WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/94
KARAR NO : 2024/71

DAVA : Ticari Şirket (Özel denetçi atanması talepli)
DAVA TARİHİ : 28/11/2023
KARAR TARİHİ : 08/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Özel denetçi atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ----Şirketi'nin gıda perakende sektöründe çok sayıda şubeye sahip indirim market zinciri olan ----- şirketlerinin ve yine gıda sektöründe önemli üretim ve perakende şirketlerinden biri olan -----şirketlerinin, büyük miktarlarda ürün tedariğini sağladığı alt şirketlerden biri olup hatta davalı şirketin tek işi grup şirketler ----- şirketlerine tedarik sağladığı, dava konusu şirketin kestiği faturaların tamamının da grup şirketler olan ----- şirketlerine kesilmiş ve kesildiğini, müvekkilinin davalı şirkette 16.675-TL sermaye ile %16.675 oranında ortak olduğu, davalı şirketin ortaklık yapısının, -----77.775-TL, ----- 5.550-TL olmak üzere, sermaye sahibi ortaklardan oluştuğu, şirkette hakim pay sahibi ve müdürler kurulu başkanının ----- olduğu, diğer müdür ----- ise her konuda ----- talimatı altında birlikte hareket ettiği, benzer sermaye yapısıyla, ----- hâkim ortak, müvekkilin ise azınlık pay sahibi olduğu ----Şirketi, -----Şirketi, -----Limited Şirketi, davalı şirket ile aynı grup şirkette bulunduğu, müvekkili ile çoğunluk pay sahibi ortak ----- arasında, 17-25 Aralık süreci sonrasında fikir ayrılıkları başladığı ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında fikir ayrılıkları derinleşerek devamında husumet oluştuğu, müvekkilinin, davalı şirketin mali kayıtlarından ve işlemlerinden uzak tutulmaya başlandığı, şirketin mali işleyişine dair yıllardır bilgi alamadığı, şirketin işleyişinden endişe ettiği ve şirketin işleyişinin müzakere edilmesini talep ettiğini, davacının, mali konulara dikkat çekmesi üzerine hâkim ortak -----tarafından yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısında herhangi bir gerekçe olmaksızın müdürlük görevine son verildiği ve şirketleri temsil ve ilzam yetkilerinin kaldırılmasına karar verildiğini; müvekkili -----ortağı olduğu, davalı ------ şirketlerinin ortaklığından çıkması ve ayrılma akçesinin müvekkiline ödenmesi talepli ----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------. sayılı dosyası ile dava açıldığını, müvekkilinin şikayeti üzerine ----- hakkında ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ----Soruşturma numaralı dosya kapsamında iddianame düzenlenerek----- Asliye Ceza Mahkemesinin ----- Esas sayılı dava açıldığını, soruşturma kapsamında ------eylemleri nedeniyle ----- şirketini 12.965.099,00 TL zarara uğrattığını;------ Cumhuriyet Başsavcılığı'nın -----soruşturma sayılı dosyasıyla hakim ortak -----tarafından grup şirketlerde gayri resmi 2.kasa tutulduğu, muvazaalı mali işlemler yapıldığı tespit edilmiş ve----- Sulh Ceza Hakimliği'nin ------ sayılı dosyasından gayri resmi kasa hesaplarının tutulduğu bilgisayarlara ilişkin el koyma kararı verildiğini; şirketin sigortalı muhasebe çalışanı-----tanık sıfatıyla ifadesine başvurduğu ve hakim ortak talimatıyla gayri resmi kasa tutulduğu, şirket kayıtlarının
