WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/463
KARAR NO: 2024/380
DAVA : TAZMİNAT (HAKSIZ REKABETTEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 18/10/2019
KARAR TARİHİ : 24/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı ------ kişisel bakım ve güzellik sektöründe hizmet verdiğini, ---- dört bir yanındaki firmalara lazer epilasyon cihazları ile ilgili hizmet verdiğini, davalı ---- da aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin----- yılları arasında kardeşi --------- da ortağı olduğu ------ firması tarafından üretilen cihazların satış, reklam ve pazarlamasını yapmakta olduğunu, bu süreçte davalının da yine ---- ortağı olduğu --- firmada çalışmakta olduğunu, davacının kardeşi ile ---- arasında yaşanan sorun nedeni ile şubat ayı ile davacı ile ----- arasındaki bu iş ilişkisinin sona erdiğini, bu tarihten sonra da davacının kardeşi --- birlikte faaliyet göstermeye başladığını, davalının ------- ortağı olduğu firmada çalışmakta iken daha sonra bu firmadan ayrıldığını duyurduğunu, bu tarihten sonra ise ----- isimli bir firma üzerinden daha önce davacının yaptığı gibi ------------firmasının ürettiği cihazları sattığını, davalının göstermiş olduğu faaliyet esnasında piyasada rekabet hukukuna aykırı bir şekilde davacı aleyhine faaliyette bulunduğunu, davacının müşterileri ile yapmış olduğu sözleşmeleri temin ettiğini bu bilgileri piyasada tin aleyhine olacak şekilde kullandığını, davacının cihazlarını nereden tedarik et ticari sır niteliğindeki bilgileri de çeşitli platformlarda paylaşarak davacı ve cihazlarını kötülediğini, davacının eski ve şimdiki çalışanlarına ulaşarak kendisi ile çalışmalarını teklif ettiğini, bunların müşterileri tarafından davacıya beyan edildiğini, davalının davacı firmayı kötülerken müşterileri de kendisinin satışını yaptığı ve davacı ile pek çok davası olan ------ firmasının ürettiği cihazları almak için yönlendirdiğini, davacının şu anda birlikte çalıştığı kardeşi ----- daha önceki ortağı olan ve şu anda davalı ile çalışan----- arasında başta ortaklığın giderilmesi ve marka hakkına ilişkin pek çok dava ve ihtilaf bulunduğunu, henüz bu davalar karara bağlanmamışken davalının sanki bu davalar sonuca ulaşmış gibi davacıyı ve davacının firmasını suçlayıcı karalayıcı paylaşımlar yaptığını, sektör içerisinde de pek çok karalayıcı asılsız şeyler söylediğini, davalının rekabet hükümlerine aykırı faaliyetlerde bulunarak davacı ile haksız rekabet etmekte olduğunu, davalının bu haksız eylemleri sebebi ile davacının uğramış olduğu zararın tespitinin davacı yapılmasının şu aşamada mümkün olmadığını, çünkü davalının haksız rekabet oluşturan bu davranışları sebebi ile hangi müşterilerin davalı veya davalının birlikte çalıştığı firmalar ile çalışmaya başladığını belirleyememekte olduğunu, iş bu sebep ile öncelikli olarak fiilin haksız olup olmadığının tespiti ile davalının haksız rekabetinin men'ini; davalının bu haksız rekabet eylemleri neticesinde davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zaraın tazmini için iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğu belirterek davalının haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile davalının haksız rekabetinin men'ini, davalının bu haksız rekabet eylemleri nedeni ile davacının uğramış olduğu zararlar sebebi ile bilirkişi incelemesi neticesinde zararın tespiti ile birlikte artırılmak üzere şimdilik 10.00-TL maddi, 10.00-TL manevi tazminatın davalı tarafından alınarak davacıya ödenmesine ve yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmayıp yargıyı yanıltmaya yönelik olduğunu, dava dilekçesinde davacının kardeşi -------- ortağı olduğunu ve kendisinin de söz konusu firmada satış yaptığını, reklam ve pazarlamasını yaptığını iddia ettiğini, ancak bahsi geçen ortaklık ve çalışmanın davacının hayal ürününden ibaret