T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/740
KARAR NO : 2024/189
DAVA : Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ : 03/10/2022
KARAR TARİHİ : 12/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı şirket ile dava dışı ------ adresindeki ------ numaralı tesisat için elektrik perakende satış sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin abonesi dava dışı -----Tarafından ---- numaralı abonelik sözleşmesine ait fatura borçlarının ödenmediğini, ilgili adreste elektrik kesintisi yapılmak üzereyken aynı adres için davalı----- adına borçlu şirketle bağımsız şirketler oldukları iddiasıyla borçtan muaf sözleşme yapılması talebinde bulunulduğunu, söz konusu talep üzerine tüketicinin beyanıyla bağlılık ilkesi gereği -----numaralı tesisat için elektrik perakende satış sözleşmesi imzalandığını ancak sözleşmenin imzalanmasından sonra davacı şirket tarafından yapılan araştırmalar sonucu davalı şirketin yetkilisinin ve ortağının ----- isimli şahıs olduğu ve dava dışı -----yetkilisinin ve ortağının------ isimli şahıs olduğu, davalının kira sözleşmesinde kiraya veren olarak -----gözüktüğü; ------ kira sözleşmesinde mülk sahibi olarak ----- ismi geçtiği ancak ---- numaralı tesisatta ----- isimli şahsın borçlu gözüktüğü (bu sebeple kira sözleşmelerinin de sahte olabileceği ihtimali söz konusudur) ve davalı şirket ile ------ muhasebecilerinin aynı olup "----- isimli şahıs olduğunun tespit edildiğini, davalı şirketin borçlu ------. ile birlikte hareket ettiği, ------ ait borcu ödememe amacıyla gerçek iradesini gizlemek suretiyle davacı şirkete perakende satış sözleşmesi başvurusunda bulunduğunun yapılan incelemeler neticesinde tespit edildiğini, davacı şirketin perakende satış sözleşmesinin imzalanması esnasında mevzuat hükümleri gereğince tüketicinin beyanı ile bağlı olduğunu, dava dışı borçlu şirket ile davalı arasında organik bağ bulunduğunu, davalı tarafça önlem alınması ve muvazaalı işleme uygun olarak iş yerinin düzenlenmesi ihtimaline binaen davalı tarafa tebligat yapılmaksızın HMK 400 ve devamı hükümleri gereğince delil tespiti yoluyla keşif gerçekleştirilmesi gerektiğini, dürüst davranma ilkesi ve mevzuat hükümleri gereğince muvazaalı işlemin ortadan kaldırılması ve sözleşmenin iptali gerektiğini ileri sürerek -----numaralı tesisatın bulunduğu adreste mahkemece davalı tarafa tebligat yapılmaksızın HMK 400 vd. hükümleri doğrultusunda delil tespitine imkân tanıyacak şekilde keşif incelemesi yapılmasına, davalı ve davacı arasında imzalanmış olan abonelik sözleşmesinin TBK 19 muvazaa hukuksal sebebine dayalı olarak iptaline, bu şekilde davacı ve davalı arasındaki muarazanın giderilmesine ve davanın kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Abonelik sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili dava dilekçesinde delil tespiti isteminde bulunmuş, Mahkememizin 05/10/2022 tarihli tensip tutanağı ---- numaralı ara kararı ile; İddianın ileri sürülüş şekli ve uyuşmazlığın niteliği dikkate alındığında delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolma yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali bulunmadığı anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 400 vd. Maddeleri gereği talebinin reddine karar verilmiştir.Ticaret sicil kayıtları,Vergi Dairesi kayıtları ile -----Kurumu kayıtları celp edilmiştir.
