T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/50
KARAR NO : 2024/105
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2019
KARAR TARİHİ : 13/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...ile müvekkili olan davacı arasında, davacıya ait ----- İlçesi, ----- adresinde bulunan mağazanın laminat parke işinin ifa edilmesi konusunda anlaşma sağlandığını, mezkur anlaşmaya göre davalının, yüklenmiş olduğu işi zamanında teslim etmeyi, tedarik edeceği laminat parkelerin mezkur anlaşmada belirlenen nitelik, nicelik ve kalite standartlarına uygun bir şekilde temin edilip kullanacağını, temin edilen bu laminat parkelerin uygun bir şekilde mağaza içerisine döşeneceği, yüklenilen tüm işi toplam 45.004,94 -TL karşılığında ifa edeceğini beyan ve taahhüt ettiğini, ancak davalının taahhütlerin hiçbirisini yerine getirmediğini, davalının yüklenmiş olduğu işi zamanında teslim edemediği gibi tedarik etmiş olduğu laminat parkeler, mezkur anlaşma ile belirlenen nitelik, nicelik ve kalite standartlarına uymadığını, davacının üzerine düşen edimlerinin tamamını yerine getirmesine karşılık, davalı tarafından montaj faaliyetlerinin gerçekleştirildiği mağazaya defalarca kez hatalı / yanlış laminat parke gönderilmesi sebebiyle mezkur mağaza, anlaşma ile belirlenen tarihten 1,5-2 ay sonra 29.03.2018 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davalının kusuru ve işi sürüncemede bırakacak nitelikteki bu faaliyetleri nedeniyle davacının mağazasından elde edebileceği muhtemel kazancından mahrum kaldığını, davacı şirket yetkililerinin mağazanın teslim alındığı 29.03.2018 tarihinde mağaza üzerinde gerekli incelemeleri yaptığını, parkelerin anlaşma ile belirlenen nitelik, nicelik ve kalite standartlara uygun olmadığını, parkelerin gözle görülür bir şekilde birbirinden farklı olduğunu, parkelerin montajının uygun bir şekilde yapılmadığını ve parkelerin üzerinde bölüm bölüm deformasyonlar bulunduğunu gördüğünü, durumun derhal davalı şirket yetkililerine bildirildiğini, davalı şirket yetkilileri tarafından gösterilen kayıtsızca tavırlar karşısında ---- Noterliği' nin ------yevmiye no ve 30.03.2018 tarihli ihtarnamesi ile işbu dava konusu mağazada döşeme işlemi gerçekleştirilen parkelerin gözle görülür bir şekilde ayıplı olduğu, ayıplı olarak ifa edilen mezkur laminant parkelerin sökülerek iade alınması gerektiği, davacı şirketten tahsil edilen toplam 45.004,94-TL' nin yasal faiziyle birlikte davacı şirkete ödenmesi gerektiği konuların ihtar edildiğini ve davalı şirket tarafından davacı şirkete kesilen 29.03.2018 tarihli fatura iade edildiğini ancak davacı şirket tarafından keşide edilen ihtara rağmen davalı yanın ayıplı malları iade almaktan imtina ettiği gibi, davacı şirketin ödemiş olduğu 45.004,94- TL ücreti de davacıya ödemediğini, davalı yanın taraflarına göndermiş olduğu cevabı ihtarnamedeki aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı yanın, yüklenilen işi ayıplı bir şekilde ifa ettiğini kabul etmekle birlikte taleplerinin tümünü ret ettiğini, davalı yanın çelişkili ifadelerinin ayrıca değerlendirmeye alınmasını, huzurdaki dava ikame edilmeden önce, tespit edilememesi halinde ileride kaybolacağı veya gösterilmesi çok güç olacağı kanaati ile ------ Sulh Hukuk Mahkemesi-----sayılı dosyası üzerenden delil tespiti talebinde bulunulduğunu, Mahkeme tarafından gerçekleştirilen keşif işlemini müteakip dosyanın İnşaat Mühendisi Bilirkişi-----tevdi edildiğini ve mezkur bilirkişi raporunda davalı şirket tarafından davacıya ait mağazaya döşenilen parkelerin açık bir şekilde ayıplı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını ileri sürerek Fazlaya Dair Her Türlü Talep ve Dava Hakları Baki Kalmak Kaydı İle Şimdilik davacı şirkete ait ----İlçesi, -----. , ----- adresindeki mağazanın laminant parke döşeme işinin ayıplı olarak ifa edilmesinden dolayı montajı sağlanan laminat parkelerin tamamının sökülmesini, sökülen parkelerin tamamının anlaşma ile kararlaştırılan nitelik, nicelik ve kalitede olmak kaydıyla ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve ayrıca değiştirilen ürünlerin anlaşmaya uygun bir şekilde mezkur mağazaya montajının sağlanmasına, bu talebin kabul görmemesi halinde davacıdan tahsil edilen 45.004,94-TL' nin ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı yandan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafın üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket yetkilisi------ 21.01.2018 tarihinde müvekkili olan davalının işyerine şahsen gelerek ----- açacakları mağaza için 1.500-M2 "EKONOMİK" parke talebinde bulunduğunu, satış görevlisi----- müşterinin talebine uygun alternatifleri kendisine sunduğunu, müşterinin seri sonu parkelerden farklı ancak; birbirine yakın iki farklı