T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2019/361
KARAR NO: 2024/122
DAVA : TAZMİNAT (HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 09/10/2019
KARAR TARİHİ : 16/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacının 10.11.2018 günü saat 14:00 sularında ---- Mahallesi ---- yolu --- yakınındaki boş arazide bulunan oturma bankının yanından manzaranın fotoğrafını çekerken, davalı ---- park etmiş olduğu ve davalı ----- ait ----- plakalı ----- marka aracın kayarak davacıya çarptığını, gelen ambulansla davacının ----- Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, bacağında birden fazla kırık ortaya çıktığını, tedavi sürecinde hastane masrafları, 44 günlük ----- makine kirası olarak 2.855,60-TL, taksi parası, 300-TL benzim masrafı, bakıcı gideri, 80-TL koltuk değneği masrafı yapmak zorunda kaldığını, davacı tarafından 08.03.2019 tarihinde ---- plakalı aracın sigortacısı davalı ----başvurduğunu, ancak herhangi bir ödeme veya anlaşma yapılmadığını, davacının son net maaşının 2.400,00-TL olduğunu, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.11.2018 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 70.000,00-TL manevi tazminatın ise kaza tarihi olan 10.11.2018 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini” talep ve dava etmiştir.
Davalı ---- cevap dilekçesinde özetle: Meydana gelen kazadan dolayı üzgün olduğunu, olaydan 1 saat önce park ettiği aracın kayarak davalıyı yaralamış olduğunu, aranarak olay yerine çağrıldığında davalının ambulansla hastaneye kaldırılmış olduğunu, emniyette gerekli ifadeleri verdiğini, davalıya yardım için gerekli tekliflerde bulunduklarını” beyan etmiştir.Davalı ------ cevap dilekçesinde özetle: Meydana gelen kazadan dolayı üzgün olduğunu, oğlunun kendisine ait park ettiği aracın kayarak davalıyı yaralamış olduğunu, aranarak olay yerine çağrıldığında işyerinde çalışıyor olduğunu, oğluna ---- hanım ile ilgilenmesi gerektiği talimatını verdiğini, ---- hanıma gerekli masrafları göndermek için teklifte bulunduğu ancak ----- hanımın bu teklife olumlu bakmadığını, davalının ambulansla hastaneye kaldırılmış olduğunu, emniyette gerekli ifadeleri verdiğini, davalıya yardım için gerekli tekliflerde bulunduklarını” beyan etmiştir.Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle: 10.11.2018 tarihinde kazaya karıştığı belirtilen -----plakalı aracın davacı şirkette 16.04.2018-16.04.2019 tarihleri arasında ----- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 360.000,00-TL olduğunu, davacının maddi tazminattan poliçede belirtilen azami limitlerle ve kusur oranında sorumlu tutulabileceğini, ancak manevi tazminat taleplerinin poliçede özel şartlar dahilinde ihtiyari mali mesuliyet kapsamına alınmadığını, poliçenin yalnızca ölüm ve sakatlanma hallerini kapsadığını ve geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerin teminat dışı olduğunu, kusur ve maluliyet oranları tespitinin gerektiğini, TRH2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz dikkate alınarak hesap edilmesi gerektiğini, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı, maluliyette kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, eğer bir tazminat hesaplanırsa kusur oranında indirim yapılması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini” talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.----Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından alınan maluliyet raporunda özetle; ---- Devlet Hastanesinin düzenlediği 10/11/2018 tarih ve ----- sayılı rapor fotokopisinde; ADTK sağ diz ve sol ayak travması, sol tibia eminencia kırığı, atele alındı, sol ayakbileği dermoabrazyon, ----- Hastanesinin düzenlediği epikriz de; giriş tarihi 13//11/2018, çıkış tarihi 19//11/2018.uzun bacak alçı atel, diz ROM ileri derecede ağrılı, kısıtlı. Nörovasküler araz olmadığı. Artroskobik eminencia kırığı fiksasyonu, plato tibia kıırğı için açık redüksiyon, kilitli plakvida ile osteosentez uygulandığı, kurulun 08/03/2021 tarihli muayenesinde; yokuşta beklerken araba çarptığını, yüyürken bacağında ağrı olduğunu, geceleri uyandıracak kadar ağrı olduğunu belirtmiş. Fiizk muayenede, sağ dizde 5x0.2 cm ve 7x0.2cm hiperpiğmente, ciltle aynı seviyede skar. Ortopedi muayenesinde; Alt ekstremite uzunlukları sağ 86 cm, sol 86 cm olduğu, Sağ diz fleksiyon: 135 derece, ekstansiyon: 0 derece olduğu, Sol diz fleksiyon: 135 derece, ekstansiyon: 0 derece olduğu, Sağ ayak bileği dorsifleksiyon: 15 derece, plantar fleksiyon: 