T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/472
KARAR NO : 2024/150
DAVA : Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/07/2023
KARAR TARİHİ : 27/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı şirketin Türkiye’nin ilk yerli günlük araç kiralama faaliyeti yürüten sektörde güvenilirliği olan tanınmış bir şirket olduğunu, davacı şirketin 2011 yılından itibaren portföyündeki 7.300 araç ile bireysel/kurumsal müşterilere günlük araç kiralama hizmeti sağladığını, davacı şirketin ticari faaliyetini; gerek kendi girişimi ile kurduğu ve kendi personelini istihdam ettiği şubeleri ile gerekse de bayilik ilişkisi kapsamında, ayrı bir tüzel kişiliği haiz 3. kişi konumundaki ticaret/şahıs şirketleri vasıtasıyla, ülke genelinde 27 ilde 44 şube ve bayi ile yürüttüğünü, davacı şirket (------ olarak işletme adı değişmiştir) ile davalı------Şirketi arasında , mülkiyeti davacı şirkete ait araçların bir kısmının zilyetliği, taraflar arasında bayilik ilişkisinin olduğu dönemde davacı şirketin “------” logosu ve kimliği altında 3. Kişi ve/veya kurumlara kiralanması amacıyla, 2018 yılından bu yana süregelen fakat yazılı olmayan bayilik ilişkisi kapsamında, ticari teamül haline gelen şart ve yükümlülükler altında davalı şirkete kiralandığını ve araçların teslim edildiğini, davacı şirket tarafından 11.08.2022 tarihinde davalı şirketin elektronik posta adresine "Uzlaşma ve Uzlaşma Yönetimi Protokolü" gönderildiğini, işbu uzlaşma protokolü kapsamında mevcut bayilik ilişkisinin sonlandırılarak, davacı şirket tarafından hazırlanan yeni bayilik ilişkisi şekil ve şartlarını taşıyan sözleşmenin imzalanması gerektiği, tarafların mutabık olması halinde çalışmaya devam edileceği ve mülkiyeti davacı şirkete ait olan araçların 01.11.2022 tarihine kadar iade edilmesi gerektiğine yönelik hak ve yükümlülüklerin bildirildiğini, davalı şirket yetkilisi tarafından Uzlaşma ve Uzlaşma Yönetimi Protokolü kabul edilmediğini ve davacıya ait araçların da iade edilmediğini,yürütülen bayilik ilişkisi kapsamında; davacı şirketin ifayla mükellef olduğu tüm edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ticari itibarının zedelenmemesi ve sunulan hizmetin aksamaması adına davalı şirkete her türlü imtiyazı tanıdığını,davalı şirketin zilyetliğinde bulunan araçların kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle, davacı şirket tarafından davalıya gönderilen ------ Noterliği'nin 13.09.2022 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile haklı nedenle tek taraflı olarak 01.11.2022 tarihinde feshedildiğini, fesih ihtarında mülkiyeti davacı şirkete ait olan ve davalı şirketin zilyetliğinde bulunan araçların 01.11.2022 tarihine kadar iade edilmesinin de talep edildiğini, davacı şirketin tüm iyi niyetli çabalarının sonuçsuz kaldığını, davacının bayilik ilişkisinin sona erdirildiğine yönelik iradesi baki kalmak suretiyle, araçları kendisine teslim edilmediğinden olası zararların engellemek adına ilgili şirkete fatura düzenlemeye devam ettiğini, davalı şirketin bakiye borcunu ödemediği gibi, araçların zilyetliğinin devri sonucunu doğuran bayilik ilişkisi sona ermesine rağmen; yürütülen ticari ilişki kapsamında, bayilik ilişkisinin gereği gibi tasarrufta bulunmak üzere kendisine tevdi edilen 359 adet aracı da müvekkil şirkete iade etmekten imtina etmekte, araçlar üzerinde zilyetliğinin devri maksadı hukuken mevcut olmadığından haksız bir şekilde kendi hakimiyetinde ve tasarrufunda bulundurduğunu, davacı şirket tarafından defaatle araçların iade edilmesi istenmesine rağmen, davalı tarafından araçların iade edilmemesi ve bayilik ilişkisinin haklı sebeple sonlandırılmış olması nedeniyle, davalı aleyhine ------Cumhuriyet Başsavcılığı ------ Soruşturma numaralı suç duyurusunda bulunulduğunu, ticari teamül gereği; yüksek sezon olarak nitelendirilen Nisan-Ekim ayları arasında araç kiralama fiyatlarının arttığının, düşük sezon olarak nitelendirilen Ekim-Nisan ayları arasında araç kiralama fiyatlarının düştüğünün sabit olduğunu, davacı şirketin ----- tarafından hisselerinin devralındığı 2019 yılından itibaren taraflar arasında süregelen bayilik ilişkisi boyunca yukarıda sözü edilen "yüksek sezon"larda taraflar arasında belirlenen kira miktarlarının arttırıldığını "düşük sezon"larda ise söz konusu miktarların indirildiğini, araç kiralama sektöründe ve davalı ----- Şirketi ile davacı şirket arasındaki ticari uygulamada iş hacmine, yüksek ve düşük araç kiralama sezonlarına göre araç kira bedellerinde dönemsel indirimler ve artışların yapıldığını, yönetim kurulu tarafından alınan kira bedeli artış kararından sonra davalı -----Şirketi'ne yeni kira bedelleri üzerinden fatura kesildiğini, -----Şirketi'nin herhangi bir itiraz olmadan bu artışları önceki dönemlerde ödemiş olmasına rağmen Ağustos tarihinde kesilen faturalara itiraz etmemekle birlikte kira bedellerini eksik ödediğini,davalı----- Şirketi'nin davacı şirketin