WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/788
KARAR NO : 2024/212

DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/11/2023
KARAR TARİHİ : 04/04/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 09/11/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; " Müvekkil ---- sigortacılık alanında faaliyet gösteren ve sektörde ilk 10'da bulunan bir şirkettir. Davalı ise müvekkil şirket ile yapmış olduğu yetkili acentelik sözleşmesine istinaden sigorta sözleşmesi yapma ve prim tahsili ile yetkilendirilmiş bir sigorta acentesidir. Taraflar arasında akdedilen yetkili acentelik sözleşmesi'nde bulunan yetki şartına istinaden ---- mahkemeleri yetkili ve görevlidir.davalı şirket, poliçenin iptalinden doğan komisyon bedeli alacağını haksız olarak müvekkil şirkete iade etmemektedir. Davalı, müvekkil ----- acentesi olarak 03.10.2022-03.10.2023 vadeli ----- numaralı Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçe'sinin düzenlenmesine aracılık etmiştir. Buna karşılık olarak da müvekkil şirket tarafından davalıya sözleşmeye dayalı olarak 242.565,30-TL komisyon ödenmiştir----- numaralı poliçe sigortalının talebi üzerine gün esaslı olarak iptal edilmek durumunda kalınmıştır. İşbu iptal sebebiyle davalı acentenin tahsil etmiş olduğu komisyon bedelinden bakiye kalan 242.565,30-TL'nin iadesi gerekmektedir. Zira Ekte bulunan Yetkili Acentelik Sözleşmesi'nin Komisyonlar Başlıklı 23. Maddesinin 4. Fıkrasında; Şirket herhangi bir sigorta ücretini hukuki ya da şirkete zarar veren bir sebeple tamamen veya kısmen sigortalıya iade ettiği takdirde, Yetkili Acente, iade edilen bu ücrete isabet eden komisyonu Şirket'e fer'ileri ile birlikte geri vermeye mecburdur. Yetkili Acente'nin her türlü harcama ve vergileri kendisine ait olacağı, kararlaştırılmıştır. Buna göre acentenin düzenlenmesine aracılık etmiş olduğu ----- numaralı Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçe'sinin sigortalının talebi üzerine iptal edilmiş olması nedeniyle alınmış olan komisyonun davalı tarafından müvekkil şirkete iade edilmesi gerekirken; dava öncesi başvurulan tüm hukuki ve fiili yollara rağmen davalı tarafından komisyonun iade edilmemiş olması nedeniyle işbu davanın ikame edilmesi zaruriyeti hasıl olmuştur. Müvekkil sigorta şirketi personeli tarafından davalı ile sair defa görüşme yapılmış olmasına ve 03.05.2023 tarihli ihtarname ----- barkod numarası ile 05.05.2023 tarihinde tebliğ alınmış olmasına rağmen davalı tarafından herhangi olumlu yanıt verilmemiştir. Bunun sonucundaysa; ----. İcra Mdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatılmış ancak davalı/borçlu işbu takibe itiraz etmiştir. Yaptığımız arabuluculuk toplantısında da davalının, aldığı komisyonu iade etmeye yanaşmaması sebebiyle anlaşma sağlanamadığından iş bu davayı açma zarureti hasıl olmuştur. Sair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak üzere, TTK ve TBK'nun ile taraflar arasında yapılan acentelik sözleşmesinin ilgili hükümleri gereğince, davalının aracılık etmiş olduğu sigorta poliçesinin iptal edilmiş olması neticesinde poliçeye bağlı olarak tahsil etmiş olduğu komisyonu müvekkil şirkete iade etmemiş olması nedeniyle işbu davanın açılması zarureti doğmuştur. " denmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı davasını ve ihtiyati haciz talebini 11.11.2013 tarihli Yetkili Acentelik Sözleşmesi'nin Komisyonlar Başlıklı 23. Maddesinin " Şirket herhangi bir sigorta ücretini hukuki ya da şirkete zarar veren bir sebeple tamamen veya kısmen sigortalıya iade ettiği takdirde, Yetkili Acente, iade edilen bu ücrete isabet eden komisyonu Şirket'e