T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/196
KARAR NO : 2024/362
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/03/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile aralarında sözleşme olduğunu, sözleşmeye bağlı olarak davalının elektrik kullanmış olduğunu, davalının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranmış olduğunu, buna rağmen sözleşmedeki ceza koşulunun ödememiş olduğunu, taraflar arasında 26.3.2021 tarihinde elektrik satış sözleşmesi imzalanmış olduğunu, sözleşmenin sona erme tarihinin 1.5.2023 olduğunu, davalının bu tarihten önce 18.7.2022 tarihinde bildirimsiz şekilde tahliye yoluyla sözleşmeyi sona erdirmiş olduğunu, sözleşmenin 9.3. maddesine göre bu durumda ceza koşulu ödenmesi gerektiğinin düzenlenmiş olduğunu, davalının son iki yıldaki en yüksek bedelli iki aylık faturalar toplamını ceza koşulu olarak ödemek zorunda olduğunu, davalıya söz konusu faturanın gönderilmiş olduğunu, ancak davalının faturaya iade ettiğini, davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini beyanla takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından sözleşmenin usule uygun şekilde feshedildiğini, zira güvence bedelinin ve teminat senedinin iade alındığını, sözleşme tarihinin 26.3.2021 olduğunu, teminat mektubunun davacıya 26.4.2021 tarihinde teslim edildiğini, davacı tarafından yeni bir teminat istenmeksizin teminat mektubunun 30.5.2022 tarihinde iade edildiğini, yasal zorunluluk nedeniyle davacıdan elektrik alımının sonlandırıldığını, davacının bu durumdan haberdar olduğunu, şantiyedeki inşaatın tamamlandığını ve iskan alındığını, bu nedenle kat maliklerinin bireysel ihtiyacına göre elektrik alımının zorunlu hale geldiğini, iskanın alınması ile ----başvuru yapıldığını, davacıya ait sayacın söküldüğünü ve her bağımsız bölüm için yeni sayaçlar takıldığını, bu durumun taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşıldığını, bireysel aboneliğe geçilmesi zorunluluğu nedeniyle sözleşmenin erken feshi iddiasının dinlenmesinin mümkün olmadığını, bu aşamadan sonra bağımsız bölüm maliklerinin şantiye tarifesi üzerinden bireysel kullanımı mümkün olmayan şekilde elektrik almasının mümkün olmadığını, davacı talebinin bir an için kabul edilebilir olduğu varsayımında dahi takip öncesi faiz, takip türü ve takip sonrası faiz isteminin hatalı olduğunu, ceza koşulu isteminden kaynaklanan faturaya sözleşmedeki %5 faizin uygulanmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasında düzenlenen 26/03/2021 tarihli "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi"nin davalı tarafından feshin haksız olup olmadığı, sözleşmeye göre davacının fesihten dolayı cezai şart talep etme hakkının bulunup bulunmadığı, bunlara bağlı olarak davacı tarafça başlatılan Merkezi Takip Sistemi'nin ---- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali şartları ve icra inkar tazminatı talep şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu tespit edildi.Mahkememiz dosyasının 25/10/2023 tarihli ön inceleme duruşmasına tespit edilen uyuşmazlık noktalarında inceleme yapmak suretiyle rapor alınmak üzere 1 elektrik mühendisi ve 1 mali müşavir bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, 09/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Taraflar arasındaki sözleşme tarihinin 26.3.2021 olduğu, sözleşmenin bitimine 60 gün kala taraflarca sözleşmenin sona ereceği yönünde bildirim yapılmamış olduğundan sözleşmenin 26.3.2023 tarihine kadar ikinci oniki aylık süre kadar uzamış olduğu, yapı kullanma izin belgesinin tarihinin 13.4.2022 olduğu, davalının 2022 yılı başında davacıdan ne kadar süreyle elektirik satın almak zorunda olduğunu hesap edebileceği, ancak uzama süresine 60 gün kala davalının bildirim yapmadığı, bu nedenle sözleşmenin bir yıl daha uzadığı, davalının Temmuz 2022’de ---- başvurusu sonrası dava dışı ---- davacıya bildirim yapmış olduğu, davacı tarafın durumu davalıya sormuş olduğu, davalının da sözleşmeyi sona erdirme anlamına gelen iradeyi ortaya koyduğu ve taraflar arasındaki sözleşmenin ikale ile sona ermiş olduğu, sözleşmede ceza koşulunun davalı tarafından verilen teminat mektubunun gelir kaydedilmesi ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının davacıya vermiş olduğu teminat mektubunun süresinin 26.4.2022 tarihinde sona ermiş olduğu, teminat mektubunun davacı tarafından davalıya iade edilmiş olduğu ve davacı tarafın bu tarihte davalıdan başkaca teminat talep etmediği, bu durumun taraflar arasındaki sözleşmenin ikale ile sona ermiş olduğunu destekler nitelikte olduğu, nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere Sayın Mahkemece sözleşmenin taraf iradeleri yoluyla sona ermediği ve fakat davalı tarafından haksız fesih yoluyla sona erdiği kabul edilecek olursa davacının davalıdan ceza koşulu talep edebileceği..." şeklinde rapor düzenlendiği görüldü.Taraflar arasında 26.3.2021 tarihli “Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi” başlıklı sözleşme imzalandığı, bu sözleşme incelendiğinde; davacının satıcı, davalının alıcı, sözleşmenin 12 aylık olduğu, sözleşmenin sona erme tarihinden 60 gün önce feshedilmediği sürece bir yıl kendiliğinden uzayacağının kararlaştırıldığı, yine Sözleşmenin 9.3. maddesinde sözleşmenin alıcı tarafından süresinden önce feshi halinde alıcının son bir yıl içindeki faturalardan en yüksek bedelli olan iki aylık fatura bedelinin toplamını ceza koşulu olarak ödemek zorunda olduğu, Sözleşmenin 9.4. maddesinde tarafların anlaşması ile sözleşmenin süresinden önce sona erdirilmesinin mümkün olduğunun düzenlendiği, sözleşmenin 26.3.2021 tarihli olduğu ve on iki ayın sonunda 26.3.2022 tarihinde bir yıl daha uzadığının uyuşmazlık konusu olmadığı, ancak davacı tarafın uzayan ikinci yılında sözleşmenin davalı tarafından süresinden önce sona erdirilmiş olduğu, bu nedene davalının sözleşmenin 9.3. maddesindeki ceza koşulunu ödemek borcu altında olduğunu, davalı tarafın ise, taşınmazdaki inşaatın sona erdiğini, iskân ruhsatının alındığını, bu nedenle elektriğin bireysel abonelikle alınmasının zorunlu hale geldiğini ileri sürdüğü görülmektedir.
