WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/614 Esas
KARAR NO:2024/23
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:29/09/2021
KARAR TARİHİ:16/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan davacının davalıdan --------- ve kırıcı tabir edilen makinayı -------satın aldığını, ödemenin banka havalesi/eft yoluyla gerçekleştirdiğini, davalının şirket yetkilileri ile noterden ----------- alım satım sözleşmesi düzenlendiğini ve makinenin satımının gerçekleştiğini, davalının satım sözleşmesinden sonra, malların-------- satış fiyatı üzerinden fatura düzenleyip davacıya vermediğini, bunun üzerine davalıya 26.02.2020 tarihinde noterden İhtarname çekilerek faturaların gönderilmesinin istendiğini, davalı tarafından ihtarnameye cevap verilmiş ise de faturanın taraflarına gönderilmediğini, davacıya satıma konu eskavatorun faturası gönderilmediği için KDV ye ilişkin olarak davacının 11.296,30-TL zarara uğradığını, satıma konu eskavatorun satım gerçekleştikten sonra davacıya davalı tarafından teslim edilmediğini, davalı ile yapılan görüşmede satıma konu malın --------şantiyesinde olduğunu ancak teslimin gerçekleşmeyeceğini belirttiğini, bunun üzerine satım sözleşmesinin gerçekleştiği tarihten 15 gün sonra malın tesliminin gerçekleşmemesi üzerine -------- bulunan metro şantiyesine gidildiğini ancak satışa konu eskavatorun bulunmadığı şantiye yetkililerince ve --------- tespit edildiğini, davalı ile yapılan görüşmede makinenin çalınmış olabileceğinin belirtildiğini, -------- nerede olduğunun bilinmediğini, teslim yapmayacağını belirttiğini, bu hususta emniyet şikayeti yapıldığını, satıma konu -------- satım sözleşmesinden 15 gün sonra polis marifetiyle ----- şantiyesinden teslim alındığını, ---------- teslim alındığında, eskavatörü kullanmaya yarayan ------- tabir edilen parçasının olmadığı bu haliyle kullanılamayacağının anlaşıldığını, davalının satım sözleşmesinin gerçekleştiği tarihten 4 gün sonra kova adlı makinanın teslimini gerçekleştirdiğini, davacının satım sözleşmesinden sonra, davalının sözleşmeye aykırı olarak hareket etmesi sebebiyle zarara uğradığını, davacıya satıma konu malın zilliyetliğini devretmediğini, üçüncü kişiler tarafından alıcının elinden alınmasını önleme borcunu yerine getirmediğini ve yan borçlarından satılanı saklama ve koruma borcunu, teslim masraflarını ve gerektiğinde taşıma masraflarını ödeme borcunu yerine getirmediğini, davalının, davacıya mal teslimini yapmadığını, davacının muvafakati ve izni olmadan makineyi kiralayarak bir kazanç elde ettiğini, günlük ortalama kira bedeli olan 300-TL üzerinden 10 gün boyunca davacıyı zarara uğrattığını, bu miktarın miktar toplam 3.000-TL olduğunu, davacının bu kârdan mahrum kaldığını, Malın teslimi gereğince yerine getirilmemiş satıcının malı taşıma ve nakliye etmesi gerekirken davalının buna yanaşmadığını, davacının --------- adlı makinayı taşımak için tır kiralamak zorunda kaldığını ve taşıma bedeli olarak 1.000-TL ödediğini, davacının bu yönden de zarara uğradığını, Davalının satıma konu sorumluluklarının yerine getirilmesi için 344,87-TL ihtarname gideri harcandığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak üzere, davanın açıldığı tarihten ödeme tarihine kadar işleyecek ticari faiziyle birlikte 15.000- TL alacağının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile yasal avukatlık ücretinin davalı borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ------- yevmiye numarası ile tasdikli iş makinası satış sözleşmesini imzaladıklarını, işbu sözleşmenin edimlerini yerine getirme hususunda anlaştıklarını, bu satış sözleşmesinde alıcı bu iş makinasını halihazır durumu ile görüp beğenerek teslim aldığını beyan ve kabul ettiğini, ek olarak sözleşmenin konusu