fer'ileri ile birlikte geri vermeye mecburdur. Yetkili Acente'nin her türlü harcama ve vergileri kendisine ait olacağı, kararlaştırılmıştır." şeklindeki 4 fıkrasına dayandırmıştır. Maddeden açıkça anlaşılacağı üzere komisyonunun geri verilmesi için sigorta ücretinin sigortalıya tamamen veya kısmen iade edilmiş olması gerekmektedir. Oysa dava konusu 03.10.2022-03.10.2023 vadeli ----- numaralı Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesinin iptalinden dolayı -------- şirketine herhangi bir ödeme iadesi yoktur . Bu nedenle komisyonun geri verilmesi şartlarıda oluşmamıştır.Dava dilekçesinde dahi sigortalıya ücret iadesi yapıldığı belirtilmemiştir. çünkü böyle bir durum yoktur. Çünkü ortada ------ Şirketine sigorta ücret iadesini gerektiren gerçek bir iptal olayıda yoktur. Bu durum dilekçemizin 2. Kısmında açıklanmıştır.Sadece poliçe iptali yapıldığı belirtilerek komisyon iadesi talep edilmiştir.Sadece poliçenin iptali acenteye verilen komisyonun geri ödenmesini gerektirmemektedir. bunun için ayrıca sigorta ücretinin sigortalıya iade edilmesi gerekmektedir. Ayrıca belirtmek gerekirki ortada gerçek anlamda bir poliçe iptali dahi sözkonusu değildir.yangın sigortası aynı şartlarla devam etmiştir.sigortacılık iyiniyet kurallarına aykırı işlem vardır. Dava konusu poliçe 03.10.2022-03.10.2023 vadeli ----- numaralı 1 yıllık Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçe'sidir . Poliçe ---- şirketi ile -----Arasında kurulmuş müvekkil ----Yetkili acente olarak düzenlenmesine aracılık etmiştir.Müvekkil 2018- 2023 yılları boyunca 5 yıldır----- Şirketi ile -----bir araya getirmiş ve Yangın Sigortası Poliçesi yapılmasını ve prim tahsilini sağlamıştır. EK ESKİ POLİÇELER
Davacı ------ tek taraflı olarak poliçenin 4. ayında 17.02.2023 tarihinde poliçe iptal işlemi yapmıştır. Hemen ardından 20.02.2023 tarihinde ise yine sigorta ettireni ----Şirketi olan bitiş tarihide 03.10.2023 olan ----- numaralı Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesi oluşturmuştur. Her iki poliçenin tarafları kapsamı ve bitiş tarihleri aynıdır. -----Şirketi almış olduğu yangın sigorta hizmetini iptal etmemiştir. aynı hizmeti kalan süre boyunca davacı ------ almaya devam etmiştir.
Tek değişken aracı acentedir. Aracı acente bu poliçe ve sözleşmenin esaslı unsuru değildir. Davacı bu işlemleri sadece daha az bir komisyon ödemek amacıyla farklı bir acentesi ile anlaşarak danışıklı hareket ederek yapmıştır.Gerçek bir iptal olmadığı içinde-----şirketine herhangi bir sigorta ücreti iadesi yapılmamıştır. Davacı şirket bu işlemleri ile 5684 Sigortacılık Kanununun 32 . Maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralınada aykırı davranmıştır. Bu nedenle davacı hakkında ayrıca Hazine Müsteşarlığına idari şikayette bulunulmuştur.5684 Sigortacılık Kanununun 32 . maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralına sigorta şirketleride uymak zorundadır. Bu kural ile ilgili ve bu kurala Sigorta şirketlerinin uyması ile ilgili Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları vardır. -----işini yapmıştır ve sigortacı ile sigorta ettireni bir araya getirmiştir, poliçenin oluşmasını ve prim tahsilini sağlamıştır. Bu şekilde kendi acentelik sözleşmesine uygun hareket etmiştir. Poliçe iptalinde acentenin bir kusuru yoktur. Davacı ------. Davalı müvekkile ödediği komisyonun bir kısmını geri alabilmek amacıyla başka bir acente ile muvazaalı/ danışıklı işlem yaparak, işlemleri kitabına uydurmak amacıyla sigorta ettiren ---- Şirketinden şekli bir iptal talebi alarak ve kalan süre için yeniden poliçe düzenleyerek bu durumlara neden olmuştur.
