WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/159
KARAR NO:2024/285
DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/03/2021
KARAR TARİHİ:05/04/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı firma arasında ticari ilişki olduğunu, dava konusu fatura davalı tarafa iletilmiş fakat sonucunda ekte örneği sunulu olan 48.194,74 TL tutarındaki fatura alacağı davalı firma tarafından davacı şirkete haksız ve kötü niyetli olarak ödenmediğini, toplam 48.194,74 TL asıl alacağa ilişkin olan ----------sayılı dosyası ile davalı tarafa icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlunun borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini, ve takibin durduğunu, davalı borçluya kesilen fatura, bu fatura karşılığı gelen ödenmeyen meblağ davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu, bu meyanda davalı borçlunun takibe itirazı haksız ve yersiz olmakla birlikte; huzurdaki iş bu davayı açma gerekliliği hasıl olduğunu, dava konusu ile ilgili olarak Türk Ticaret Kanununun21. Maddesinde “(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bşr itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” Denildiğini,ancak davalı borçlu tarafından mevcut süre içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, bu hali ile faturaları kabul ettiğinin ortada olduğunu, davalı borçlunun------- dosyasındaki itiraz dilekçesinin içeriğinde ayrıca yetkiye de itiraz ettiğinin görüldüğünü, ancak söz konusu icra takibi ve itirazın iptali davasından -------- İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, İcra takip ve dava konusu esasen para alacağına ilişkin olduğunu, bu anlamda HMK'nın 10. Maddesi ve 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 89. Maddesi dikkate alındığında dava konusu İcra takibinin ve açılmış olan itirazın iptali davasındaki yetkili Mahkemenin ---- Mahkemeleri olduğunu, söz konusu durum ile ilgili olarak ------- sayılı ilamında ''İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı davalar olduğu, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra takibinde takip başlatılması ve ödeme emrine karşı yasal süresinde itirazın yapılması gerektiğini, Mahkemece İcra Müdürlüğünün yetkisine yapılan itiraz öncelikli olarak değerlendirmesi gerektiğini, somut olayda davalı borçlu, İcra Müdürlüğünün yetkisine itirazda bulunmuş, Mahkemede davacının malların teslimini davalının ikametgahında yaptığını bildirdiği gerekçesiyle yetki itirazının kabulüne karar verdiğini, malların davalının ikametgahında teslim edilmiş olması takip tarihinde yürürlükte bulunan HMK. 10 ve 6098 sayılı TBK 89. Maddelerde gösterilen para alacağında davacı alacaklının ikametgahı icra müdürlüğünün ve mahkemesinin yetkisini ortadan kaldırmaz.” denildiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline, ve takibin kaldığı yerden devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa reeskont avans faizi uygulanmasına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle müvekkil lehine takip tutarının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davaya konu faturaya ilişkin teslimi yapmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin borcu bulunmadığını, dava dilekçesine ekli faturaların tebliğ edilmediğini, bu konu ile ilgili tüm beyan ve itiraz haklarını saklı tuttuklarını, davacı alacağının kanıtlayıcı yazılı bir belgede olmadığından davalı tarafından kabul edilmediğini, takipte faiz istenmediğini, dava ile faiz talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının faiz talebinin de reddinin gerektiğini, davacının bu talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur------ sayılı dosyası celp edilmiştir.

