T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/232 Esas
KARAR NO: 2024/559
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/04/2022
KARAR TARİHİ: 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin davaya konu -----üzerinde monte edilmiş bulunan ------ makinesini ilk başta sözleşme yoluyla kiraya verme suretiyle daha sonra makinenin satışını tekrardan sözleşme yapma suretiyle satışının gerçekleştirildiğini, davalı yanın bulunan sözleşmelere aykırı davranarak müvekkili şirkete ne kira alacağını ne de söz konusu makinenin satışından kaynaklanan alacaklarını teslim ettiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı olarak yapması gereken edimin ifasını yerine getirdiğini makinenin teslimini sağladığını ve davalı şirketin tasarrufuna verdiğini, fakat davalı şirketin 19/03/2021 tarihinde sözleşmeden kaynaklı olarak para borcu edimini yerine getirmeyerek borcunu ifa etmediğini ve bu durumdan kaynaklı olarak temerrüte düştüğünü belirterek hesaplanan nedenlerle sözleşmeden doğan alacağının ödeme yapılacak gündeki mevcut kur fiyatları üzerinden 48.000 EURO'luk ediminin fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile şimdilik 70.000 TL'nin temerrüt tarihi olan 19/03/2021'den itibaren işletilecek en yüksek ticari yasal faizi uygulanarak müvekkiline ödenmesine, şimdilik 20.000 TL manevi 10.000 TL maddi tazminatın müvekkili şirkete ödenmesine, makinenin iadesini ve müvekkili şirketin söz konusu satıştan kaynaklı zararlarına ilişkin şimdilik 10.000 TL'nin müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı tarafın, dava konusu iş makinesini ---- bedelli fatura karşılığında satın aldığını, müvekkili şirketin işbu satın alma ve fatura karşılığında, davacı tarafa ------- ödediğini, ayrıca davacı tarafın, işbu satış bedeli karşılığında, müvekkilinden kendisinin vergi ve ------borcu karşılığı yapmış olduğu yapılandırmalarını ödemesini talep ettiğini ve bu ödemeleri satış bedelinden mahsup edeceğini içeren yazılı bir talimat verdiğini, müvekkili şirketin, bu talimat uyarınca satış bedelinden mahsup edilmek üzere davacı tarafın vergi ve --- borcu yapılandırma taksitlerini ödediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Dava; Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasında düzenlenen ve dava konusu iş makinesine ilişkin satış sözleşmesinin geçerliği ve daha öncesinde taraflar arasında yapılmış bir kira sözleşmesi bulunup bulunmadığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin iddia konusu satış ya da kira sözleşmesi çerçevesinde hangi sözleşme kapsamında yapıldığı, yapılan ödemelerin miktarı, sözleşmesel edimlerinin taraflarca yerine getirilip getirilmediği, davacının uğramış olduğu menfi ve müspet zararın olup olmadığı varsa zararın miktarı ile davalının kalan borcu, ayrıca dava konusu kiralanan iş makinesinin de iadesi şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edildi.Mahkememiz dosyasının 23/11/2022 tarihli duruşma tutanağının 5 no'lu ara kararı uyarınca uyuşmazlık noktalarında inceleme yapılmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup, 24/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacının 2021 yılı dava dosyasına sunduğu ticari defterlerin tasdikleri ------makamınca ilk işe başlama “onay tipi” ile tastik ettirilmiş olup şirket ------beri faaldir. 2021 yılı ticari defter ve belgeleri muhasebe standartlarına uygunluğu tespit edilmemiş olup defterlerin tasdikleri TTK 64,66 VUK 220-226 maddeleri uyarınca usulüne uygun yapılmamıştır. Kayıt nizamının VUK 215-219 muhasebe sistem uygulama ve genel tebliğ hükümlerince ve usulüne uygun birbirini tamamlamadığı tespit edilmiştir. Davacının ticari defter ve belgelerinin HMK 222/2'ye göre delil niteliği taşımadığı tespit edilmiştir. Ticari defter ve belgeler ile muhasebe kayıtları kurmaca ve yanıltıcıdır. Davacının henüz çekleri tahsil etmediği ve davalıdan alacağının defter kayıtlarında 90.422,88 TL olduğu ancak bu rakamın da kurmaca (fiktif) olduğu tespit edilmiştir. Davacının açılış ve kapanış kayıtlarının yılsonu itibariyle birbirini tutmadığı, 16 Ağustos 2021 tarihinde açılış tasdik ettirilen ticari defterlere 01.01.2021 tarihinde yapılan açılış kaydında yer alan hesapların dayanağı ticari defter ve belgeler ibraz edilmemiştir. Kapanış kaydında davalıdan ikinci bir kapanıç kaydında 81.372,88 TL alacak kaydı muhasebe işlem ve kayıt düzenine aykırıdır. Davalıya bankadan ödeme gibi kayıt yapılmış olup bu kayıt yanlıştır. Takdiri Sayın mahkemeye ait olmak üzere davacı defter kayıt ve belgelerinin delil niteliği taşımadığı, sadece bu davaya dayanak teşkil etmek üzere düzenlendiği tespit edilmiştir. Davalının ticari defter ve kayıtlarında davacıya herhangi bir borcunun olmadığı tespit edilmiştir. Davalının ticari defter kayıt ve belgelerinin HMK 222/2'ye göre lehine delil teşkil ettiği tespit edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmalarında davalının ticari defter kayıt ve belgelerinin esas alınması gerektiğini, takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu tespit ve görüşlerimizi saygılarımızla arz ederiz..