T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/421
KARAR NO : 2024/332
DAVA : Alacak ( Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/06/2023
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket ile davalı arasında özel güvenlik hizmeti alımına ilişkin olarak sözleşme imzalanmış olup bu sözleşme uyarınca müvekkil şirket tarafından davalıya personel destek hizmeti verilmiştir. Müvekkil şirket ile davalı arasında en son 01.06.2011 ile 31.05.2013 tarihleri arasında 24 ay süreli ve 78 kişilik özel güvenlik hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalanmış olup bu sözleşme bittiğinde davalıya 31.05.2013 tarihli 222.515,24 TL bedelli son hak ediş faturası gönderilmiştir. Söz konusu faturanın tebliği ile birlikte işin sona ermesi SGK ilişiksizliğinin kesilmesi nedeni ile davalıdan teminat mektupları da iade istenmiştir. Ancak söz konusu faturamız davalı tarafından ödenmediği gibi teminat mektupları da iade edilmemiştir. İlgili ödemelerin yapılmaması nedeni ile davalı yana başvurular sonucunda davalı tarafından 24.04.2013 tarih ve ----- sayılı yazı ile 78 adet çalışanın fazla mesai ücretleri ile ödenmemiş senelik izinlerinin ödenmesi istenilmiştir. Müvekkil şirket tarafından bütün bu ödemeler gerçekleştirilmiş olup 25.06.2013 tarihinde dekontları ve ödeme makbuzları davalıya ulaştırılmıştır. Ayrıca bu durum bir üst yazı ile davalıya bildirilmiş olup davalıdan bütün sorumlulukların yerine getirildiğinden bahisle fatura tutarının ödenmesi istenilmiştir. Yine davalı tarafından 02.07.2013 tarihli ve ----- sayılı cevabi yazıda çalışanların 1 yıldan fazla süredir çalıştıklarını ve kıdem tazminatını hak ettiklerini belirterek müvekkil şirketten gerek kanuna gerekse de sözleşmeye aykırı olarak çalışanların hak etmiş oldukları kıdem tazminatlarının ödenmesi ve bu ödemeler yapıldıktan sonra çalışanlardan ibraname alınarak bu ibranamelerin kendilerine sunulması halinde fatura bedelini ödeyecekleri müvekkile bildirilmiştir. Müvekkil şirket tarafından 08.07.2013 tarihli yazıda 76 adet personelin fazla mesai ücretlerinin, son hak edişe ait verginin ve SGK primlerinin ödendiğine ilişkin makbuzlar eklenerek yeniden fatura bedelinin ödenmesi talep edilmiştir. İşçilerin kıdem tazminatına hak kazanamadıkları, kazansalar bile bunun muhatabının müvekkil şirket olmadığı belirtilmiştir. Fakat davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Bu durum üzerine ----Noterliği’nin 12.07.2013 tarih ve ----- Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıdan fatura bedelinin ödenmesi talep edilmiştir. Davalı tarafından fatura bedelinin yine ödenmemesi üzerine de ----- İcra Müdürlüğü’nün ------. sayılı dosyası ile icra takibine başlanmıştır. Ancak davalı tarafından bu takibe haksız olarak itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine----- Asliye Ticaret Mahkemesi’nin-----. Sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, ilgili karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------. Hukuk Dairesi’nin -----. Sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup işbu karar da yine davalı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay ----. Hukuk Dairesi’nin ----. Sayılı kararı ile ilgili mahkeme kararının ONANMASINA karar verilmiştir. Bu sırada yine müvekkil tarafından davalıya teslim edilen------ Bankası’na ait 258.000,00 TL ve 10.550,00 TL olmak üzere toplamda 268.550,00 TL lik iki adet teminat mektubunun nakte çevrilerek davalı uhdesinde depo edildiği öğrenilmiştir. 