WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/793
KARAR NO : 2024/275

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/12/2021
KARAR TARİHİ : 09/05/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davacı vekili 15.12.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle davacının tekstil sektöründe hizmet verdiğini, davalı şirkete davaya konu faturalar karşılığında ürünler sattığını veürünlerin davalı şirkete teslim edildiğini, davalı tarafın fatura içeriklerine herhangi bir itirazda bulunmadığını, ödeme yapmadığını, davacının davalı aleyhine -----. İcra Müdürlüğü’nün ----. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, borçlu tarafından icra takibi açıldıktan ve ödeme emri tebliğinden sonra borcun bir kısmının (105.770,98TL) davacıya ödendiğini, ancak davalının haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, alacağın likit olduğunu davalı (borçlu) kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğinden dolayı davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.

CEVAP:
Davalı vekili 19.01.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; sözlü sözleşme gereğince gümrükleme sürecinde şirket yetkililerin hem sözlü hem de mail yazışmaları uyarınca her ürün adetine, gümrükleme masrafları ve malzeme masraflarının davacı şirket tarafından karşılanacağını, onaylanmış gümrük işlemlerinin gerçekleşebilmesi için işbu dava konusu faturaların davacı şirket tarafından kesildiğini, ----- firmasıyla yazışma, ürünler için malzeme sipariş verme, gümrük sürecinin takibinde davacı şirkete yardımcı olması için ---- ve ----- görevlendirildiğini, sözleşme uyarınca ----- firması tarafından yapılacak ödemelere müteakip davacı şirkette davalının komisyonu düştükten sonra ödeme yapılacağı,davacı tarafın dava dışı ----- firmasının talep ettiği şekilde ürünleri üretmemiş olması ve zamanında teslim etmemiş olması nedeniyle bir kısım ----- tarafından kabul edilmediğini, ürünlerin ayıplı olduğuna ilişkin ----- firmasından alınan bilirkişi raporunun alındığını, davalının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğunu,----- firmasından alınan bilirkişi raporunda da dava konusu malların “gizli ayıplı” olduğu ve süresinde ayıp ihbarında bulunulduğunu, ürünlerin ayıplı olduğunun malların gümrükten geçmesine müteakip ------ alıcıya ulaşmasıyla tespit edildiğini, bu nedenle de davalının söz konusu faturaya zamanında itiraz edemediğini, davalı tarafından iyiniyet gösterilerek davacı tarafa 105.770,98TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ise ----- firmasının davalının ısrarı, taraflar arasındaki beşeri ilişkiler uyarınca almış olduğu bir kısım ayıplı ürünün ödemesini yapmasına istinaden ödendiğini, davacı tarafın kötüniyetli olarak davalı aleyhine icra takibi yapmasına müteakip davalı tarafından davacı tarafın kullanmış olduğu malzeme ve kalıp bedelleri, ürün iade bedelleri, depo bedeli, komisyon bedeli için faturalar kesilerek davacı tarafa gönderildiğini, davacı tarafından faturalara itiraz edildiğini, ----- icra Müdürlüğü'nün ----- Sayılı dosyaları nezdinde icra takiplerinin başlatıldığını sürecin halen devam ettiğini, Sayın Mahkemenizce iş bu davaların süreçleri beklenerek davaların birleştirilmesini talep ettiklerini; davacı tarafın düzenlemiş olduğu30.11.2020 tarihli ----- numaralı fatura incelendiğinde ürünün özelliklerinin belirtilmediğini, 10.06.2020 tarihli ----- fatura da belirtilen ürün özellikleri ile teslim edilen ürün özelliklerinin uyuşmadığını, faturaların gerçeğe aykırı olması nedeniyle işbu davanın reddini talep ettiklerini, davalının davacı şirkete güveni ve malların gümrükten geçirilebilmesi için faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük süreyi kaçırmasının faturanın içeriğini kabulü anlamına gelmediğini, mevcut fatura bedeli kadar işin yapılıp yapılmadığının, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesinin gerektiğini, davacının alacağının tespit edilmesi durumunda uzman bilirkişilerce keşif yapılarak bilirkişi incelemesi yapılarak ayıpların giderim bedellerinin mahsubunun gerektiğini;davalının takipten önce temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle işlemiş faiz alacağının reddine karar verilmesini talep ettiklerini;icra inkar tazminatının istenebilmesi için alacağın likit olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