olduğunu, davacının iddiasının aksine davacı yanın söz konusu firmada hiç çalışmadığı gibi kardeşi -------- bahsi geçen firmanın sıradan bir çalışanından ibaret olduğunu, iş yerinden de kendisinin istifa etmiş olduğunu, istifa mektubunun dosyaya eklendiğini,---- söz konusu şirkette hiç çalışmadığının ----- sisteminden de sorgulanabilir olduğunu, dava dilekçesinde -----şubat ayında işyeriyle ilişkisinin kesilip davacıyla beraber aynı sektörde çalışmaya başladığı beyanı bulunduğunu, ancak istifa mektubundan da görüleceği üzere işten çıkış tarihinin ---- olduğunu, davaya konu satışı yapılan ürünün ------- cihazı olup, bildikleri kadarıyla patenti ve kullanım hakkının şirket yetkilisi ------------- ----ait olduğunu, davalı------ürettiği cihazların satışını yapmakta olup ; şirket yetkilisi ve tek sahibi olan----------bu konuda davalıya verdiği satış yetkisine ilişkin aralarında yetki belgesi mevcut olduğunu, işbu protokolün tarafların ıslak imzasını içerir şekilde olup dosya eki olarak sunulduğunu, davacının davalının davacı tarafın yaptığı sözleşmeleri temin ettiğini beyan ve iddia ettiğini, ancak gerçekte ------ bu dönemde de ------- beraber çalışmakta olduğunu, bu sebeple zaten bahsi geçen sözleşmelerin çok önceden ---- ait şirketten davacı tarafından bir şekilde temin edip sonradan kendi kurduğu şirkette kullandıkları sözleşmeler olduğunu, davalı -------- davacı henüz bu sektöre girmemişken de bahsi geçen sözleşmeyi kullanmakta olduğunu, davacının cihazın nereden temin edildiğini ticari sır olarak nitelendirmiş ve davalının olmayan bir suçu işlediğini varsaymakta olduğunu, davaya konu cihazın epilasyon cihazı olup garanti kapsamında olan bir ürün olduğunu, ürününün cihaz olması, yan ürün ya da orjinal olmayan parçaların olması gibi sorunlar sebebiyle temin edilen yer ya da ülke bilgisinin paylaşıma açık olduğunu, bu bilginin ayrıca tüm müşteriler ve satış etiği açısından paylaşıma açık olduğunu, davacı yanın ---------------- davalı aleyhine ve davalının üreticiden aldığı reel yetki ile sattığı ---------- kenı yazılar paylaştığını, davacının kendi yaptıklarını davalı yapmış gibi algı yarattığını, davalı paylaşımlarının davacı yanın karalamalarına cevap olarak paylaşılmış olduğunu, herhangi bir suç unsuru ya da hasız rekabete ilişkin olmadığını, davaya konu ürünün üreticisi olan ---- ile davacı arasında işbu cihaza ilişkin açılmış bir çok dava söz konusu olduğunu, davacı yanın sunduğu delillerde davacının ---- 39.900,00 TL reklamlarının mevcut olduğunu, orjinal ürün sadece ------ aitken ve davalı satış yetkisine sahipken bu paylaşımın gerçeği yansıtmadığını paylaştığını, işbu durumun sadece hakkını korumaya yönelik olduğunu, davacı yanca satılan ürünlerin bozulması durumunda davacı yetkili olarak davalı ve ---- gösterdiğinden davalının bu tür durumların önüne geçmek adına paylaşım yapmayı uygun gördüğünü belirterek haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Huzurdaki dava, haksız rekabetten kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.Davalı asil Mahkememiz huzurunda yapmış olduğu yeminde; ''Davacı --------- işletmesine, müşterilerine ve ürünlerine ait bilgileri müşterileri ile veya sosyal medya ortamında paylaşıp-paylaşmadığıma ilişkin olarak ürün onun olmadığı için önceki beyanları tekrar ediyoruz, davacının işletmesi tarafından yapılan sözleşmeler davacıya ait değildir, dosyada---- gönderilen sözleşme resmini içerir ---------- bir kısmı tarafımca atılmış olabilir, davacının müşterilerine davacının firmasını ve şahsını kötülemediğimi, sosyal medyada davacıyı ve firmasını kötüleyecek mesajlar paylaşmadığımı, davacının daha önce iş ilişkisi olan ---- benim de iş ilişkim olduğunu, ---- cihazların satımı konusunda ------ iş ilişkim olduğunu, bu cihazların yetkili satıcısı olarak bir dönem tarafımın tayin edildiği