WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/580
KARAR NO: 2024/474
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ: 25/08/2023
KARAR TARİHİ: 28/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın, davacıya olan 200.000,00-TL tutarındaki cari hesap borcunu ödememesi üzerine taraflarınca ---------- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra emrinin 05.01.2023 tarihinde davalı tarafa elektronik olarak tebliğ olunduğunu, icra takibi başlatıldıktan sonra davalı tarafından doğrudan davacının hesabına, 13.01.2023 tarihinde 100.000,00 TL ödediğini, akabinde öncelikle 18.01.2023 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz edilmiş, ardından yine doğrudan davacının hesabına 31.01.2023 tarihinde 50.000,00-TL, 01.02.2023 tarihinde 35.000,00-TL, 28.02.2023 tarihinde 15.000,00-TL olmak üzere toplam 200.000,00-TL kısmi ödeme yapıldığını, bu husus tarafımızca 03.04.2023 tarihinde icra müdürlüğüne bildirilmiş ve haricen tahsil harcı yatırıldığını. Ancak davalı/borçlu şirket, bakiye icra dosya borcunu ödemediğini, bu nedenle 05.04.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuşsa da söz konusu arabuluculuk süreci anlaşmama ile sonuçlandığını beyan ederek davalı tarafın itirazlarının iptaline, borcun takip tarihinden geçerli olmak üzere işleyecek avans faizi ile birlikte ödenmesine, davalı tarafın ödemeden imtina etmek ve/veya süre kazanmak maksadıyla kötü niyetli olarak yapmış olduğu itirazlar nedeniyle aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında ------- Esas sayılı dosyası icra takibi başlatılmış, davalının alacaklı görünen tarafa tüm ödemeleri yaptığını, bunla ilgili olarak da 03.04.2023 tarihinde alacaklı vekili olarak da tüm alacaklarını aldıklarına dair harici tahsil bildirimi yapıldığını ve dosyanın kapatıldığını, huzurdaki dosyada taraflar arasında ticari ilişki olmayıp, davacı firma sahibi ----------- davalı arasında borç alışverişi yani ödünç sözleşmesi olmuş olup, davalı da ödünç almış olduğu parayı harici ödediğini, ancak ödeme emrinde sanki cari hesap yani ticari ilişki varmış gibi icra takibi başlatılmış bu yönüyle de borca itiraz edildiğini, taraflar arasında ticari ilişkinin olmadığı zaten fatura, vb belgeleri tarafların ticari defterleri incelendiğinde ortaya çıkacağını, ödünç “borç olarak” olarak verilen paranın geri istenilebilmesi için; sözleşme yoksa veya vade belirlenmemişse ödünce konu paranın ilk istemden başlayarak 6 hafta içinde geri verilmesi gerektiğini, dava talebinde bulunup altı hafta bekledikten sonra takibe geçebileceğinden, anılan uyulmadan başlatılan takip usul ve yasaya uygun olmadığını, bu nedenle açılan itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ticari defterlerinin de bu hususta incelenmesini talep ettiklerini, davalının herhangi bir kötü niyetli olarak davrandığı bir eylemi de bulunmadığını, davalının kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığından dolayı aralarında herhangi işki olmadığından dolayı, kötü niyetli başlatılan icra takibine karşılık %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan ederek davalı firma için açılan davanın reddine karar verilmesi başlattığından ve kötü niyetli olduğundan dolar yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur------ Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi alanında uzman bilirkişi marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafin ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerine dayalı davalı şirket ile olan 2022 ve 2023 yılı ----------Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir;Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davacı tarafından davalı tarafa 09.12.2022 tarihinde 200.000 TL ödeme yapıldığı ve buna göre 08.01.2023 takip tarihi itibariyle davalından 200.000 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 4 ayrı tarihte davacı tarafa 200.000 TL ödeme yapılarak borç bakiyesinin kapatılmış olduğu görüldüğü, bilindiği üzere ---------- Sıra Nolu VUK Genel Tebliği gereği 2021/07 döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırıldığı, davalı şirketin karşılaştırılmalı 2022 ve 2023 yılı BA&BS formunda, davacı tarafından davalı tarafa düzenlenmiş herhangi bir fatura bulunmadığı görüldüğü, davacının incelenen defterlerine göre davalı tarafa 09.12.2022 tarihinde 200.000 TL ödeme yapıldığı ve buna göre 08.01.2023 takip tarihi itibariyle davalından 200.000 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından 13.01.2023 tarihinde 100.000 TL, 31.01.2023 tarihinde 50.000 TL, 01.02.2023 tarihinde 35.000 TL ve 28.02.2023 tarihinde 15.000 TL ödeme alındığı ve buna göre dava tarihi itibariyle davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığı görüldüğü, TBK'nun 100. Maddesi gereğince, davalı tarafından yapılan ödemeler öncelikle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masraflarından düşülerek, en son ödemenin yapıldığı 28.02.2023 tarihi itibariyle davacı alacağı aşağıdaki gibi hesaplanmıştır.