renk parke seçimi yaptığını ve satış görevlisi ------ müşterinin talebine uygun olarak oluşturduğu teklif formunun müşteri tarafından onaylanarak sipariş oluşturulduğunu, satışı yapılan malların toplam 40.435,95-TL tutan bedelinin 22.400,00-TL sini aynı gün 18.000-TL' si ise 15.02.2018 tarihinde davalının iş yerinde davacı şirket temsilcisi tarafından kredi kartı ile ödendiğini, parkelerin davacının işyerine sevk edildiğini ve montajının yapıldığını ancak davacı şirket yetkilisinin ölçüm hatası sebebiyle eksik parke aldığı anlaşılınca, bu kere davacı şirket temsilcisinin; 24.02.2019 tarihinde yeniden davalının iş yerine gelerek parke ve süpürgelik seçimi yaptığını ve tercih ettiği bu parkelere uygun oluşturulan teklif formunun davacı tarafından onaylanarak sipariş oluşturulduğunu ve 6.840-TL tutan bedelin yine kredi kartı ile ödendiğini, son alınan parkelerin 2 gün içinde sevk edildiğini ve davacının talebine uygun olarak (bazı yerlere dolapların geleceği, dolap gelecek yerlere süpürgelik yapılırsa dolapların duvara yanaşmayacağı, ancak henüz dolap konulacak yerlerin kesin olarak belirlenmediği, gerekçesi ile bazı yer süpürgelikleri hariç montaj tamamlandığını), davacı şirket yetkilisinin, montaj anında yapılmayan süpürgeliklerin istedikleri tarihte yapılmasının ayrı ücrete tabi olması karşısında bu süpürgeliklerin yapımını kendisinin üstlendiğini, montajını davacının üstlendiği süpürgeliklerin ise iş yeri çalışanları tarafından teslim edildiğini, müşteri ilişkilerini personelleri olan ----- işin tamamlanmasından sonra davacı şirket yetkilisini müşteri memnuniyeti izleme sorumlusu olarak arayarak bir şikayetlerinin olup olmadığını sorduğunda, davacı şirket yetkilisinin memnuniyetini ifade ettiğini ve herhangi bir şikayette bulunmadığını, davalının tanzim edilen faturaya ayıp iddiası ile ----- Noterliği’nin 30.03.2018 Tarih, -----Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade ve itirazda bulunduğunu, davalının 05.04.2018 tarihinde davacı yetkilisinin de huzurunda yapılan muayenede emtiada herhangi bir ayıbın bulunmadığı, montajda ise esaslı bir ayıp bulunmamakla birlikte tamiri yapılabilir mahiyetteki kusurların 12.04.2018 tarihine kadar tamirinin yapılacağı karşılıklı olarak tutanak haline getirildiğini ancak muhatap bilahare davacının tamirden vazgeçtiğini bildirdiğini, bunun üzerine davacının ihtarına cevaben,-----.Noterliğinin 12.05.2019 tarih ----Yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, akabinde davacının-----Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunduğunu, gıyaplarında yapılan tespite ve bilirkişi raporuna karşı 22.05.2019 tarihli dilekçe ile ayrıntılı olarak itiraz edildiğini, bu kez davacının "ayıplı malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi" mümkün olmaması halinde ise "bedelin iadesi" talebiyle huzurdaki davayı açtığını, taraflar arasında anlaşmanın şifahi olduğunu, yapılan teslimin şifahi anlaşmaya uygun yapıldığını, sayılan malların standartlarına uygun olduğunu, tespit dosyasından alınan rapor, gıyapta yapıldığı için tek yönlü olarak hazırlandığını, işin tekniği gereği olması gereken hususuların dahi kusur olarak tespit edildiğini, karara esas mahiyeti bulunmadığını, emtianın misli ile değişimi hem hukuken hem de madde mümkün olmadığını , misli ile değişim talebinin reddi gerektiğini, satılanın misli ile değişimi ya da sözleşmenin feshine gerekçe olarak mahiyette bir ayıp olmadığını savunarak davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava;Ayıp iddiasına dayalı misli ile değişim aksi halde ödenen bedelin faiziyle birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Arabuluculuk son tutanağı dosya içerisindedir.----- Noterliğin'in 30/03/2018 tarih -----yevmiye nolu ihtarnamesi ile ----- Sulh Hukuk Mahkemesinin ----- Değişik İş sayılı dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizin ön inceleme duruşması ara kararı ile akademisyen inşaat mühendisi bilirkişinin görevlendirilmesine ve varsa eksik ve ayıplı işin tespitinin istenilmesine, bilirkişiye yerinde inceleme yetkisi verilmesine karar verildiği, COVID-19 tedbirleri kapsamında bilirkişi incelemesinin yapılamadığı anlaşılmıştır.Mahkememizin 10/07/2020 tarihli celsesine davacı vekili bilirkişi incelemesine gerek olmadığını, inşaat mühendisi tarafından delil tespiti yaptırıldığını beyan ederek dosya kapsamına göre karar verilmesini talep etmiş, mevcut dosya içeriği, bilgi ve belgeler ile dosyada yer alan delil tespiti dosyası kül halinde değerlendirilmek sureti ile dosyanın inşaat mühendisi bilirkişiye tevdiine, varsa tarafların alacak ve borç kalemlerinin dosya içeriğine göre tespitine karar verilmiş, dosya rapor tanzim edilmek üzere inşaat mühendisi bilirkişi ----- tevdi edilmiştir.