gerçeği yansıtmadığının tespit edildiği, ------ şirketlerde 2. kasa tutulduğunu, gayri resmiİ işlemlerin 2. kasada kayıt altına alınmasına dair ----- tarafından talimat verildiğini ifade ettiğini, yapılan soruşturma sonucunda -----. Asliye Ceza Mahkemesinin -----sayılı dosyası ile dava açıldığını; tüm bu usulsüzlükler ve daha fazlası nedeniyle---- yönettiği ----- Mağazacılığın talepleri üzerine denetim ve onay Kayyımı atandığı, müvekkili ----- ortağı olduğu, davalı ---- şirketlerinin ortaklığından ayrılmasına ilişkin açılan ve görülmekte olan-----. Asliye Ticaret Mahkemesinin-----. sayılı davasında ekte sunulan 15.09.2022 tarihli kararı ile ----- şirketlerine denetim ve onay kayyımı atanmasına karar verildiği, dosyanın -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin----- Sayılı dosyası olduğunu; ------ şirketlerle ilgili şirket malvarlığı üzerinde tasarruf etme, şirkete ait banka hesaplarından para çekme, kambiyo evrakı düzenleme ve şirket adına harcama yapma dahil her türlü karar ve tasarruf işlemlerinin geçerliliği mahkemece atanan denetim ve onay kayyımının onayına bağlandığı, şirketler tarafından bu karara itiraz edildiği, mahkemece itirazların reddedildiğini, atanan denetim ve onay kayyımı görevine hali hazırda devam ettiğini, şirketlere denetim ve onay kayyımı atandığı hususunun 11.10.2022 tarihli ve ----- s çi raporunun tasdiki ve 2023 yılı hesap ve işlemlerinin bağımsız deneti için ----- seçilmesi kararlarının iptalini; toplantı başkanlığına hakim ortak ve müdür ---- vekili Av.----- seçilmesi kararının, kar payının ortaklara dağıtılmaması kararının, şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesi kararının, mevcut müdürlerin görev ve yetkileri aynen devam etmek suretiyle yeni müdür seçilmemesi kararının iptallerini; TTK.nın 439/1 maddesine göre ortaların başvurusu üzerine genel kurul yaptığı oylama sonucunda özel denetçi atanması istemini kabul etmemesi üzerine sermayenin en az onda birini oluşturan veya paylarının itibari değeri toplamı en az bir milyon TL olan ortakları, üç ay içerisinde ortaklık merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebileceğini; TTK.m.439/II'ye göre dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanacağını, özel denetçi atanma taleplerine dayalı olarak TTK.m439/F2 .kapsamındaki şirket nezdinde yapılan mali usulsüzlüklere ve ortakların zarara uğratılmasına ilişkin şirket nezdinde, özellikle hakim ortak tarafından birçok mali usulsüzlük yapıldığına muttali olunmuş ve bu işlemlerin gizlendiği tespit edilmiştir. Kronolojik olarak müvekkil tarafından tespit edilebilen usulsüzlükleri delilleri ile birlikte işbu dava dilekçeleri ve eklerinde ibraz ettiklerini, bunların genel kurulda aydınlığa kavuşturulmaması durumunda kârın belirlenmesi ve dağıtılmasına ilişkin gündem maddeleri görüşülemeyeceği, çünkü tabloların, denetim raporlarının tasdiki, ibraz ve kâr kararları aydınlatılmamış, bağımsız bir denetim tarafından denetlenmemiş finansal tablolara göre karara bağlandığını, Genel kurulda da açıkça soru olarak yöneltilen ve açıklama talep edilen konularda yönelik kurulda açıklama yapılmamışken gündemin oylanarak karar verilmesinin iptale tabi olduğunu; yıllardır bağımsız denetimden mahrum bırakılan dava konusu şirkette finansal tablolar, gelir gider tabloları, bilanço ve faaliyet raporu bağımsız bir denetçi tarafından denetlenmediği için 2022 yılı finansal tabloları, gelir gider tabloları, bilanço ve faaliyet raporunun mahkemece atanacak özel bir denetçi tarafından denetlenmesini talep ettiklerini, özellikle işbu dilekçeleri