T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/72
KARAR NO : 2024/291
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/02/2021
KARAR TARİHİ : 16/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili olan davacı ile davalı şirket arasında 10.02.2017 tarihinde "--- - İlçesi ---- İçmesuyu İnşaatı Alt Yüklenici Sözleşmesi" imzalandığını, davacı şirketin davalı şirket yararına bu kapsamda çalışmaları yaparak sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirdiğini, yapılan sözleşme gereği verilen hizmet karşılığında faturalar kesildiğini hak ediş evrakları düzenlenerek ödemelerin tahsil edildiğini, sözleşme konusu çalışmanın sonuna gelindiğinde davacı şirket tarafından 31.05.2017 tarihinde davalı şirkete mutabakat hesap çizelgesi gönderildiğini, iş ile ilgili bütün faturaların cari hesap çizelgesi üzerinden yapılan ödemelerin, ödeme amaçlı verilmiş çekler vb. belgelerin taraflarca gözden geçirildiğini ve herhangi bir eksik olmadığının tespit edildiğini, yapılan incelemeler sonucunda mevcut bakiye dışında taraflarca anlaşma sağlandığını, daha sonra tarafların karşılıklı sözlü beyanları alındıktan sonra ilgili sözleşmenin sonlandırıldığının beyan edildiğini, alt yüklenici sözleşmesinin sonlandırılmasına binaen davacı ve davalı şirket arasında 01.06.2017 tarihli hakediş no:---- numaralı birlikte yapılan işler mutabakatı imzalandığını, imzalanan bu mutabakat ile alt yüklenici olan davacı şirkete 782.988,44 TL ödeme yapılacağı konusunda anlaşıldığını, davacı şirketin bahse konu ödemenin 722.467,63 TL'sini sıralı çekler ile yaptığını, fakat ödemenin geri kalan 60.520,81 TL'lik kısmının yapılmadığını, ödeme yapılmayan kısım için ----. İcra Dairesinde ----- dosya numaralı takip başlatıldığını, yapılan itiraz üzerine -----Asliye Ticaret Mahkemesinde ----- esas numaralı dosya ile İtirazın iptali davası açıldığını, bahse konu dava takip alacaklısının farklı olması gerekçesi ile reddedildiğini, dava dosyasında taraflarınca sunulan ve dava sonucuna etki edebilecek olan işletme defterleri, muhasebe kayıtları gibi delillerin bulunduğunu, imzalanan mutabakat sonunda anlaşılan hakediş ödemesinin kalan kısmının 08.09.2020 tarihinde-----İcra Müdürlüğü-----Sayılı dosyası ile yeniden icra takibine konu edildiğini ancak davalı tarafça borca itiraz edildiğinden icra takibinin sonuçsuz kaldığını, takip konusu alacağın belirlenebilir fatura alacağı olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davanın kabulüne, davalı tarafından yapılan itirazı iptaline, davalı aleyhine takip miktarının % 20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücreti masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle; görev, yetki, zamanaşımı, faiz, husumet, derdestlik itirazları bulunduğunu, iddia ve taleplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iddianın aksine davalı şirket ile davacı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafın davalı şirketten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığı gibi davalı şirketin davacı şirketten alacağı bulunduğunu, muavin defter kayıtları veya yapılacak bilirkişi incelemesi ile cari hesap kayıtları, banka hesap hareketleri, ticari defterler ve sair evrakla açıkça görüneceğini savunarak öncelikle davanın usul yönünden reddine, sonrasında esas yönünden ise davacının hukuka, hakkaniyete ve dürüstlük kuralına aykırı davasının reddine karar verilerek dava konusu icra takibine itirazımızın kabul edilerek, takip dosyasının işlemden kaldırılmasını, davacının haksız davası ve davasında kötü niyetli olması nedeniyle İİK m.67/2 gereği müvekkil şirket lehine, davacı aleyhine takip miktarının % 20’sinden az olmamak üzere icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; İtirazın iptaline ilişkindir.-----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.-----İcra Dairesi'nin-----Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir.Taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir 2017 yılına ait BA/BS formları celp edilmiştir.Arabuluculuk son tutanağı dosya içerisindedir.