İnşaat mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 08/10/2020 tarihli raporda özetle;''.. Davacının iş sahibi olup, davalı ise tedarikçi/yüklenicidir. Dosya kapsamına taraflar arasında yapılacak işe ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı tedarikçi/yüklenicinin, iş sahibine vermiş olduğu faturadaki teklif ile anlaşmış oldukları, yapıladak laminat kaplama işini ise KDV dahil 45 .004,93-TL tutarındâdır. Davanın konusu, davacı işyerinde yapılan laminat kaplamanın nitelik, nicelik ve kalite standattlarına uygunluk göstermediğini, parkelerde gözle görülecek şekilde birbirinden farklı olduğunu, montajlarının uygun şekilde yapılmadığını, parke üzerinde bölüm bölüm deformasyonlar bulunduğunu, bu sebeple yapılan işin ayıplı bulunması öne sürülerek, davacıya ödendiği açıklanan 45.004,93-TL tutarın iadesi talep edilmiştir. Davali ise savunmasında, davacının iş yerinde kullandığı laminat parkeleri kendisi an beğenilerek alınmış olduğunu, söz konusu parkeleri prorgosyon vasıflı bulunması nedeniyle arkalı (stoklu) bulunmadığını, bu nedenle laminat parkede kalite farkı olmasa da renklerin bir miktar farklılık bulunduğunu savunarak davayı kabul etimediğini beyan etmiştir. Davacı şirket----- Sulh Hukuk Mahkemesi-----. sayılı dosyası ile mahkeme eli yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi tespit raporunda mahallinde belirlenenler az da açıklanmıştır. Bilirkişi raporunda, tespit konusu mahallin “-----” adlı mobilya mağazası olduğu ve faal olarak içerisinde alışveriş de yapıldığı açıklanmış bulunmaktadır. Buna karşın yapılan laminat kaplama işinin miktarı konusunda bir açıklama da mevcut değildir. Kural ve usulüne uygun olarak clik (kilitli) laminat parke uygulaması, işyerleri ve mağazalarda sonradan sökülerek alınması ve döşeme kolaylığı ve süresi gözetilerek tercih edilen ve birbirine geçmeli şekilde uygulanan bir laminat parke kaplamasıdır. Yine kural olarak, laminat parke döşenmesi öncesi mevcut zemin nemine karşı korunmasını için uygun kalınlıkta köpük kullanılması neticesinde laminat parke kaplaması yapılmaktadır. Arıca, mekan nemine bağlı olarak laminat parkelerin hareketleri sırasında laminat parkelerde şişme ve olası deformasyonların önlenmesi amacıyla da duvar ile kesiştiği bitim noktalarında enaz lem boşluk bırakılarak, laminat parke ile duvar arasına geçici takoz konulmaktadır. Laminat parke döşendikten bir süre sonra duvar diplerindeki takozlar alınarak süpürgelik ile kapatılmaktadır. Bilirkişi Tespit raporunda bilirkişice tespit edilen hata ve kusurlardan 6,7 ve 8 sırada yer alan açıklamalar laminat kaplama tekniği içinde yer alan bir uygulama bulunması sebebiyle bilirkişiliğince benimsenememiştir. Tespit raporunda belirtilen diğer belirlemelerde, davalı şirketin davaya cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu üzere, davacı tarafından alınan lâminat parkelerin farklı zamanlarda sipariş üzerine verildiği, faturada da dip not olarak belirtilmiş olup promosyon ürün olmasına bağlı bulunduğu kanaatine varılmıştır. Davacı şirket, ayıplı bulunan laminat kaplamaları kendileri veya bir başka taşerona değişim yada tamir yaptırdığına ilişkin bir açıklaması da mevcut değildir. Bu duruma göre halihazırda benimsenmiş vaziyette kullanılmakta olduğu dosya içeriğîne göre anlaşılmaktadır. Davalı tarafça bir miktar hatalı işçilik nedeni ile işin % 10 nefaset farkı indirimi ile kabul edilebilecek nitelikte bulunduğu görüşüne varılmıştır. Buna göre dosya içinde yer alan fatura örneğinde Satış Fiyatları ile yapılan işin toplam değeri, KDV dahil 45.004,93-TL'dir. Davalı şirketin dosyaya delil olarak sunmuş olduğu teslim epilen malzemelere ilişkin teslim formları ve tutanak örneklerinin yukarıda da açıklaması yapıldığı üzere okunaksız bulunması nedeniyle bu hususta bir değerlendirme yapılamamıştır.: Bu miktardan yukarda açıklanan %10 oranında nefaset farkının indirilmesi ile davalının yapmış olduğu işlerin yapım tarihi itibariyle gerçek değeri: 94 (100-10) x 