6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1):"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "---------Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)
Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, davacının 2018-2019 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile talimat yolu ile inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından talimat yolu ile tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketin incelemeye sunulan ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdikine ilişkin bilgiler şöyledir;Davalının 2021 yılında e-defter kapsamında olduğu, 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği'nde hüküm altına alındığı üzere; Açılış Onayı: Hesap döneminin ilk ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını, Kapanış Onayı: Hesap döneminin son ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını ifade ettiği, buna göre davacının açılış onayı yerine geçen 2021-0cak ayı E-defter beratlarını ve kapanış onayı yerine geçen 2021 yılı Aralık ayı yevmiye e-defter beratlarını yasal süresinde aldığı, 6102 Sayılı TIK'nun 64/3.Maddesi uyarınca 2021 yılı envanter defterinin noter açılış onayının süresinde yaptırıldığı, 2017-2018-2019-2020-2021 yılına ait ticari defterlerinin 213 Sayılı VUK. 221. ve 222.Maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Mahkemede olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. Maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin -------- yılı yevmiye defteri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edildiği,
Davalı Ticari Defter Kayıtlarındaki Hesap İşlemlerine İlişkin İnceleme
---Satıcılar Hesabı
-----
-----
----
------Davalıya ait ticari defter kayıtlarında;
Dava konusu olan --------- tutarındaki faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerinde 2017 yılından 2018 yılına devreden bakiyenin (davacı alacağı) 0,73 TL olduğu, 2017 yılında davacının davalıya 188.463,26 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının davacıya 214.590,00 TL tutarında ödeme yaptığı, devreden 0,73 TL bakiyenin dahil edilmesi ile davalının davacıdan 26.126,01 TL alacaklı duruma geçtiği ve 2019 yılına davalı alacağının devrettiği, 2019 yılında davacının davalıya 13.548,31 TL fatura düzenlediği,davalının davacıya 58.640,00 TL ödemede bulunduğu, 2018 yılından devreden davalı alacağı olan 26.126,01 TL ile birlikte davalı alacağının 71.217,70 TL olduğu, bu tutarın 2020 yılına devrettiği tespit edildiği, 2019 yılında toplamı 58.640,00 TL olan ödemeden; -----olan ödemelerin ----adına yapıldığı, ------ olan ödemelerin---- adına yapıldığı, bu kişilere yapılan ödeme toplamının 50.640,00 TL olduğu, inceleme sırasında ------------ kim olduğu sorulduğunda; davacı şirket ortakları olduğunun söylendiği, yapılan ödemelere ilişkin 3 dekontun incelemeye sunulduğu, bu dekontlar incelendiğinde; 2.030,00 TL tutarlı dekont açıklamasında------- nolu çek ödemesinden kalan tutar” yazdığı, 23.460,00 TL tutarlı dekonttta bir açıklama olmadığı ancak 23.460,00 TL ile 2.030,00 TL tutarlı dekontlar toplandığında 25.490,00 TL'na ulaşıldığı, bu tutarın da davalının ----nolu yevmiye defterinde kayıtlı olan davacıya verilen ------ nolu çek tutarı ile aynı tutarda olduğu, muhasebe kayıtlarında hem bu çekin davacı borcundan düşüldüğü hem de ---- yapılan ödemelerin davacı borcundan düşüldüğü böylece ------- çeke ilişkin mükerrer olarak 2 kez davacı borcundan düşülmenin söz konusu olduğu, aynı işlemin davacıya verilen 25.000,00 TL tutarlı çeklerden biri için de yapıldığı,--------- maddesindeki 25.000,00 TL tutarlı dekontta “çek istirdatı” yazdığı, davalının davacıya bu tutarda çek verdiği ve borcundan düştüğü, böylece hem 25.000,00 TL tutarlı çekin hem de 25.000,00 TL tutarlı ödemenin mükerrer olarak 2 kez davacı borcundan düşüldüğü tespit edilmiş olup, mükerrer olarak düşülen 25.490,00 TL ve 25.000,00 TL tutarların hesaplamadan tenzil edilmesi ile davalı