----- Büyükşehir Belediye Başkanlığı, ----, - Başkanlığına yazılan müzekkere cevapları dosya içerisindedir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.6102 sayılı TTK Madde 64-(1)(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin 18/01/2022 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2017 ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık süre verilmiş, ticari defterler sunulduğunda ticari defterler üzerinde HMK 278/3 maddesi dikkate alınarak yerinde inceleme yetkisi Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye verilmiş, bilirkişinin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiştir.SMMM Bilirkişi------ tarafından tanzim edilen 25/07/2022 tarihli raporda özetle;''...Her türlü hukuki tavsif, Nihai Karar ve İcra Tazminatı Taleplerinin takdiri Yüce Mahkeme” ye ait olmak üzere, Dava ve İcra dosyası, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile Tarafların Ticari Defterlerindeki kayıtları ve Müstenidatları üzerinde yapılan inceleme sonucuna göre, Davacı Şirketin ---- Asıl Alacak talebi üzerinden harçlandırarak ikame etmiş olduğu işbu İtirazın İptali Davasında Dava Dışı İşveren Kurum ----- tarafından Davalı Şirketin adına tahakkuk ettirilmiş ve Davalı Şirketçe Dava Dışı İşveren Kurum ------ ödenmiş bulunan toplam 49.334,94 TL tutarlı 3 adet Hasar Bedelinin, Davalı Şirketçe Davacı Şirkete yansıtılıp, yansıtılamayacağı, faturalardan kaynaklanan Borçlarından Mahsup edilip, edilemeyeceği hususları Hukuki Değerlendirmeye Muhtaç olup, Uzmanlık alanım dışında kalan bu hususta takdirin Sayın Mahkemeye ait olabileceği, Sayın Mahkemenin, Dava Dışı İşveren Kurumca Davalı Şirketin adına tahakkuk ettirilmiş Hasar Bedellerinin, hasara sebebiyet verdiği iddia edilen davacı şirkete yansıtılabileceği ve Davalı Şirketin Toplamda 49.334,94 TL olan Hasar Bedellerini davacı şirkete yansıtmasında bir isabetsizlik bulunmadığı yönünde Hüküm kurması halinde, Davacı Şirketin Davalı Şirketten talep edebileceği asıl alacağının; (60.520,81 - 49.334,94) = 11.185,87 TL olabileceği, Sayın Mahkemenin aksi yönde hüküm kurması halinde ise, Davacı Şirketten Davalı Şirketten Talep edebileceği asıl alacağının takip talebinde olduğu gibi 60.520,81-TL asıl alacak olabileceği sonuç ve kanaatlerine varıldığı...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.İddia, savunma, sunulu deliller, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından hizmet bedelinin konu edildiği faturadan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle huzurdaki dava açılmıştır.İcra dosyasının incelenmesinden; Davacı tarafından davalı aleyhinde 60.520,81-TL Asıl alacak 29.794,48-TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 90.315,29-TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yetkiye, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, huzurdaki davanın 60.520,81-TL asıl alacak üzerinden harçlandırılarak yasal süresinde açıldığı görülmüştür.İtirazın iptali davaları HMK 114/1 maddesinde belirtilen genel dava şartları yanında; Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, Borçlunun geçerli bir itirazının bulunması, Davanın süresinde açılmış olması, Hukuki yarar bulunması, Takibi geçersiz kılacak diğer sebeplerin bulunmaması şeklinde özel dava şartlarına tabidir. Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptâli davalarında mahkemenin yetkisine itiraz edilsin yada edilmesin mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenmesi gerekmektedir.
