WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/21
KARAR NO : 2024/182

DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 10/01/2024
KARAR TARİHİ : 27/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin --- ilçesi, ---Mahallesi, 947 ada, 3 parselde kayıtlı taşınmazda hisse sahipleri olduklarını, taşınmazın mülkiyet hakkına sahip oldukları, müvekkillerinin hisseleri üzerine ----- Şirketi lehine ipotek tesis edildiğini, taşınmaz üzerindeki ----tescil tarihli,----- yevmiye nolu eski parayla 500.000.000,00 ETL bedelli ipotek kaydı bulunduğu, müvekkillerinin beyanına göre davalı şirkete herhangi bir borcun bulunmadığını, ipoteğin terkini, dilekçe ekinde sunulan Ticaret Sicil Kayıtları ve ----sorgularında görüleceği üzere lehine ipotek tesis edilen ---- Şirketi'nin tasfiye edildiğini ve ticaret sicilinden kaydının kapatıldığını, konuya ilişkin şirkete ulaşılamadığı ve ipoteğin terkini işlemlerinin tamamlanamadığını, bu hususa ilişkin olarak bahse konu ipoteğin terkin edilmesi amacıyla -----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin---- Esas sayılı dosyasından dava ikame edildiğini, taraf teşkilinin sağlanması için iş bu davanın açılma zaruretinin ortaya çıktığını, davaya konu taşınmazın üzerinde bulunan ipoteğin kaldırılması için tasfiyesi gerçekleşen ve ticaret sicilinden kaydı kapatılan tasfiye halinde ----- ihyasına karar verilmesi gerektiği, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ----- sicilinde kayıtla Tasfiye Halinde -----ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı ... vekili dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın ikame edilebilmesi için kanunda beş yıllık hak düşürücü süre öngörüldüğü, iş bu davada 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve bu yönden davanın reddinin gerektiği, şirket tasfiye memuru olan müvekkilinin işlemlerinin tümünü usule ve kanuna uygun olarak yerine getirdiğini, tasfiyenin usulüne uygun olarak sonuçlandırıldığını, tasfiye sürecinde bütün hukuki prosedürlerin yerine getirildiğini, dava konusu taleplerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ticaret sicil kayıtları incelendiğinde tasfiye tarihinin 1997 yılı olduğu, davacının huzurdaki davayı ikame tarihinin 2024 yılı olduğu, tasfiye sürecinde müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri layıkıyla yerine getirdiği, davacının tasfiye sonrası 20 yılı aşkın bir sürenin sonrasında huzurdaki davayı ikame ettiğini, müvekkilinin iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davacı yanın -----947 Ada, 3 Parselde kain taşınmazda 27.03.1995 tarihinde ----- Lehine ipotek tesis edildiği, taşınmaz üzerindeki 04.03.1994 tarih, ------ yevmiye numaralı ve 500.000.000,00 TL eski Türk Lirası bedelli ipotek bedeli ödendiği ve ipoteğe konu borcun kapatılmış olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafın işbu iddiaları ispatla mükellef olduğunu, davacı tarafça bu iddialara ilişkin herhangi bir delil veyahut bilgi belge dosyaya sunulmadığı, taraflarına tebliğ edilmediği, buna ilişkin beyan ve itirazda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, asla kabul anlamanı gelmemek kaydı ile davacının haklı bir nedeni varsa bunu ispatlamak zorunda olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 20.02.2013 tarih, --- Sayılı ilamında "Bilindiği üzere, ispat yükü kural olarak davacıya düşer; yani, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Yine, kural olarak herkes iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, kendisine ispat yükü düşmeyen diğer tarafın onun iddiasının aksini ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş sayılır. " şeklinde içtihat edildiğini, huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, yargılama esnasında toplanacak delillerle bu hususun sabit olacağına, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının talepleri zamanaşımına uğramıştır. Davacının haksız taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep ederiz.