defterlerindeki -------- olması gerektiği tespit edildiği, (20.727,70 TL davalının davacıdan alacağı) dosyada bulunan davacı defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda 2017 yılına ait muavin kayıtlarına yer verilmediği, bu nedenle karşılaştırma yapılamadığı, 2017 yılından 2018 yılına devreden bakiyenin davacı tarafta 68.071,75 TL olduğu, bu tutarın davalı defterinde ise 0,73 TL olduğu, 2018-2019 yılındaki kayıtların 4.Maddede yapılan açıklama ve hesaplamalar dışında birebir aynı olduğu, ancak 68.071,75 TL bakiyeye ilişkin bir tespit yapılamadığı, taraflar arasındaki borç/alacak durumunun ancak davacı defterlerinde 2017 yılındaki kayıtlar ile bu rapora konu olan 2017 yılı muavin kayıtlarının karşılaştırılması ile bir sonuca varılabileceği, bu durumunda davacı defterlerinin incelenmesi ve bu rapordaki verilerin karşılaştırılması ile gerçekleşebileceği görüş ve kanaatine varıldığı,Ticari defterler üzerinde yapılan inceleme sonucunda;Davalının 2021 yılında e-defter kapsamında olduğu, 1 Sıra Nolu Elektronik Defter Genel Tebliği'nde hüküm altına alındığı üzere; Açılış Onayı: Hesap döneminin ilk ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını, Kapanış Onayı: Hesap döneminin son ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını ifade ettiği, buna göre davacının açılış onayı yerine geçen 2021-0cak ayı E-defter beratlarını ve kapanış onayı yerine geçen 2021 yılı Aralık ayı yevmiye e-defter beratlarını yasal süresinde aldığı, 6102 Sayılı TTK'nun 64/3.maddesi uyarınca 2021 yılı envanter defterinin noter açılış onayının süresinde yaptırıldığı, 2017-2018-2019-2020-2021 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK. 221. ve 222.Maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK'nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı değerlendirmesinin takdiri Mahkemede olmak üzere; 6102 sayılı T.T.K 64/3. Maddesi uyarınca yapılması gereken kapanış tasdikinin 2018-2019-2020-2021 yılı yevmiye defteri için süresinde yaptırıldığı, ticari defterlerin birbirini doğruladığı,Davalıya ait ticari defter kayıtlarında;Dava konusu olan ------------ tutarındaki faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı ticari defterlerinde 2017 yılından 2018 yılına devreden bakiyenin (davacı alacağı) 0,73 TL olduğu, 2017 yılında davacının davalıya 188.463,26 TL tutarında fatura düzenlediği, davalının davacıya 214.590,00 TL tutarında ödeme yaptığı, devreden 0,73 TL bakiyenin dahil edilmesi ile davalının davacıdan 26.126,01 TL alacaklı duruma geçtiği ve 2019 yılına davalı alacağının devrettiği, 2019 yılında davacının davalıya 13.548,31 TL fatura düzenlediği, davalının davacıya 58.640,00 TL ödemede bulunduğu, 2018 yılından devreden davalı alacağı olan 26.126,01 TL ile birlikte davalı alacağının 71.217,70 TL olduğu, bu tutarın 2020 yılına devrettiği tespit edildiği, 2019 yılında toplamı 58.640,00 TL olan ödemeden; 15.02.2019 tarihli 25.000,00 TL ve 150,00 TL olan ödemelerin ---- adına yapıldığı, 20.03.2019 tarihli 23.460,00 TL ve 2.030,00 TL olan ödemelerin---- adına yapıldığı, bu kişilere yapılan ödeme toplamının 50.640,00 TL olduğu, İnceleme sırasında------- kim olduğu sorulduğunda davacı şirket ortakları olduğunun söylendiği, yapılan ödemelere ilişkin 3 dekontun incelemeye sunulduğu, bu dekontlar incelendiğinde; 2.030,00 TL tutarlı dekont açıklamasında ----- nolu çek ödemesinden kalan tutar” yazdığı, 23.460,00 TL tutarlı dekonttta bir açıklama olmadığı ancak 23.460,00 TL ile 2.030,00 TL tutarlı dekontlar toplandığında 25.490,00 TL'na ulaşıldığı, bu tutarın da davalının----nolu yevmiye defterinde kayıtlı olan davacıya verilen ----- tutarı ile aynı tutarda olduğu, muhasebe kayıtlarında hem bu çekin davacı borcundan düşüldüğü hem de --- yapılan ödemelerin davacı borcundan düşüldüğü böylece ------- çeke ilişkin mükerrer olarak 2 kez davacı borcundan düşülmenin söz konusu olduğu, aynı işlemin davacıya verilen 25.000,00 TL tutarlı