45.004,93 TL = 40.504,44 TL olarak bulunmuştur. Dosya kapsamında, davalı kabulünde bulunan 40.400,00-TL tutarlı tahsil letmiş olduğu bedel içinde KDV dahil olup olmadığı belli olmadığından borç/alacak tutar hesabı belirlemesi yapılamamıştır.'' hususu bildirilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekillerince rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.Taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait BA-BS formları celp edilmiş, Mahkememizin 09/02/2021 tarihli celse ara kararı ile Dosya kapsamı ve rapora yapılan itirazlar dikkate alınarak; dosyada mübrez delil tespiti dosyası, tarafların iddia ve savunmaları değerlendirilip incelenmek üzere 1 Mali Müşavir, 1 İnşaat Mühendisi bilirkişiden oluşan heyete dosyanın tevdiine karar verilmiş, SMMM bilirkişi ----- ile inşaat mühendisi ----- tarafından tanzim edilen 24/06/2021 tarihli raporda özetle;''... Davacı ... davalı tarafın 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının kendi içinde kanuna ve usule uygun olduğu ancak tarafların birbirinden farklı ve mutabık olmadığı; Davalı tarafın ticari defter ve dayanaklarına göre; taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, Taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle Ticari defterlerinde davalı tarafa ilişkin hiçbir kayda rastlanmadığı, davalı tarafın takip tarihi itibariyle, cari hesap bakiyesinin olmadığı, Davalı tarafın BS formlarında yapılan işe ilişkin düzenlenen faturanın Davacı şirket kayıtlarına işlenmiş olduğu anlaşılmaktadır, Tarafların BA BS formlarının birbirleri ile uyumsuz olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.Mahkememizin 13/09/2022 tarihli celse ara kararı ile mahallinde Daha önce rapor sunan SMMM bilirkişi ile 1 nitelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi, 1 inşaat mühendisi ve 1 sektör bilirkişisi refakate alınmak suretiyle keşfin icrasına karar verilmiş, yapılan keşif neticesinde inşaat mühendisi bilirkişi -----sektör bilirkişisi ------ile intelikli hesaplamalar alanında uzman bilirkişi ----- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''... Teknik inceleme neticesinde; Dava konusu parkelerde, kalite problemi bulunup bulunmadığı bakımından yapılan inceleme neticesinde dava konusu parkelerde herhangi bir kalite problemi bulunmadığı; dava konusu ürünlerin seri sonu ve stok fazlası ürünler arasından davacı şirketin yetkilisi tarafından seçildiği; aynı seriden yeteri miktarda stok fazlasının temin edilememesi üzerine farklı kodlar altında stoklarda yer alan ürünlerden, birbirine en yakın renk ve desenlerin seçildiği, ancak bu durumun ise ebat ve kalınlık farklarına (8 mm ve 10 mm) 'neden olduğu, açık ve net bir şekilde bu hususların belirtildiği sipariş formlarının ise davacı yetkilisi tarafından da imzalanarak onaylandığı ve ödemelerinin yapıldığı, ayrıca benzer şekilde ilk siparişten yaklaşık 33 gün sonra ise eksik hesaplanan / kalan parkeler (bu durumda ilk siparişteki parke montajlarının tamamlandığı anlaşılmaktadır) davacı yetkilisi tarafından ikinci bir sipariş daha oluşturulduğu ve anılan siparişteki parke kalınlığının ise 12 mm olduğu; dolayısıyla takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere (alternatifli değerlendirme yapıldığında) a. Eğer Sayın Mahkemece davalının özen borcu gereğince parkelerin “aynı seriden yeteri miktarda stok fazlasının temin edilememesi üzerine, farklı kodlar altında stoklarda yer alan ürünlerden, birbirine en yakın renk ve desenlerin seçildiği, ancak bu durumun ise ebat ve kalınlık farklarına (8 mm ve 10 mm) neden olduğu” hususunda davacının seçim yaptığı esnada davacı işsahibini uyarması gerektiği kabul edilir ise bu halde parkelerin farklı yüksekliklere sahip olması sebebiyle meydana gelen ayıp bakımından davalı yüklenicinin sorumlu olabileceği, b. Ancak eğer Sayın Mahkemece davalının özen borcu gereğince davacının seçim yaptığı esnada anılan hususta davacı işsahibini uyarması gerekmeyeceği, her iki tarafından basiretli tacir olduğu