DELİLLER:
---- İcra Dairesi ----- Nolu Dosyası, Ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.16.02.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi, nitelikli hesaplama uzmanı ve Tekstil mühendisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 08.05.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle; Mali inceleme neticesinde: a. Davalı -----incelenen defterlerinin TTK. md.85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu, b. Davalı ---- kayıtlarına göre29.09.2021 takip tarihinde davacı ----Davalı -----279.709,32 TL alacaklı, 15.12.2021 dava tarihinde davacı -----Davalı -----282.287,96 TL borçlu olduğu; c. Davacı tarafından davalıya kesilen taraflar arasında ihtilafa konu olduğu anlaşılan tekstil ürünü üretim işinden kaynaklı e-faturaların davalının incelenen kayıtlarında da yer aldığı, 8 günlük yasal süresi içerisinde iade faturası düzenlenmediği; d. Sayın Mahkemenizin ----- Asliye Hukuk Mahkemesi’ne yazdığı Talimatı ile, dava konusu faturaları kapsayan dönem ve yıllarına ait tüm ticari defterlerinin incelenmek suretiyle davalı ile olan ticari ilişkisine dair 23.12.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; 30.11.2020 tarihli ----- nolu 472.435,20 TL tutarlı faturanın kayıtlarında işlenmiş olduğunu 29.12.2020 tarihinde süresinde verilen Bs Bildiriminde gösterildiğini 31.12.2020 tarihli kapanış fişinde davacı şirketin davalı şirketten 2.176.257,36 TL alacaklı olduğu, 10.6.2021 tarihli ----- nolu 107.105,93TL tutarlı faturanınkayıtlarında işlenmiş olduğu, 05.08.2021 tarihinde süresinde verilen Bs Bildiriminde gösterildiği, 31.12.2021 tarihli kapanış fişinde davacı şirketin davalı şirketten 332.435,20 TL alacaklı olduğusonuç ve kanaatine varıldığı; e. 23.12.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda davacı kayıtlarındaki davalıya ait cari muavine yer verilmediği, bu nedenle tarafların kayıtları arasındaki farkın tespit edilemeyeceğii ade faturasını (e-arşiv fatura) düzenlediğ, ancak söz konusu iade faturasının davacı kayıtlarında yer almadığı; Sektörel inceleme neticesinde:16.02.2023 tarihli celsede “davalı yanın davacı yana süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, Tekstil mühendisi bilirkişi tarafından söz konusu tekstil ürünlerine ait belgeler ve gerekmesi halinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle ayıplı ifa olup olmadığı” hususunda sektörel açıdan bilirkişi değerlendirmesi yapılmasına karar verilmiş olup a. Davacı tarafça düzenlenmiş fatura tarihlerinin 10.06.2020 ve 30.11.2020 olduğu, b. 07.10.2020, 22.10.2020, 26.10.2020 tarihli yazışmaların dava dışı alıcı firma ----- ve davalı firma arasında gerçekleştiği, c. Dosya ekine sunulu 21.12.2021 tarihli denetim raporu sonucuna göre ürün kodu ---- Erkek Kaban ürünün ayıplı olduğubelirtilmiştir. d. Davacı tarafça düzenlenmiş fatura içeriklerinde ürün kodlarının “Erkek Dokuma Ceket ------ tıp ve Mont ---- denetim raporunda ürün kodunun ------ Erkek Kaban belirtildiği, ürün kodlarının farklı olması ve tarafımızca ürünler üzerinde inceleme yapılamamış olması nedeniyle denetim raporunda belirtilen ürünün davacı tarafça gönderilen ürünler olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılamadığı, takdirin makamınıza ait olduğu, e. Davacı firma ile yapılan 12.10.2020, 21.06.2021-25.06.2021 tarihli yazışma içeriklerinde ---- - ----tarafınca, ----- arasında içeriklerinde davacı tarafça ödeme talep edildiği, yazışma ekine ödemesi gelmeyen ürünler listesi eklendiği, taraflar arası yapılan yazışma içeriklerinde ürünlerde hata/kusur olduğu yönünde bildirimde bulunulup bulunulmadığı bilgisinin mevcut olmadığı, Borçlar mevzuatına yönelik inceleme yapıldığında: 16.02.2023 tarihli celsede “davalının mahsup talebinin yerinde olup olmadığı, davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürüp düşürmediğinin irdelenmesi, takipten sonra yapılan ödemenin mahsubu” hususunda borçlar mevzuatı açısından bilirkişi değerlendirmesi yapılmasına karar verilmiş olup Davalı tarafından da sözleşme gereğince davacıya 105.770,98TL. ödeme yapıldığı ikrar edilmiş olmakla davacının alacağından, davalının yaptığı ödemenin mahsubunun gerekeceği; davalı tarafından yapılan bu kısmi ödeme yönünden temel borç ilişkisindeki borcun, (borcu sona erdiren