kira bedellerini ödememesi sebebi ile davacı şirket bakımından haklı nedenle feshi ve taraflar arasındaki ticari teamüle uygun olarak yapılmış olan araç kira bedellerindeki artışın kabul edilmemesi nedeniyle taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin davacı şirket bakımından katlanılamaz bir ticari ilişkiye dönüştürdüğünü, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, taraflar arasında mevcut olan bayilik sözleşmesi davalı şirketin zilyetliğinde bulunan araçların kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle, davacı şirket tarafından ilgili şirkete gönderilen -----Noterliği'nin 13.09.2022 tarih ve ------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile mevcut bayilik ilişkisi haklı nedenle tek taraflı olarak 01.11.2022 tarihinde feshedilmiştir. Haklı fesih sonucunda mülkiyeti -----ait olan araçların iadesi ve müvekkilin uğramış olduğu ve uğrayacağı maddi zararların tazmini gerektiğini ileri sürerek, davanın kabulüne, Mülkiyetleri davacı ------ ait olan araçların davalıdan alınarak davacıya iadesine, Araçların iade edilmemesi nedeniyle haksız kullanım bedeli dahil doğmuş ve doğacak tüm maddi zararların fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 100.000,00-TL tutarındaki kısmi alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve görev itirazları bulunduğunu, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, görevli Mahkemenin ise Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunu,davanın kısmi dava olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili olan davalının uzun yıllardan bu yana davacı şirketin ----- bayiliğini yapmakta olup, başarılı hizmet ve çalışmaları nedeniyle davacıdan gelen talep ve ısrarlar doğrultusunda zaman içerisinde ----- ilinde ekstra 2 şube, -----ilinde ekstra 2 şube,----- illerinde de şubeler açtığını ve işlettiğini savunarak usule yönelik itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddi ile lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine, davanın esasına girilmesi halinde davanın esastan reddi ile lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Bayilik ilişkisi iddiasına dayalı davacı tarafından teslim edildiği iddia edilen 359 adet aracın davalıdan alınarak davacıya iadesi ile haksız kullanım bedeli talebine ilişkindir.Davalı tarafından davaya cevap dilekçesinde Mahkememiz yetkisine itirazda bulunduğu görülmekle, öncelikle yetki hususunda inceleme yapılması gerekmiştir.
6100 sayılı HMK'nın; 6. Maddesinde;(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
10. Maddesinde; Sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği,Yetki sözleşmesi başlıklı 17. Maddesinde ise; "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde düzenlemeler mevcuttur.Davacı tarafından davalı ile bayilik ilişkisi kapsamında 2018 yılından itibaren yazılı olmayan ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda mülkiyeti davacıya ait 359 adet aracın davalıya kiralandığı ve teslim edildiği,11/08/2022 tarihinde mail yoluyla bayilik ilişkisi sonlandırıldığı ve ancak kira bedellerinin ödenmediği, -----Noterliğinin 13/09/2022 tarih -----yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin tek taraflı olarak fesih edildiği ileri sürülerek davaya konu araçların davacıya teslimi ile haksız kullanım bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle huzurdaki dava açılmış olup, davaya cevap dilekçesindeki beyanlar ve davalı şirket yetkilisinin soruşturma dosyasındaki ifadesinden taraflar arasında sözleşmesel ilişkinin sabit olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafından HMK 6. Madde kapsamında yetki itirazında bulunduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirme ile taraflar arasında yazılı sözleşme ve davaya konu araçlar yönünden bir teslim belgesi bulunmadığı, celse beyanlarından davaya konu araçların tırlarla ya da personeller ile ----- teslim edildiğinin anlaşıldığı, iddia ve savunma kapsamından sözleşmenin ifa yerinin----- İli olduğu, davalı şirket merkezinin ---- İli'nde bulunduğu, bu kapsamda yetkili Mahkemenin ----Asliye Ticaret Mahkememeleri olduğu, yetki itirazının usulüne uygun şekilde dile getirildiği anlaşılmakla Mahkememizin yetkisizliğine, uyuşmazlıkta ----Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun tespiti ile süresi içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ------Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davalının Mahkememizin yetkisine yönelik itirazının kabulü ile Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Davaya bakmaya ------ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİNİN YETKİLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3- 6100 sayılı HMK m.20 gereği karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ----- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarında yetkili Mahkemece değerlendirme yapılmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!