Davalı tarafından sunulan e-posta yazışmaları incelendiğinde davacı tarafın 19.7.2022 tarihinde davalıya “Merhaba, … nolu sayacınız için bağlı bulunduğunuz görevli dağıtım şirketi (----) tarafından talebiniz doğrultusunda tahliye bilginiz tarafımıza ulaşmıştır. Tarafımızca tahliyenin iptali doğrultusunda işlem başlatmamızı istiyorsanız bu maille tahliyeniz olmadığına dair yanıt vermenizi, varsa da detaylı bilgi vermenizi rica ederiz.” yazmış olduğu, davalının 20.7.2022 tarihinde davacıya “Merhaba ---- Hanım, tahliye talebi tarafımızca yapılmıştır, gereği hakkında yardımlarınızı rica ederim.” şeklinde yazışmaların olduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki sözleşmede ceza koşulunun davalı tarafından verilen teminat mektubunun gelir kaydedilmesi ile ödeneceği, teminat mektubunun tutarı karşılamaması halinde yasal yollara başvurulacağı, davalının davacıya vermiş olduğu teminat mektubunun süresinin 26.4.2022 tarihinde sona erdiği, teminat mektubunun davacı tarafından iade edildiği ve davacı taraf bu tarihte davalıdan başkaca bir teminat talep edilmediği, öte yandan dosyada mübrez ---- Belediyesi Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün yazısından anlaşıldığı üzere davalının inşaat yaptığı (---- İlçesi ---- Mahallesi 2342 ada 14 parsel) ve bu sırada elektriği davacıdan satın aldığı taşınmazda 13.4.2022 tarihi itibari ile yapı kullanma izin belgesi düzenlendiği-----Elektirik Hukuk Müdürlüğünün yazısına göre söz konusu taşınmazda ----- Yönetimi adına 8 adet abonelik bulunmakta olup hesaplarının tamamının aktif olduğu, yapı kullanma izin belgesinin tarihinin, sözleşmenin yenilenmesinden sonra 13.4.2022 olduğu, davalının 2022 yılı başında davacıdan ne kadar süreyle elektirik satın almak zorunda olduğunu kesin olarak hesap etmesinin beklenemeyeceği, zira yapı kullanım izin belgesinin her zaman belirlenen tarihte alınmasının mümkün olmadığı, bu alanda gecikmelerin sıklıkla yaşandığı, davalının Temmuz 2022’de------ başvurusu sonrası, yukarıda e posta yazışma- larında açıklandığı üzere dava dışı ---- davacıya tahliye bildirimi yaptığı, davacı tarafın da durumu davalıya sorduğu, davalının da sözleşmeyi sona erdirme anlamına gelen tahliye iradesini bildirdiği, davacı tarafça teminat mektubunun iade edilip yeniden teminat talep edilmemesi birlikte değerlendirildiğinde, bu iradenin davacı tarafından iskân alındığının bilindiği ve sözleşmenin devam etmeyeceğinin bilinmesi ve kabulü olarak nitelendirilmesi gerektiği, kaldıki şantiyedeki inşaatın tamamlanıp iskan alınmasından sonra, kat maliklerinin bireysel ihtiyacına göre elektrik alımının zorunlu hale geldiği, iskanın alınması ile zorunlu olarak ----başvuru yapıldığı, davacıya ait sayacın söküldüğü ve her bağımsız bölüm için yeni sayaçlar takıldığı, bu durumun taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşıldığı, bireysel aboneliğe geçilmesi zorunluluğunun söz konusu olduğu, bu aşamadan sonra bağımsız bölüm maliklerinin şantiye tarifesi üzerinden bireysel kullanımı mümkün olmayan şekilde elektrik almasının mümkün olmadığı, bu aşamadan sonra sözleşmenin devamının davalı taraftan beklenmesinin iyi niyetli sayılamayacağı kanaatine varılmakla haklı olmayan davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Kanıtlanamayan davanın REDDİNE,
2-Davalı vekilinin şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 13.555,24 TL harçtan mahsubu ile artan bakiye 13.127,64 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatırana iadesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 117.124,71 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!