çeklerden biri için de yapıldığı, ---------yevmiye maddesindeki 25.000,00 TL tutarlı dekontta “çek istirdatı” yazdığı, davalının davacıya bu tutarda çek verdiği ve borcundan düştüğü, böylece hem 25.000,00 TL tutarlı çekin hem de 25.000,00 TL tutarlı ödemenin mükerrer olarak 2 kez davacı borcundan düşüldüğü tespit edilmiş olup, mükerrer olarak düşülen 25.490,00 TL ve 25.000,00 TL tutarların hesaplamadan tenzil edilmesi ile davalı defterlerindeki -------- olması gerektiği tespit edildiği, (20.727,70 TL davalının davacıdan alacağı) dosyada bulunan davacı defterlerinin incelendiği bilirkişi raporunda; 2017 yılına ait muavin kayıtlarına yer verilmediği, bu nedenle karşılaştırma yapılamadığı, 2017 yılından 2018 yılına devreden bakiyenin davacı tarafta 68.071,75 TL olduğu, bu tutarın davalı defterinde ise 0,73 TL olduğu, 2018-2019 yılındaki kayıtların 4.Maddede yapılan açıklama ve hesaplamalar dışında birebir aynı olduğu, ancak 68.071,75 TL bakiyeye ilişkin bir tespit yapılamadığı, taraflar arasındaki borç/alacak durumunun ancak davacı defterlerinde 2017 yılındaki kayıtlar ile bu rapora konu olan 2017 yılı muavin kayıtlarının karşılaştırılması ile bir sonuca varılabileceği, bu durumunda davacı defterlerinin incelenmesi ve bu rapordaki verilerin karşılaştırılması ile gerçekleşebileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların 2018-2019 yıllarına ait ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi marifeti ile inceleme yaptırılmış ve bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır. SMMM bilirkişi tarafından tanzim edilen kök ve ek bilirkişi raporunda özetle;Davacı Şirketin Ticari Defterleri; Davacıya ait aşağıdaki cetvelde gösterilen dava konusu cari alacağın yıllarına ait defterlerini ihtiva eden 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait ticari defterleri HMK 218'e göre yerinde incelemeye tabi tutulmuştur.2021 yıllarına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin süresi içinde noter açılış tasdikinin yaptırıldığı 2018-2019-2020 yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı, 2021 yevmiye defteri kapanış tasdiğinin rapor hazırlama sürecinde olduğu tarafımdan görüldüğü, davacı ticari defterleri üzerinden yapılan incelemede, 2018-2019-2020-2021 yıllarına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin süresi içinde noter açılış tasdikinin yaptırıldığı 2018-2019-2020 yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırılmadığı yevmiye defteri kapanış tasdi rapor hazırlama sürecinde olduğu görüldüğü, davacı ile davalı arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan fatura ve defterler incelendiğinde dava konusu alacak davacı şirketin cari hesap alacağı ile ilgilidir. Kebir hesap ekstresinde görüleceği üzere davacı şirket tarafından davalı şirkete düzenlenen faturaların bu hesabın borcuna (* işlem), davalı şirket tarafından davacı yana ödemelerin ise bu hesabın alacağına (C işlem) kaydedildiği, 13/11/2018 tarihinde ki işlemden sonra davacı şirketin cari hesap bakiyesinin 2.395,50 TL (A) olduğu, 31/12/2018 tarihli kesilen --------------sıra numaralı iki fatura (EK-1) ile 31/12/2018 bakiyesinin 40.250,53 TL (B) olarak devrettiği, 2019 yılında 8.aya (ağustos) kadar fatura-ödeme işlemlerinin olmadığı 09/08/2019 tarihinde 5.000,00 TL-23/08/2019 tarihinde 3.000,00 TL toplam 8.000,00 TL davalı şirket tarafından ödeme yapıldığı, davacı şirketin 30/08/2019 tarihinde -------- numaralı 13.543,31 TL'lik faturayı düzenleyip defterine kayıt ettiği,----tarihinden sonra hesaplarda hareket olmadığı, davalı şirket tarafından yapılan 8.000,00 TL ödemenin cari borca karşılık mı, veya 30/08/2019 tarihli 13.543,31 TL'lik fatura nın avansı olarak mı ödendiğine dair dosya içeriğinde başka bir evraka rastlanılmadığı,
----Kebir Hesap Dökümü
----
---- Kebir Hesap Dökümü
---
---- Kebir Hesap Dökümü
----
Davalı şirkete kesilen ve dosyaya delil olarak sunulan son 3 fatura kağıt fatura olarak düzenlenmiştir.