konularında namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerin üzerine yemin ediyorum.'' demiştir. TANIK----- BEYANINDA: ''Ben hem davacı -------- dolayısı ile tanımaktayım. Davacı ve davalı aynı işi yapmaktadırlar. Bende aynı işi yapmaktayım. Davacı ve davalı ticari olarak rekabet içerisindedirler. Benim davalının davacıya karşı yapmış olduğu haksız faaliyetlere ilişkin bir bilgim bulunmamaktadır. Aynı şekilde davacının da davalıya karşı haksız rekabet teşkil edecek fiili olup olmadığını bilmiyorum ancak sektörün en kötü yanı şu olsa gerek ki herkes kendi yaptığı işi övmekte, diğerlerini ise kötülemektedir. Bunun için davacının ve davalının birbirlerini müşterilere karşı kötülediklerini biliyorum. Bunu yaparken birbirlerinin cihazlarını kötülüyorlar işin enteresan tarafı herkes hemen hemen aynı cihazları satıyor ancak cihazların sadece makyajları değişiktir. tanıklık ücreti talebim yoktur.'' demiştir.Haksız rekabet uzmanı ve bir sektör (kozmetik-güzellik) alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; Taraflar arasındaki ihtilaf haksız rekabete ilişkin olduğu, haksız rekabet, TTK'nın 54. maddesinde, “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar” olarak tanımlanmış ve hukuka aykırı olduğu belirtildiği, daha yalın bir anlatımla haksız rekabet; iktisadi rekabetin, dürüstlük kurallarına aykırı olan davranış ve başkaca suretlerle her türlü kötüye kullanılması olarak tanımlanabilir--------- dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve uygulamalar iş etiğine aykırı olabileceği gibi aldatıcı veya yanıltıcı olabilir. Bu bağlamda dürüstlük kuralına aykırı, haksız rekabet olarak kabul edilen davranışları örneklendirmek gerekirse;Gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibi gereksiz yere kötüleyici veya rakibin tanınmışlığından yararlanan karşılaştırmalı reklâmlar.Müşterileri, seçilmiş bazı ürünlerin birden fazla tedarik fiyatının altında satışa sunulmasının yoluyla rakiplerinin veya kendinin yeteneği konusunda veya malın gerçek değeri hakkında yanıltmak.Saldırgan satış yöntemleri ile müşterilerin karar verme özgürlüğünü kısıtlamak.Taksitli satım ve benzeri sözleşmelerle tüketici kredilerinde, maliyet, satış fiyatı, faiz oranlarında tüketiciyi fazla aydınlatmamak.Kendisiyle sözleşme yapması için müşterilerin daha önce yapmış oldukları sözleşmeleri sona erdirmeye yöneltmek.Başkasının ürünlerinden yetkisiz yararlanmak.Dürüstlük kuralına aykırı genel işlem şartları kullanmak olarak sayılabilir.-------TIK'nın 55/1-a Maddesinde ise; “ Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" haksız rekabet olarak kabul edilmiştir. Buradaki “kötüleme” kavramı, genel bir ifade ile bir kişinin ticari hayatı hakkında olumsuz izlenim yaratacak davranışları ifade etmektedir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, bu madde kapsamında haksız rekabetin oluşabilmesi için başkalarının faaliyetini gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek gerekmektedir. Madde gerekçesine göre kötüleme, somut olaya göre karalamayı, perdelemeyi, değerini küçümsetmeyi ve düşürtmeyi kapsar. Dolayısıyla başkalarını veya onların mallarını, fiyatlarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlerini; karalama, perdeleme veya küçümseme "kötüleme" kapsamında değerlendirilir. Kötüleme beyanının haksız rekabet teşkil edebilmesi için bu beyanın; yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla yapılması gerekmektedir. Öncelikle aranan temel husus yapılan beyanın “gerçek dışı” olmasıdır. Bir başka deyişle açıklamaların gerçek olması halinde haksız rekabet oluşmayacağı gözetilmelidir.