olan--------- ve iş makinası (kırıcı) satıcı tarafından 15 gün süre ile kullanılmaya devam edeceğini, taraflar bu hususta aralarında sözlü bir anlaşma yapmış olsa dahi alıcının davalıyı iş makinasının kendilerinin bilgisi ve izni olmadan kullanmaya devam ettiğini ileri sürdüğünü, bu iddialar yönünden suç duyurusunda bulunulmuş ise de takipsizlik kararı verildiğini, Davacının dava dilekçesinde davalının satış bedeli üzerinden fatura düzenleyip davacıya teslim etmediği iddialarının asılsız olduğunu, alıcı tarafın davalıya KDV tutarı yansımasın diye sözleşmeye konu olan makina bedelinin gerçek satış bedeli üzerinden gösterilmemesi hususunda ısrarcı olduğunu, davacının satış sözleşmesine konu olan ekskavator iş makinası için KDV DAHİL 152,500 TL ve kırıcı olarak tabir edilen makinayı KDV dahil 25.000 TL'ye satın almış ise de sözleşmeye gerçek satış bedelinin yansıtılmadığını, sözleşmenin edimlerini yerine getirmeyen davacı olduğunu, davacının zarara uğratıldığı iddiası haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine ,yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; satım sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.Arabuluculuk son tutanağı dosya içerisindedir.6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. ----- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.
6102 sayılı TTK Madde 64-(1)----- Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir." (2)Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür. Madde 83- (1)Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır. 6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizin21/06/2022 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222. Madde kapsamında taraflara 2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık süre verilmiş, dosyanın tevdi edildiği SMMM bilirkişi ----- makine mühendisi bilirkişi ----- nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi -------tarafından tanzim edilen 27/11/2022 tarihli raporda özetle;''...Davacının, dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte 15.000TL.nin tahsilini talep ettiği, Davacının ekskavatörün faturası gönderilmediği için KDV'ye ilişkin olarak 11.296,30TL.lik zarara uğradığı, iş makinasını geç teslim alması sebebiyle günlük kira bedeli olarak toplamda 3.000TL.lik kar mahrumiyeti olduğu, iş makinasının bulunduğu yerden davacının şirketine taşınması nedeniyle taşıma bedeli olan 1.000TL.lik zarara uğradığı, davalıya gönderdiği noter ihtarnamesi sebebiyle ödediği 344,87TL.lik ihtarname giderinin yapıldığı iddiasında bulunulduğu, Mali inceleme yapıldığında: Satış sözleşmesinden de görüleceği üzere davalının iş makinesini KDV dahil 152.500TL. bedelle davacıya sattığı ve satış tarihinde 152.500TL.lik satış bedelini davacıdan tahsil ettiği, Ancak davacı şirketin incelenen ticari defter kayıtlarından da tespit edildiği üzere davalı şirketin tacir sıfatıyla düzenlemek zorunda olduğu -------- faturasının düzenlenmemiş olduğu, Halbuki iş makinesinin satış fiyatını KDV dahil 152.500TL üzerinden tahsil eden davalı şirketin, işbu faturayı düzenlemeyerek davacı şirketin ödemiş olduğu KDV'yi, şirketinin satışları sonucu ödeyeceği KDV'den mahsup etme imkanını ortadan kaldırdığı, ayrıca iş makinesine ait oluşacak ve şirket gelirlerinden mahsup edilecek amortisman giderlerinin tahakkuk ettirilememesine sebebiyet vereceği, bunun sonucunda iş makinesinin amortisman süresi boyunca davacı şirketin daha fazla kurumlar vergisi ödeme mükellefiyetinin doğmasına da sebep teşkil edeceği, davacı şirketin işbu davaya konu ettiği 11.296,30TL.lik KDV zarar talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılabileceği, e. Davacı şirketin iş makinesi taşıtma bedeli olarak talep ettiği 1.000TL talebi, gerek bu bedele ilişkin herhangi