WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/378
KARAR NO: 2024/125

DAVA: TAZMİNAT (HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 31/05/2022
KARAR TARİHİ : 16/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalının, aynı sektörde faaliyet gösteren iki olduğunu, davacının davalıdan kumaş talebinde bulunduğunu, bu talebine binaen kumaş bedelinin bir kısmını nakit olarak ödediğini, kalan kısmı ise kumaşın teslimi halinde ödeneceği karalaştırıldığını, bu anlaşmaya binaen davacının davalıya bir kısım çekler de verdiğini, ancak davalı zamanında ve anlaşmaya uygun olmayan şekilde davacının kumaşlarını parça parça teslim ettiğini, büyük bir kısmını da teslim edemediğini, bunun üzerine davalı davacı ile yapmış olduğu anlaşmayı yerine getiremeyeceğini ve çekleri geri iade edeceğini beyan ettiğini, davacının nakit olarak peşinat verdiği paradan teslim edilen kumaş bedellerini düşerek toplamda davalının davacıya 4.000,00 USD borçlu kaldığını, Bu ticari ilişkiden bir müddet sonra davalı dava dilekçesi ekinde sundukları, Kumaş Teklif Formlarını, davacının yanında çalışan ustabaşı --- imzalatarak sanki davacı bir kumaş alım teklifi varmış gibi hareket ederek proforma fatura kestiğini, akabinde davacının haberi olmadan teklif formu ve kendi kesmiş olduğu faturalar üzerinden teslim etmediği, bir hizmet vermediği halde kumaşların bedelini -----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı ilamsız icra dosyası ile talep ettiğini, bu takip davacının mernis adresine tebliğ edilmiş, davacı haberi olmadan gıyabında kesinleşerek davacının banka hesaplarına, aracına ve taşınmazlarına hacizler konulduğunu, davacının talep etmediği, teslim almadığı ve borcu olmadığı üstüne üslük önce ki ticari ilişkiden dolayı 4.000 USD davalıdan alacaklı olduğu halde bir icra tehdidi altına girdiğini, tam yasal yollara müracaat edeceği safhada davalı davacı ile ekte sundukları sulh ve ibra protokolünü imzaladığını, davacının icra tehdidi ve baskısı altında bu sulh ve ibra protokolünü imzalamak zorunda kaldığını, bu protokole göre; davalı ---- İcra Müdürlüğü'nün ----Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibinden protokoldeki maddeler çerçevesinde vazgeçmiş ve dosya infazen kapatıldığını, anlaşmaya göre davacı davalı şirketten 7.350 kilogram -----nitelikli kumaş alacak, davalı da bu kumaşı 25.01.2022 tarihinden itibaren 8 gün içerisinde belirtilen adrese teslim edecek, bu kumaş bedeline karşılık davacı 170.000,00 TL bedelli 25.01.2022 tarihli ----Şubesine ait çeki ve yine davacıya ait ancak keşidecisi ---- lehtarı ----- olan ve ciro edilen 02.04.2022 keşide tarihli 107.413,00 TL bedelli ---- Şubesi'ne ait çeki davalıya teslim ettiğini, bu her iki çekin de davalı tarafından tahsil edildiğini, ancak protokolde yine davalı tarafından teslim edilmesi gereken 7.350 kilogram --- - nitelikli kumaş, bu güne kadar davacıya teslim edilmediğini, davalıya çek ile ödenen para sebepsiz hale geldiğini, ayrıca davalının davacıya olan 4.000,00 USD borcuna karşılık da davalı davacıya 820 kilogram ------- 25 gram 17,5 ölçüsünde kumaşı 25.01.2022 tarihinden itibaren protokol çerçevesinde 8 gün içerisinde teslim etmediğini, davalı bu yükümlülüğünü de bu güne kadar yerine getirmediğini beyan ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere davacının davalıdan protokol çerçevesinde hizmetini alamadığı ancak ödemiş olduğu 170.000,00 TL bedelli 25/01/2022 tarihli ----- Bankası'na ait çekin ve yine fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davacıya ait ancak keşidecisi -----., lehtarı ----- olan ve ciro edilen 02/04/2022 keşide tarihli 107.413,00 TL bedelli ---- - -- Şubesi'ne ait çekin toplam bedeli olan 277.413,00 TL'nin çekin bedelinin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile denkleştirici adalet ilkesi çerçevesinde tahsiline, ayrıca protokolde belirtilen 820 kilogram --- 25 gram 17,5 ölçüsünde kumaşın teslim tarihi itibari ile dolar kuru üzerinden denkleştirici adalet ilkesi çerçevesinde bedelinin belirlenerek protokolde yazılı teslim tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, yargılama giderleri, masraf ve ücreti vekaletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında kumaş alım satımından kaynaklı ticari ilişki mevcut olup bu ilişkiye binaen davacı şirket 23 Kasım 2021 tarihli, 56.970,00 $ bedelli ve 24 Kasım 2021 tarihli, 52.380,00$ bedelli iki adet teklif imzaladığını, davacı her ne kadar bu proformaların çalışanları tarafından imzalandığını ve ticari ilişkiden sonra imzalandığını iddia etse de bu iddia doğru olmadığını, tarafların ticari ilişkisi işbu proforma ile kurulan sözleşmeye dayandığını, bu proformaya dayanarak davalının kumaş satımı için hazırlıklara başlamış, davalı şirket ise davacı ----- tarafından davalı şirket emrine düzenlenen; -----Şubesi ----- seri numaralı 175.000 TL bedelli 20.02.2022 tarihli, ----Şubesi ----- seri numaralı 150.000 TL bedelli 10.02.2022 tarihli,---- Şubesi ----- seri numaralı 100.000 TL bedelli ve 05.02.2022 tarihli 3 adet çek teslim ettiğini, davalının bu proformaya dayalı olarak kurulan sözleşmeden kaynaklı tüm edimlerini ifa etmiş, davacı şirket tarafından yapılan tüm ödemelerin karşılığı olan kumaşları teslim ettiğini, bu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getiren davalının 27.11.2021 tarihinde 228,7 kg, 27.11.2021 tarihinde 942 kg, 26.11.2021 tarihinde 509 kg olmak üzere kumaş teslimatı yaptığını, davacı şirket yetkilisinin imzalı proformalara rağmen kalan siparişleri son dakika iptal etmesi sebebiyle davalının satın aldığı kumaşlarla mağdur edilmiş, ilk iptal sebebiyle 50.000$ zarara uğradığını, davacı tarafından davalı şirket emrine düzenlenen; ----- Şubesi ----- seri numaralı 175.000 TL bedelli 20.02.2022 tarihli,-----Şubesi ----- seri numaralı 150.000 TL bedelli 10.02.2022 tarihli çek,---- Şubesi ----- seri numaralı 100.000 TL bedelli ve 05.02.2022 tarihli 3 adet çek davalı tarafından tamamen iyi niyetle ve ticari ilişkiyi sürdürebilmek amacıyla davacıya iade edildiğini, başlatılan icra takibinin akabinde davacı, borcuna karşılık olarak dava dilekçesinde bahsedilen çekler ile ödeme yaptığı, bunun üzerine icra takibi haricen tahsil ile kapatıldığını, davacı şirketin aksini iddia ile sunduğu delillerdeki imzalar incelendiğinde imzaların şirket yetkililerine ait olmadığının görüleceğini, davacının taleplerinden biri olan 820 kilogram----25 gram 17,5 ölçüsünde kumaşa ilişkin talebin reddi gerektiğini zira bahsi geçen protokoldeki imzaları kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, alacak davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur---- İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.
6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1):"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların 2020-2021 yılına ait ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle;
Davacı tarafın ticari defterlerinde, davalı şirkette ait ----. Kodlu Satıcılar Hesabın dökümü aşağıdaki gibidir.¸ Yukarıdaki tabloda gibi, davacı tarafından davalı tarafa 3 adet çek ile 425.000 TL, banka kananıyla 280.016,24 TL ödeme yapıldığı, bu süreçte davalından 4 fatura ile 223.274,76 TL tutarında mal alışı yaptığı ve buna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davalından 481.741,48 TL alacaklı olduğu görülmekle;Davacı tarafından davalı tarafa verilen ---- no.lu 175.000 TL tutarlı, ----- nolu 100.000 TL tutarlı ve ----- no.lu 150.000 TL tutarlı çeklerin davalı tarafından davacı tarafa iade edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı dikkate alınarak, iş bu çek tutarların dışlanması halinde davacının davalından 56.741,48 TL (481.741,48 - 425.000 -) tutarında alacaklı olduğu hesaplandığı,