hallerden) “ifa ile” ödeme oranında sona erdiği, Davalının “ayıpların giderim bedellerinin mahsubunu” talep ettiği; ancak yukarıdaki sektörel değerlendirme neticesinde ayıba ilişkin bir bilgiye rastlanmaması nedeniyle ayıp miktarının da hesaplanamadığı belirtildiğinden davalının “ayıpların giderim bedellerinin mahsubuna” yönelik talebi ve ayıptan sorumluluk bakımından borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme yapmanın da mümkün olmadığı, Davalının “takipten önce temerrüde düşürülmediğini; bu nedenle işlemiş faiz alacağının reddine karar verilmesini istediğini” beyan ettiği, davacı tarafından 29.09.2021 tarihinde davalı aleyhine ----. İcra Müdürlüğü’nün ----. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde (----- numaralı fatura) 107.105,93TL. + (----- numaralı fatura) 332.435,20TL. +(----- numaralı fatura-işlemiş faiz) 2.878,66TL. +(------ numaralı fatura-işlemiş faiz) 24.673,07TL. = 467.092,86TL.nin ödenmesinin talep edildiği; dosya kapsamı incelendiğinde ise icra takibinde talep edilen işlemiş faizler yönünden davalının TBK m. 117/I hükmünce temerrüde düşürülmediği, ödenmeyen faturalar (30.11.2020 tarihli, ----- numaralı; 10.06.2021 tarihli, ------ numaralı fatura)yönünden temerrüt ihtarının davalıya gönderildiğinin anlaşılamadığı, Diğer talepler bakımından değerlendirmenin ve takdirin, münhasıran Sayın Mahkeme’ye ait olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.18.07.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi, nitelikli hesaplama uzmanı ve Tekstil mühendisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 29.10.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi ek raporunda özetle; Mali ve borçlar mevzuatına yönelik inceleme yönünden kök rapordaki görüşte değişiklik olmadığı, Teknik inceleme neticesinde: A. Tarafımızca incelenen ----- kodlu numunenin dosya içeriği 20.12.2021 tarihli denetim raporuna konu ürün olduğu, denetim raporunda tespit edilen “klapa genişliği ölçüleri tolerans dışıdır, %100 kusurlu yaka ucu ölçüleri, tolerans dışıdır, %100 kusurlu..” hataların incelenen numune üzerinde de mevcut olduğu, bu bakımdan yukarıda tespit edilen hususlar dahilinde tarafımızca incelenen ------ kodlu eşyanın dikim/işçilik kaynaklı hatalardan dolayı ayıplı olduğu, ayıbın açık ayıp olduğu, sayın mahkemece davalının ayıp miktarı yönünden talebinin uygun görülmesi halinde 24 adet ürün için ayıpların giderim masrafının asgari 3.377,96 TL. olduğu, taktirin makamınıza ait olduğu, B. Teknik inceleme neticesinde: Davacı firma ile yapılan 12.10.2020, 21.06.2021-25.06.2021 tarihli yazışma içeriklerinde ---- - (----) tarafınca, -----ve-----arasında içeriklerinde davacı tarafça ödeme talep edildiği, yazışma ekine ödemesi gelmeyen ürünler listesi eklendiği, ------ yazışma içeriklerinin 04.2021/05.2021 tarihleri arası olduğu, bu tarihlerde eşyaların üretim aşamasında olduğu, üretim ile ilgili kritiklerden bahsedildiği taraflar arası yapılan yazışma içeriklerinde eşyaların tesliminden sonra ürünlerde hata/kusur olduğu yönünde bildirimde bulunulup bulunulmadığının tespit edilemediği şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.28.12.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi, nitelikli hesaplama uzmanı ve Tekstil mühendisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 13.03.2024 tarihli bilirkişi ek raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi ek raporunda özetle;Yapılan incelemeler neticesi; 1- Yapılan defter incelemeleri neticesi 30.11.2020 tarih ----- nolu 472.435,20 TL tutarlı fatura ile 10.6.2021 tarihli ----- nolu 107.105,93TL tutarlı faturanın davalı alacaklının kayıtlarında işlenmiş olduğunun tesbit edildiği, 2 faturaya konu alacak miktarının 579.541,13 TL olduğu, ancak icra takibiyle davacı alacaklı tarafından ----- nolu fatura için 332.435,20 TL talep edildiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği iki faturaya konu asıl alacak miktarının 439.541,13 TL olduğu , Takip sonrası davalı tarafından 12.10.2021 tarihinde yapılan 105.770,98 TL harici ödemenin mahsubu yapıldıktan sonra 15.12.2021 dava tarihi itibarıyla davacı alacaklının ------. İcra Müdürlüğü’nün ------Sayılı dosyasından yürütülen takipte 333.770,15 TL alacaklı olduğu şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, taraflar arasında görülmekte olan -----. İcra Dairesinin ------ sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki alım satıma konu malların ayıplı olup olmadığı, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davacının itirazının iptali davasını açmakta haklı olup olmadığı noktalarında ihtilafın toplandığı anlaşılmıştır.İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştirTaraflar arasında ticari ilişki kapsamında üretilen ürünlerin ayıplı olduğuna yönelik savunmaların yerinde olup olmadığının araştırılması amacıyla ürünler üzerinde yerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu hazırlattırılmıştır.Yapılan inceleme sonrası oluşturulan 29/10/2023 tarihli heyet raporunda konu ile alakalı olarak; " .... Eşyanın dikim/işçilik kaynaklı hatalardan dolayı yapılı olduğ, ayıbın açık ayıp olduğu... " şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür.
Benzer konuya ilişkin Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin ----esas ve----- karar sayılı ilamında; "Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir. Mahkemece tacirler arasında ayıp ihbarının TTK'nın 18/3 maddesine göre yapılacağı, davalının süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiş ise de TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır. Kaldı ki ayıp ihbarı TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden değildir. Davalı tarafça 16.07.2014 tarihli fax ile ayıp ihbarında bulunulduğu ileri sürülmüş olup faksın davacı adresine ulaştığı davalı tarafından ispat edildiği takdirde faksla yapılan ayıp bildirimi ile ayıp ihbarının yapıldığının kabulü gerekir. Mahkemece bu konuda araştırma yapılarak dosyada bulunan faksın davacıya ait olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir." şeklindeki açıklamalarına istinaden davalı yanın ayıp ihbarı hususunda üzerine düşen edimi yerine getirip getirmediği irdelenmiş olup, bu husus bilirkişi incelemesinde göz önünde tutulması heyetten istenilmiş, oluşturulan 29/10/2023 tarihli heyet raporunda konu ile alakalı olarak; "B. Teknik inceleme neticesinde: Davacı firma ile yapılan 12.10.2020, 21.06.2021-25.06.2021 tarihli yazışma içeriklerinde ------ -) tarafınca, ---- ve----- arasında içeriklerinde davacı tarafça ödeme talep edildiği, yazışma ekine ödemesi gelmeyen ürünler listesi eklendiği, ----- yazışma içeriklerinin 04.2021/05.2021 tarihleri arası olduğu, bu tarihlerde eşyaların üretim aşamasında olduğu, üretim ile ilgili kritiklerden bahsedildiği taraflar arası yapılan yazışma içeriklerinde eşyaların tesliminden sonra ürünlerde hata/kusur olduğu yönünde bildirimde bulunulup bulunulmadığının tespit edilemediği, " yönünde değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür.6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek, incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesine göre; alıcı, satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle anlaşılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Konuyla alakalı olarak, taraf şirketler arasında faturalara konu ürünlerin yerinde incelemesini yapan bilirkişi tarafından söz konusu ürünlerin (1.000 adet fason yaptırılan montlar) ----- nolu 332.435,20 TL ve (499 adet ceket) ----- nolu fatura 10.229,50 euro bedelli faturaya konu tekstil mamüllerinin olduğu tespit edilmiştir. İki adet faturaya konu tekstil mamüllerinin üretim aşamasında taraf şirket yetkililerinin ----- grubu oluşturarak süreci yönettikleri, üretim aşamasında aktif görüşme sağladıkları eksik ve ayıp hususunun grup içeriside konuşulduğu, hataları en aza indirmek için görüşmeler sağlandığı dosyaya sunulan flash bellek ----- yazışmalarından anlaşıldığı, dosyaya kazandırılan ----- yazışmalarının 2021 yılının Nisan - Mayıs aylarına ilişkin olduğu, söz konusu dönemde ürünlerin üretim aşamasında olduğu, bu dönem sonrasında (üretim sağlanıp ürünlerin teslimi sonrası) taraf şirketler arasında maillerin teati edildiği, bu maillerde davacı tarafça ödeme talep edildiği, yazışma ekine ödemesi gelmeyen ürünlerin listesinin eklendiği, ancak ürünlerin tesliminden sonra ürünlerde hata veya kusur olduğuna ilişkin bir bildirimin mahkememizce tespit edilemediği, daha sonraki süreçte davalı şirketin ayıplı ürün olduğu savunmasına konu faturaları ticari defterlerine kaydetmesine rağmen iade faturası