---- tarihli ---- fatura numaralı 32.734,43 TL
----- tarihli --- fatura numaralı 9.912,00 TL
--- tarihli ------- fatura numaralı 32.734,43 TL
Kesilen faturaların karşı tarafa tebliğ edilmesi ve buna itiraz edilmemiş olması gerekir. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için gereken şartlardan biri TTK m.21/2 ile açık bir şekilde belirtildiği üzere, faturayı alan kişinin sekiz gün içinde faturaya itirazda bulunmamış olması şartıdır. Burada önemli olan husus faturanın muhataba tebliğ edildiğinin ve itirazın süresinde yapılıp yapılmadığının tespiti olacaktır. Faturanın muhataba tebliğ edildiğini ispat yükü de fatura alacaklısında olduğundan; faturanın karşı tarafa ulaştığı tarihin belirlenebileceği şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, faturanın tebliği kanunda herhangi özel bir şekle bağlanmamış olup konuya ilişkin --------- sayılı ilamında faturanın tebliğ edilebileceği şekiller ayrıntılı bir şekilde açıklandığı, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabildiği, muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya ---- ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.” denildiği, telgraf, teleks yolu, ------- aracılığı ile teslim edildiğine dair bir delile rastlanmamış ancak davalı hesap ekstreleri incelendiğinde dava konusu faturaların davalı kayıtlarında da kayıt altına alındığı ve BA formlarında beyan edildiği görüldüğü, davalı şirketin ticari defterleri davalıya ait ticari defter bilgileri tarafıma ulaşmadığı, bu konuda ki takdir Mahkemeye ait olduğu, davalı şirketin ekstre ve ticari defterlerinde tespit edilenler; davalı ile davacı arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davalı şirket tarafından dosyaya sunulan ekstreler incelendiğinde; cari hesap ekstresinde görüleceği üzere davalı şirket tarafından davacı şirkete yapılan ödemelerin bu hesabın borcuna (* işlem), davacı şirket tarafından davalı yana kesilen faturaların ise bu hesabın alacağına (- işlem) kaydedildiği, davalı şirketin 31/12/2018 tarihi itibari ile davacı şirkete 26.126,01-TL borç bakiyesi olduğu, davacı şirketin 31/12/2018 tarihi itibari ile 40.250,53 TL borç bakiyesi olduğu, davacı-davalı şirketlerin bakiyelerinde mutabık olmadıkları tespit edildiği, davacı ile davalı şirketin hesapları arasında (EK-2); davacı şirketin 01/01/2018 açılış bakiyesinin 65.071,75 TL iken, davalı şirketin 01/01/2018 açılış bakiyesinin 0,73 TL olduğu, 31/01/2018 tarihli -------- numaralı davacı faturasının, davacının kayıtlarında 9.036,94 TL, davalı kayıtlarında 7.658,42 TL olarak kayıt edildiği, (dosya içeriğinde fatura örneği olmadığından karşılaştırma yapılamamıştır), davacı şirket kayıtlarında 26/01/2018 tarihinde 35.573,00 TL çek kaydı olduğu bu çek görselinin delil olarak sunulduğu (EK-3) çekin davalı şirket tarafından düzenlendiği, çek tutarının kayıtlarda ki tutar olduğu, davalı şirket kayıtlarında ise bu çek ile ilgili bir kaydın olmadığı, davalı şirket kayıtlarında 13/03/2018 tarihinde 32.500,00 TL çek kaydı olduğu, davacı şirket kayıtlarında ise bu çek ile ilgili bir kaydın olmadığı, davaya konu olan ------- faturaların davacı firma kayıtlarında ve davalı firma kayıtlarında olduğu, davalı firma ----- formunda beyan edildiği, ilgili faturalardan sonra davalı tarafından davacıya--- yılında ödeme yapılmadığı, ------ faturanın davacı-davalı şirket kayıtlarında olduğu, davalı şirket BA formunda beyan edildiği, ---- ödemelerin davacı-davalı şirket kayıtlarında olduğu, davalı kayıtlarında şubat-mart/2019 aylarında toplam 50.640.00.