kabul edilir ise bu halde, açık bir şekilde parkelerin özelliklerinin belirtildiği sipariş formlarının davacı yetkilisi tarafından da imzalanarak onaylandığı görülmekle, parkelerin farklı yüksekliklere sahip olması sebebiyle ortaya çıkan sonuçtan davalı yüklenicinin sorumlu olmayacağı; kanaatine varılabileceği; takdirin, Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, Dava konusu parkelerin montajında işçilik / uygulama hataları bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise ne kadarlık bir alanda ayıplar bulunduğu bakımından yapılan inceleme neticesinde taraf yetkilileri tarafından düzenlenerek imzalanan 05.04.2018 tarihli Tutanakta da belirtildiği gibi “tespit edilen ve giderilmesi mümkün işçilik hataları”nın dava tarihi itibariyle takdiren yaklaşık 4.000TL (- 8 usta yevmiyesi - gün x 500 TL / yevmiye - gün) + KDV bedelle giderilebileceği kanaatine varılabileceği, I.-Mali inceleme neticesinde: A) Davacı tarafından terditli olarak ileri sürülen “ayıptan misli ile değişim talebinin kabul görmemesi halinde ise ihtarname tebliğ tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davacı tarafından ödenmiş 45.004,94-TL” nin tahsili” talep edilmiş olup davalının da cevap dilekçesini sayfasında “40.435,95-TL. tutan bedelin 22.400 TL'sinin aynı gün, 18.000 TL'sinin ise 15.02.2018 tarihinde kredi kartı ile ödediği” beyan edilmiş olduğundan davacı tarafından davalıya (davacının iddia ve talep ettiği tutar olarak) 45.004,94 TL ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığının görüldüğü, Davalı tarafın defter ve kayıtlarında sözü edilen tüm işlemlerin resmi defterde işlenmiş olduğu ve doğruluğu teyit edilmiş, ancak davacı tarafın faturayı süresi içerisinde ve kanuni ritüellere göre kabul etmemesi ile resmi defterlerinde davaya ait hiçbir işlem ve kayıda rastlanmadığı görülmüştür. Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde Tarafların ihtarnamelerdeki ve dilekçelerindeki beyanları incelendiğinde davacı tarafından davalının elindeki parkeler arasından belirlenen/seçilen malzemenin (parkelerin) montajının/döşenmesinin davalı tarafından üstlenildiği; dolayısıyla davacı ile davalı arasında sözlü şekilde TBK m. 470 hükmü gereğince eser sözleşmesinin kurulduğu; buna göre davacının “işsahibi”, davalının ise “yüklenici” sıfatını haiz olduğu kanaatine varılabileceği; Eğer Sayın Mahkemece, teknik incelemede yer alan diğer alternatifli değerlendirme yönünde kanaate varılır ve davalının özen borcu (TBK m. 471/1) gereğince parkelerin “aynı seriden yeteri miktarda stok fazlasının temin edilememesi üzerine, farklı kodlar altında stoklarda yer alan ürünlerden, birbirine en yakın renk ve desenlerin seçildiği, ancak bu durumun ise ebat ve kalınlık farklarına (8 mm ve 10 mm) neden olduğu” hususunda davacının seçim yaptığı esnada TMK m. 2 hükmünce davacı işsahibini uyarması gerektiği kabul edilir ise bu halde davacı işsahibinin ayıptan sorumluluk hükümlerine dayalı hakkı incelendiğinde:a. Davacı işsahibinin tarafından -----. Noterliği'nden davalıya 30.03.2018 tarihinde gönderilen ----- yevmiye numaralı ihtarnamede özetle ayıplı ifa sebebiyle taleplerde bulunulduğu ve davacı işsahibinin TBK m. 474 hükmü uyarınca ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetini yerine getirdiği kanaatine varılabileceği; takdirin, TMK m. 4 hükmünce elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, b. Davacı, seçimlik hak olarak “ayıpsız misli ile değişim” talebinde bulunmuş ise de TBK m. 207 vd. hükümlerinde düzenlenen satış sözleşmesinde alıcıya tanınan bu seçimlik hak (TBK m. 227/),b.4), eser sözleşmesinde ayıptan sorumluluk halinde işsahibinin sahip olduğu seçimlik haklar arasında yer almadığı; eser sözleşmesinde ayıptan sorumluluk halinde davacı işsahibinin TBK m. 475/1, b.3 hükmünce “Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.” bu hakkını isteyip istemediğini (TBK m. 19/1) takdirin, TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, bununla bağlantılı olarak eğer