WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/320
KARAR NO : 2024/247

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/05/2022
KARAR TARİHİ : 26/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacı ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davacının davalı şirkete personel taşıma hizmeti verdiğini, davacının davalı şirkete hizmet verdiği süre boyunca, davalı firmanın çağrı merkezi elemanlarını bulundukları yerden alıp davalı şirkete ait ---- bulunan ofise götürdüğünü, bu hizmetine ilişkin faturalar kestiğini ancak davacının verdiği hizmet bedelinin kendisine ödenmediğini, davalı şirketin ödemesi gereken hizmet bedelini davacıya ödememesi üzerine davacının davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla 08.11.2021 tarihinde ------. İcra Müdürlüğü'nde ---- Esas sayılı dosya numarası ile takip başlatıldığını ancak davalının bu takibe haksız olarak itirazda bulunarak icra takibinin durdurulmasına neden olduğunu, itirazında böyle bir borcu olmadığını iddia ettiğini, iddianın haksız ve kötü niyetli olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları ve bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenecek tutara göre ıslah hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000,00-TL'lik kısım için iptali ile takibin devamına, davalı tarafın itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan ve dava konusu alacak likit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’si tutarında icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tacir olmayıp esnaf olması nedeni ile görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki itirazın iptali davasının kısmi açılmasının mümkün olmayacağını, davacı tarafın kötü niyetli olup taraflar arasındaki ilişkiyi gizleyerek haksız menfaat elde etmek niyetinde olduğunu, davalı ile davacı arasında doğrudan bir hiç bağ kurulmadığını, Davacının temsilcisi ----- taşıma hizmeti vermek üzere davalı şirkete başvurduğunu, davalı şirketin teklifi kabul ettiğini ve dava dışı ----- Güzergah İzin Belgesi için gerekli standart sözleşmenin (Taşeron Servis Taşıma Sözleşmesi) de -----tarafından imzalandığını, Sözleşmenin akdi üzerine, davacı ------ adına kayıtlı ait ---- plakalı araç ve aracın sürücüsünün de ---- olmak üzere Mayıs 2016 tarihinde davalı Şirkete hizmet vermeye başladığını, 18 ay boyunca hizmet verildiğini, aracın onun üzerine kayıtlı olduğundan faturaların davacı ---- tarafından düzenlendiğini, ödemelerin kendilerinin isteği ile ---- oğlu ---- hesabına yapıldığını, yapılan tüm ödemelerin fatura bedelleri ile uyumlu ve kayıtlı olduğunu, davacı tarafın iş ve işlemlerini temsilci ---- ile gerçekleştirdiğini, temsilci ---- davacının yanında sigortalı çalışan gözüktüğünü, hizmet verilen araç tamiri, sigorta, benzin gibi tüm iş ve işlemlerin ---- tarafından yapıldığını, faturaların temsilci ------- tarafından teslim edildiğini, faturaların birçoğunda gerçek dışı olarak davacının değil temsilci ---- imzası olduğunu düşündüklerini, ------- işlemleri ile bağlı olduğunu ortaya koyduğunu, davacı tarafın 4 yıl sonra sanki hiç ödeme yapılmamış gibi kötüniyetli olarak alacak talebinde bulunduğunu, davacının takip konusu ettiği veya etmediği tüm işlerde ödemeleri tam olarak aldığını, davacı talebinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın ---- ihbar edilmesi gerektiğini, arabuluculuk ücretinin taraflarına yüklenmemesini savunarak davanın reddine, davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine --- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı takip dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.Gelir İdaresi Başkanlığı ,Esnaf Odası Başkanlığı ve ---- cevabi yazıları dosya içerisindedir.
Arabuluculuk son tutanağı dosya içerisindedir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 25/10/2022 tarihli ön inceleme duruşması ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık süre verilmiş, ticari defterler sunulduğunda ticari defterler üzerinde HMK 278/3 maddesi dikkate alınarak yerinde inceleme yetkisi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye verilmiş, SMMM bilirkişi ile taşıma alanında uzman bilirkişinin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiştir.
