T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/277
KARAR NO : 2024/446
DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ : 31/01/2020
DAVA : Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/09/2020
KARAR TARİHİ : 05/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak), Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin -----Ağır Ceza Mahkemesi'nin 01/02/2017 tarihli ve -----sayılı kararıyla 674 sayılı KHK 19/2, 675 sayılı KHK 9/1 ve CMK 133 maddeleri uyarınca 01/02/2017 tarihinde müvekkili şirkete TMSF'nin kayyım olarak atandığını, bu tarihten itibaren şirketle ilgili tüm iş ve işlemlerin TMSF Kayyımlığı'nca yürütüldüğünü, ayrıca 6758 sayılı yasanın 19/6. Maddesi gereğince, Kayyımlık görevi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yürütülen şirketlerin harçtan muaf olduğunu, müvekkili şirketin ----- Cumhuriyeti'nde faaliyet göstermekte olan ihracat müşterisi ------ firmasına 20/02/2018 tarihinde yapmış olduğunu 47.262,89 USD tutarlı ihracat kaynaklı alacağı, 19/08/2018 tarihli vadesinde ödenmemiş bugüne kadar da tahsil edilemediğini, tahsilatı yapılamayan söz konusu ihracat alacağının tazmini için davalı banka ile yapılmış olan Kısa Vadeli İhracat Sigorta Sözleşmesi ve düzenlenen poliçesine istinaden, 2018 Eylül ayında davalı bankaya başvurulduğunu, müvekkili tarafından davalı ile yapılan sigorta gereği, alacağın dayanağı ihracata dair 47.262,89 USD bedelin kendilerine ödenmesi için yapılan ödeme başvurusu, davalı bankaca sonradan ve haksız surette reddedildiğini, davalı bankanın iş bu bedeli müvekkili firmaya ödemekten caydığını, davalının müvekkilinin tazmin talebini reddetmekte haksız olduğunu belirterek davalının 47.262,89 USD'nin TL karşılığı olan 282.235,07 TL'nin bankaya başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı firmaya tazminat ödenmemesinin sigortalı ile yapılan poliçe kapsamında haklı bir gerekçeye dayanmakta olduğunu, tazminat ödememe işleminin hukuka uygun olduğunu, poliçede menfaat kavramına ilişkin özel bir tanım verilmemekle birlikte söz konusu kelimenin TDK'ya göre çıkar ve dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç/getiri anlamına gelmekte olduğunu, bu çerçevede alıcı ile sigortalının dolaylı dahi olsa birbirinden kazanç/getiri elde etmesinin menfaat olarak tanımlanacağını ve bu ilişkiye sahip taraflarca gerçekleş- tirilen satım ilişkisi sonrası vuku bulan riziko sigorta kapsamı dışında kalacağını, davacının 4.665.071,97 USD muaccel kredi borcunun bulunduğunu, söz konusu muaccel kredi alacağının ödenmesi için davacıya ihtarname gönderildiğini, davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin muaccel kredi alacağı bulunması nedeniyle Borçlar Kanunu'nun 139'uncu maddesinde düzenlenen takas hükmü uyarınca, her iki tarafın birbirlerine olan borç tutarının az olanı miktarınca takas yoluyla sona erdirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili bankadan kullandığı kredilerden dolayı müvekkiline borçlu olduğunu, bu kredilerden dolayı toplamda 4.716.464,51 USD borcunun bulunduğunu, davalı ile müvekkili arasında benzer uyuşmazlıktan kaynaklı --- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Sayılı dosyasının halen derdest olduğunu belirterek iş bu huzurdaki dosyasın ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl davanın,banka dışındaki diğer kredi kuruluşlarına ilişkin düzenlemelerden kaynaklanan (Alacak) davası, birleşen davanın Alacak (bankacılık işlemlerinden kaynaklanan) davası olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Kısa Vadeli ihracat Kredi Sigortası genel poliçesi kapsamında tazminat isteminden kaynaklı olup, davacı vekili, limit onayı dahilinde gerçekleştirdiği fiili sevkiyat bedellerinin ödenmediğini, poliçe limiti dahilinde davalı ---- tarafından tazmin edilmesi gerektiği iddiasındadır.