60 derece, inversiyon: 25 derece, eversiyon: 15 derece, Sol ayak bileği dorsifleksiyon: 15 derece, plantar fleksiyon: 60 derece, inversiyon: 25 derece, eversiyon: 15 derece olduğu, her ikiuyluk çevresi 44cm, her iki kruris çevresi 36 cm olduğu, yürüyüş paterni doğal, dosyaya ekli grafilerin kurulca incelemesinde; 29/01/2021 tarihli sağ kruris grafisinde, tibia plato orta hat eminentialarda medial malleole uzanan kaynamış kırık sekeli, plakvida tespiti, diz ekleminde hipertrofik dejeneratif değişiklikler ve medialde eklem aralığında hafif daralma, fibula başında kontürde düzensizlik tespit edildiğine göre, ---- kızı 1954 doğumlu ---- 10/11/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle 11.10.2008 tarih ve ---- sayılı ----- yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:
Gr 1 XII (32a...1)A %5E cetveline göre %7 (yüzdeyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme(iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği ------Kurumu Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından alınan Ek maluliyet raporunda özetle; ----- Devlet Hastanesinin düzenlediği 10/11/2018 tarih ve 18127 sayılı rapor fotokopisinde; ---- sağ diz ve sol ayak travması, Sol tibia eminencia kırığı, atele alındı, Sol ayakbileği dermoabrazyon, ----- Hastanesinin düzenlediği epikriz de; giriş tarihi 13//11/2018, çıkış tarihi 19//11/2018.uzun bacak alçı atel, diz ROM ileri derecede ağrılı, kısıtlı, Nörovasküler araz olmadığı, Artroskobik eminencia kırığı fiksasyonu, plato tibia kırığı için açık redüksiyon, kilitli plakvida ile osteosentez uygulandığı, kurulun 08/03/2021 tarihli muayenesinde; yokuşta beklerken araba çarptığını, yüyürken bacağında ağrı olduğunu, geceleri uyandıracak kadar ağrı olduğunu belirtmiş. Fiizk muayenede, sağ dizde 5x0.2 cm ve 7x0.2cm hiperpiğmente, ciltle aynı seviyede skar. Ortopedi muayenesinde; Alt ekstremite uzunlukları sağ 86 cm, sol 86 cm olduğu, Sağ diz fleksiyon: 135 derece, ekstansiyon: 0 derece olduğu, Sol diz fleksiyon: 135 derece, ekstansiyon: 0 derece olduğu, Sağ ayak bileği dorsifleksiyon: 15 derece, plantar fleksiyon: 60 derece, inversiyon: 25 derece, eversiyon: 15 derece, Sol ayak bileği dorsifleksiyon: 15 derece, plantar fleksiyon: 60 derece, inversiyon: 25 derece, eversiyon: 15 derece olduğu, her ikiuyluk çevresi 44cm, her iki kruris çevresi 36 cm olduğu, yürüyüş paterni doğal olduğu, dosyaya ekli grafilerin incelemesinde; 29/01/2021 tarihli sağ kruris grafisinde, tibia plato orta hat eminentialarda medial malleole uzanan kaynamış kırık sekeli, plakvida tespiti, diz ekleminde hipertrofik dejeneratif değişiklikler ve medialde eklem aralığında hafif daralma,, fibula başında kontürde düzensizlik tespit edildiğine göre; kurulun 29/03/2021 tarih ve 5914 sayılı mütalaasında “Sonuç, Mevcut belgelere göre,1. ---- kızı 1954 doğumlu ---- 10/11/2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle 11.10.2008 tarih ve ---- sayılı ---- yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:Gr 1 XII (32a...1)A %5, E cetveline göre %7 (yüzdeyedi) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı,2. İyileşme(iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur” şeklinde olduğu, ---- kızı 1954 doğumlu ---- 10/11/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 30/03/2013 tarih ve ---- sayılı ---- yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmeliği dikkate alındığında; I.Kas-İskelet Sistemi, Alt ekstremiteye ait sorunlar, Tablo 3.33.b- Diz ve tibia kırıkları ile diz artroplastisine bağlı alt ekstremite özürlülük oranı %5(beş) olup Tablo3.2’ye göre;
1.Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu,
2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir---- Kurumundan kusura ilişkin alınan raporda özetle; Dosya içerisinde trafik kazası tespit tutanağı bulunmadığı anlaşıldığı, dosyada mevcut ----. Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere 20.12.2019 tarihli keşfe binaen düzenlenen 17.