Davacının 200.000,00 TL asıl alacağına takip tarihi olan 02.01.2023 tarihinden, yapılan ödemelerim kısmi ödeme olduğu dikkatte alarak; 28.02.2023 tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi yıllık 615,75 oranında avans faizi üzerinden yapılan 24.05.2022 tarihine kadar işlemiş faizin 2.517,67 TL olduğu hesaplanmıştır.Davacı şirketin ibraz ettiği, 2022 ve 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226" ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü, davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, davalı tarafından davacı adına yürütülen --------- Kodlu Muavin defter kayıtlarına göre davacı tarafından davalı tarafa 09.12.2022 tarihinde 200.000 TL ödeme yapıldığı ve buna göre 02.01.2023 takip tarihi itibariyle davalından 200.000 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 4 ayrı tarihte davacı tarafa 200.000 TL ödeme yapılarak borç bakiyesinin kapatılmış olduğu görüldüğü, davalı şirketin karşılaştırılmalı 2022 ve 2023 yılı BA&BS formunda, davacı tarafından davalı tarafa düzenlenmiş herhangi bir fatura bulunmadığı görüldüğü, TBK'nun 100. maddesi gereğince, davalı tarafından yapılan ödemeler öncelikle işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve takip masraflarından düşülerek;200.000,00 TL asıl alacağa, 02.01.2023 takip tarihi ile tahsil tarihleri arasındaki süre içerisindeki işleyecek temerrüt faizi yıllık %10,75 ve oranında avans faiz oranları üzerinden yapılan hesaplamada, işlemiş faiz yukarıdaki cetvelde ayrıntılı gösterildiği üzere toplam 1.886,90 TL hesaplanmış olup, başvuru harcı 1.205,50 TL, 200.000,00 TL asıl alacak üzerinden tahsil harcının 9.100,00 TL, icra vekalet ücretinin 31.000,00 TL olmak üzere son ödemenin yapıldığı 28.02.2023 tarihi itibariyle dosya borcunun 43.192,39 TL olduğu hesaplanmış olup, davacı tarafından huzurdaki davada 31.240,10 TL talep edildiğinden, talebe bağlılık ilkesi gereği davacı alacağının 31.240,10 TL olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, icra takibi başlatıldıktan sonra dava açılmadan önce davalının icraya konu asıl borcu ödemiş olduğu, davalının borcun varlığına ilişkin beyanları ve yapmış olduğu ödeme ile davacının icra takip tarihinde alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davalının icra takibine itirazının yerinde olmadığı, açıklanan sebeplerle icra takibine yapılan itirazın iptali ve duran takibin icra vekalet ücreti, icra harç ve masraflar yönünden devamına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davacının icra inkar tazminat talebinin, dava açıldığı esnada takibe konu borç ödenmiş olduğundan reddi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜNE,
2----------- sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin icra vekalet ücreti, icra harç ve masraflar yönünden DEVAMINA,
3-Şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,
4-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-Karar ve ilâm harcı olan 2.134,00-TL harçtan peşin alınan 533,51-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.600,49-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 3.820,00 TL yargılama gideri ve 533,51 TL peşin harç toplamı 4.353,51 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
9-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.28/06/2024