Davalı ----- ise davacı firmanın bankaları ile imzalamış olduğu ve sevkiyatın yapıldığı tarihte yürürlükte olan ----- Kredi Sigortası Genel Poliçesinin “sigorta Kapsamında Olmayan Sevkiyatlar” başlığı altında düzenlenen 4.Madde fıkrasında düzenlenmiş olan hususları kapsamında sigortalının alıcı ile menfaat ilişkisi içinde bulunması nedeniyle doğan zararın sigorta poliçe kapsamın- daki sorumluluğunun ortadan kalktığı gerekçesiyle zararın tazminin gerekmediğini savunmuştur. Birleşen davada ise uyuşmazlığın, davacı-----dava dilekçesinde taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, varsa mikta- rının sözleşme koşulları ve taraf delilleri ile banka ticari defter ve kayıtlarına göre belirlenmesi, davacı bankanın her bir kredi sözleşmesi nedeniyle, davalıyı temerrüde düşürüp düşürmediği, düşürmüş ise tarihi, uygulaması gereken akti ve temerrüt faizlerine göre dava tarihi itibariyle alacak miktarının ferilerinin tespiti, asıl davanın yenilenmesi halinde veya dosya kapsamına göre davalının davacıdan talep etmesi gereken bir alacak bulunup bulunmadığı ve buna göre takas ve mahsup koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirket tarafından kredi sözleşmelerindeki imzalara yaptıkları imza itirazı üzerine, Mahkememiz dosyasının 08/06/2022 tarihli duruşma tutanağının ---- no 'lu ara kararı uyarınca, dosyanın ATK'ya gönderilerek kredi sözleşmelerindeki yazıların ve imzaların davacı şirket temsilcilerinin kredi sözleşmelerinin tanzim tarihindeki temsilcilere ait olup olmadığının tespiti bakımından rapor alınmasına karar verilmiş olup, 10/04/2023 tarihli ATK raporunda özetle; "...İnceleme konusu kredi sözleşmelerinde ----adına ve ----kaşe izleri üzerinde solda atılı imzalar ile ------ mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ----- eli ürünü olduğu, inceleme konusu kredi sözleşmelerindeki "-----", "-----" yazıları ile -----mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazıların ---- eli ürünü olduğu, diğer yazılar ----- huzurda yazdırılmadığından değerlendirme yapılamadığı, inceleme konusu kredi sözleşmelerinde ----- adına ve ----- kaşe izleri üzerinden sağda atılı imzalar ile ---- mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ----- eli ürünü olduğu, ------inceleme konusu kredi sözleşmesi içerik yazıları huzurda yazdırılmadığından değerlendirme yapılamadığı..." şeklinde rapor düzenlendiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 27/09/2023 tarihli duruşma tutanağının ---- no'lu ara kararı uyarınca dava ve cevap dilekçeleri ile ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktalarında aralarında düzenlenen ihracat kredisi sözleşmeleri ile sigorta sözleşmeleri kapsamında birbirlerinden alacaklı olup olmadıkları, varsa kimin ne kadar alacaklı olduğunun tespitine yönelik rapor alınmak üzere dosyanın sigortacı, aktüeryacı, mali müşavir ve bankacı bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Asıl dosya yönünden;, davacı tarafından satıcı ve alıcı şirket ortakları arasında ticari ilişkiyi belgeleyen ---- Gazetesi vb. yasal belge sunulmaması sebebiyle bu ilişkinin ispatlanamadığı ve söz konusu ihracaata