-------- ilamında da belirtildiği üzere; maddedeki “kötüleme”'nin “haksız rekabet” olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle bir beyanın (açıklamanın) olması; bu beyanın başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması; nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekir. Yanlış beyan, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Yanıltıcı beyan, mahiyeti, tarzı te değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Lüzumsuz yere incitici beyan ise içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır.---------diğer bir emsal ise; davacı dava dilekçesinde, davalı şirketten liman vinci satın aldığını, diğer davalının ise bu vince servis ve yedek parça hizmeti verdiğini, mobil vincin garanti süresi dolduğu ve kendisinden servis hizmeti alınmadığı hâlde vincin silindiri üzerinde ultrason kontrolü yapıldığı ve silindirde çatlak olduğu iddiasıyla silindirin derhal değiştirilmesi gerektiğinin davacıya bildirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin özel bir şirkete inceleme yaptırarak silindir üzerinde çatlak olmadığı konusunda rapor aldığını, buna rağmen davalıların vinçte çatlak olduğu iddialarını vincin çalışmakta bulunduğu---- bildirdiğini, müvekkiline ait vinçte gerçekte herhangi bir arıza olmadığı hâlde davalıların arıza varmış gibi -------- bilgi vermesinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalıların eyleminin haksız rekabet olduğunun tespiti ile men'ine karar verilmesini talep etmiş, yerel mahkeme eylemin davacının ticari itibarını zedelediği ve haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraflar kararı temyiz yoluna taşımış, tarafların tüm temyiz İtirazları reddedilerek karar onanmıştır... Davalı vekili tarafından yapılan karar düzeltme talebi sonucunda... yerel mahkemece yargılama safhasında alınan bilirkişi raporunda iki ayrı ultrason cihazıyla yapılan ölçümler sonucunda hidrolik silindirde çatlak bulunduğunun açıkça tespit edildiğini belirtmiştir. Bunun üzerine yüksek Mahkeme tarafından, davalılarca davacının iş yaptığı firmaya güvenlik uyarısında bulunulmasının onun emtiasını, iş mahsulünü, faaliyetini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz beyanlarla kötüleme olarak nitelendirilmesi söz konusu olamayacağı yönünde karar verilmiştir. Bu nedenle de yüksek Mahkeme, yerel Mahkemenin kabulünün aksine davalı tarafça liman işletmesine yazılan yazının içeriği itibarıyla da davacı hakkında yanlış, yanıltıcı veya incitici bir beyana da rastlanmamakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yanlış değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesini hatalı bularak yerel mahkeme kararını bozmuştur. Yerel mahkeme önceki gerekçelerle kararında direnmiş, uyuşmazlık ---- taşınmıştır-----, bilirkişilerce dava konusu vincin silindiri üzerinde çatlak olduğunun tespit edilmesi karşısında davalılar tarafından ----- güvenlik uyarısında bulunulmasının davacının kişiliğini, emtiasını, iş mahsulünü, faaliyetini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz beyanlarla kötüleme olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı davalıların beyanının yanlış olmadığı tespit edilmekle birlikte bu beyanın yanıltıcı veya lüzumsuz olmadığı da anlaşılmaktadır gerekçeleri ile davaya konu bildirimin haksız rekabet teşkil etmediğine" karar verilmiştir.Davacı ---, dava dışı -------- tarihli belge ile --- markasının satış ve reklam faaliyetleri için yetkilendirildiği, ------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile birlikte ise bu yetkiden azledildiği tespit edilmektedir. ----- markasının kime ait olduğunun tespiti bakımından------- yapılan incelemede iki farklı kaydın olduğu tespit edilmektedir. Bu kayıtlardan her ikisi de ------ adına olup, ----markasının ilk olarak---- tarihinde ----- başvuru numarası ile tescilinin talep edildiği, ------adına tescil edildiği gözlemlenmektedir. İkinci başvurunun ise farklı emtialar bakımından----- tarafından yapıldığı ve---- tarihinde tescil edildiği tespit edilmiştir. Bu bağlamda, davaya konu markanın