27.03.2019 tarihli ve ------ evrak kayıt numaralı başvuru evrakı ile ilgili tutarın müvekkile ödenmesi talep edilmiş ise de davalı tarafından bu talep geri çevrilmiştir. Müvekkil tarafından tanzim edilen son hak ediş faturasının ödenmesine dayalı başlatılan icra takibine ilişkin başlatılan hukuki sürecin kesinleşmesi üzerine yine davalıya teminat mektuplarının iadesi için başvuru yapılmış, davalı tarafından müvekkile gönderilen 31.08.2022 ve 09.05.2023 tarihli yazılar ile bu tutarın “bahsi geçen çalışanların şirketten alacaklarının olmadığına dair ibraname”sinin mevcut olmadığı sebebi ile ödenmeyeceği bildirilmiştir. Haksız ve ihale şartnamesine aykırı şekilde davalı uhdesinde bulunan tutarın iadesi ile ilgili taleplerimize karşılık davalı yanca öne sürülen tek iddia “personellerin kıdem tazminatları” konusudur. Bu iddiayı kabul etmemekle birlikte; müvekkil şirketten sonra ihaleyi alan şirket nezdinde çalışmaya devam eden personellerin kıdem tazminatına hak kazanmadığı kanunen açıktır. Zira, bu personellerin iş akitleri sona ermiş değildir. Bu nedenle; müvekkil şirketin söz konusu personellerin kıdem tazminatlarını ödeme yükümlülüğü de bulunmamaktadır.b)Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz. Davanın kabulü ile haksız ve mesnetsiz olarak paraya çevrilerek depo edilen ve müvekkile ödenmeyen teminat mektuplarının tutarı olan 268.550,00 TL nin temerrüt tarihi olan 27.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkile verilmesine, Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini, b)Yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Mahkemenizde müvekkil aleyhine açılan davayı kabule etmiyoruz. Dava dilekçesinde aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz. Ayrıca; Söz konusu dava zamanaşımına uğramıştır. Bu nedenle davanın süresi ve usulden reddine karar verilmesini talep ediyoruz. Mahkeme aksi kanaate ise davanın esastan reddine karar verilmelidir. Davacı şirket tarafından, sözleşme ve şartnamede belirtilen hususlar yerine getirilmemiştir. Bilindiği üzere hem sözleşme hem yasa hem de yargıtay kararlarında belirtildiği üzere asıl işveren-alt işveren ilişkisinde çalışanlara karşı yükümlülüklerde alt işverenle birlikte üst işveren de birlikte sorumludur.
Sonuç olarak müvekkil idare aleyhine açılan iş bu dava usul ve esastan reddine karar verilmesi ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişiye tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporu sonuç kısmında;
"
1) Davacı tarafın incelememize katılmadığı, yerinde inceleme talebinde de
bulunmadığı, dava dosyasına ticari defter ve kaydı sunmadığı,
Davalı vekilinin incelememize katıldığı, 2018 yılı Aralık ayına ait Yevmiye ve
Defteri kebir Defterlerinin suretlerini sunduğu, davalının şirket merkezi ve ticari defter ve
kayıtları ----- bulunduğundan davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenemediği,
davalının
4.----- Müdürlüğündeki evrak kayıtlarının incelendiği,
Dava dosyasına sunulan belgelere göre, davacı ile davalı arasında 78 Kişilik Özel
Güvenlik Hizmetine Ait 1.6.2011 Başlangıç 31.5.2013 Sona eriş tarihli 2 yıl süreli sözleşmenin, Teknik ve Hizmet İşleri Şartnamelerinin bulunduğu, bu sözleşme ve şartnamelere göre davalının davacıdan güvenlik hizmeti almış olduğu, taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacı alt işverenin işçilerinin davalı asıl işverenin işyerinde çalıştığı, Sözleşme kapsamında davacı davalıya 268.550.- TL bedelli teminat mektubu vermiş olup, davalı kayıtlarına göre davalının 31.12.2018 tarihinde 268.550.- TL bedelli teminat mektubunu nakde dönüştürdüğü ve bloke ettiği,
Davacının davalıya 27.3.2019 tarihinde yazılı olarak başvurarak 268.550.- TL
tutarındaki teminatın 3 gün içerisinde iadesi talebinde bulunduğu, davalının iadede
bulunmadığı, Alt işveren davacının işçisi olup davalı asıl işveren kurumda çalışan ----- davalının kayıtlarına göre emeklilik ve vefat nedeniyle işlerinden dava tarihinden önce ayrıldıkları ve bu kişilerin kıdem tazminatınadava tarihinden önce hak kazandıkları, bu kişiler davacı alt işverenin işçisi olduklarından bu kişilerin kıdem tazminatlarının ödenmesindeki asıl sorumluluğun davacı alt işvene ait olduğu,ancak bu kişilerin davacı alt işveren şirkette çalıştıkları sürelere tekabül eden toplam 133.896.91 TL tutarındaki kıdem tazminatının davalı asıl işveren ile davacı alt işverenin birlikte
