T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/347
KARAR NO: 2024/338
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 18/05/2023
KARAR TARİHİ : 10/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, karşı taraf aleyhine başlatılan ----. İcra Müdürlüğü'nün------ Esas sayılı takip dosyasında; fatura ve cari hesap ekstresine göre bakiye alacağın borçlu firmadan faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş olup; karşı taraf, icra takibine, borca, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranlarına, ücreti vekalete, diğer tüm fer'ilerine ve sair hususlara haksız şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, dava konusu takibe konu borç, fatura kapsamında satın alınan mala ve bu kapsamda yapılan işe ilişkin ticari alacaktan kaynaklandığını, taraflarınca bilahare sunulacak olan faturalar, sevk irsaliyeleri ve cari hesap ekstresi birlikte incelendiğinde görüleceği üzere, davalının itirazı haksız ve kötüniyetli olup, yargılamayı sürüncemede bırakma amacına yönelik olduğunu beyan ederek Davanın kabulüne, davalının---- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, icra takibine ve borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalının en az %20 icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket, müşterilerinden aldığı siparişleri tamamlarken sipariş konusuna göre tedarikçi firmalardan da hizmet aldığını, davacı firma ise metal şekillendirme tedarikçisi olarak davalı şirket gibi firmalara hizmet verdiğini, bu kapsamda davalı şirket, dava dışı müşterisinden 2 adet ---- üretim siparişi almış ve sipariş konusu bombelerin üretimi için de davacı şirket ile anlaştığını, davalı şirket ile davacı şirket arasındaki anlaşmaya istinaden sipariş konusu bombelerin üretimini gerçekleştirmişse de bombelerin davalı şirkete tesliminden sonra gerçekleştirilen geniş kapsamlı test ve kontroller sonucunda sipariş konusu bombelerin üzerinde hatalı üretimden kaynaklanan ve onarılması mümkün olmayan çatlakların bulunduğu, yani sipariş konusunun siparişe uygun olarak üretilmediği tespit edildiğini, sipariş konusu bombelerdeki çatlakların tespit edilmesiyle birlikte bu konu davacı şirkete bildirilmiş, ancak davalı şirketin tüm iyi niyetli uyarılarına rağmen davacı şirketin söz konusu ayıbın giderilmesi için herhangi bir adım atmadığını, davalı şirketin müşterisinin verdiği siparişi yetiştirmek adına mecburiyet içerisinde başka bir firma ile anlaşarak tekrar bombe üretimi yaptırmak ve bu süreçte davacı sebebiyle ekstra birtakım maliyete katlanmak zorunda kalmış ve kendi müşterisi olan ana işveren firma da davacı şirketten kaynaklanan gecikme sebebiyle davalı şirket alacağından ceza bedeli kesintisi yapıldığını, davacı şirket'in üzerine düşen yükümlülükleri layığıyla yerine getirmemiş ve davacı şirketi zarara uğramasına sebebiyet vermiş olması sebebiyle davalından herhangi bir alacağı olmadığının sabit olduğunu beyan ederek davalı şirkete karşı ikame edilmiş olan işbu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali davasının davalı şirket yönünden tümüyle reddine, davacı tarafın işbu itirazın iptali davasında haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama masrafi ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur----- İcra Müdürlüğü'nün ------Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür." Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."
Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi ve nitelikli hesap alanında uzman (Borçlar-Ticaret Hukukçusu) alanında uzman bilirkişiler marifeti ile incelemesine karar verilmiş ve tarafların ticari defterleri incelenerek bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi venitelikli hesap alanında uzman (Borçlar-Ticaret Hukukçusu) alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Bilindiği üzere ---- Sıra Nolu VUK Genel Tebl li ----- döneminden itibaren elektronik belgelerin BA ve BS formu ile bildirim yükümlüğü kaldırıldığı, davacının bağlı ----- İhtisas Vergi Dairesi 20.12.2023 tarihli yazı cevabında davacının 2022 yılı BA ve BS formlarını gönderdiği, davacı şirketin 2022 yılı BS Formunda, davalı şirkete 19 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 700.012,30 TL tutarında fatura düzenlediği görüldüğü, davacı şirketin 2022 yılı BA Formunda, davalı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenmiş, herhangi bir fatura bulunmadığı görüldüğü, Davalının bağlı ---- Vergi Dairesi 20.12.2023 tarihli yazı cevabında davalının 2022 yılı BA ve BS formlarını gönderdiği, davalı şirketin 2022 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı şirkete 19 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 700.012,30 TL tutarında fatura düzenlediği görüldüğü, Davalı şirketin 2022 yılı BS Formunda, davacı şirkete düzenlenmiş, herhangi bir fatura bulunmadığı görüldüğü, mevzuata göre süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği kabul edilmekle birlikte, gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi ya da reddedilmeyerek, ticari defterlere işlenilmesi de sözleşmenin kurulduğuna, malın teslim edildiğine, hizmetin verildiğine karine sayılmış ve aksi iddianın ortaya konulması gerektiği belirtilmiştir." faturanın tebliğ edildiğine dair kayıtların ulaşılamaması halinde, bildirim alış formu ile faturaların vergi dairesine borçlu tarafından bildirilmesi durumunda fatura konusu mal veya hizmetin alacaklı tarafından borçluya teslim edildiği kabul edilmektedir.” hukukta açık olarak düzenlenmemekle birlikte, kanunda aranan şartların bulunması halinde, usulüne uygun olarak tutulan ticari defterler kesin delil mahiyetinde kabul edildiği, kanunda aranan şartlar ise, uyuşmazlığın her iki tarafının da defter tutma yükümlülüğüne tâbi olması ve uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir işlemden kaynaklanmasıdır.” ticari defter kayıtları, bu genel şartlar dışında, kanunda öngörülen ek şartların gerçekleşmesi halinde, kesin delil haricinde sahibi lehine de delil teşkil etmektedir." bunun için ise defterlerin kanuna uygun biçimde eksiksiz tutulması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması, defter kayıtlarının birbirini doğrulaması ve defter kayıtlarının, karşı tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerle ya da senet ve kesin delillerle aksinin ortaya konamamış olması gerektiği, niza konusu davada önem arz eden hususlardan biri de ödemezlik defi olduğu, Borçlar Kanununun 117. Maddesinde, muaccel bir borcun borçlusunun, alacaklının ihtarıyla, temerrüde düşeceği belirtilmiştir. Kanunda belirtilen muacceliyet ve ihtar şartı haricinde, borçlunun temerrüde düşebilmesi için, borcun ifa edilebilir nitelikte olması ve alacaklının bu ifanın gerçekleştirilmesi sırasında üzerine düşen görevleri yapması şartlarının da gerçekleşmesi gerekmektedir.” mevzuata göre muacceliyet anı gerçekleşmeden borçludan borcun ifası talep edilemez ve taraflarca başka türlü kararlaştırılmadıkça da borç doğumu anında muaccel olduğu, fakat TBK 97 kapsamında karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde borç muaccel olsa dahi alacaklı kendi edimini ifa etmeden veya ifasını önermedikçe, borçlu borcunu ifa etmek zorunda olmadığı da belirtildiği, bu bakımdan borçlunun TBK m. 97'ye göre, edimi ifadan kaçınma hakkı varsa ve bu hakka dayanarak ödemezlik def'ini ileri sürerse; borçlunun ifadan kaçınması borca aykırılık teşkil etmeyeceğinden borçlu temerrüde düşmeyeceği kabul edilmektedir.” nitelik bakımından gereği gibi ifa edilmemenin en önemli türlerinden birisi ayıptan doğan sorumluluk, ayıptan doğan sorumluluğun söz konusu olduğu durumda, genel olarak, gereği gibi ifa edilmeme şartı da gerçekleştiğinden, bildirim süresi içinde alıcının ayıp ihbarında bulunması durumunda genel talep süresi geçse bile alıcının defi hakkı 231. Madde ile saklı tutulduğu, yine bu kapsamda değilse dahi satıcının bildiği ayıplar söz konusuysa, ihbar olmasa dahi bu defiinin ileri sürülmesi mümkün olduğu, davacı şirketin ibraz ettiği, 2022 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, davalı şirketin ibraz ettiği, 2022 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66,V.U.K. m.220- 226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu, alacak miktarı bakımından, davacı ile davalı ticari defterlerinin 31.03.2022 tarih ----- numaralı, 41.240,46 USD bedelli faturanın ters kaydı haricinde birbiri ile uyumlu olduğu, davalının bu faturadaki satılan mallar ile ilgili davacıya yapmış olduğu bir ayıp ihbarına, ya da bu malların ayıplı olduğuna dair dosya içerisinde bir evraka rastlanmadığı, mevcut durumda, tarafların ticari defter ve kayıtları nazara alındığında, davacının davalıdan, takip tarihi itibarıyla 80.888,99 TL ve 32.784,46 USD alacaklı olduğu, taraflar tacir olduğundan, takip tarihinden itibaren TL alacağa ticari avans faizi USD alacağa ise Devlet Bankalarının 1 yıllık USD mevduatlara uyguladığı en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işleyeceği bildirilmiştir.
Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin ticari işten kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, tarafların ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, ticari defterlerin usulünce tutulmuş olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince ticari defterlerin delil niteliğinde olduğu, alacak miktarı bakımından davacı ile davalı ticari defterlerinin 31.03.2022 tarih ------- numaralı, 41.240,46 USD bedelli faturanın davalı atarfından ters kaydı haricinde birbiri ile uyumlu olduğu, tarafların BA-BS formlarının birbirini doğrular nitelikte olduğu, dolayısıyla ticari defterlerden takip tarihi itibarıyla 80.888,99 TL ve 32.784,46 USD alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davalının davaya konu faturadaki satılan mallar ile ilgili davacıya yapmış olduğu bir ayıp ihbarına, ya da bu malların ayıplı olduğuna dair bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu hususta tanık dinletilmesi talebinin davanın miktarı itibariyle yerinde olmadığı, sadece tanık beyanlarıyla davacı tarafından davalıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu hususunun ispata kavuşamayacağı, açıklanan gerekçelerle tarafların ticari defter ve kayıtları ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 80.888,99 TL ve 32.784,46 USD alacaklı olduğu alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULü ,ile,
2----- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 32.784,46 USD üzerinden ve 80.888,99 TL üzerinden, USD alacağa takip tarihinden itibaren kamu bankalarınca USD cinsi mevduat hesabına uygulanan yıllık en yüksek faiz ile birlikte, TL alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte DEVAMINA,
3-Asıl alacak olan 80.888,99 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Asıl alacak olan 32.784,46 USD üzerinden takip tarihindeki kur ile hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Dava tarihindeki kur dikkate alınarak hesaplanan karar ve ilâm harcı olan 49.859,47-TL harçtan peşin alınan 12.466,94-TL harcın mahsubu ile bakiye 37.392,53-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
7-Davacı vekille temsil olunmakla dava tarihindeki kur üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 108.186,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davacı tarafça yapılan 6.550,00 TL yargılama gideri ve 12.466,94 TL peşin harç toplamı 19.016,94TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
10-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!