Sayın Mahkemece ayıbın bulunduğu ve de davacı işsahibinin TBK m. 475/1, b.3 hükmüne dayalı olarak “eserin ücretsiz onarılmasını” istediği kabul edilir ise bu halde yukarıdaki teknik değerlendirmede belirtildiği üzere taraf yetkilileri tarafından düzenlenerek imzalanan 05.04.2018 tarihli Tutanak'ta da belirtildiği gibi “tespit edilen ve giderilmesi mümkün işçilik hataları"nın dava tarihi itibariyle takdiren yaklaşık 4.000TL (8 usta yevmiyesi - gün x 500 TL / yevmiye - gün) * KDV bedelle giderilebileceği kanaatine varılabileceği; takdirin, TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, E. Davacı tarafından terditli olarak il ülen “ayıptan misli ile değişim talebinin kabul görmemesi halinde ise ihtarname tebliğ tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davacı tarafından ödenmiş 45.004,94TL'.nin tahsili” talep edilmiş olup davalının da cevap dilekçesinin ilk sayfasında “40.435,95TL. tutan bedelin 22.400TL.sinin aynı gün, 18.000TL'sinin ise 15.02.2018 tarihinde kredi kartı ile ödediği” beyan edildiği; davacı tarafından davalıya (davacının iddia ve talep ettiği tutar olarak) 45.004,94TL.nin ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı görülmekle birlikte belirtmek gerekir ki davacı tarafından -----. Noterliği'nden davalıya 30.03.2018 tarihinde gönderilen ----- yevmiye numaralı ihtarnamede davalıya ödendiği iddia edilen 47.240TL.nin yasal faiziyle birlikte üç gün içinde ödenmesinin talep edildiği; işbu ihtarnamenin 03.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği; hal bövle olmakla (davacının dava dilekçesinde iddia ve talep ettiği tutar olarak) 45.004,94TL. bakımından TBK m. 92/1,b.1 ve TBK m. 117/ll hükümleri gereğince davalı yüklenicinin ihtarnamenin gönderildiği tarihte değil; 07.04.2018 tarihinde temerrüde düşmüş sayılabileceği; ancak 07.04.2018 tarihinin cumartesi gününe denk geldiği anlaşıldığından bu halde ise TBK m. 93 hükmünce 09.04.2018 pazartesi gününde temerrüde düşmüş sayılabileceği kanaatine varılabileceği; takdirin, TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme'ye ait olduğu...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları ile dosyaya sunulu raporların da olumlu olumsuz değerlendirilmek ve detaylı şekilde açıklanarak ek rapor tanzim edilmek üzere dosya daha önce rapor sunan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, tanzime edilen 18/04/2023 tarihli ek raporda özetle;''.... A, 1. Eğer (teknik değerlendirmede açıklandığı üzere alternatifli değerlendirmelerden biri olarak) “davacının kendi seçimi üzerine davalının parkelerin montajını yaptığı, davalının özen borcu gereğince davacının seçim yaptığı esnada anılan hususta davacıyı uyarması gerekmeyeceği, her iki tarafından basiretli tacir olduğu” kanaatine varılır ise bu halde ayıptan sorumluluk hükümleri kapsamında TBK m. 476 ve TMK m. 2 hükmü uyarınca davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine varıldığı; ancak (kök rapordaki kanaatin aksine) eğer Sayın Mahkemece sözleşmenin eser değil, satış sözleşmesi olduğu kabul edilir ise bu halde ayıptan sorumluluk hükümleri kapsamında TBK m. 219 vd. ve TMK m. 2 hükmü uyarınca davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği, 2. Eğer Sayın Mahkemece, teknik incelemede yer alan diğer alternatifli değerlendirme yönünde kanaate varılır ve davalının özen borcu gereğince parkelerin “aynı seriden yeteri miktarda stok fazlasının temin edilememesi üzerine, farklı kodlar altında stoklarda yer alan ürünlerden, birbirine en yakın renk ve desenlerin seçildiği, ancak bu durumun ise ebat ve kalınlık farklarına (8 mm ve 10 mm) neden olduğu” hususunda davacının seçim yaptığı esnada TMK m. 2 hükmünce davacıyı uyarması gerektiği kabul edilir ise bu halde davacının ayıptan sorumluluk hükümlerine dayalı hakkı incelendiğinde:a. (eğer Sayın Mahkemece sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu kabul edilir ise) davacı tarafından ----- Noterliği'nden davalıya 30.03.2018 tarihinde gönderilen ---- yevmiye numaralı