sorumluluğu kapsamında davalı asıl işveren tarafından bu kişilere kıdem tazminatı olarak dava tarihinden önce toplam 133.896.91 TL ödenmiş olduğundan, davalı asıl işverenin davacı alt işverene rücu hakkının doğduğu, dolaysıyla takdiri münhasıran Yüce Mahkemenize ait olmak üzere davalı asıl işveren tarafından davacı alt işveren çalışanları -----ile ilgili olarak ödenen toplam 133.896.91 TL kıdem
tazminatı tutarının, davacı alt işverene ait teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi sonucu davalı asıl işveren tarafından nezdinde blokeli olarak tutulan 268.550.- TL tutardan mahsup edilebileceği,
2)Taraflar arasındaki sözleşme 31.5.2013 tarihinde son bulmasıyla davacı şirketin
davalı şirkete ait işyerinden ayrıldığı, dosya kapsamına göre, bundan sonra----
isimli şirketin aynı hizmeti davalıya vermeyi devam ettirdiği, davacı şirketin çalışanı olan -----davacıdan sonra güvenlik hizmeti vermeye devam eden
------ şirketi bünyesinde yine davalının iş yerinde çalışmaya devam ettiği, dolaysıyla
sözleşmenin sona eriş tarihi olan 31.5.2013 tarihi itibariyle yukarıdaki davacı çalışanlarının doğmuş kıdem tazminatı alacakları bulunmadığı, dava doyasına celp edilen -----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen kararda da ;” Davacının tüm çalışanlarının davacıdan sonra güvenlik hizmeti vermeye devam eden ------şirketi bünyesinde yine davalının iş yerinde çalışmaya devam ettiği, İş Kanunun 6.maddesi gereği iş yeri devrinin iş akdinin feshi ve kıdem tazminatı alacağının doğumu için gerekçe olmaması ve iş akdinin kesintisiz devam etmesi nedeniyle kıdem tazminatı alacağının varlığından söz edilemeyecektir.” Tespitlerinde bulunulduğu,Davalı kayıtlarına göre, yukarıdaki davacı çalışanları olan -----22.6.2023,---- 23.10.2023 ve ----- 31.7.2023 tarihinde emekli olup ayrıldıklarından
emeklilik tarihleri itibariyle kıdem tazminatı hakları doğmuş olup, bu kişilerin emeklilik tarihleri16.6.2023 dava tarihinden sonra olduğundan ve kıdem tazminatı hakları 16.6.2023 dava tarihinden sonra doğmuş olacağından takdiri münhasıran Yüce Mahkemenize ait olmak üzere bu kişilerin 16.6.2023 dava tarihi itibariyle doğmuş kıdem tazminatı alacaklarının bulunmadığı,Sonuç olarak, takdiri münhasıran Yüce Mahkemenize ait olmak üzere davalınındavacıya kalan bakiye 268.550.- TL – 133.896.91 TL = 134.653.09 TL tutarındaki teminatı iade
etmesi gerektiği, bu kapsamda davacının davalıdan 134.653.09 TL alacaklı olduğu,
Davacının davalıya 27.3.2019 tarihinde yazılı olarak başvurarak 268.550.- TL
tutarındaki teminatın 3 gün içerisinde iadesi talebinde bulunduğu görülmekte olup, davalının herhangi bir iadede bulunmamış olması nedeniyle davalının verilen 3 günlük sürenin sonu olan 1.4.2019 (31.3.2019 Pazar olduğundan) tarihinde temerrüde düştüğü, davacının 134.653.09 TL tutarı 1.4.2019 tarihinden işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birliktedavalıdan talep edebileceği,
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
DELİLLER;
*Teknik bilirkişi raporu,
*Dosya kalirkişi raporu,
*Dosya kapsamı ve müzekkere cevapları,
İnceleme ve Gerekçesi:
Dava,
Alacak ( Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Dava dosyasına sunulan belgelere göre, davacı ile davalı arasında 78 Kişilik Özel
Güvenlik Hizmetine Ait 1.6.2011 Başlangıç 31.5.2013 Sona eriş tarihli 2 yıl süreli sözleşmenin,Teknik ve Hizmet İşleri Şartnamelerinin bulunduğu, bu sözleşme ve şartnamelere göre davalının davacıdan güvenlik hizmeti almış olduğu, taraflar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, davacı alt işverenin işçilerinin davalı asıl işverenin işyerinde çalıştığı, sözleşme kapsamında davacı davalıya 268.550.- TL bedelli teminat mektubu vermiş olup, davalı kayıtlarına göre davalının 31.12.2018 tarihinde 268.550.- TL bedelli teminat mektubunu nakde dönüştürdüğü ve bloke ettiği, davacının davalıya 27.3.2019 tarihinde yazılı olarak başvurarak 268.550.- TL
tutarındaki teminatın 3 gün içerisinde iadesi talebinde bulunduğu, davalının iadede