içerisinde ileri sürdükleri usulsüzlükler başta olmak üzere tüm 2022 yılı finansal tabloları, gelir gider tabloları, bilanço ve faaliyet raporunun özel denetçi tarafından denetlenmesi gerektiğini; ------ numaralı Satıcılar hesabında-----ailesine ait şahsi şirketlerden milyonlarca liralık alacak bakiyesi kalmasının bağımsız denetçi tarafından gıda perakendesi sektörünün gerçekleri de dikkate alınarak detaylı bir şekilde incelenmesi gerektiğini; davalı şirket kaynaklarının diğer ortaklar ve yöneticiler tarafından nasıl ve nereye kullanıldığı hususlarının bağımsız denetçi tarafından tespit edilmesi gerekmekte olduğunu, ---- gayriresmi elden gelir sağladıktan sonra bu gayriresmi geliri davalı şirkete borç olarak-----hesap kodu üzerinden vermesi ile şirketi kendisine borçlandırdığı, daha sonrasında şirketten----- hesap kodu üzerinden şirketten çektiği paraların şirkete verdiği borçlar ile mahsup edilmesi yöntemiyle şirketten şahsına gayriresmi gelir elde etmesi iddialarının hiçbir şekilde incelenmediğini; öncelikle çoğunluğun haksız ve yersiz kararları ile azınlığın ezilmesinin engellenmesi cihetiyle dürüstlük kuralına aykırılık oluşturan 28.08.2023 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan tüm kararların TTK.m.449 düzenlemesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasını, Davalı şirketin 28.08.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan; toplantı başkanlığına
Av. ----- seçilmesi (GKT m.1), 2022 yılı müdürler kurulu faaliyet raporu ile bilanço gelir gider tablosu hesapları ve denetçi raporunun tasdiki (GKT m.2), Kar payının ortaklara dağıtılmaması (GKT m.4), şirket müdürlerine aylık ücret ödenmesi (GKT m.5), Yeni müdür seçilmesi ve mevcut müdürlerin görevine aynen devam etmesi (GKT m.6), 2023 yılı hesap veİşlemlerinin bağımsız denetimi için ------ seçilmesi (GKT m.7)kararlarının iptalini, TTK m.439 uyarınca, 2022 yılı finansal tabloları, gelir gider tabloları, bilanço ve faaliyet raporunun denetlenmesi için davalı şirkete mahkemenizce özel denetçi atanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıların üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili----- arasında 2011 yılında manav ürünleri sektöründe faaliyet göstermek amacıyla ile kurulduğu, şirketin faaliyeti esasında piyasada ------} olarak bilinen davacının da ortağı olduğu marketlerin ihtiyaç duyduğu her türlü yaş, kuru, dondurulmuş sebze meyve, çiçek bakliyat vs. tarımsal ürünlerinin alımı, paketlenmesi noktasında toplandığı, müvekkili şirketin ülkenin dört bir tarafından doğrudan üreticiden tedarik ettiği tarım ürünlerini {marketlerde satılmakta olan her türlü meyve, sebze vs.} sadece ''-----sattığı, başka şirketlere ürün satışı yapmadığı, davacının da kabulünde olduğu üzere şirketin bir nevi ------- şirketlerinin piyasadaki rekabet gücünü artırmak amacı ile kurulduğundan bu şirketlere en iyi ürünü en uygun fiyatla temin etme amacı ile ticari hayatına devam ettiği, müvekkili şirketin kuruluşundan itibaren bu minvaldedir, müvekkili şirketin ticari faaliyetine aşağıda izah edileceği üzere ortaklıktan ayrılma kararı alıncaya dek davacının herhangi bir itirazının da olmadığını; şirket ortaklarından----- 2019 yılında paylarını ----- devretmek sureti ile ortaklıktan ayrıldıkları hali hazırda şirketin 100.000 TL lik esas sermayesi temsil eden şirket paylarının %77,77'si ----, %5,55'İ------, %16,67'si davacı----- ait olduğunu; ------ %53'ünün-----%21'inin ------ %14'ünün ----- ve %12'sinin davacı------ ait olduğu; davacı ile şirketin hakim ortaklarından -----akraba oldukları gibi müvekkili şirket dışında farklı ortaklık yapısına sahip ---- pay sahipleri olduğunu; davacının -------şirketlerine karşı açmış olduğu ortaklıktan çıkma davalarının halen devam ettiğini, şirket müdürlerinin her yıl düzenli yapılan ortaklar olağan genel kurulun 2022 yılı toplantısının 28.08.2023 tarihinde yapılmak üzere toplandığını, gündemin----Norterliğinin 07.08.2023 tarih ve----- yevmiye sayısı ile şirket ortaklarının toplantıya davet edildiğini, belirlenen günde şirket merkezinde toplanılarak kararlar alındığını, davacının genel kurulun 1.2,4,5 ve 6.maddelerinde alınan kararların iptali ve TTK.439 maddesi uyarınca davalı şirkete özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ettiğini, davacının dava dilekçesinin incelenmesinde görüleceği üzere iddiaların neredeyse tamamının dava dışı ------ Hakkında olduğu, her ne kadar işbu davanın davalısı müvekkili "----- gösterilmiş ise de iddiaların merkezinde dava dışı "----- ve şirketin eski ortaklarından ----- hakkında olduğunu; bağımsız denetçilerin sahip olması gereken özellikler ve bağımsız denetçi olamayacak kişilerin TTK m.400 hükmünde detaylı olarak belirlendiği, yasa koyucunun kimlerin denetçi olamayacağını tahdidi olarak sayıldığı, bu durumda denetçi olamayacaklar yorum yoluyla genişletilemeyeceği izahtan vareste olduğunu, somut uyuşmazlık bakımından değerlendirildiğinde, ----- müvekkili şirket ortakları ile herhangi bir akrabalık bağı bulunmadığı gibi müvekkili şirket çalışanları da olmadığı, ---- ile ---- arasında akrabalık bağının bulunmasının TTK. 400 maddesi düzenlemesinin müvekkili bakımından bir anlam ifade etmediği, Zira ------- müvekkili şirket ortaklarından veya yetkililerinden bir olmadığı gibi şirket ortak ve yetkilileri ile akrabalık bağı da bulunmadığını; davacının bağımsız denetçi seçimine ilişkin aynı iddialarını (dava dilekçesini kopyalayıp yapıştır ma sureti ) ortağı olduğu dava dışı bir başka şirket hakkında-----Asliye Ticaret Mahkemesinin----- sayılı dosyasından da dile getirdiği, anılı dosyadan da bilirkişi raporu alındığı, hazırlanan raporda seçilen bağımsız denetçi ------- davalı şirketin yönetim kurulu üyesinin veya bir yöneticisinin yeğeni olduğunun tespiti halinde kararın iptal edilebileceğine dosyada akrabalık bağının gösterir delil bulunmadığının tespit edildiğini; ------ ortağı-----arasında akrabalık bağı üzerinden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğu yapılması gereken davalı şirket ----- şirket yetkilileri ile bağımsız denetçi seçilen ------şirketi yetkilileri arasında bir akrabalık bağının olup olmadığının araştırılması gerektiği. ayrıca davacı şirketin 2013, 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yıllarında yapılan genel kurullarda bağımsız denetçi olarak ---- ortağı olduğu bağımsız denetim şirketinin seçimine olumlu oy verdiği, gelinen aşamada ------ bağımsız denetçi seçilen şirket ile ilgisi olmamasına rağmen anılı şirketin bağımsız olmadığı iddiası davacının ne denli çelişki içinde olduğunu gösterdiğini, davacının ------ nolu kararlar yönünden iptal sebebi olarak sadece şirket ortaklarıyla bir akrabalık bağı bulunmayan ----- ile bağımsız denetçi seçilen ----- şirketinin ortağı olan ------arasında akrabalık bağının bulunma gösterildiği, bunun dışında hazırlanan raporlara ve finansal tablolara ilişkin somut delile dayalı bir itiraz ortaya konulmadığı, bu sebeple davacının bu yöndeki iddialarının reddi gerektiğini, dava dışı ------grubu şirketlerine yönelik iddiaların herhangi bir haklılığının bulunmaması bir yana, o iddiaların işbu davaya kanıt oluşturmasının mümkün olmadığını; dava dilekçesinin aynı bölümünde davalı müvekkil şirketle ilgisi olmayan ve gerçek dışı iddialarına devamla dava dışı----- hakim ortağı------ grup şirketlerde gayri resmi 2. kasa tuttuğu iddia edildiği. yine anılı soruşturma dosyasının da müvekkili şirketle bir ilgisi bulunmadığı gibi söz konusu soruşturma davacı ve şirkette bir dönem ara elaman olarak çalıştıktan sonra ayrılan ------ şirketi zarar uğratmak ve haksız menfaat temin etmek sureti ile yapmış oldukları şikayetten ibaret olduğu,-----Başsavcılığının -----Sayılı soruşturma dosyası davacının da ortağı olduğu dava dışı -----ve şirket ortağı -----hakkında olup, müvekkili şirket hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığı. iş bu dava dosyası ile ilgisi bulunmamasına karşılık anılı soruşturma dosyasından -----hakkında ‘’Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma ve Dolandırıcılık’’ suçundan Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiği, soruşturma dosyası kapsamında vergi incelemesi yönünden Savcılık yetkisizlik kararı vermek sureti ile dosyayı Vergi Denetim Başkanlığına gönderildiği, vergi müfettişlerince hazırlanan rapor sonunda davacı ----- dahil olmak üzere şirket ortakları hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği alınan ilk bilirkişi raporunda vergi suçu oluşmadığı eksik inceleme yapıldığı sonuç ve kanaatine varıldığı, bu rapordan sonra davacının beyanları üzerine ikinci kez bilirkişi raporu alındığı, alınan raporda yapılan işlemlerden davacı -----sorumlu olduğunun değerlendirildiği ve davacı hakkında da ------. Asliye Ceza Mahkemesinin -----Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığını; davacının yine müvekkili şirket ve dava konusu ile ilgisi bulunmayan dava dışı farklı ortaklık yapısına sahip ----- hakkında----- Asliye Ticaret Mahkemesinin----- Esas sayılı dosyasından özel denetçi atama kararını usulsüzlüklerin sabit olduğu şeklinde yorumlaması davacının bir başka algı çalışması olup, dava dışı ----- bir takım işlemleri yönünden özel denetçi atandığının doğru olduğunu, ancak doğru olmayan usulsüz olduğu iddiasının olduğu, özel denetçi yapmış olduğu denetimler sonunda bir rapor hazırlayarak anılı dava dosyasına sunduğu, sunulan raporun incelenmesinde davacının usulsüz iddialarının gerçeği yansıtmadığının sübut bulunduğunu, -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin------ Esas Sayılı dosyasından dava dışı ----- denetim ve onay kayyımı atanması yönündeki ara kararın ne denli pervasızca kullanıldığı iş bu dava ile kendini gösterdiği, atanan kayyım tarafından dava dışı şirketler hakkında üçer aylık aralıklarla hazırlamış oluğu raporlar incelenmesinde davacının iddialarının yerinde olmadığının görüleceğini,----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esasında görüldüğü davacının açmış olduğu ortaklıktan çıkma ve ayrılma akçesinin ödenmesi davasında davacı dava dışı -----şirketlene de kayyım atanması talebinde