ihtarnamede özetle ayıplı ifa sebebiyle taleplerde bulunulduğu ve davacının TBK m. 474 hükmü uyarınca ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetini yerine getirdiği kanaatine varıldığı, b. (eğer Sayın Mahkemece sözleşmenin satış sözleşmesi olduğu kabul edilir ise) davacı tarafından ----- Noterliği'nden davalıya 30.03.2018 tarihinde gönderilen ------yevmiye numaralı ihtarnamede özetle ayıplı ifa sebebiyle taleplerde bulunulduğu ve davacının TBK m. 223 hükmü uyarınca ayıbı bildirme (ihbar etme) külfetini yerine getirdiği kanaatine varıldığı, 3. Davacı, seçimlik hak olarak “ayıpsız misli ile değişim” talebinde bulunduğu; TBK m. 207 vd. hükümlerinde düzenlenen satış sözleşmesinde alıcıya tanınan bu seçimlik hakkın (TBK m. 227/1,b.4), eser sözleşmesinde ayıptan sorumluluk halinde işsahibinin sahip olduğu seçimlik haklar arasında yer almadığı; ancak (kök rapordaki kanaatin aksine) eğer Sayın Mahkemece sözleşmenin eser değil, satış sözleşmesi olduğu kabul edilir ise bu halde ayıpsız misli ile değişim yönündeki yenilik doğuran hakkın davacı tarafça kanunen kullanılabileceği, . Davacı tarafından terditli olarak len “ayıptan misli ile değişim talebinin kabul görmemesi halinde ise ihtarname tebliğ tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davacı tarafından ödenmiş 45.004,94TL'.nin tahsili” talep edilmiş olup davalının da cevap dilekçesinin ilk sayfasında “40.435,95TL. tutan bedelin 22.400TL.sinin aynı gün, 18.000T1'sinin ise 15.02.2018 tarihinde kredi kartı ile ödediği” beyan edildiği; davacı tarafından davalıya (davacının iddia ve talep ettiği tutar olarak) 45.004,94TL.nin ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı görülmekle birlikte belirtmek gerekir ki davacı tarafından -----Noterliği'nden davalıya 30.03.2018 tarihinde gönderilen ------ yevmiye numaralı ihtarnamede davalıya ödendiği iddia edilen 47.240TL.nin yasal faiziyle birlikte üç gün içinde ödenmesinin talep edildiği; işbu ihtarnamenin 03.04.2018 tarihinde tebliğ edildiği; hal böyle olmakla (davacının dava dilekçesinde iddia ve talep ettiği tutar olarak) 45.004,94TL. bakımından TBK m. 92/1,b.1 ve TBK m. 117/ll hükümleri gereğince davalı yüklenicinin ihtarnamenin gönderildiği tarihte değil; 07.04.2018 tarihinde temerrüde düşmüş sayılabileceği; ancak 07.04.2018 tarihinin cumartesi gününe denk geldiği anlaşıldığından bu halde ise TBK m. 93 hükmünce 09.04.2018 pazartesi gününde temerrüde düşmüş sayılabileceği kanaatine varılabileceği; takdirin, TMK m. 4 hükmünce Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, V. Davacı tarafın faiz talebi ile tarafların sair hususlardaki taleplerinin takdirinin ise Sayın Mahkeme' ye ait bulunduğu...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.Mahkememizin 19/09/2023 tarihli celse ara kararı ile dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, tanzim edilen 06/11/2023 tarihli ek rapor sunulduğu, kök rapor görüşlerinin devam ettiği anlaşılmıştır.Sunulu ek rapor taraf vekillerine tebliğ edilmiş, ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.İddia, savunma, celp edilen bilgi ve belgeler, tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamının birlikte incelenmesinden;Davacı tarafından; Davacıya ait mağazanın laminat parke işinin ifa edilmesi konusunda davalı ile anlaşma yapıldığını ve tüm iş bedeli toplam 45.004,94-TL bedelin ödendiği, laminat parkelerin anlaşma ile belirlenen nitelik, nicelik ve kalite standartlarına uymadığını, montaj faaliyetlerinin davalı tarafından gerçekleştirildiği, hatalı /yanlış laminat parke gönderildiği, mağazanın laminant parke döşeme işinin ayıplı olarak ifa edilmesinden dolayı montajı sağlanan laminat parkelerin tamamının sökülmesini, sökülen parkelerin tamamının anlaşma ile kararlaştırılan nitelik, nicelik ve kalitede olmak kaydıyla ayıpsız misli ile değiştirilmesini ve mağazaya montajının sağlanması, aksi halde davacıdan tahsil edilen 45.004,94-TL' nin davalı yandan tahsili istemiyle huzurdaki dava açılmıştır.