Tarafların incelenen 2021 yılı ticari defterlerinde, davalının 4 adet KDV hariç 206.735,84 TL tutarlı e.arşiv faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu yukarıda tespit edildiği, tarafların incelenen ticari defter kayıtlar, ödeme dekontlarına göre, davalının davacıya 4 fatura ile 223.274,76 TL ( 17.244,33 USD) tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davacıdan 280.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre 13.12.2021 tarihi itibariyle davacıdan alacaklı olmayıp, davacıya 56.724,24 TL borçlu olduğu görüldüğü, tarafların incelenen 2021 yılı ticari defter kayıtlarına göre davalı tarafından davacı tarafa 4 fatura ile 223.274,76 TL ( 17.244,33 USD) tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davacıdan 280.000,00 TL ödeme aldığı ve buna göre davalı tarafından ---- .İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasıyla takibin başlatıldığı 13.12.2021 tarihi itibariyle davalının davacıdan alacaklı olmayıp, davacıya 56.724,24 TL borçlu olduğu görüldüğü, davacının tarafından ödemelerin yapıldığı tarihlerde ki --- yayımlanan ----- döviz alış kuruna göre yapılan hesaplamada, davacının cari hesap alacağının 6.118,01 USD olduğu hesaplandığı, dosya kapsamında, 20.01.2022 tarihli Sulh ve İbra Protokolüdür başlıklı belgeye konu olan 7.350 kg ---- kumaşın ve 820 kg --- 25 gr 17,5 ölçüsünde kumaşın, davalı tarafından davacı tarafa teslim edildiğine dair dayanak belge bulunmadığı ve davaya konu edilen 170.000 TL bedelli 25.01.2022 vadeli ve 107.413,00 TL bedelli 02.04.2022 vadeli çeklerin davalı tarafından tahsil edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, takdir Mahkemeye ait olma üzere, dava konu çeklerin vade tarihlerinden 31.05.2022 dava tarihine kadar Altın fiyatları, Döviz Kurları, Tüketici Fiyat Endeksi, İşçi Ücretlerindeki Değişmelere göre 107.413,00 TL ve 170.000 TL tutarlı çeklerin 31.05.2022 dava tarihi itibariyle ulaşabileceği tutarların 303.842,80 TL olduğu hesaplandığı, fatura üzerindeki kur ile 01.02.2022 teslim tarihinde döviz alış kurundaki değişime göre, --- 25 gram 17,5 ölçüsündeki kumaşının, KDV h: birim fiyatının 4,10 USD olduğu dikkate alınarak, 820 kg ---- 25 gram 17,5 inde kumaşın, 01.02.2022 teslim tarihi itibariyle değerinin 3.547,70 USD karşılığı 47.544,56 TL (3.547,70 x 13,4015) olduğu, Davacının faiz talebi hakkında hukuksal değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın, davalı tarafından teslim edilmeyen ürünlerden kaynaklı alacağa ilişkin olduğu, dosyaya sunulan ve taraflar arasında yapılan 20.01.2022 tarihli sulh ve ibra protokolünün 5. Maddesine göre davalının davacıya 820 kg ---- kumaşı teslim borcunun oluştuğu, fakat davalının bu kumaşları teslim etmediği, teslim edildiğine dair dosyaya bir belge ve bilgi sunulmadığı, bu ürünlerin teslim edilmesi gereken tarih itibariyle değerinin 3.547,70 USD karşılığı 47.544,56-TL olduğu (3.547,70 x 13,4015) görülmüştür. Ayrıca tahsil edilen ve davalı tarafından mal ve hizmetin verilmediği, 20.01.2022 tarihli Sulh ve İbra Protokolüdür başlıklı belgeye konu olan 7.350 kg siyah spunbond kumaşın, davalı tarafından davacı tarafa teslim edildiğine dair dayanak belge bulunmadığı ve davaya konu edilen 170.000 TL bedelli 25.01.2022 vadeli ve 107.413,00 TL bedelli 02.04.2022 vadeli çeklerin davalı tarafından tahsil edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, davaya konu çeklerin veriliş sebebi olan ürünler davacıya teslim edilmediğinden kaynaklı olarak davacının denkleştirici adalet ilkesi çerçevesinde tahsil talep ettiği, davaya konu çeklerin vade tarihlerinden 31.05.2022 dava tarihine kadar Altın fiyatları, Döviz Kurları, Tüketici Fiyat Endeksi, İşçi Ücretlerindeki Değişmelere göre 107.413,00 TL ve 170.000 TL tutarlı çeklerin 31.05.2022 dava tarihi itibariyle ulaşabileceği tutarların 303.842,80 TL olduğu hesaplandığı, davacının toplam talep edebileceği miktarın 47.544,56-TL + 303.842,80-TL = 351.387,36-TL olduğu anlaşılmakla, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte tahsil edilmek üzere aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE, 351.387,36 TL nin dava tarihi olan 31/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Faize ilişkin fazla istemin REDDİNE,
2-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-Karar ve ilâm harcı olan 24.003,27-TL harçtan peşin alınan 5.693,87-TL ve ıslah ile alınan 1.263,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.046,10-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 54.708,10 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 1.856,00 TL yargılama gideri ve 5.693,87 TL peşin harç, 1.263,30 TL ıslah harcı toplamı 8.813,17 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
7-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.