6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklinde düzenleme mevcuttur.Davalı tarafından her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmiş ise de yetki itirazında yetkili icra müdürlüğünü açıkça göstermediği, itirazın usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla 18/01/2021 tarihli celsede icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından her ne kadar zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de sözleşmeden doğan alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 10/02/2017 tarihinde imzalandığı, icra takibinin 2020 yılında başlatıldığı ve huzurdaki davanın 2021 yılında açıldığı, bu kapsamda talebin süresi içerisinde dile getirildiği ve zamanaşımı def'inin reddi gerektiği anlaşılmıştır.-----. Asliye Ticaret Mahkemesi ----Esas------Karar dosyasının uyup üzerinden incelenmesinden; Davacının
------, davalının-----. olduğu, karar gerekçesinde "... takip alacaklısının mahkememiz dosyasından farklı bir şahıs olan ----- olduğu, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, icra takibinin alacaklı -----adına başlatıldığı, daha sonra aynı dosyadan----- alacaklı olarak gösterilerek ödeme emri düzenlendiği, davalı tarafından şikayet yoluna başvurulduğu, ---- İcra Hukuk Mahkemesi'nin---- Sayılı 03/11/2017 tarihli kararı ile ----- alacaklı olarak gösterilmek sureti ile düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizdeki davanın----tarafından ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemi ile açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davasının görülebilmesi için, davacı tarafından davalı aleyhine usul ve yasaya uygun bir takip yapılmış olması, davalıya usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmiş olması, davalının itirazı üzerine itirazın iptali davasının açılmış olması gerekmektedir. Tüm dosya kapsamı ve ilgili icra dosyası incelendiğinde, davacı tarafından davalı aleyhine usulüne uygun başlatılmış bir icra takibi bulunmadığı, davacının dava açmakta hukuki yararının olmadığı, HMK. m. 114/1-h'de düzenlenen dava şartının mevcut olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile HMK. m. 114/1-h ve 115/2 gereği dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı aleyhine usulüne uygun olarak yapılmış bir icra takibi bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile HMK. m. 114/1-h ve 115/2 uyarınca dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,..." karar verildiği anlaşılmıştır.
Dosyada mübrez ----- YÜKLENİCİ SÖZLEŞMESİ" incelendiğinde; İşverenin davalı şirket ve hizmet verenin ise davacı şirket olduğu, sözleşme konusunun işverenin ----- Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü bünyesinde devam eden ----- İÇME SUYU İNŞAATI" (İS) projesinde kullanılacak, hizmet veren tarafından teklif edilmiş ve işveren tarafından onaylanan ilgili imalat standartına uygun olarak yapılacak olan içme suyu hattının kazılması, düktil font boruların döşenmesi, kazıdan çıkan malzemenin geri doldurulması, hizmet veren tarafından temin edilen dolgu malzemesi ile kanalın doldurulması ve sıkıştırılması, evsel içmesuyu bağlantılarının yapılması ve mekanik ekipmanların montajı işleri olduğu, Sözleşmenin 6. Maddesinde; Hizmet veren yapmış olduğu imalatlara dair hakediş düzenleyeceğini ve hakediş içerisine söz konusu iş kapsamında çalıştırdığı personelin maaş dekontlarını, SGK borcu yoktur yazısını da ekleyeceğini, bu tutarların (çalışan maaşları, çalışan sigorta giderleri, cezalar, şantiye giderleri vs.) İşveren tarafından ödenmesi durumunda hizmet verenin hakedişinden bu tutarlar düşüldükten sonra ödeme yapılacağı, Hakedişlerin işvren tarafından kontrolü” yapılıp onaylandıktan sonra, faturaların hizmet veren tarafından işverene -TL cinsinden kesileceğinin düzenlendiği, 9. Maddesinde; İdarenin İşverene kestiği hizmet verenden kaynaklanan cezaların hakedişten veya teminat çekinden tahsil edeceğinin düzenlendiği, sözleşme tarihinin 10/02/2017 olduğu görülmüştür.
Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile; Taralarca sunulan 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı ticari kayıtlarında Takip/Dava Tarihi itibarıyla davalı şirketten hakediş faturalarına dayalı 60.520,81-TL asıl alacağının bulunduğu, davalı ticari kayıtlarına göre davalı şirketin Takip/Dava Tarihi itibarıyla davacı şirkete faturalara dayalı 11.185,87-TL borçlu (Asıl) bulunduğu, taraflar arasında 60.520,81-11.185,87=49.334,94-TL mutabakatsızlık oluştuğu, mutabakatsızlığın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı bulunmayan ancak davalı şirketin ticari defterlerinde kayıt altına alınan ------ 27.576,31-TL, 18.574,66-TL, 3.183,97-TL toplam tutarı 49.334,94 TL olan üç adet hasar bedeli yansıtma işleminden kaynaklandığı, taraflarca mal/hizmet alım-satımlarının BA/BS formlarıyla vergi dairelerine bildirdikleri tespit edilmiştir.Dosyada mübrez ----Numaralı Hakedişin; ----- Şantiyesi 19/03/2017 ila 30/05/2023 tarihleri arasındaki yapılan işlere yönelik düzenlendiği, hakedişte işçilere ödenen maaş,----- tahakkukları ile hasar kesintilerinin gösterildiği, 135.670,47-TL kesinti sonrası davacı taşerona ödenecek hakedişin 782.984,44-TL olarak belirlendiği, hakediş belgesinin taraflarca imzalandığı görülmüş, taraf beyanlarından ----- numaralı hakediş sonrası hizmetin sona erdiği anlaşılmıştır.
Yapılan yargılama ile taraflar arasında -----İlçesi ----- İçmesuyu İnşaatı Alt Yüklenici Sözleşmesi" bulunduğu, davacı alt taşeronun sözleşme konusu hizmeti verdiğinin taraflar arasında ihtilafsız olduğu, hizmet faturalarına ilişkin kayıtların her iki taraf ticari defterlerinde karşılıklı ve uyumlu şekilde kayıtlı olduğu, uyuşmazlığın davalı ticari defterlerindeki -----. 27.576,31-TL, 18.574,66-TL, 3.183,97-TL toplam tutarı 49.334,94-TL olan üç adet hasar bedeli yansıtma işleminden kaynaklandığı, davalı tarafından hasar bedellerinden davacının sorumlu olduğu ve kendi ticari defterlerinde borçlu olarak görülen 11.185,87-TL bakiyenin ise Vergi Dairesinden ve SGK'dan borcu yoktur yazınsının ibraz edilmediği gerekçesi ile ödenmediğinin savunulduğu, bu kapsamda yapılan değerlendirme ile her ne kadar sözleşmenin 9. Maddesinde hizmet verenden kaynaklanan cezaların hakedişten tahsil edeceği düzenlenmiş ise de dosyaya celp edilen hasar tespit tutanaklarından hasarın davacı eyleminden kaynaklandığına ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi uyuşmazlığa konu 27.576,31-TL 'lik hasarın niteliğine ilişkin dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, uyuşmazlığa konu diğer hasarların ise ------ numaralı hakedişin imzalanmasından önce davalı tarafa bildirildiğinin ----- 08/06/2017 Tarihli yazı içeriğinden anlaşıldığı, dava dışı şirket tarafından hasar faturalarının daha sonra düzenlenmesinin somut uyuşmazlığa etkisi bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 6. Maddesinde hizmet veren tarafından düzenlenecek hakediş düzenlenme usulünün belirlendiği, davalı tarafından her ne kadar borcu yoktur yazısının ibraz edilmediğinden bakiye hakediş ödemesinin yapılamayacağı savunulmuş ise de personel maaş dekontları ve ----- borcu yoktur yazısının eklenmek suretiyle hakedişin düzenleneceğinin ve işveren tarafından kontrol yapıldıktan sonra hakedişin onaylanacağının sözleşmede belirtildiği, düzenleme içerisinde vergi dairesinden alınması öngörülen ilişiksizlik belgesine atıf bulunmadığı gibi dosyada mübrez ---- numaralı hakediş içerisinde personel maaş ve SGK tahakkuklarının gösterilmiş olduğu ve hakedişin davalı tarafından bu haliyle onaylandığı görülmekle basiretli tacir yükümlüğü dikkate alınarak davalı taraf savunmasına itibar edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın KABULÜNE,
2-)Davalının-----İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı takibe yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 60.520,81-TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,-Asıl alacağa takip tarihinden sonra değişen oranlarda ticari temerrüt faizi işletilmesine,
3-)Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen alacağın %20'si tutarında olan 12.104,16-TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-)Karar ve ilâm harcı olan 4.134,17-TL harçtan peşin alınan 1.033,55-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.100,62-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-)Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-)Davacı tarafça yatırılan 1.101,35-TL harç ve 925,75-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere, toplam 2.027,10-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!