İlgili kolluk birimine davaya konu edilen mahalde"----- hangi şirket ya da şirketlerin faaliyet gösterdiği, ne iş ile iştigal ettikleri hususunda müzekkere yazılmış, 12/12/2022 tarihli cevabi yazıda belirtilen adresin 3 katlı bir bina olduğu, 1. katında ---- isimli derneğin, 2. katında -----, 3. katında ise-----platformu isimli derneklerin bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Davacı vekilinin talebi üzerine davaya konu mahalin zemin katı ile ilgili olarak araştırma yapılması üzerine yeniden ilgili kolluğa müzekkere yazılmış ve verilen 25/10/2023 tarihli cevabi yazıda belirtilen adresin 3 katlı bir bina olduğu, 1. katında ----- isimli derneğin, 2. katında -----Derneği), 3. katında ise ---- platformu isimli derneğin, çatı katında ise mescit ve dinlenme yeri olarak düzenlenmiş bir katın bulunduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
-----Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 11/10/2022 tarihli müzekkere cevabında davalı şirket adresi "----- olduğu, şirketin tek ortaklı olup, münferid yetkilisinin ----- olduğu, dava dışı "-----adresinin "----- olduğu, şirketin tek ortaklı olup, münferid yetkilisinin ------ olduğu anlaşılmıştır.Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden celp edilen 12/12/2022 tarihli müzekkere cevabında ; Davalı şirket muhasebe işlemlerinin-----tarafından yapıldığının, 14/12/2022 tarihli cevap yazısından ise dava dışı ------ şirketinin işlemlerinin SMMM----- tarafından yapıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.Sunulu kira sözleşmesinden; Kiraya verenin dava dışı ----şirketi, kiracının davalı şirket olduğu, kira başalngıç tarihinin 01/08/2022 tarihi olduğu anlaşılmıştır.
Sunulu kira sözleşmesinden; Kiraya verenin -----, kiracının -----şirketi olduğu, kira başlangıç tarihinin 01/01/2020 olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında ----- numaralı tesisat için 19/09/2022 tarihli parakende satış sözleşmesi yapıldığı, davalı şirket yetkilisi ----- tarafından borçtan muaf sözleşme yapılmak istendiğinin beyan edildiği anlaşılmıştır.
Dava dışı şirket ile davacı arasında 23/12/2019 tarihli sözleşme yapıldığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından muvazaa hukuksal sebebine dayalı olarak abonelik sözleşmesinin iptali istemine ilişkin huzurdaki dava açılmıştır.TBK Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler başlığında düzenlenen 19. maddesinde; "Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Muvazaa, sözleşme taraflarının, üçüncü kişilerden gerçek durumu gizleyerek, onları aldatmak maksadıyla, gerçek iradelerine uymayan ve kendi aralarında geçerli olmayan bir hususta anlaşmalarıdır. Bu şekilde yapılan işlemlere de, muvazaalı işlemler adı verilir.Davacı tarafından dava dışı şirket ile abonelik sözleşmesi yapıldığını ve fakat fatura borcu ödenmediğinden 14/07/2021 tarihinde ilgili adrese gidilip kesme ihbarnamesi tanzim edildiğini, elektrik kesintisi yapılmak üzereyken aynı adres için davalı şirket adına sözleşme yapılması talebinde bulunulduğunu, sözleşmenin imzalanmasından sonra iki şirket arasında organik bağ bulunduğunun anlaşıldığını ileri sürerek muvazaaa hukuksal sebebine dayalı olarak abonelik sözleşmesinin iptaline karar verilmesi talep edilmiş ise de; Davalı şirket yetkilisi tarafından sözleşme başında ilgili tesisat yönünden "borçtan muaf sözleşme yapmak" talebi ile iradenin davacı tarafa bildirildiği ve abonelik sözleşmesinin yapıldığı, abonelik sözleşmesinin iddiaya konu önceki dönem borç tarihi( 2021/7. Ay) den bir yıl sonra yapıldığı, celp edilen ticaret sicil müdürlüğü cevap yazılarından davalı şirket ile dava dışı şirket ortak ve yetkilileri ile şirket adreslerinin farklı olduğu, yine vergi dairesi müdürlüğünden celp edilen belgelerden her iki şirket çalışanlarının gerek abonelik sözleşme tarihlerinde ve gerekse önce ve sonrasında farklı kişiler olduğu, Mahkememizce yapılan emniyet araştırma sonucunun menfi olduğu, davalı şirket ile dava dışı şirket muhasebecisinin aynı şahıslar olmasının yahut şirket yetkili ve ortaklarının soy isim benzerlerliklerinin bulunmasının tek başına muvazaa iddiası yönünden ispata elverişli bulunmadığı, TBK 'nunda kiraya ilişkin düzenlemeler kapsamında kiraya verenin taşınmazın maliki olması gerekmediği sonuç ve kanaatine varılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!