bulunduğu ancak davacının bu talebinin yerinde görülmeyerek reddedildiği, davaya konu genel kurul kararlarının iptal sebepleri kabul edilemeyecek asılsız, ilgisiz iddialara dayalı açılan iş bu davanın reddi gerektiğini, özel denetçi atanma talebi usul ve yasaya uygun olmadığından reddi gerektiğini, davaya konu 22.08.2023 tarihli genel kurul toplantı tutanağından sabit olduğu üzere davacının ''Özel Denetim Talebi'' bulunmadığı, davanın öncelikle ''olağan veya olağanüstü genel kurul toplantısında herhangi bir özel denetim talebi bulunmaması'' sebebi ile reddi gerektiği, olağan genel kurul kararlarının butlanı ve iptali için kanunun aradığı şartların bulunmadığı; davacının dilekçesinde sözünü ettiği iddialarının müvekkili şirket ile bir ilgisinin bulunmadığı gibi iptali talep edilen genel kurul kararları arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı, davacının özel denetçi atanması yönünde genel kurulda dile getirdiği bir talebi bulunmadığı gibi bu hususta alınmış herhangi bir genel kurul kararının da bulunmadığını, iptali talep edilen genel kurul kararları ana sözleşmeye, usul ve yasaya, dürüstlüğe uygun olduğundan davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı mahkememizin -----. Sayılı Davasında 28.08.2023 tarihli genel kurulda alınan kararların iptalini talep etmiş aynı davada şirkete özel denetçi atanmasını talep etmiştir. Mahkememizin ------Sayılı dosyasının 07.02.2024 tarihinde icra edilen ön inceleme duruşmasında özel denetçi tayini talebi tefrik edilerek bu esasa kaydedilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 635. Maddesi "397 nci maddenin beşinci ve altıncı fıkraları dışında kalan, Anonim şirketin denetçiye denetime ve özel denetime ilişkin hükümleri limited şirkete de uygulanır." hükmünü getirmiştir.
Yukarıda da belirtildiği üzere 6102 sayılı TTK'nın 635. Maddesinin yollaması ile anonim şirketlerde özel denetçi tayinine dair hükümler limited şirketler açısından da uygulanmaktadır. Türk ticaret kanunun 438. Maddesi " Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." hükmünü düzenlemiştir. Kanunun 439. Maddesi " Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir. (2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. " Kanunun 440. Maddesi " Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir " hükümlerini düzenlemiştir.Özel denetçi tayini talep edebilmek için Pay sahiplerinin genel kuruldan daha önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olmaları gerekir. (TTK m.438/1)ikinci olarak Özel denetimin konusunu belirli olaylar oluşturmalıdır. Belirli olaylar,içeriği ve sınırları belirli olan, genel nitelik taşımayan anlamına gelir. Üçüncü Koşul. Özel denetime müracaat için, “pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olmalıdır.” Burada pay sahipliği hakkı ile özel denetim konusu arasındaki ilişkinin kanıtlanması, özel denetçi atanması isteminde bulunan pay sahibine aittir.Belirtmek gerekir ki, sadece merak saikiyle özel denetçi atanması istenilemez.Özel denetçi atanması ile bilgilerin doğrulanması denetimi değil, anonim ortaklık faaliyetleri kapsamındaki belirli bir konu hakkında gerçeklerin ortaya çıkarılması amacı doğar. Diğer yandan özel denetim kurumu, anonim şirketi etkileyecek sonuç veya etki ortaya çıkaran bir müessese olmayıp, pay sahiplerinin başvurabileceği bir araştırma ve inceleme aracıdır.