ilişkin 47.262,89 USD bedelin poliçe teminatı kapsamında kalacağı, Sayın Mahkemeniz tarafından aksi kanaate varılması halinde zararın poliçe teminatı kapsamında bulunmayacağı, Birleşen dosya yönünden; Taraflar arasında aktedilen sözleşmelerin tetkikinden; Davacı Banka ile borçlu ---- arasında yukarıda gösterildiği şekilde 17.06.2013 tarih ve ----- Sayılı 50.000.000,- USD tutarında,ve 17.02.2012 tarih ----- sayılı 3.925.000 USD tutarında çerçeve niteliğinde 10 yıl süreli Genel Kredi Sözleşmeleri ile Genel Kredi sözleşmelerinin eki mahiyetinde Firma Taahhütnameleri düzenlenmiş olup, Şirket yetkilileri ve Kefiller tarafından banka yetkililerinin huzurunda imzalandıkları, Sn. Mahkemece İmza itirazına ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumundan Alınan 10.04.2023 Tarih ---- No'lu Grafoloji raporuna göre; ----- kaşe izleri üzerinde ----- adına atılan imzaların ----- eli ürünü olduğu, -----izleri üzerinde ----- adına atılan imzaların ----- eli olduğu yönünde kanaat belirtilmiş olup Sözleşmelerin geçerli olduğu kanaatine varıldığı, Davalı Şirketin, Muhtelif tarihlerde kullandığı ihracat kredilerinden dolayı Davacı Bankaya 03.09.2020 Dava tarihi itibariyle 3.866.176,66 USD asıl alacak, 809.722,77 USD işlemiş temerrüt faizi, 40.565,09 USD BSMV olmak üzere 4.716.464,52 USD borçlu olduğu, 02.09.2020 tarihindeki ---- Efektif Döviz Satış kuru 7,3806 üzerinden 4.716.464,52 USD - 34.810.338,04 TL'sı olduğu , Birleşen Dosya Davacısı Banka tarafından “ Sigortalı firmanın -----.Asliye Hukuk Mahkemesinin -----nolu dosyasından iflas erteleme başvurusunda bulunduğunun öğrenilmesi üzerine, iflas erteleme davasına müdahil olunmuş ve davalı müvekkil firmanın alacak tutarı halen derdest olan dava dosyasına da bildirildiği belirtilmiş olup, İflas ertelemeye ilişkin dosyada bir veri olmamakla Esas dosyada davacı olan ----- İflas Sürecinde olması halinde Birleşen Dava Dosyasının Kayıt Kabul Davası olarak devam etmesi yönündeki takdirin Sn. Başkanlığın uhdesinde olduğu, tarafların Soyut nitelikteki talepleri ile hukuki nitelikteki talepleri, masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı, sonucuna varılmıştır..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.Asıl dosyada, davalı banka, 01.02.2015 tarihinde 3.000.000,- USD tutarında ----- kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi imzalanarak davacı şirketin işbu poliçe tahtında tahsil edemediği ihracat bedellerini ödemeyi garanti ettiği, davacı ihracatçı şirket tarafından, ---- yerleşik -----
firmasına 21.02.2018 tarihinde gerçekleştirilen ----- No‟lu 47.262,89 USD
tutarındaki sevkiyat (ihracat) bedelinin tahsil edilememesi nedeniyle, davalı Banka tarafından düzenlenen 3.000.000 USD tutarındaki ---- ihracat sigorta poliçesi kapsamında söz konusu tutarın ödenmediği, davanın da, iş bu Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Genel Poliçesi kapsamında tazminat isteminden kaynaklı olup, davacı vekili, limit onayı dahilinde gerçekleştirdiği fiili sevkiyat bedelinin ödenmediğini, 47.262,89 USD'nin poliçe limiti dahilinde davalı ---- tarafından tazmin edilmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı ----- ise, davacı firmanın, Bankaları ile imzalamış olduğu ve sevkiyatın yapıldığı tarihte yürürlükte olan --- İhracat Kredi Sigortası Genel poliçesinin “ sigorta Kapsamında Olmayan Sevkiyatlar” başlığı altında düzenlenen 4.Madde fıkrasında düzenlenmiş olan hususları kapsamında Sigortalının alıcı ile menfaat ilişkisi içinde bulunması nedeniyle doğan zararın sigorta poliçe kapsamındaki sorumluluğunun ortadan kalktığı gerekçesiyle zararın tazminin gerekmediğini savunmuştur.Dosyadaki belge, poliçe ve kredi sözleşmelerine göre, davacı ihracatçı şirketin başvurusu üzerine, 01.02.2015 tarihinde 3.000.000,- USD tutarında -----kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçesi imzalanarak davacı şirketin işbu poliçe tahtında tahsil edemediği ihracat bedellerini ödemeyi garanti etmiştir.Davacı ihracatçı şirket tarafından, -----firmasına 21.02.2018 tarihinde gerçekleĢtirilen ----- No‟lu 47.262,89 USD tutarındaki sevkiyat (ihracat) bedelinin tahsil edilememesi nedeniyle, Davalı Banka tarafından düzenlenen 3.000.000 USD tutarındaki K.V ihracat sigorta poliçesi kapsamında söz konusu tutarın ödenmediği görülmüştür. 01.02.2015 tarihli Kısa Vadeli İhracat Kredi Sigortası Genel poliçesi’nin ( KVİKS Poliçesi) 4.maddesi;
Sigortalı ve/veya Satıcı‟nın, ortaklarının, bunların yönetimini ellerinde bulundurdukları ortaklık, kuruluĢ ve iĢtiraklerinin veya bunlar adına hareket eden yetkililerinin Alıcı ile ya da Alıcı‟nın ortakları ya da bunların yönetimini ellerinde bulundurdukları ortaklık, kuruluş ve iştirakleri veya bunlar adına hareket eden yetkilileri ile ortaklık ya da menfaat ve/veya kan ya da sıhri hısımlık ilişkisi içinde bulunması halinde bunlara yapılacak sevkiyatlar ticari risklerden doğan zararlar bakımından sigorta kapsamı dışındadır.Sadece politik riskler talep halinde sigorta kapsamına alınabilir. Sigortalı ve/veya Satıcı'nın yukarıda yapılan tanıma uygun olarak menfaat ilişkisi içinde bulunduğu Alıcılara yaptığı sevkiyatları, rızası doğrultusunda sigorta kapsamı dışında tutması Sigortalı‟nın kendi yükümlülüğü olup, ------Sigortalı'nın başvuruda bulunduğu Alıcılar'dan hangisi ile kendisinin ve/veya Satıcı'nın menfaat ilişkisi içinde bulunduğunu tespit etme sorumluluğu yoktur. Bununla birlikte,menfaat iliĢkisi içinde bulunulan bir Alıcı’ya Alıcı Limiti Onayı başvurusunda bulunulup, bu Alıcı’ya yapılan sevkiyatların sigorta kapsamına alınması durumunda ve ilgili sevkiyatların ticari risklerden doğan zararlar nedeniyle tazmininin talep edildiği hallerde, Sigortalı ve/veya Satıcı ile Alıcı arasında menfaat ilişkisi tespit edildiğinde, ilgili sevkiyatlar bakımından ----- bu Poliçe kapsamındaki sorumluluğu ortadan kalkar ve söz konusu sevkiyatlar için tahsil edilmiş bulunan primler iade edilmez." şeklinde olup davalı banka bu maddenin "...Sigortalı ve/veya Satıcı ile Alıcı arasında menfaat ilişkisi tespit edildiğinde, ilgili sevkiyatlar bakımından----- bu Poliçe kapsamındaki sorumluluğu ortadan kalkar ve söz konusu sevkiyatlar için tahsil edilmiş bulunan primler iade edilmez."hükmüne dayanmakta ve davacı talebini karşılamaktan imtina etmektedir.