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizin 15/03/2023 tarihli duruşma tutanağının 2 no'lu ara kararı uyarınca dosyada mevcut bilirkişi raporunun yeterli olmadığı, uyuşmazlığı çözecek yeterliliğe sahip olmadığı anlaşıldığından heyetten ek rapor alınmasının hukuki yarar sağlamayacağı anlaşıldığından davacı vekilinin itirazları ile taraf vekillerinin beyanları ve sundukları deliller de dikkate alınarak ön incelemede belirlenen hususlar çerçevesinde davacı tarafın yeni bir heyetten rapor alınması talebinin kabulü ile dosyanın, satış ve kira sözleşmesinin geçerliliği, kira ve satış sözleşmeleri kapsamında alacağı bulunup bulunmadığı, varsa alacak miktarı ve tespitine yönelik inceleme yapılması için bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiş olup, 01/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Raporumuzun yukarıdaki bölümlerinde gösterilen incelemelerimiz sonucunda, davaya konu satış işleminden kaynaklı davacı alacağı taraf kanuni defterlerinde incelenmesinden, davacının 2021 yılı dava dosyasına sunduğu ticari defterlerin tasdikleri 16 Ağustos 2021 yılında --------------makamınca ilk işe başlama “onay tipi” ile tasdik ettirilmiş iken şirketin ise daha eski tarihlerden beri faal olduğu, kanuni defterlerin tasdiklerinin TTK 64,66 VUK 220-226 maddeleri uyarınca usulüne uygun görülmediği, karşı tarafın sunduğu ödeme belgelerinin ve banka kayıtlarının şirket kanuni defter kayıtlarında olmaması nedeniyle, defter ve belgelerin muhasebe standartlarına uygunluğunda sorunlu olduğu kanaatinin oluştuğu, kayıt nizamının VUK 215-219 muhasebe sistem uygulama ve genel tebliğ hükümlerince ve usulüne uygun biri birini teyit eden yapıda bulunmadığı, buna karşılık davalı yan defterlerinin süresi içerisinde yasal tasdiklerinin yapıldığı ve kayıt nizamının genel esaslarına uyulmuş olmakla sahibi lehine delil kudretine haiz olarak değerlendirilebileceği, davaya konu uyuşmazlığın anlatılan ifadeye uygun olarak kayıtlara alındığı, yapılan ödemelerin ödeme belgelerinin sunulduğu, kanuni defter kayıtlarına göre; davacı satıcı adına bir borcun bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasının ise sözleşmesel olarak çözümlenebileceği, çünkü bu sözleşme esasına göre davalı /alıcı/kiracının ödemesi gereken tutarların anlaşılabileceği, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesine göre belirlenen 495.600,00 TL tutarın tamamının ödendiğinin tespit edildiği, öte yandan taraflar arasında akdedilen araç kira sözleşmesine göre ödenmesi gereken 517.500,00 TL tutarın sadece 87.320,00 TL sinin ödendiği, davalının tüm dosya kapsamında sözleşmelerden kaynaklı 604.820,00 TL + KDV borcu kaldığı, makinenin bedelinin Euro bazında dönüşümü yapıldığında, son ödeme tarihi olan---------kaldığı, Sayın Mahkemenin Euro bedeli veya TL bedeli karşılığından herhangi birini tercih edebileceği, fakat makinenin ödemelerinin zamanında yapılmaması ve makinenin rayiç bedelinin Euro bazlı olduğu dikkate alındığında, Euro olarak kabul edilmesinin daha uygun olacağı, Sayın Mahkemeye sunulan önceki Bilirkişi Raporunda sözleşme incelemesinin yapılmamasından kaynaklı olarak borç/alacak durumunun hatalı değerlendirildiği..." şeklinde rapor düzenlendiği görüldü.Mahkememizin 08/11/2023 tarihli duruşma tutanağının 2 no'lu ara kararı uyarınca dosyanın rapor sunan bilirkişi heyetine tevdi ile, taraf vekillerinin (özellikle kira sözleşmesi ile satış sözleşmesi yönünden) rapora itirazlarını ayrıntılı bir şekilde karşılayacak mahiyette ek rapor oluşturulmasına karar verilmiş olup, 15/01/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "..Raporumuzun yukarıdaki bölümlerinde gösterilen incelemelerimiz sonucunda, davaya konu satış işleminden kaynaklı davacı alacağı taraf kanuni defterlerinde incelenmesinden, Kök raporda tespit edilen hususlarda değişiklik yapacak nitelikte bilgi ve belgeye rastlanmadığı görüş ve kanaati ile; Davacının 2021 yılı dava dosyasına sunduğu ticari defterlerin tasdikleri 16 Ağustos 2021 yılında-------- makamınca ilk işe başlama “onay tipi” ile tasdik ettirilmiş iken şirketin ise daha eski tarihlerden beri faal olduğu, kanuni defterlerin