TTK. m. 348 ile amaçlanan, kurucular ile yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler hakkında tazminat ve ceza davaları açılabilmesine olanak sağlayacak işlem ve eylemleri ortaya çıkarmak, bilançonun gerçeklik ve doğruluk ilkesine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğini anlamak, esas sermaye artırımı, azaltılması ve tasfiye gibi işlemlerin kanun ve anasözleşme çerçevesinde yapılıp yapılmadığını saptamak, yolsuz işlemlerin delillerini toplamaktır. Bilindiği üzere, TTK. m. 363 uyarınca, anonim ortaklıkta pay sahiplerinin ortaklığın defterleri ve hesapları ile diğer belgelerini doğrudan doğruya inceleyebilme yetkileri ve bireysel denetleme hakları bulunmamaktadır. Bu nedenle, TTK. m. 348’in önemi TTK. m. 363 ile birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkmaktadır. Kurucular ve yöneticiler ile denetçiler aleyhine tazminat davaları ve bu kimselerin işlemleri hakkında da iptal veya hükümsüzlüğün saptanması davalarının açılabilmesi ancak güvenirliğinden şüphe duyulan işlemlerin incelenmesi ve bu suretle bir takım şeylerin su yüzüne çıkması ile mümkündür. TTK. m. 348 ile pay sahiplerine ve azınlığa verilen söz konusu hukuksal yolun kullanılması sonucu atanan özel denetçi, talep edilen faaliyetleri inceleyecektir. Azınlık pay sahipleri, yolsuz işlemleri ve bunların delillerini bu sayede saptayarak, tazminat ve hükümsüzlüğün tespiti davalarını açabileceklerdir. Böylelikle “azınlığın korunması” nihai amacına ulaşmış olacaktır.TTK. 348/f. 2 hükmüne göre, azınlık pay sahiplerini tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının, kesin biçimde kanıtlanması şart değildir. Kanun koyucu özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emareleri yeterli saymıştır. Söz konusu madde metninde yer alan hususların olayda var olup olmadığı yönü, özel denetçilerin yapacağı inceleme ve araştırma sonucu ancak ortaya çıkacaktır. Ayrıca özel denetçi tayinine dayanarak yapılacak vakıalar yönünden kesin hüküm de söz konusu edilemeyeceğine göre, kesin delil aranmasının dayanağını bulmak güçtür.” ( Bkz. Yargıtay---- HD. ----
Yargıtay ----. Hukuk Dairesi’nin ----. sayılı 03.07.2000 tarihli kararında, Yargıtay ---- Hukuk Dairesi’nin -----sayılı 28.01.2002 tarihli kararında özetle; “azınlık pay sahipleri tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının kesin bir biçimde kanıtlanmasının şart olmadığını ve özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emarelerin yeterli olduğu belirtilmiştir.Tüm bu açıklamalar kapsamında özel denetçi tayin edilmesini talep edebilmek için;
A) Daha önce bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılmış olmalı,
B) belirli olayların açıklığa kavuşturulmasını amaç edinilmiş olmalı
C)özel denetim talebi pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olmalıdır.
Buna göre özel denetçi talep hakkı ikincil karakterde bir haktır. Çünkü özel denetim isteyebilmek için pay sahibinin daha önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olması gerekir. Özel denetçi atanmasını isteme açık ve anlaşılır olmayan belirli konularda aydınlatılmak amacına yönelik olmakla birlikte kapsamlı bir bilanço incelemesi değildir. Özel denetim yönetici ve denetçilere kaşı açılacak sorumluluk davasına bir hazırlık amacı taşımaktadır. Özel denetim aynı zamanda şirketin sevk ve idaresi hususunda amaca uygunluk veya yerindelik incelemesi de değildir. Yalnızca amaca aykırılıklar değil, kuralsızlıkların da açıklanması gerekir.
Özel denetçi atanmasına ilişkin şekli ve maddi koşullar ise şunlardır;
A) Bilgi alma ve inceleme hakkı daha önce kullanılmış olmalı
B) bilgi isteminin konusu özel denetim konusunun aynı olmalı
C) Mutlaka Özel denetimle ilgili genel kurulun onay veya red kararı olmalı
D) Red halinde sermaye katılım oranı (duruma göre %10 veya %5 ) veya belirli tutarda (1 milyon TL tutarında itibarı değerde) paya sahip olunmalı
E) Dava süresi içinde açılmış olmalıdır.