CEVAP :Davalı ... vekili dilekçesinde özetle; müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün davaya konu olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, (6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34’ün karşılığı olarak, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda m.32’ye yer verilmiştir.) Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasa ve tüzüğün kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirip sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceğin, bu hususun; “..Sicil memuru tescil için aranılan kanuni şartların mevcut olup olmadığını tetkikle mükelleftir.Hükmi şahısların tescilinde, bilhassa şirket mukavelesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve kanunun mecburi kıldığı esasları ihtiva edip etmediği araştırılır…Tescil edilecek hususların hakikate uygun olması, üçüncü şahıslarda yanlış bir fikir yaratacak mahiyette bulunmaması ve âmme intizamına aykırı olmaması da şarttır.” denilmek suretiyle TTK.m.34’te ifade olunduğunu, buna göre Sicil Müdürlüğü'nün yasal şartlar oluşmuşsa, yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiği, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluğun şirket tasfiye memurunda olduğu, tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunda olduğu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiği, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, Müvekkil Sicil Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığı, Mahkemenin davanın esası ile ilgili vereceği karara müvekkili Sicili Müdürlüğü'nün uyacağını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığı, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, tasfiye memurlarının kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğinin, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün sorumluluğunun bulunmadığı, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğu, TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiği, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 6102 SayılıTTK'nın 547. maddesi uyarınca sicilden tasfiye sonucu terkin edilen dava konusu şirketin halen devam eden-----. Asliye Hukuk mahkemesinin ----- Esas sayılı dava dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması, kesinleşmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. -----Ticaret Sicil Müdürlüğünün 29/01/2024 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 03/07/2023 tarihinde yaptırdığı, tasfiye memurunun ... olduğu, şirketin 13/11/2000 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu, ihyasına karar verildiği 03/07/2023 tarihinde resen tescil edildiğini ve Müdürlükteki kaydının yeniden açıldığı bildirilmiştir.
Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden davanın bulunduğu, dolayısıyla şirketin faal olduğu, derdest olan dava sonucuna göre şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, şirket yetkilisi ve tasfiye memuru olan davalı ... tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında devam eden derdest davanın olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, şirket yetkilisi ve tasfiye memuru olan davalı ... tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
-----BAM -----. HD. -----. Sayılı ilamı "....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir."
-----BAM -----HD------. Sayılı ilamı "... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir. (Yargıtay----- Hukuk Dairesi ----.) Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır. Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.Aynı zamanda bu kararda açıkça belirtildiği üzere ilanalara rağmen başvurmamış olmanın sonucu değiştirmeyeceğini belirtmiştir.
----BAM ----. HD. ------. Sayılı ilamında "... Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği, açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı , ,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtmiştir.
----- BAM ---- HD. ------Sayılı ilamında "...Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak; TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla.." şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır.Kaldı ki ihyası istenen bu şirketle ilgili olarak başka bir taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin terkini amacı ile açılan dava kapsamında bu şirketin ihyasına dair istemi ------. Asliye Ticaret mahkemesi kabul etmiş, davalı tasfiye memurunu yargılama gideri ve vekalet ücretine mahkum etmiş verilen bu karar istinaf denetiminde onanmış, temyiz denetiminde de Yargıtay ----. HD. -----Sayılı ilamı ile onamıştır. Ancak bilindiği üzere ek tasfiye amacı ile verilen ihya kararları sadece ilgili dava bakımından sonuç doğurmakta olup davacıların derdest davalarının görülebilmesi amacı ile ihya istemelerinde hukuki yararları mevcuttur. İlgili davadan da iş bu davayı açmaya dair yetki belgesi alıp ibraz etmişlerdir.Her ne kadar tasfiye memuru vekili cevabında davanın 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeni ile reddi gerektiğini belirtmiş ise de TTK 547 maddesi kapsamında açılan ihya davalarında zaman aşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. ( Bkz. ----- bam -----. HD---- Esas ,-----Karar sayılı ilamı ) Davalı yanın bu itirazı yerinde değildir.
HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-DAVANIN KABULÜNE, ---- Ticaret Sicil müdürlüğünün -----sicil nosuna kayıtlı bulunup sicilden terkin edilen TASFİYE HALİNDE -----ŞİRKETİ hakkında derdest olan----- Asliye Hukuk mahkemesinin ----- Esas sayılı dava dosyasının yürütülmesi, sonuçlandırılması, kesinleşmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere sicilden terkinine ilişkin kararın kaldırılmak suretiyle İHYASINA, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden TESCİLİNE,
2-Tasfiye Memuru olarak son tasfiye memuru ... TC kimlik numaralı ... atanmasına, ek tasfiye işlemlerinin tasfiye memuru tarafından yürütülmesine, ek tasfiye işlemleri bitinceye kadar tasfiye memurunun görevine devam etmesine,
3-Kararın ----gazetesinde ilan edilmesine,
4-Alınması gerekli 427,60 TL harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 383,5‬0 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.238,7‬0 TL yargılama giderinin davalı ... tahsiliyle davacıya verilmesine, davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle davacının işbu davalıyla ilgili yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalılar tarafından yapılmış bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davalı ... Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı ... tahsiliyle davacıya verilmesine,
9-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacının yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.