-TL havale ödemeleri yapıldığı, gönderilen havalelerin farklı isimler içerdiği, bu havele tutarların davacı şirket kayıtlarında olmadığı, davacı ve davalı kayıtlarında ------tarihli faturadan sonra bir ödemenin olmadığı, davacı şirket 2019 yılının 45.798,84 TL borç bakiyesi, davalı şirket 2019 yılının 71.217,70 TL borç bakiyesi olarak devrettiği, davacı şirket 01/01/2020 açılışının 45.798,84 TL borç bakiyesi, davalı şirket 01/01/2020 açılışının 48.200,00 TL alacak bakiyesi ile kayıt edildiğini, davalı şirket 2019 kapanış bakiyesi ile 2020 açılış bakiyesinin tutarsız olduğu, davacı-davalı şirket kayıtlarında 2020 yılında başka bir hareket olmadığı, davacı şirket kayıtlarında 2021 yılında başka bir hareket olmadığı, (davalı şirketten 2021 yılı ekstresi gelmediği için karşılaştırma yapılamamıştır) görülmüş ve tespit edildiği, davalı ---------- muavin kayıtlarında eksik ve hatalı yevmiye kayıtları tespit edilmiş olup------- tarihli celse zayi nedeniyle iptal edilmiş olup davalının kayıtlarından iade işlemi yapılmadığı,----- olduğu, davalı-------- hariç bedeli kayıtlarına almış olup eksik muavin kaydı söz konusu olduğu, ---- tarihinde verilen ------- çek görüntüsü rapor ekinde de sunulmuş olup çek iptal edildiği, davalı ------------muavin kayıtlarında yer almakta olup çekin iptalinden kaynaklı iade kaydı yapılmadığı, ---- yılı davalı tarafından şirket yetkilileri tarafından yapılan ----tarihli ------ çekler yazdırılmış olup çek karşılığı yapılan havale olduğu tespit edildiği, davalı kayıtlarında mükerrer işlem yapıldığı tespit edildiği, davacı -----muavin ve yevmiye kayıtları belgeler doğrultusunda incelendiğinde bakiye nin dava değeri olan 45.798,84 TL davalı ---- borçlu cari olduğu tespit edilmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda;Davanın icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra tabinin 48.194,74 TL tutarındaki kısmi fatura alacağından oluştuğu, davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde Davalı şirkete kesilen ve dosyaya delil olarak sunulan son ---- fatura ---- fatura numaralı ---- faturalar olup, hem davacının hemde davalının ticari defterlerinde kayıtlı oldukları, davalının --------formlarında bu faturaları bildirmiş olduğu, davalının davacıdan bu faturalara ilişkin mal ve hizmeti aldığı hususunun delil niteliğindeki ticari defterler ile ispata kavuşmuş olduğu, davacının ticari defterlerinde 45.798,84-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerinde ödeme olarak kaydetmiş olduğu çeklerin iade, zayi olması sebeplerinden mükerrer olarak kaydedilmiş oldukları, davalının ticari defterlerinin bu yönüyle ödemeye ilişkin gerçeği yansıtmadığı, davacının davaya konu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu alacak miktarının ticari defterlerinde cari hesabı miktarınca olduğu görülmekle aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Yine aynı sebeplerle likit ve belirli olan alacak miktarının üzerinde icra takibinde bulunmakla, fazla talepte bulunulan miktar yönünden iyi niyetli olunmadığından davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2--------- icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 45.798,84 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Asıl alacak olan 45.798,84 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Reddedilen miktar olan 2.395,90 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davacı şirketten tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------bütçesinden ödenecek 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 1254,89-TL'nin davalıdan, 65,11-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Karar ve ilâm harcı olan 3128,52-TL harçtan peşin alınan 582,07-TL harcın mahsubu ile bakiye 2546,45-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
7-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.395,90 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Davacı tarafça yapılan 2.032,00 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre 1932,71-TL ve 582,07 TL peşin harç toplamı 2514,78-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
10-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
11-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 05/04/2024