düzenlemediği, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitlerde takip tarihi itibariyle kendi ticari defter ve kayıtlarında davalının davacıya borçlu göründüğü, takip sonrasında dahi 12/10/2021 tarihinde 105.770,98 TL ödemede bulunduğu, sonuç olarak davalı şirketin teslim aldığı ve ayıplı olduğunun anlaşıldığı ürünlere ilişkin yasal süresi içerisinde yazılı ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı, alım satıma konu ürünlerin tesliminden çok sonra (dava açılış tarihinden de sonra) dava dışı şirket tarafından 20/12/2021 tarihli denetim raporu ile kusurlu ürünlerin tespit edildiği, takip tarihinin 29/09/2021 olduğu, takip sonrası davalının 12/10/2021 tarihinde 105.770,98 TL ödemede bulunduğu, bu haliyle davalı şirketin faturalara konu açık ayıplı olduğu anlaşılan ürünlerin yasal süresinde inceleneyerek gerekli ayıp ihbarını yerine getirmediği, yurt dışı satışa konu ürünler hakkında davacı üretici şirkete sürüsinde ayıp ihbarında bulunulmamasının basiretli tacir gibi davranma sorumluluğuna aykırı olduğu hususları hep bir arada değerlendirilerek davalı şirketin ayıplı mal itirazının yerinde olmadığı ve satılanı bu haliyle kabul ettiği vicdani kanaatine ulaşılmıştır.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----. İcra Dairesi'nin ------sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığının anlaşıldığı, ihtilafa konu ürünlerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde oluşturulan bilirkişi raporu hep bir arada değerlendirildiğinde davalının üzerine düşen ayıp ihbarını yerine getirdiğini ispatlayamadığı, taraf ticari defter ve kayıtlarından davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu haliyle bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen ve (1.000 adet fason yaptırılan montlar) ---- nolu 332.435,20 TL ve (499 adet ceket) ------ nolu fatura (10.229,50 euro karşılığı) 107.105,93 TL üzerinden kabulüne, davalının takip sonrası harici olarak yapmış olduğu 105.770,98 TL nin Borçlar Kanunun 100 maddesi kapsamında gerekli düşümü yapılarak takip alacağından mahsubuna karar vermek gerekmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,------. Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin ------ Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar kısa kararın (1) no' lu maddesinde başında "1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----- İcra Dairesi'nin ---- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak olan 333.770,15 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE," şeklinde yazılmış ise de gerekçeli karar yazım aşamasında sehven "KISMEN" kavramının yazılmadığı fark edilmiştir. 6100 sayılı kanunun 304. Maddesi " Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. " hükmünü getirmiştir. Henüz karar tebliğe çıkartılmadan söz konusu hata fark edildiğinden resen tashih yapılmıştır. Bu nedenle hükmün (1) no' lu maddesinde yer alan "Davanın KABULÜ ile" ibaresinin "Davanın KISMEN KABULÜ ile; " şeklinde düzelterek (1) no' bendinin "1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesi'nin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak olan 333.770,15 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,," şeklinde resen tashihine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ----İcra Dairesi'nin ----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak olan 333.770,15 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 333.770,15 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 22.799,83 TL harçtan, peşin yatırılan 3.835,02 TL harcın düşümü ile geri kalan 18.964,81 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 3.835,02 TL peşin harç ile 59,30 TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 10.300 TL bilirkişi ücreti ve 495,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.795,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 9.971,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan toplam 4.620,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 352,28 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 52.065,52 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9- Kabul red oranına göre belirlenen 1.219,34 TL Arabulucu ücretinin davalı tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 100,66 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.