Oysa dosya kapsamına göre, davalı tarafından satıcı ve alıcı şirket ortakları arasında ticari ilişkiyi belgeleyen ---- Gazetesi vb. yasal belge sunulmaması sebebiyle bu ilişkinin ispatlanamadığı, davalı tarafın sunduğu gazete haberleri gibi delillerin tek başına iddia konusu ilişkiyi kanıtlamaya yeterli olmadığı, söz konusu ihracaata ilişkin 47.262,89 USD bedelin poliçe teminatı kapsamında kalacağı kanaatine ulaşılmıştır.Birleşen dosya yönünden; Taraflar arasında aktedilen sözleşmeler incelendiğinde davacı Banka ile borçlu -----arasında, 17.06.2013 tarih ve ----- Sayılı 50.000.000,- USD tutarında ve 17.02.2012 tarih ----- sayılı 3.925.000 USD tutarında çerçeve niteliğinde 10 yıl süreli Genel Kredi Sözleşmeleri ile Genel Kredi sözleşmelerinin eki mahiyetinde Firma Taahhütnameleri düzenlendiği, sözleşmelerin şirket yetkilileri ve kefiller tarafından banka yetkililerinin huzurunda imzalandıkları, imza itirazına ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumundan Alınan 10.04.2023 Tarih ---- no'lu grafoloji raporuna göre; ----kaşe izleri üzerinde ----adına atılan imzaların----- eli ürünü olduğu,---- izleri üzerinde --- adına atılan imzaların ----- eli olduğu yönünde kanaat belirtilmiş olup sözleşmelerin geçerli olduğu kanaatine varıldığı, dosyaya sunulan bilirkişi heyet asıl ve ek raporlarında, davalı Şirketin, muhtelif tarihlerde kullandığı ihracat kredilerinden dolayı davacı Bankaya 03.09.2020 dava tarihi itibariyle 3.866.176,66 USD asıl alacak, 809.722,77 USD işlemiş temerrüt faizi, 40.565,09 USD BSMV olmak üzere 4.716.464,52 USD borçlu olduğu, 02.09.2020 tarihindeki --- Efektif Döviz Satış kuru 7,3806 üzerinden 4.716.464,52 USD - 34.810.338,04 TL'sı olduğu tespiti yapıldığı, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın KABULÜNE,
-47.262,89 USD karşılığı 282.235,07 TL nin 30/09/2019 temerrüt tarihinden işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
2-Birleşen ----ATM'nin ------ Esas sayılı dosyadaki davanın KABULÜYLE,
-3.866.176,66 USD asıl alacak ile asıl alacağa işlemiş 809.722,77 USD işlemiş temerrüt faizi, 40.565,09 USD BSMV olmak üzere toplam 4.716.464,52 USD'nin,-Asıl alacak tutarı olan 461.589,95 USD'lik kısmına 03.09.2020 dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 6,83268 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizinin % 5‟i oranında BSMV‟si ile birlikte,
-Asıl alacağın 1.703.768,75 USD'lik kısmına 03.09.2020 dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 4,72188 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizinin % 5‟i oranında BSMV‟si ile birlikte,-Asıl alacağın 1.700.817,96 USD'lik kısmına 03.09.2020 dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 4,91064 oranında temerrüt faizi ve işleyecek temerrüt faizinin % 5‟i oranında BSMV‟si ile birlikte, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
3-Asıl dava yönünden karar ve ilâm harcı olan 19.279,48-TL harçtan peşin alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 19.225,08-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Asıl dava yönünden davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 44.335,26-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Asıl dava yönünden davacı tarafça yatırılan 54,40 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı ve 7.851,00 TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 7.959,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Birleşen dava yönünden karar ve ilâm harcı olan 2.391.812,44-TL harçtan peşin alınan 597.953,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.793.859,32-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
7-Birleşen dava yönünden davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 654.140,89-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
8-Birleşen dava yönünden davacı tarafça yatırılan 597.953,12 TL peşin harç, 54,40 TL başvurma harcı ve 4.250,00 TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 602.257,52 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin asıl dava davalısından tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
10-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!