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda; kaza mahallinin toprak zemine sahip eğimli boş arazi olduğu, mahallin yerleşim yeri içi, vaktin gündüz, zeminin kuru olduğu anlaşıldığı, dosyada mevcut 10.11.2018 tarihli görgü ve tespit tutanağında; "10.11.2018 günü saat 15.00 da bahse konu yer olan ---- - Mahallesi ---- girilince ---- yanındaki boş arazide -----plakalı ---- renkli ---- marka araç yeşilliklerin önünde duran beton ayaklı bir bankın arakasından çarptığı ve bankı öne doğru yatırmış olduğu görülmüş; Aracın şoförünün bulunmadığı dışardan bakıldığında aracın el freninin az çekilmiş olduğu aracın vitesinin boşta olduğu görülmüş" şeklinde belirtildiği görüldüğü, davalı sürücü----- 10.11.2018 tarihinde ---- Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadesinde, özetle; "...Ben bugün yani 10.11 2018 günü babama ait olan ---- plakalı ---- renkli ---- marka araçla ---- bulunan ----- arkadaşlarımla gezmek amaçlı geldik. Buraya gelip aracımı kalenin yanında bulunan boş araziye diğer park halindeki araçların yanına istop ederek el frenini çekip park ettim. Sonra fotoğraf çekindim ve kalenin yanında bulunan kafeye çay içmeye gittik. Aracımın plakasından babama ulaşmışlar. Beni aradı ve aracım yanma gitmemi istedi. Geldiğimde ambulans ve polo ekipleri buradaydı, ekipleri aracımın hareket edip bir bayan şahsı yaraladığını söylediler..." şeklinde beyanda bulunduğu, Davacı yaya---- 10.11.2018 tarihinde ---- Polis Merkezi Amirliğinde verdiği ifadesinde, özetle; "...10.ll.2018 günü iş arkadaşım---- ile beraber gezmeye önce ---- oradan da ---- gittik. Saat 14:00 sıralarında ---- yanındaki boş arazide manzaraya karşı fotoğraf ve video çekmeye başladık. Boş arazinin uç tarafında bir bankın hemen arkasında manzaranın fotoğrafını çektiğim sırada ne olduğunu anlamadan arkamdan birden bir araç gelerek çarptı, o anda bank ile araç arasında sıkıştım ve yardım edin diye bağırdım..." şeklinde beyanda bulunduğu, dosyada mevcut ---- Asliye Ceza Mahkemesine sunulmak üzere 20.12.2019 tarihli keşfe binaen düzenlenen 17.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalı sürücü ---- asli kusurlu olduğu, davacı yaya ---- kusursuz olduğu kanaati belirtildiği, mevcut verilerle Davalı sürücü ---- idaresindeki otomobil ile eğimli mahalde aracını park ettikten sonra aracının teknik özellikleri ile mevcut mahal özelliklerini göz önünde bulundurarak aracının hareket etmesini engellemek açısından gerekli-yeterli (el freni, eğime ters yönde vites konumu) tedbirleri alması gerekirken bahsedilen bu hususlara yeterince riayet etmediği yeterli tedbirleri almadan aracı park ettikten sonra otomobilin harekete geçmesi sonucu meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, davacı yaya ---- olay mahallinde bulunduğu esnada gerisinden bulunan ve eğimli arazide harekete geçen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda, atfı kabil kusuru bulunmadığı, olayda davalı sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ---- kusursuz olduğu bildirilmiştir.Aktüerya Bilirkişiden alınan raporda özetle; Davalı ------ adına tescilli ---- plakalı ----- marka ---- model Otomobil tipi, Hususi kullanım amaçlı aracın, davalı ---- tarafından ----- numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile 16.04.2018-16.04.2019 tarihleri arasında teminat altına alınmış olduğu, kazanın 10.11.2018 tarihinde meydana geldiği, ilgili poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 360.000,00-TL olduğu görüldüğü, davacı tarafından davalı sigorta şirketine 08.03.2019 tarihinde başvuru yapıldığı ve mezkür tebligatın 11.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği saptandığı, davacı taraf son net maaşının 2.400,00-TL olduğunu iddia ettiği, dosya kapsamında davacı ---- ait ---- hizmet dökümünde kaza tarihi olan 2018/11. ayda emekli SGDP statüsünde Brüt 3.003,78-TL / Net 2.338,92-TL (152,21-TL AGİ dahil) ücret bildirimi yapıldığı saptandığı, hukuki sonuç ve delillerin takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; davacı ---- adına net 2.338,92-TL (152,21-TL AGİ dahil) ücret seviyesine göre maddi tazminat hesabı yapılacağı,
Tazminat Hesabında Kullanılacak Yöntem ve Mortalite Tablosu:
Bilindiği üzere 01.06.2015 tarihli Genel Şartlardan sonra TRH2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılarak tazminat hesabı yapılmakta iken, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihli ve----- sayılı iptal kararı sonrasında tazminat hesaplamasının hangi usul ve esaslara göre yapılacağı hususunda belirsizlik oluşmuş, nihayetinde Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin içtihat niteliğindeki son dönem kararlarından sonra TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, ancak 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılması benimsendiği, Yargıtay ------ HD. 14.01.2021 T. ----- sayılı emsal nitelikteki kararında özetle; “Desteğin ve hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda --- alınan 1931 tarihli “PMF” yaşam tablosuna göre saptanmakta ise de; Başbakanlık, Hazine Müşteşarlığı, ---- Üniversitesi'nin çalışmalarıyla “TRH-2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal Güvenlik Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesaplanmasında anılan tablonun uygulanmasına geçildiği, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esas olduğu, bu anlamda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğinin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında, dairece de 2020 yılı Aralık ayı itibariyle tazminat hesaplamalarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.” hükmüne yer verildiği,Belirtilen ilkeler kapsamında;