Doktrinde en fazla 2 sene önceki olaylar için özel denetçi tayini talep edilebileceği belirtilmektedir. Doktrinde, söz konusu iki yıllık sürenin kapsamı hususunda tartışmalar mevcuttur. Ağırlıklı olan görüşe göre bahsi geçen sürenin en fazla iki yıl olarak anlaşılması gerektiğidir. (Bkz. ----- söz konusu süreden bahsederken sadece “…son iki yıl…” ibaresini kullanmıştır; ----: Yazar aynı süreden bahsederken bu sürenin “en fazla iki yıl” şeklinde anlaşılması gerektiğini vurgulamıştır.” Diğer bir görüşe göre ise bu sürenin en az iki yılı kapsadığı yönündedir.(Bkz. ----: Yazar bu sürenin “en az iki yıl” olarak anlaşılması gerektiğini vurgulamaktadır. )Kanunda açıkça ifadesini bulan daha önce şartı pay sahibinin soru sorup cevaplarını aldıktan hemen sonra aynı genel kurulda özel denetim istemesi halinde gerçekleşmiş olmaz. Çünkü verilen cevapları değerlendirmeden ve diğer pay sahiplerinin de değerlendirmesine olanak bırakmadan hemen Genel kurulda özel denetim talebini sunmak özel denetim gibi bir önemli bir hukuki kurumun ciddiyeti ile bağdaşmaz. ( Bkz ----. )
Özel denetçi tayini isteyebilmek için Ticaret kanununun 437/5. Maddesindeki davanın önceden açılmış olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak Yukarıda da zikredildiği üzere özel denetçi ancak somut bir olay, belirli bir olayın aydınlatılması amacı ile istenebilmektedir. Aynı zamanda özel denetçi tayinine karar verebilmek için ikna edici delillerin davacı yanca ibraz edilmesi gerekmektedir. Kurucuların veya şirket organlarının şirkete veya pay sahiplerine zarar verdiğinin inandırıcı şekilde ortaya konması gerekmektedir.
Doktrinde aşırı ve ölçüsüz taleplerde bulunulması, 30-40 civarındaki olayın özel denetim ile açıklığa kavuşturulması gibi istemler, şirketin piyasadaki genel durumunun araştırılması gibi muğlak konularda özel denetim istenemeyeceği savunulmaktadır. ( Bkz.------ )Somut olaya gelecek olursa davacının iptalini istediği genel kurul tutanağı incelendiğinde davacının genel kurulda özel denetim talebini iletmediği bu nedenle genel kurul toplantı tutanağında bu hususta bir oylama veya kayıt bulunmadığı görülmüştür.Yukarıda belirtildiği üzere özel denetim talep etme hakkı ikincil bir haktır. Özel denetçi tayinine karar verebilmek için ikna edici delillerin davacı yanca ibraz edilmesi gerekmektedir. Kurucuların veya şirket organlarının şirkete veya pay sahiplerine zarar verdiğinin inandırıcı şekilde ortaya konması gerekmektedir.Ayrıca bu tür istemlerde genel kurulda davacının özel denetim talebini iletmesi ve buna dair oylama yapılmış olması da şarttır. Nitekim kanun koyucu TTK'nın 438. Maddesinde gündemde madde olmasa bile genel kurulda bu talepte bulunma hakkını pay sahiplerine bahşetmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında da şirketin talebi uygun görmesi halinde izlenecek yol açıklanmış 439. Maddede de genel kurulun istemi red etmesi halinde izlenecek yol izah edilmiştir. Somut olayda davacı yanca genel kurulda bu istemde bulunulmamıştır. 6100 sayılı HMK'nın 114/2. Maddesi gereği diğer kanunlarda bulunan özel dava şartlarının bulunmaması durumunda 115/2. Maddesinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Özel denetçi tayini davası açabilmek için ortağın öncelikle genel kuruldan bu istemde bulunması bu tür bir davanın açılması için dava şartıdır. Somut olayda dava şartı bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-6100 sayılı HMK'nın 114/2, 115/2 ve TTK'nın 438 ve 439. Maddeleri gereği Davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL başvuru harcı, 427,60-TL maktu harç olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davacıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan A.A.Ü.T. gereği 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, artan avansın davacıya veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,
5-Davalı yanca yapılan masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Dair davacı ve davalı vekilinin yokluğunda 6102 sayılı TTK'nın 438,439 ve 440. Madde ve fıkraları uyarınca istinaf yolu kapalı olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.