve Kebir Defteri beratları, dava konusu cari hesap alacağını oluşturan 24.03.2023 tarihli 52.742,16 TL tutarlı faturanın yevmiye defteri ve kebir defteri kayıtlarının XLM formatında olmadığından 2023 yılı Mart ayının şema ve şematron kontrolleri yapılmadığı, ayrıca, 2022 ve 2023 yıllarına ait Ocak ve Aralık aylarına ait Yevmiye defteri ve Kebir Defterinin XLM dosyaları sunulmadığından, T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226 ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde alınıp alınmadığı tespit edilmediği, davalı şirketin ibraz ettiği, 2022 ve 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. M.220- 226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü, davalı tarafından davacı adına yürütülen muavin defter kayıtlarına göre davalı şirketin davacı şirkette olan 2021 yılından 2022 yılına devir eden borcunun 91.324,85 TL olduğu, iş bu borç tutarının 3 ayrı tarihte ödendiği ve davacından | fatura ile 52.742,16 TL tutarlı alış yaptığı ve buna göre 09.06.2023 takip tarihi itibariyle davacı tarafa 52.742,16 TL borçlu olduğu görüldüğü, dava ve takip konusu alacağı oluşturan ------ tutarlı faturanın davalının defterlerinde aynen kayıtlı olduğu ve takip konusu alacağı oluşturan faturaya konu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine dair sunulan ---- seri no lu sevk irsaliyesi üzerinde----- imzasının bulunduğu görüldüğü, Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak için talebe bağlılık ilkesi gereği takip sonrasında %9 ve değişen oranlarda kademeli olarak yasal faiz yürütülebileceği bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesap ve faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince delil niteliğinde olduğu, davalının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde davalıya 52.742,00 TL borçlu olduğunun görüldüğü, davaya konu 52.742,00 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ödemeye ilişkin davalı tarafından herhangi bir bilgi ve belge sunulmamış olduğu hususları ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 52.742,00 TL alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2------------ sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 52.742,00 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 52.742,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 3602,81-TL harçtan peşin alınan 637,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2965,81-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 3.810,00 TL yargılama gideri ve 637,00 TL peşin harç toplamı 4.447,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
9-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --------------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.28/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!