Gerçek bir iptal işlemi olmadığı içinde ve iyiniyet kuralına aykırı olarak davranıldığı için dava ve talep haksızdır. Gerçekten bir iptal işlemi olmadığı için ----- numaralı Geniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçenin iptalinden dolayı ----- şirketi herhangi bir ödeme iadesi yoktur . Bu nedenle komisyonun geri verilmesi şartlarıda oluşmamıştır. Komisyon iade talebi haksızdır. Bu nedenle davacı yaptığı haksız işlemlerin sonuca katlanmalıdır. Yukarda açıklanan nedenlerle dava ve talebin tamamen haksız olduğu derhal anlaşılacağından , hiçbir şartı gerçekleşmeyen ihtiyati haczin hemen kaldırılması gerekmektedir.Öğretide ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu hâlde, icra takibine girişen tarafın kötüniyetli olduğu kabul edilmektedir. Davacı ---- Sigorta, sigorta ettiren ------ Şirketine herhangi bir sigorta ücreti iadesi yapmadığı için sözleşmeye göre komisyonu geri isteme hakkının doğmadığını bildiği halde iade yapmış gibi icra takibi yaptığından kötüniyetle hareket etmiştir. Kötüniyet tazminatı ödemesi gerekmektedir." denmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesinden kaynaklı davacı yanın ödediği komisyon bedelinin poliçenin iptali sebebiyle iade edilmemesi sebebiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Hâkim, davada hangi çekişmeli vakıanın ispat edilmesi gerektiğini tespit ettikten sonra bu vakıaların kimin tarafından ispat edilmesi sorusu ile karşılaşır; buna da ispat yükü denir.
İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer ve yeri gelmişken belirtmek gerekir ki; kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Bilâkis, kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu sebeple reddedilir (---,--). Konu ile ilgili genel kural 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin birinci bendi: “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”.hükmünü içermektedir.
Nitekim aynı hususlar, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.04.2018 tarihli ve----- sayılı kararında belirtilmiştir.Davacı vekili davalı -----. arasında acentelik sözleşmesi olduğunu 03.10.2022-03.10.2023 vadeli ----- numaralı Gniş Kapsamlı Yangın Paket Katılım Sigorta Poliçesi düzenlenmesine aracılık ettiğini ancak daha sonra sigortalının talebi üzerine poliçenin gün esaslı olarak iptal edildiğini buna rağmen acentenin tahsil ettiği komisyon bedeli olan 242.565,30 TL’yi iade etmesi gerektiği halde iade etmediğini iddia etmiştir.Taraflar arasında ki 11.11.2013 tarihli acentelik sözleşmesi incelendiğinde Komisyonlar başlıklı 23. Maddesi; ‘Şirket herhangi bir sigorta ücretini hukuki ya da şirkete zarar veren herhangi bir sebeple tamamen veya kısmen sigortalıya iade ettiği takdirde, yetkili acente iade edilen bu ücrete isabet eden komisyonu şirkete ferileri ile birlikte geri vermeye mecburdur. Yetkili acentenin her türlü harcama ve vergileri kendisine aittir.’ Şeklinde düzenlenmiştir.
Her ne kadar davacı taraf 17.02.2023 tarihli ----- numaralı poliçenin sigortalının talebi üzerine iptal edildiğini bu sebeple acentenin aldığı komisyon bedelini iade etmesi gerektiğini ileri sürmüş ise taraflar arasında ki sözleşmenin 23. Maddesinde yer bulduğu üzere acentenin komisyonu iade etmesi için öncelikle sigorta şirketinin sigorta ücretini kısmen veya tamamen sigortalıya iade etmesi gerektiği davacı vekilince ücretin iade edildiği belirtilmiş ise de buna yönelik dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı ayrıca davalı beyanlarını destekler şekilde aynı sigortalı ile aynı tarih ve şartlar altında bir başka acente aracılığıyla ------ numaralı yeni bir poliçe düzenlendiği dikkate alındığında davalının komisyon iadesinin şartları oluşmadığı anlaşılmıştır.Bu haliyle ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispat edemediği görülmekle davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmakla ispatlanamayan davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3- Peşin alınan 2.929,99 TL harçtan, alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 2.502,39 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
5-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 38.450,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-3.200,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.