SMMM bilirkişi ---- ile taşıma alanında uzman bilirkişi ---- tarafından tanzim edilen 08/02/2023 tarihli raporda özetle;''...Dava dosyasına davalı şirket tarafından sunulan fatura fotokopilerinde davacının kaşe ve imzasının fatura kapsamında sunulan hizmetlerin altında yer aldığını, davalının ticari defterlerinin lehine delil olma vasfına sahip olmaduğu, taraflar arasındaki borç ve alacak bakiyesinin sıfır olarak göründüğü, buna karşılık davacının işletme defterinde bulunması gereken bazı kayıtların bulunmaması karşında davalının ticari defterlerinin lehe delil olarak değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Faturalar, ticari defter kayıtları, banka hesap dökümleri, sigorta prim tahsilatları vb bütün veriler değerlendirildiğinde davacının davalı şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığının değerlendirildiği...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.İddia, savunma, sunulu deliller ve tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından personel taşıma sözleşmesinden doğan alacağın konu edildiği icra takibine vaki davalı itirazının iptali istemiyle huzurdaki dava açıldığı anlaşılmıştır.İcra dosyasının incelenmesinden; Davacı tarafından, davalı aleyhine 183.328,62-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça takibe, ödeme emrine, asıl alacak ve ferilerine, faize ve faiz oranına itiraz edilerek takibin durdurulduğu, huzurdaki davanın 50.000-TLüzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki sözleşmede; Taşıyıcı firma-----olduğu, Araç plakasının ---- olara belirtildiği, sözleşmede -----adı altında imza bulunduğu, sözleşmenin 5. maddesinde hak edilmiş ödemelerin her ayın 25. günü taşıyan tarafından tanzim edilen maliye onaylı ve taşıt plakalı faturalar karşılığı nakden ve defaten ödemesinin yapılacağının düzenlendiği görülmüştür.İddia ve savuna kapsamından taraflar arasında personel taşımaya ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğunun sabit olduğu, davalı tarafından davacı temsilcisine ödeme yapıldığının savunulduğu anlaşılmıştır.Dosyaya sunulu faturaların tamamının (18 adet) taşıyan olarak - ---- tarafından davalı şirket aleyhinde keşide edildiği, kaşe ve imzanın fatura içeriğinin en altında yer almasına göre ticari örf ve adet gereği peşin ödeme sonucu kapalı fatura şeklinde düzenlendiği anlaşılmıştır.Dosyada mübrez hizmet dökümü belgesinden; Dava dışı -----02/11/2016 tarihinden 24/02/2017 tarihine kadar davacı çalışanı olduğu anlaşılmıştır.Dosyada mübrez 02/05/2016 tarihli araç satış sözleşmesinden; ---- plakalı aracın satıcısının dava dışı ----- ve alıcısının davacı olduğu, araç bedelinin ---- Bankasının 02/05/2016 tarihli dekont içeriğinden dava dışı ---- hesabından 34.000,00-TL ---- hesabına transfer edildiği anlaşılmıştır.Dosyada mübrez------. Noterliği 20/03/2017 tarih ---- yeviye numaralı vekaletnameden dava dışı ---- araç alım satımı ve işlemleri yönünden davacı adına temsil ve yetkili bulunduğu anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama ile taraflar arasında personel taşımaya ilişkin 18 ay süreyle sözleşmesel ilişki bulunduğu, Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile davalı tarafından ibraz edilen ticari defter ve kayıtların usulüne uygun düzenlendiği, davalı taraf lehine delil niteliğinde bulunduğunun ve alacak bakiyesinin bulunmadığının tespit edildiği, davacı tarafından işletme defteri tutulduğu ve defterin işlem detay kayıtlarını ihtiva etmediği tespit edildiği görülmüş olup, sunulan raporun denetime ve hüküm kurumaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsenmiştir.Davacı tarafından takip talebinde alacak sebebinin "cari hesap ilişkisi" olarak gösterildiği ve dava dilekçesinde faturalara dayanıldığı ve ancak bilirkişi raporuna itiraz aşamasında sunulan dilekçe ile davacı tarafından fatura üzerindeki imzanın inkar edildiği görülmüş, Mahkememizin 26/03/2024 tarihli duruşmasında HMK m.146 kapsamında alınan davacı vekili beyanlarında davalı tarafından sunulan faturaların davacı tarafa ait faturalar olduğu, ancak altındaki kaşe ve imzanın davacıya ait olmadığı yine sözleşmedeki imzanın da davacı tarafa ait olmadığı, faturaların sahte olmadıklarının beyan edildiği, sunulan fatura asılları incelendiğinde faturaların ---- tarafından ----- şirketi aleyhine keşide edildiği ve fatura numarasının kayıtlı olduğu, arkasında noter tasdikine ilişkin yevmiye numarası bulunduğunun anlaşıldığı, bu kapsamda davacı tarafından her ne kadar faturalar altındaki imza inkar edilmiş ise de inkar beyanının iddianın genişletilmesi niteliğinde olmakla dikkate alınamayacağı gibi uyuşmazlığa konu 18 ay dönem faturasının davacı tarafından bu şekilde muhasebeleştirildiğinin ve dava dilekçesinde fatura deliline dayanıldığının anlaşılması karşısında iddianın ileri sürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve faturalar üzerindeki imzaya yönelik bilirkişi incelemesi yapılmasının bu nedenle dosyaya katkı sağlamayacağı anlaşılmıştır.Davacı tarafın işletme defteri tuttuğu ve işletme defterinin tahsilat kayıtlarını ihtiva etmediği, davalı taraf ticari defterinin usulüne uygun şekilde tutulduğu ve ticari defterlerinde alacak bakiyesinin bulunmadığı, alacak dayanağı faturaların ticari örf ve adet gereği peşin ödeme anlamında kapalı fatura şeklinde düzenlendiği, bu kapsamda ispat külfetinin davacı taraf üzerinde bulunduğu, davalı taraf ticari kayıtlarında ödemeye dayanak belgelerden ödemelerin dava dışı --- ----- ve bir kısmının ise kardeşi ---- yapıldığı ve taşımanın gerçekleştirildiği davacıya ait aracın sigorta primlerinin davalı tarafından ödendiği, dava dışı ----- araç alım satımı ve işlemlerinin yapılması hususunda davacı tarafından resmi şekilde yetkilendirildiği, vekaletnamede ahzu kabz yetkisi bulunmadığı görülmekle somut uyuşmazlıkta eksik temsile yönelik değerlendirme yapılması gerektiği, taşıma işinin davacının sigortalı çalışanı olduğu anlaşılan ----- tarafından yerine getirildiği, 18 aylık hizmet dönemi yönünden sözleşmesel ilişkinin kurulması dahil faturaların keşide edilmesi işlemlerinin dava dışı kişi tarafından yapılması karşısında uyuşmazlığa konu hizmet süresi de dikkate alınarak basiretli tacir davacının yapılan işlemleri benimsediğinin kabul edilmesi gerektiği gibi 18 aylık hizmet süresi boyunca hiç bir ücret alınmadığının iddia edilmesinin hayatın olağanına aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-)Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.