T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/537
KARAR NO: 2024/65
DAVA : MENFİ TESPİT (KAMBİYO SENETLERİNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 02/07/2020
KARAR TARİHİ : 26/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... borçlu gösterildiği 3 adet 14/10/2010 düzenleme, 22/11/2010 ödeme tarihli, 6500 TL bedelli senet, 14/10/2010 düzenleme, 03/12/2010 ödeme tarihli, 6500 TL bedelli senet, 14/10/2010 düzenleme, 17/12/2010 ödeme tarihli, 6.925 TL değerindeki senetlerin olduğunu, bu senedin sebebi ile davacı adına ----İcra Müdürlüğü'nde ''Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile '' takip başlatılmış olup, davacı adına ödeme emri düzenlendiğini, takibe dayanak senetteki kefil imzasının davacıya ait olmadığının tespiti ile imzaya itirazın ve davanın kabulü ile takibin borçlu taraf yönünden durdurulmasına, karşı taraf yönünden borç miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin ticari alacağından dolayı -----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra dosyası ile borçlu ----- ve şirket ortağı olan davacı-borçlu ... hakkında 22.12.2010 tarihinde kambiyo senetlerine özgü yol ile icra takibi başlattığını, davacının dava dilekçesinde de yazılı olduğu üzere, icra takip dosyasından davacıya ödeme emri tebliğ edilmiş ve takip kesinleştiğini, aradan yıllar geçmiş olup, davacı işbu davayı açarak borcunun bulunmadığını iddia ettiğini, davacı öncesinde 27.08.2019 tarihinde -----İcra Hukuk Mahkemesinin----- Esas sayılı dosyası ile imza inkarı davası açmıştır. Açılan dava 27.02.2020 tarihinde davanın yasal süresinde açılmadığı gerekçesi ile reddedildiğini, davanın ticari alacak niteliğinde olduğu tartışmasız olduğunu, icra takibinin ve icra takip dosyasının kesinleşmesinin üzerinden uzun yıllar geçtiğini, ticari defter ve kayıtlar ile ispat edilecek olan bu dava için sunulması gereken ticari defter ve kayıtlar içinde zaman aşımı süreleri dolduğunu, Vergi Usul Kanununa göre davalının ticari defter ve kayıtlarını saklama süresi 5 yıl olup, bu belgelere ulaşmamız mümkün olmadığından ve davacı tarafın iddialarını ispatla yükümlülüğünün olmasından dolayı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları ile davasını ispat etmesi gerektiğini, haksız ve süresinde açılmayan işbu davanın reddini ve %20 den az olmamak üzere davacı aleyhine tazminata hüküm kurulmasını ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini saygı ile talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, davacının icra takibine konu bono dolayısıyla borçlu olmadığınına ilişkin menfi tespit davasıdır-----. İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.İmza incelemesi için ---- -- Kurumundan alınan raporda özetle; İnceleme konusu senetlerde ...'e atfen atılı imzalar ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.
Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;
Davanın, icra takibine konu bonolar dolayısıyla borçlu olmadığınına ilişkin açılan menfi tespit davası olduğu, davacının bonolar üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde itirazının bulunduğu, yapılan imza incelemesi sonucunda imzanın davacıya ait olmadığı belirlenmiştir. İcra takibine konu bonoların 22/11/2010 vade 6.500,00 TL bedelli, 03/12/2010 vade 6.500,00 TL bedelli ve 17/12/2010 vade 6.925,00 TL bedelli bonolar olduğu, takip alacaklısının davalı, takip borçlularının ise davacı ve dava dışı şirket ----- olduğu, 03/12/2010 vade 6.500,00 TL bedelli ve 17/12/2010 vade 6.925,00 TL bedelli bonolar üzerinde davacıyı borçlu konumuna sokacak şekilde isim ve imzasının bulunmadığı, dolayısıyla bu iki senet yönünden davacının borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle bu iki senet ve işlemiş faizi yönünden aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
22/11/2010 vade 6.500,00 TL bedelli senet yönünden ise; senette borçlu olarak davacının olduğu, lehtar olarak ----- tek yetkilisinin davacı ... olduğu, icra takibi dosyasında -----tarafından sunulmuş bir itiraz dilekçesinin bulunmadığı, davacının şirketin tek yetkilisi olması sebebiyle-----yönünden itirazda bulunmazken kendisi yönünden imza inkarında bulunması hususunun, senet ve takip tarihinin 2010 olması, dava dışı----- tasfiye halinde olması ve davalının alacağı tahsil etmesinin zorlaşacağı hususuyla birlikte değerlendirildiğinde davacının iyi niyetli olmayacağı görülmüştür. Medeni Kanunun 2. Maddesinde Herkes, haklarının kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olduğu ve bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağı düzelenmiştir. Açıklanan gerekçelerle davacının işbu senet yönünden talebi yerinde görülmemiştir.
Ticari defterlerin incelenmesine ilişkin talep, yukarıdaki gerekçelerle belirlenen sonuca bir etkisi olmayacağından yerinde görülmemiştir. Kötü niyet tazminat talebinin, davalının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davanın menfi tespit davası olması ve şartları gerçekleşmemesi sebebiyle icar inkar tazminat talebinin reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
---- İcra Dairesi ----- Esas sayılı icra dosyasında takibe konu, 03/12/2010 vade 6.500,00 TL bedelli ve 17/12/2010 vade 6.925,00 TL bedelli bonolar sebebiyle 13.425,00 TL asıl alacak ve 72,49 TL işlemiş faiz yönünden davacının borçlu olmadığının TESPİTİNE,
-Şartları oluşmayan icra inkar ve kötü niyet tazminat taleplerinin REDDİNE,
-Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 13.497,49 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 6.864,16 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 3.022,30 TL müzekkere, posta gideri ve --- rapor ücretinden kabul oranına göre 2003,03-TL ve peşin harç olan 54,40 TL toplamı 2.057,43 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin diğer kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
7-Alınması gerekli 922,01-TL harçtan, peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile arta kalan 867,61-TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
8-İmza asıllarının gönderen yerlere iadelerine,-Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!