bir belge, fatura, makbuz vb. sunulmamış olması, gerekse taraflar arasında bu bedeli kimin yükümleneceğine ilişkin bir protokol veya sözleşme hükmü bulunmaması nedeniyle değerlendirilemediği, Davacının 344,87TL.lik ihtarname masrafı ödediği, Teknik inceleme yapıldığında; Söz konusu iş makinesinin davacıya satış sonrasında 18.01.2020 tarihine kadar davalı şirket yetkilisi ---------de çalıştığı --------- isimli şirkete metro tüneli inşaatında kullanılmak üzere kiralandığı, İş makinesinin ------ adresinde bulunarak kova ve kırıcısı eksik şekilde Savcılık talimatı ile 20.01.2020 tarihinde ---------- teslim edilmiş olduğu, bu kapsamda söz konusu iş makinesine yönelik 10 gün kira süresi (09.01.2020- 20.01.2020) , 1 gün (--------- iş makinesinin teslim alınması) , 2 gün kova ve kırıcının iş makinesine monte süresi olmak üzere toplam 13 gün davacının iş makinesinden yararlanamadığı, bu nedenle günlük 300TL X 13 gün = 3.900TL.lik kazanç kaybının oluşacağı, Söz konusu iş makinesinin ------ davacının şirket ---------- km olduğu dikkate alındığında talep edilmiş olan 1.000TL.lik nakliye bedelinin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, ancak yukarıda mali incelemede de belirtildiği üzere bu bedele ilişkin herhangi bir belge, fatura, makbuz vb. sunulmadığı, ayrıca taraflar arasında bu bedeli kimin ödeyeceğine ilişkin sözleşme de bulunmadığı, hal böyle olmakla takdirin, Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapıldığında: Davacının talepleri ve beyanları incelendiğinde davalının sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle zarara uğradığını iddia ettiği ve uğramış olduğu zararların tahsilini talep ettiği, Taraflar arasında---------- yevmiye numaralı “İş Makinesi Satış Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin imzalandığı, sözleşmenin TBK m. 207 hükmünce taşınır satış sözleşmesi olduğu ve davacının “alıcı”, davalının ise “satıcı” sıfatını haiz olduğu, sözleşmede davalı şirketin maliki olduğu ----------- bedelle davacıya satışı hususunun kararlaştırıldığı, Sözleşmenin ilk hükmünün “Satıcı (davalı), yukarıda nitelikleri ve bedeli yazılı iş diğer taraf alıcıya (davacı) halihazır durumu ile satarak bedelini tamamen aldığını ve iş makinesini teslim ettiğini, alıcı (davacı) ise bu iş makinesini halihazır durumu ile görüp beğenerek ve bedelini tamamen ödeyerek teslim aldığını,kabul ve beyan eder.” şeklinde olduğu, sözleşmenin bu hükmüne göre davalı satıcının “satılan” şey olarak iş makinasının zilyetlik ve mülkiyetini (TBK m. 207 hükmünce) davacı alıcıya devrettiğini beyan ettiği ve fakat aslında iş makinasının resmi belgedeki bu beyanın aksine davacı alıcıya zilyetliğin devredilmediği anlaşılmakla sözleşmenin imzalandığı 09.01.2020 tarihinden iş makinasının teslim edildiği 20.01.2020 tarihine kadar davacının iş makinasının zilyetliğine kavuşamadığı, sözleşmenin ihlal edilmesi dolayısıyla “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.” şeklindeki TBK m. 112 hükmünce “borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi” sebebiyle davacının uğradığı olumlu (müspet) zararların tahsilini isteyebileceği kanaatine varılabileceği, . Olumlu (müspet) zarara ilişkin---------- kararının “Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır. Borcun yerine getirilmesinin kusurla olanaksız hale gelmesinde, temerrüde düşen borçludan, gecikmiş ifa ile birlikte gecikme dolayısıyla tazminat istenmesinde, yahut borçlunun temerrüdü halinde ifadan vazgeçilip, ifa yerine tazminat istenmesinde ve sözleşmenin olumlu biçimde ihlalinde, müspet zararın giderimi söz konusu olur -------- Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi halinde söz konusu olur. Sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı alır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu gözardı edilmemelidir." -------- Müspet zarar olan kâr kaybı, yukarıdaki hükümlerin de sonucu olarak kâr elde edememek nedeniyle malvarlığındaki gerçek eksilme esas alınarak belirlenmelidir.” şeklinde olduğu, davacının tahsilini istediği zarar kalemlerinin olumlu zarar kapsamına girip girmediğini takdirin, elbette TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme'ye ait olduğu; . Eğer Sayın Mahkemece bu kapsamda davacı alıcının, iddia ettiği zararlarının olumlu (müspet) zarar kapsamında talep edilebilir olduğu kanaatine varılır ise bu halde: Ekskavatörün faturası gönderilmediği için KDV'ye ilişkin olarak 11.296,30TL.lik zarar yönünden talep değerlendirildiğinde: Mali incelemede belirtildiği üzere 11.296,30TL.lik KDV zarar talebinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılabileceği, İş makinasını geç teslim alması sebebiyle günlük kira bedeli olarak toplamda 3.000TL.lik kar mahrumiyeti yönünden talep değerlendirildiğinde: Teknik açıdan değerlendirildiğinde günlük 300TL X 13 gün = 3.900TL.lik kazanç kaybının oluşacağı kanaatine varılabileceği, İş makinasının bulunduğu yerden davacının şirketine taşınması nedeniyle taşıma bedeli olan 1.000TL.lik zarar yönünden talep değerlendirildiğinde: Teknik açıdan değerlendirildiğinde 1.000TLlik nakliye bedelinin piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu, ancak mali incelemede de belirtildiği üzere bu bedele ilişkin herhangi bir belge, fatura, makbuz vb. sunulmadığı, ayrıca taraflar arasında bu bedeli kimin ödeyeceğine ilişkin sözleşme hükmünün de bulunmadığı, hal böyle olmakla uğranılan zararın HMK m. 194(1) hükmünce somutlaştırılıp somutlaştırılmadığını takdirin, Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Davalıya gönderdiği noter ihtarnamesi sebebiyle ödediği 344,87TL.lik ihtarname gideri yönünden talep değerlendirildiğinde: Davacının ------- tarihinde toplamda 344,87TL.lik ihtarname masrafını ödediği...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur.Rapora karşı itirazların olumlu-olumsuz değerlendirilmesi bakımından dosya rapor sunan heyete tevdi edilmiş, tanzim edilen 26/04/2023 tarihli raporda özetle;''..Davacı Şirketin Davalı Şirketten; * Kesilmeyen Faturadan kaynaklanan 11.296,30 TL KDV Bedeli, İş Makinesinin teslim edilmemesi nedeniyle 3.900,00 TL Kazanç kaybı (Talep 3.000.-TL), İş Makinesi Kırıcı Parçasının teslim edilmemiş olması nedeniyle 25.000.-TL ödemenin iadesi, « İş Makinesinin Nakli nedeniyle, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere 1.000,00 TL Alacak taleplerinde bulunabileceği, davalıya keşide edilen Noter İhtarnamesi nedeniyle ödendiği görülen ve Davacı Şirketçe talep konusu yapılan 344,87 TL Noter İhtarname Masrafının ise Sayın Mahkemenin takdirinde olacağı...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen ek rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafından sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı maddi zararın davalıdan tahsili istemiyle huzurdaki davanın açıldığı, İddia ve savunma kapsamından taraflar arasında taşınır satım sözleşmesinin sabit olduğu, dosyada mübrez -------- yevmiye numaralı “İş Makinesi Satış Sözleşmesi” akdedildiği, sözleşmeye davacının “alıcı”, davalının ise “satıcı” sıfatıyla taraf olduğu, sözleşme konusunun ----cinsi iş makinesi olup, bedelinin KDV dahil 152.500,00-TL olduğu, taraflar arasında sözleşme bedeli yönünden ihtilaf bulunmadığı, dosyada mübrez delillerden; 09/01/2020 tarihinde davacı tarafından 152.500,00-TL iş makinesi bedeli ve 25.000,00-TL kırıcı bedeli açıklaması ile davalı banka hesabına ödeme yapıldığı, poli memurlarınca tanzim edildiği anlaşılan tutanak ile iş makinesinin kova ve kırıcı olmaksızın 20/01/2020 tarihinde davacı şirket