dava dışı ------ adına tescilli olduğu görülmektedir. Öte yandan---- yapılan araştırmada --------- şahıs firması olduğu ve başkaca ortağının bulunmadığı, firmanın 16.12.2004 tarihinden itibaren faal olduğu tespit edilmektedir. Yine dava dosyasındaki ------ paylaşımları incelendiğinde, davacının ------ markasını haiz lazer cihazlarını satışa sunduğu, bu paylaşımlarda markalı cihazın görsellerinin altında davacının kendisine ait olduğunu belirttiği ----- unvanının ve ---- kaydının bulunduğu, aynı paylaşımların altında davalı tarafça birtakım beyanlarda bulunulduğu görülmektedir.Davacı tarafından dava dışı kardeşi --- ve yine dava dışı marka sahibi---------- arasında ortaklığın giderilmesi ve marka hakları ile ilgili davaların devam ettiği ileri sürülmüş ise de, dosya içerisinde bu davalara ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Davalının dava dişi------------ tarafından yetkilendir ine ve tek satıcı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge de dosyaya sunulmamıştır. Bu bilgiler ışığında, davacının kendisine ait olmayan ve fakat başkasına ait bir markayı kullanmak le satış yaptığı, satış ve reklam faaliyetlerine yetkisi olmadığı halde faaliyetlerine devam ettiği nazara alındığında, nihai karar ve takdir yetkisi Mahkemeye ait olmakla birlikte davalı tarafından yapılan beyan ve açıklamaların haksız rekabet olarak yorumlanamayacağı mütalaa edilmektedir.Davalı tarafından yapılan yorumların amacını aşar şekilde kötüleme olarak kabul edildiği, davalının haksız rekabete sebebiyet verdiği ve davacının ticari itibarının zedelendiği yönünde kanaat oluşması halinde, davacının zararının ne olabileceğinin hesaplanması gerekecektir. Dosya üzerinde yapılan incelemede davacı zarar kalemlerini ve zararlarının ne miktarlar olduğunu belirtir mahiyette herhangi bir delile rastlanmadığından hesaplama yapılamamıştır.Bu yöne değinen ----- emsal ilamında; "...Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı tanıklarından------- seneden beri ---- şirketinin altın tamirat işlerini yaptığını, 2016 yılı içinde davalılardan ---- davacı şirket ile bundan sonra iş yapmamasını söylediğini, kendisinin de bu hususu davacı şirkete ve çalışanlarına aktardığını, ancak davacı şirket ile iş yapmaya devam ettiğini, bundan dolayı başka kişilerin davacı şirket ile çalışmayı bıraktıklarını duymadığını, kendisinin ------ söylediklerini davacıya aktardığını", beyan etmiş olup, davacı tanığının bu beyanı, davalının eyleminin 6102 Sayılı TTK'nın 55. maddesinde ifade edilen “Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek" şeklindeki haksız rekabet halini oluşmaktadır.Davacının dosyaya sunduğu faturalardan söz konusu fiilden ötürü --------- ilinin dışından tedarikte bulunmak zorunda kaldığı da anlaşılmakla, davacının somut maddi zararının tespiti, davacının maddi zararı somut olarak tespit edilemezse; 6098 Sayılı TBK'nın 50/2 Maddesi uyarınca mahkemece, maddi zararın karşılığı olarak maddi tazminatın takdir edilmesi ve ayrıca davalıların eyleminin davacı şirketin tüzel kişiliğinin ticari itibarına zarar verdiği değerlendirilip davacı lehine Manevi tazminata da hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeye ve eksik incelemeye dayalı olarak verilen davanın reddi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi isabetli olmamış olup, bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir.TBK'nın 50. Maddesine göre; "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."Bu bağlamda, şu aşamada dosyadaki verilere göre davacının somut bir zararı tespit edilemediğinden Mahkemede haksız rekabetin meydana geldiği yönünde kanaat oluşması halinde hakkaniyete uygun bir miktarın belirlenmesi gerekecektir.-Huzurdaki davanın TTK 54-55 ve devamı maddelerine göre haksız rekabetin men'i ve haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkin olduğu,Davacı --- dava dışı ----markasının satış ve reklam faaliyetleri için yetkilendirildiği,------ yevmiye numaralı ihtarnamesi ile birlikte bu yetkiden azledildiği,------markasının --- tarihinden itibaren dava dışı------- adına tescilli olduğu, ---- ise ----- adı altında şahıs şirketinin bulunduğu, bu şirkette başkaca ortaklarının ise bulunmadığı,