------ 05.01.1954 doğumlu olup 10.11.2018 olay tarihinde 64 yaşında olup, TRH 2010 bakiye yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü 17 yıl olup 81 yaşına kadar (05.01.2035) yaşama ihtimali olduğu, ----- Başkanlığı, ----- İhtisas Kurulu ---- sayılı kararında; ---- 10.11.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı 7 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği mütalaa edildiği, --- - Başkanlığı, ------İhtisas Kurulu ----sayılı kararında;---- 10.11.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı tüm vücut engellilik oranının %63 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği mütalaa edildiği, --- Kurumu, Trafik İhtisas Dairesi ---- sayılı kararında; davalı sürücü----%100 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ---- kusursuz olduğu kanaatine varıldığı, davacı adına herhangi bir kusur tespiti yapılmadığından hesaplanacak olan maddi tazminattan TBK 52. Maddesi gereği kusur indirimi yapılmayacağı, SGK'nın 29.01.2020 tarihli yazısı ve eklerinde; --- 01.09.1991 tarihinden itibaren emekli maaşı aldığı, 10.11.2018 tarihinde emekli statüsünde --- sigortalısı olduğu, ilgili trafik kazasına bağlı istirahat raporu düzenlendiği ancak ---- tabi çalışanlara geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığından, herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirildiği,Davacı ---- yaralandığı 10.11.2018 tarihinden, ---- Kurumu'nun iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği mütalaasına istinaden 10.05.2019 tarihine kadar %100 malul olduğu kabul edilerek hesaplama yapıldığı, geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği 11.05.2019 tarihinden işlemiş (bilinen) dönem sonu 17.11.2023 rapor tarihine kadar ise yine --- Kurumu'nun tüm vücut engellilik oranının %63 olduğu mütalaasına istinaden bu oran üzerinden hesaplama yapıldığı,¸
Sürekli iş göremez olunan bilinmeyen dönem; rapor yazım tarihinden itibaren (18.11.2023) davacının bakiye yaşam devresini ifade eden (05.01.2035) kadarki dönemini ifade etmektedir. Bilinmeyen dönemin hesabında AGİ hariç 2023 yılının toplam net kazancı olan (11.402,32*12) 136.827,84-TL'nin yıl be yıl %10 artırımlı ve 1/kn iskontolu hale getirilmesi ile bulunacaktır.¸Dosyadaki belgelerden davacının yapmış olduğu fatura mukabili sağlık giderlerinin aşağıdaki gibi olduğu belirlendiği, bunun dışında herhangi bir hastane masrafı, yol masrafı, bakıcı gideri vs. bilgi/belgesine rastlanmadığı, ¸Hukuki sonuç ve delillerin takdiri Mahkemeye ait olmak üzere; 10.11.2018 tarihinde meydana gelen kaza sebebi ile 09.10.2019 tarihinde işbu davada şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 10.11.2018 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili, 70.000,00-TL manevi tazminatın ise kaza tarihi olan 10.11.2018 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talebiyle ilgili olarak;Davalı sigorta şirketince yapılan poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 360.000,00-TL olduğu, Davacı ---- 10.11.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı %3 maluliyet oranı ve %0 kusurlu bulunduğu dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı,TRH2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; davacı ---- lehine 76.355,79- 'TL maddi tazminat hesaplandığı,