yetkilisine teslim edildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında satım sözleşmesi sabit olmakla; satım sözleşmesi gereği davacının satım bedelini ödemek ve davalının satıma konu taşınırın mülkiyetini devir teslim ile yükümlü olduğu, sözleşme kapsamında tarafların sözleşme ile yükümlendikleri edimleri aynı anda ifa etmekle mükellef olduğu, iddia ve savunma kapsamından sözleşme bedelinin davacı tarafından ödenmesine karşın sözleşmenin imzalandığı 09/01/2020 tarihinde her ne kadar taşınır mülkiyeti davacıya devir edilmiş ise de iş makinasının teslim edilmediği ve 20/01/2020 tarihine kadar davacının iş makinasının zilyetliğine kavuşamadığı, sözleşmeye konu taşınırın tesliminde kırıcı ve kovanın bulunmadığı, bu kapsamda davalı nezdinde temerrüd meydana geldiği ve davacının bu nedenle uğradığı zararı talep edebileceği, Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile sözleşmeye konu faturanın keşide edilmemesi nedeniyle davacının 11.286,30-TL KDV , 25.000,00-TL ödenen kırıcı bedeli, günlük 300,00-TL 'den 13 gün kırıcının kullanılamaması nedeniyle 3.900,00-TL, satıma konu malın taşınması yönünden 1.000,00-TL alacağın talep edilebileceğinin tespit edildiği, sunulu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığı, dava dilekçesinde talebe konu alacak kalemleri yönünden belirtilen bedellerin harca esas değer karşısında düşük olduğu anlaşılmakla Mahkememiz 10/01/2023 tarihli celse ara kararı ile hangi talebi yönünden ne miktar talep ettiğini HMK m.31 ve m.194 kapsamında açıklanması yönünden davacı tarafa müeyyidesi de belirtilmek suretiyle kesin süre verildiği, buna karşın davacı tarafından harca esas değerin alacak kalemleri yönünden belirginleştirilmediği ve Mahkememizin 05/12/2023 tarihli celsesinde davacı vekili tarafından harca esas değerin 15.000-TL olduğu ve harca esas değer esas alınarak davanın kabulünü talep ettiklerinin bildirildiği, bu kapsamda Mahkememizce her bir alacak kalemi yönünden eşit olmak üzere (3.750,00-TL olarak) harca esas değerin paylaştırılmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiği, sunulu raporda kırıcının kullanılamaması nedeniyle 13 gün üzerinden hesaplama yapılmış ise de talebin 10 gün olarak dile getirildiği ve talep yönünden meydana gelen zararın 3.000,00-TL olduğu, ihtarname masrafının yargılama gideri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın Kısmen Kabulü-Kısmen Reddi ile;11.500,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-)Karar ve ilâm harcı olan 785,56-TL harçtan peşin alınan 256,17-TL harcın mahsubu ile bakiye 529,39‬‬-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-A)Davanın kabul edilen kısmı yönünden; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul-ret oranı gözetilerek; 1.016,4‬0-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
5-B)Davanın reddedilen edilen kısmı yönünden; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---- bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul-ret oranı gözetilerek; 303,6‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-)Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. uyarınca 11.500,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-)Davanın red edilen miktarı yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. uyarınca 3.500,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
8-)Davacı tarafça yatırılan 323,97-TL harç ve 6.462,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri, 344,87-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 7.130,84‬‬-TL yargılama giderinden davayı kabul- ret oranı dikkate alınarak; toplam 5.419,43-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin e- duruşma yolu ile yüzüne karşı, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/01/2024