tasdiklerinin TTK 64,66 VUK 220-226 maddeleri uyarınca usulüne uygun görülmediği, karşı tarafın sunduğu ödeme belgelerinin ve banka kayıtlarının şirket kanuni defter kayıtlarında olmaması nedeniyle, defter ve belgelerin muhasebe standartlarına uygunluğunda sorunlu olduğu kanaatinin oluştuğu, kayıt nizamının VUK 215-219 muhasebe sistem uygulama ve genel tebliğ hükümlerince ve usulüne uygun biri birini teyit eden yapıda bulunmadığı, buna karşılık davalı yan defterlerinin süresi içerisinde yasal tasdiklerinin yapıldığı ve kayıt nizamının genel esaslarına uyulmuş olmakla sahibi lehine delil kudretine haiz olarak değerlendirilebileceği, davaya konu uyuşmazlığın anlatılan ifadeye uygun olarak kayıtlara alındığı, yapılan ödemelerin ödeme belgelerinin sunulduğu, kanuni defter kayıtlarına göre; davacı satıcı adına bir borcun bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasının ise sözleşmesel olarak çözümlenebileceği, çünkü bu sözleşme esasına göre davalı /alıcı/kiracının ödemesi gereken tutarların anlaşılabileceği, Ek incelemede talep edilen; Kira sözleşmesi ve satış sözleşmesi bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılarak kök raporda belirtilen sonuç ve kanaatlere ulaşıldığı taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesine göre belirlenen 495.600,00 TL tutarın tamamının ödendiğinin tespit edildiği, öte yandan taraflar arasında akdedilen araç kira sözleşmesine göre ödenmesi gereken 517.500,00 TL tutarın sadece 87.320,00 TL sinin ödendiği, davalının tüm dosya kapsamında sözleşmelerden kaynaklı 604.820,00 TL+KDV borcu kaldığı, makinenin bedelinin Euro bazında dönüşümü yapıldığında, son ödeme tarihi olan ---------borcu kaldığı, Sayın Mahkemenin Euro bedeli veya TL bedeli karşılığından herhangi birini tercih edebileceği, fakat makinenin ödemelerinin zamanında yapılmaması ve makinenin rayiç bedelinin Euro bazlı olduğu dikkate alındığında, Euro olarak kabul edilmesinin daha uygun olacağı, Sayın Mahkemeye sunulan önceki Bilirkişi Raporunda sözleşme incelemesinin yapılmamasından kaynaklı olarak borç alacak durumunun hatalı değerlendirildiği..." şeklinde rapor düzenlendiği görüldü.Dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı vekilince davacının davalıyla aralarında var olduğunu iddia ettiği kira sözleşmesini inkar etmişse de, davalı ticari defterlerinde 2019 dönemi incelemesinde davacıya kira ödemeleri yaptığının tespit edildiği, yukarıda da açıklandığı üzere davalının yaptığı 495.000,00 TL ödemenin kira sözleşmesine mi ilişkin olduğu, yoksa dava konusu aracın satım bedeli mi olduğunun uyuşmazlığın ana unsuru olduğu, taraflar arasında 19/03/2021 tarihli araç satım sözleşmesi yapıldığı, sözleşme bedelinin KDV dahil 495.000,00 TL olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davalıya ait ticari defterlerin sahibi lehine delil kudretine haiz olarak değerlendirilebileceği, davaya konu uyuşmazlığın anlatılan ifadeye uygun olarak kayıtlara alındığı, davacıya yapılan ödemelerin ödeme belgelerinin sunulduğu, kanuni defter kayıtlarına göre; davacı satıcı adına bir borcun bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesine göre belirlenen 495.600,00 TL tutarın tamamının ödendiğinin tespit edildiği, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve sahibi lehine delil teşkil etmediği, dosyaya sunulan davacı imzasını havi ve inkar edilmeyen 30.08.2021 tarihli fatura,31.03.2021 tarihli davalıya hitaben yazılan davacı imzasını havi yazı, davalı tarafından satım sözleşmesi akabinde yapılan ödemelere ilişkin sunulan dekont ve çekler birlikte değerlendirildiğinde ödemelerin satış sözleşmesine binaen yapıldığının açık olduğu, her ne kadar davacı vekili, TBK 102 maddesi gereğince ödemelerin muaccel olan borca yapılmış olarak kabulü gerektiği ileri sürülmüşse de, TBK 102.maddesine gör ancak ödemenin hangi borca karşılık yapılmış olduğunun anlaşılamaması halinde devreye gireceği, somut olayda yapılan ödemeye ilişkin bir belirsizliğin söz konusu olmadığı ve TBK 102.maddesinin burada uygulama alanının bulunmadığı, sonuç olarak davacının davasını kanıtlayamadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kanıtlanamayan davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.878,53 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 1.450,93 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,
3-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Artan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara ödenmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; Taraf vekillerinin ve davacı asilin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!