T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/102
KARAR NO : 2024/188
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2023
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı şirketin özel güvenlik hizmeti verdiğini, davalı site yönetiminin ise davacıdan özel güvenlik hizmeti aldığını, davacı şirketin davalı site yönetimine sağlamış olduğu güvenlik hizmeti neticesinde alacakları doğduğunu ancak davalı yanın, davacının faturaya konu alacaklarını ödemediğini, bunun üzerine davacının davalıdan olan alacağının tahsili zımnında -----İcra İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itirazda bulunduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davanın kabulü ile itirazın iptaline, 79.828,77 TL alacak üzerinden takibin ticari avans faiziyle birlikte devamına, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle takip durmuş olduğundan alacağın %20’sinden az olmayacak şekilde davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili olan davalının kendisinden güvenlik hizmeti aldığını ve faturasına karşı olan alacaklarını ödemediğini bildirdiğini ve ----İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını ve haksız bir şekilde takibe itiraz edildiğini ve Arabuluculuk Bürosunun ----- Büro numaralı dosyasından arabulucuk safhasında uzlaşılamadığını ve davaya konu alacağının fatura, ticari defter ve her türlü delil ile sabit olduğunu ifade ettiğini, davacının. alacaklı olduğunun belli olmadığını, alacağı ispatlayabilecek ne bir fatura, ne bir defter görüntüsü ve de ne bir muhasebe özet belgesi sunulmadığını, herhangi bir temerrüt ihtarnamesi de tebliğ edilmediğini savunarak, fazlaya dair her türlü mukabil hakları mahfuz kalmak kayıt ve şartı ile haksız ve mesnetsiz davanın reddine, muhakeme harç ve masrafları ile avukatlık vekalet ücretinin ve % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İtirazın iptaline ilişkindir. ----İcra Dairesinin -----Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir.Mahkememizin 24/10/2023 tarihli celse ara kararı ile HMK m.222 kapsamında taraflara 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defter ve kayıtları sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilerek SMMM bilirkişi tarafından rapor tanzim edilmesine karar verilmiştir. Tanzim edilen 23/01/2024 tarihli raporda özetle; ''Davacı Şirketin 79.828,77 TL asıl alacak talebi üzerinden harçlandırmak suretiyle İtirazın İptali istemi ile Davalı Site Yönetimi aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında; Davalı Site Yönetiminin, Davacı Şirketten Yazılı Sözleşmeye dayalı Güvenlik Hizmet Alımı sağladıkları,----- Nolu, “2020 Kasım Aralık Ayı Farkı”, 22.470,02 TL Tutarlı Faturanın 17.500.-TU lık kısmının kabul edilerek ödenmiş olduğunu, kalan Kasım ve Aralık /2020 Farkı olarak talep konusu yapılmış KDV 4.970,02 TL lık kısmının ise kabul edilmeyerek ödenmemiş ve devamı aylarda da 17.500.-TL ücret ödemesinin sürdürülmüş olduğu, kabul edilmeyen 4.970,20 TL' lık kısma ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olabileceği, Davacı Şirketin Takip Talebine konu yaptığı ----- Nolu, 17.500,00 TL ve ------Nolu, 17.499,40 TL Tutarlı 2 Faturadan kaynaklı olarak Davalı Site Yönetiminden 34.999,40 TL Asıl Alacak talep etmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Davacı Şirketçe Davalı Site Yönetimi adına düzenlenen, ancak davalı site Yönetimince nedenleri açıklanmak suretiyle Yasal Süresinde Noterlik Aracılığıyla Davacı Şirkete iade edilen, Takip dayanağı -----Nolu, 22.359,35 TL Tutarlı Faturaya ilişkin takdirin Sayın Mahkemeye ait olabileceği sonuç ve kanaatlerine varıldığı...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı itiraz dilekçesi sunulmuştur.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5. maddesinde Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi Mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.İddia, savunma ve celp edilen deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafından her ne kadar davalı tarafa özel güvenlik hizmeti verdiği iddiası ile hizmet bedelinden doğan faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemiyle huzurdaki dava açılmış ise de davalı Site Yönetiminin tacir sıfatı bulunmadığı, davaya konu hizmetin Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri kapsamında yönetilen siteye verildiğinin iddia edilmesi karşısında uyuşmazlığın ticari dava olmayıp Mahkememiz görevli olmadığı, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)6100 Sayılı HMK m.114/c ve m.115/2 gereği göreve yönelik dava şartı yokluğundan davanın USÛLDEN REDDİNE,
2-)Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Görevli Mahkemenin ----Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
3-)6100 Sayılı HMK m.21 kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-) 6100 Sayılı HMK m.331/2 uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -----Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!