Davacı tarafından davalı sigorta şirketine 08.03.2019 tarihinde başvuru yapıldığı, mezkür tebligatın 11.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, arabuluculuk başvuru tarihinin 23.05.2019 olduğu, 09.07.2019 tarihinde anlaşamama şeklinde sürecin bittiği anlaşılmış olup, bu çerçevede Mahkemece kabul edilebilecek başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihte davalı sigorta şirketinin temerrüde düşeceği, kazaya karışan aracın kullanım amacının Hususi Otomobil olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 19/12/2023 tarihli talep artırım dilekçesi sunmuş olduğu görülmüştür.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup; Davalı sürücü ----- idaresindeki otomobil ile eğimli mahalde aracını park ettikten sonra aracının teknik özellikleri ile mevcut mahal özelliklerini göz önünde bulundurarak aracının hareket etmesini engellemek açısından gerekli-yeterli (el freni, eğime ters yönde vites konumu) tedbirleri alması gerekirken bahsedilen bu hususlara yeterince riayet etmediği yeterli tedbirleri almadan aracı park ettikten sonra otomobilin harekete geçmesi sonucu meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu, davacı yaya ---- olay mahallinde bulunduğu esnada gerisinden bulunan ve eğimli arazide harekete geçen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda, atfı kabil kusuru bulunmadığı, olayda davalı sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı yaya ---- kusursuz olduğu, Davalı sigorta şirketince yapılan poliçede Şahıs Başına Sakatlanma ve Ölüm limitinin 360.000,00-TL olduğu, Davacı ---- 10.11.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı %3 maluliyet oranı ve %0 kusurlu bulunduğu dikkate alınarak maddi tazminat hesabı yapıldığı, TRH2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılmadan progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama sonucu; davacı ---- lehine 76.355,79- 'TL maddi tazminat hesaplandığı, bu tazminat miktarından davalı sigortanın ZMMS sigortacısı olarak, diğer davalıların ise sürücü ve işleten olarak sorumlu oldukları görülmüştür.Davacı tarafından davalı sigorta şirketine 08.03.2019 tarihinde başvuru yapıldığı, mezkür tebligatın 11.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen tarihten itibaren sigortadan faiz talep edilebileceği, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği, kazaya karışan aracın kullanım amacının Hususi Otomobil olması nedeniyle hükmedilecek tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği görülmüştür.
Olayın oluş şekli, tarafların olaydaki kusur durumları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları göz önüne alınarak; Manevi tazminat, zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünda tutularak, 6098 sayılı B.K'nun 56.maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedileceği öngörülmüştür. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının kusursuz oluşu da göz önünde bulundurularak manevi tazminat talebinin hakkaniyet ölçüsüne göre kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
-Davanın KABULÜNE,
1-Maddi tazminat talebinin KABULÜ ile; 76.355,79 TL maddi tazminatın davalı sigortadan 22/03/2019, diğer davalılardan 10/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
2-Manevi tazminat talebinin KABULÜ ile; 70.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ---- ve ----- 10/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
3-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.235,00 TL müzekkere ve posta gideri toplamı olan 3.087,50-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Karar kesinleştiğinde dosyada bulunan ---- Kurumu fatura bedeli 4.958,00 TL ücretin ödenmesine ilişkin davalılara 2 haftalık kesin süre verilmesine, bu hususta davalı vekillerine muhtıra gönderilmesine, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırıldığında ---- ödeme yapılmasına, 2 hafta içerisinde gider avansı yatırılmadığında ---- tarafından bedelin davalılardan tahsiline, bu hususta ---- müzekkere yazılmasına,
6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
7-Karar ve ilâm harcı olan 5.215,86-TL harçtan alınan 17,09-TL peşin harç, 1287,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 3.911,77-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
8-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00- TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
9-Davacı tarafça yatırılan 17,09 TL peşin harç, 1.287,00 ıslah harcı toplamı 1304,09-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN;
10-Karar ve ilâm harcı olan 4.781,70-TL harçtan alınan 1195,42-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.586,28-TL harcın davalılar ---- ve ------ tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
11-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00- TL vekalet ücretinin davalılar ---- ve ----- tahsili ile davacıya ödenmesine,
12-Davacı tarafça yatırılan 1195,42-TL peşin harcın davalılar---- ve ----- tahsili ile davacıya ödenmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!