Sunulu teklif formları incelendiğinde; 21/01/2018 tarihli teklif formunda 8 mm ve 10 mm ürünlerin sipariş verildiği, usta günlük yevmiyesinin 200-TL olarak belirlendiği teklif bedelinin 40.435,95-TL olduğu, 24/02/2018 tarihli teklif formunda 12 mm ürün sipariş edildiği ve teklif bedelinin 6.840,12-TL olduğu ve teklif formlarında davacı şirket kaşe ve imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır.Sunulu 28/03/2018 tarihli faturanın KDV dahil 45.004,93-TL bedelli olduğu, fatura içeriğinde "Promosyon ve kampanyalı ürün değişim ve iade yoktur. İşbu fatura ürünler promosyon ürünüdür." şerhi bulunduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı TBK MADDE 470- "Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. MADDE 471-" Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." MADDE 472- "Malzeme yüklenici tarafından sağlanmışsa yüklenici, bu malzemenin ayıplı olması yüzünden işsahibine karşı, satıcı gibi sorumludur. Malzeme işsahibi tarafından sağlanmışsa yüklenici, onları gereken özeni göstererek kullanmakla ve bundan dolayı hesap ve artanı geri vermekle yükümlüdür. Eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur." MADDE 474- "İşsahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Taraflardan her biri, giderini karşılayarak, eserin bilirkişi tarafından gözden geçirilmesini ve sonucun bir raporla belirlenmesini isteyebilir." MADDE 475- "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme. 3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. MADDE 476-" Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz." düzenlemeleri mevcuttur.
İddia ve savunma kapsamından taraflar arasında, davalının davacıya laminat parke satımı ve döşeme işini üstlendiği, taraflar arasında satım ve eser sözleşmesine ilişkin unsurların yer aldığı karma sözleşme bulunduğu, davalının satıcı ve yüklenici, davacının ise alıcı ve iş sahibi sıfatını haiz olduğu anlaşılmıştır.Sunulu teklif formları incelendiğinde, sözleşmeye konu parke ürünlerinin 8 mm, 10 mm ve 12 mm olarak farklı kalınlıklar ve farklı ürün isimleri (21.01.2018 tarihli teklif formunda 8 mm ile---- 360 paket, 10 mm. ----- 277 paket , 24/02/2018 tarihli teklif formunda 12 mm. ---- ile siparişi yapıldığı, teklif formlarının davacı şirket tarafından kaşe ve imza edilmek suretiyle onaylandığı, tarafların tacir olup, benzer iştigal alanda faaliyet gösterdikleri, fatura içeriğinde ürünlerin "Promosyon ve kampanyalı ürün değişim ve iade yoktur. İşbu fatura ürünler promosyon ürünüdür." şerhi bulunduğu, keşfen yapılan bilirkişi incelemesi ile talebe konu parkelerde zamanla kullanıma bağlı yıpranmalar dışında parkelerin nicelik ve niteliğine yönelik bozukluk bulunmadığı anlaşılmış olmakla teslimi yapılan parke emtiasının siparişe konu ürünlerle uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce mahallinde keşfen yapılan bilirkişi incelemesi ile her ne kadar satıma konu ürünlerin sipariş içeriğine uygun olduğu anlaşılmakla birlikte parkelerin farklı kalınlıkta olması nedeniyle ürün montajının hatalı yapıldığı ve hatanın 1.600,00-TL işçilik maliyeti+KDV ile giderilmesinin mümkün olduğu tespit edilmekle, bu hususta davacı tarafından keşide edilen ihtarname dikkate alındığında yapılan ayıp ihbarının TBK 474. Madde kapsamına uygun olduğu, montaj hatasının giderilmesi maliyeti ile sözleşme bedeli kıyaslandığında sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasının hakkaniyete aykırı olacağı gibi talebe konu ürünlerin bir kısmının keşif tarihinde halihazırda davacı tarafından kullanımının devam ettiği ve bir kısım parkenin ise depodan hırsızlanmak suretiyle kaybedildiği, bu kapsamda bilirkişi raporunda davacı işyerinde fiilen montajı yapılan döşeli parke üzerinden değerlendirme yapılmasının yerinde olduğu, davacının montaj hatasının giderilmesine ilişkin yapılan bilirkişi hesaplaması ile 1.600,00-TL alacağın ve 288,00-TL KDV (%18 KDV) ile birlikte toplam 1.888,00-TL alacağı bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-)Davanın kısmen kabulü- kısmen reddi ile; 1.888,00-TL alacağın 07/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-)Karar ve ilâm harcı olan 427,60-TL harçtan peşin alınan 768,58-TL harcın mahsubu ile bakiye 340,98-TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-A)Davanın kabul edilen kısmı yönünden; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul-ret oranı gözetilerek; 52,80-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
3-B)Davanın reddedilen edilen kısmı yönünden; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinden davayı kabul-ret oranı gözetilerek; 1.267,20-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Davanın kabul edilen miktarı yönünden; Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. uyarınca 1.888,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-)Davanın red edilen miktarı yönünden; Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi Genel Hükümler madde 13/1 ve A.A.Ü.T. uyarınca 17.900,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-)Davacı tarafça yatırılan 1.391,28-TL harç ve 10.822,00-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 12.213,28-TL yargılama giderinden davayı kabul - ret oranı dikkate alınarak; toplam 488,53-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e- duruşma yolu ile yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!