-Davacının kardeşi dava dışı ---- ve yine dava dışı marka sahibi ------arasında ortaklığın giderilmesi ve marka hakları ile ilgili davaların devam ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davalının da yine dava dışı-------tarafından yetkilendi ye ve tek satıcı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı,
-Davacının --------- markasını haiz lazer cihazlarını satışa sunduğu, bu paylaşımlarda markalı cihazın görsellerinin altında davacının kendisine ait olduğunu belirttiğ------- unvanının---------- kaydının bulunduğu, aynı paylaşımların altında davalı tarafça birtakım beyanlarda bulunulduğu, dava konusu haksız rekabet eylemlerinin bu markanın satışından kaynaklandığı, bu bağlamda davacının kendisine ait olmayan ve fakat başkasına ait bir markayı kullanmak suretiyle satış yaptığı, satış ve reklam faaliyetlerine yetkisi olmadığı halde faaliyetlerine devam ettiği dikkate alınarak, nihai karar ve takdir yetkisi Mahkemeye ait olmakla birlikte davalı tarafından yapılan beyan ve açıklamaların haksız rekabet oluşturmadığı, davacının uğradığı zararlara ilişkin dosyaya herhangi bir bilgi ve belge ibraz etmemesi karşısında şu aşamada davacının somut bir zararı tespit edilemediği, ancak Mahkemede haksız rekabetin meydana geldiği yönünde kanaat oluşması halinde TBK 50/2 uyarınca hakkaniyete uygun bir miktarın belirlenmesi gerekeceği belirlenmiştir.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmesi sonucunda; davanın TTK 54-55 ve devamı maddelerine göre haksız rekabetin men'i ve haksız rekabete dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, Davacı----, dava dışı------ tarihli belge ile ---- markasının satış ve reklam faaliyetleri için yetkilendirildiği, ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile birlikte bu yetkiden azledildiği, ---- markasının --- tarihinden itibaren dava dışı ---- adına tescilli olduğu, -----altında şahıs şirketinin bulunduğu, bu şirkette başkaca ortaklarının ise bulunmadığı, Davacının kardeşi dava dışı ----ve yine dava dışı marka sahibi ------- arasında ortaklığın giderilmesi ve marka hakları ile ilgili davaların devam ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davalının da yine dava dışı----- tarafından yetkilendirildiğine ve tek satıcı olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, Davacının ------ markasını haiz lazer cihazlarını satışa sunduğu, bu paylaşımlarda markalı cihazın görsellerinin altında davacının kendisine ait olduğunu belirttiği ---- unvanının ve ------- kaydının bulunduğu, aynı paylaşımların altında davalı tarafça birtakım beyanlarda bulunulduğu, dava konusu haksız rekabet eylemlerinin bu markanın satışından kaynaklandığı, bu bağlamda davacının kendisine ait olmayan ve fakat başkasına ait bir markayı kullanmak suretiyle satış yaptığı, satış ve reklam faaliyetlerine yetkisi olmadığı halde faaliyetlerine devam ettiği hususları tanık beyanları, davalının yemin beyanı hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafından yapılan beyan ve açıklamaların haksız rekabet oluşturmadığı anlaşılmakla davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/2. maddesi uyarınca 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
6-Karar tarihinde alınması gerekli 427,60 TL harçtan, davacı tarafça peşin olarak yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile 86,05 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ----------- bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 24/05/2024