bulunmadığı, alt işveren davacının işçisi olup davalı asıl işveren kurumda çalışan -----davalının kayıtlarına göre emeklilik ve vefat nedeniyle işlerinden dava tarihinden önce ayrıldıkları ve bu kişilerin kıdem tazminatına dava tarihinden önce hak kazandıkları, bu kişiler davacı alt işverenin işçisi olduklarından bu kişilerin kıdem tazminatlarının ödenmesindeki asıl sorumluluğun davacı alt işvene ait olduğu,ancak bu kişilerin davacı alt işveren şirkette çalıştıkları sürelere tekabül eden toplam 133.896.91 TL tutarındaki kıdem tazminatının davalı asıl işveren ile davacı alt işverenin birlikte
sorumluluğu kapsamında davalı asıl işveren tarafından bu kişilere kıdem tazminatı olarak dava tarihinden önce toplam 133.896.91 TL ödenmiş olduğundan, davalı asıl işverenin davacı alt işverene rücu hakkının doğduğu, davalı asıl işveren tarafından davacı alt işveren çalışanları------ ile ilgili olarak ödenen toplam 133.896.91 TL kıdem
tazminatı tutarının, davacı alt işverene ait teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi sonucu davalı asıl işveren tarafından nezdinde blokeli olarak tutulan 268.550.- TL tutardan mahsup Edilebileceği, taraflar arasındaki sözleşme 31.5.2013 tarihinde son bulmasıyla davacı şirketin davalı şirkete ait işyerinden ayrıldığı, dosya kapsamına göre, bundan sonra -----isimli şirketin aynı hizmeti davalıya vermeyi devam ettirdiği, davacı şirketin çalışanı olan ----- davacıdan sonra güvenlik hizmeti vermeye devam eden
-----şirketi bünyesinde yine davalının iş yerinde çalışmaya devam ettiği, dolaysıyla
sözleşmenin sona eriş tarihi olan 31.5.2013 tarihi itibariyle yukarıdaki davacı çalışanlarının doğmuş kıdem tazminatı alacakları bulunmadığı, dava doyasına celp edilen----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyasından verilen ve kesinleşen kararda da ;” Davacının tüm çalışanlarının davacıdan sonra güvenlik hizmeti vermeye devam eden ----- şirketi bünyesinde yine davalının iş yerinde çalışmaya devam ettiği, İş Kanunun 6.maddesi gereği iş yeri devrinin iş akdinin feshi ve kıdem tazminatı alacağının doğumu için gerekçe olmaması ve iş akdinin kesintisiz devam etmesi nedeniyle kıdem tazminatı alacağının varlığından söz edilemeyeceği anlaşılmaktadır. Davalı kayıtlarına göre, davacı çalışanları olan ------22.6.2023,
----23.10.2023 ve ------ 31.7.2023 tarihinde emekli olup ayrıldıklarından
emeklilik tarihleri itibariyle kıdem tazminatı hakları doğmuş olup, bu kişilerin emeklilik tarihleri16.6.2023 dava tarihinden sonra olduğundan ve kıdem tazminatı hakları 16.6.2023 dava tarihinden sonra doğmuş olacağından bu kişilerin 16.6.2023 dava tarihi itibariyle doğmuş kıdem tazminatı alacaklarının bulunmadığı, bu nedenle
davalının davacıya kalan bakiye 268.550.- TL – 133.896.91 TL = 134.653.09 TL tutarındaki teminatı iade etmesi gerektiği, bu kapsamda davacının davalıdan 134.653.09 TL alacaklı olduğu kanaatine varıldığı 01.04.2019 tarihinden itibaren temerrüde düşürdüğü anlaşılmakla aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
H Ü K ÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
2-134.653,09- TL nin 01/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Karar tarihinde alınması gerekli 9.168,15-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.586,27-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 4.611,88-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan tebligat gideri, müzekkere gideri , bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3477,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 1.743,65-TL ile davacı tarafından dava açılışta yatırılan 4.791,67-TL harç giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 21.544,49-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 21.423,51-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 3.120,TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 1.564,39-TL'nin davalıdan, 1.555,61- TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
8-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!