T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/767
KARAR NO : 2024/118
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2023
KARAR TARİHİ : 29/02/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 03/11/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil Şirket-----Bundan böyle kısaca ------ olarak anılacaktır.), elektrik dağıtım lisansı kapsamında faaliyette bulunmakta olup, sorumluluk alanı genelinde ana hedefi olan sürdürülebilir ve kaliteli enerji sağlamak adına tüketicilere kaliteli ve kesintisiz enerji sağlamaya ilişkin faaliyetleri tabi olduğu mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütmektedir. Elektrik Piyasası Kanunu’nun 3. maddesi ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun 12.09.2012 tarih ve---sayılı Kararı uyarınca, Elektrik Piyasası’nda dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin 01.01.2013 tarihinden itibaren ayrı tüzel kişilikler altında yürütülmesine karar verilmiş ve anılan tarih itibariyle Müvekkil Şirket ---- ve dava dışı----- (Bundan böyle kısaca “----- olarak anılacaktır.) olarak hukuki ayrışma, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19. Ve 20. Maddeleri ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 159 ve devamı maddelerinde yer alan kısmi bölünme yöntemi ile ve külli halefiyet ilkesi uyarınca sağlanmıştır.
Özetle, dava dışı -----elektrik perakende satış hizmeti sunmakla, Müvekkil Şirket ------ ise kendi coğrafi bölgesinde elektrik şebekesinin kurulması ve işletilmesi ve bu minvalde elektrik dağıtım hizmeti sağlamakla yükümlüdür. Davalı,------ numaralı tesisatına kayden elektrik enerjisi kullanmakta olup, Müvekkil Şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde,Davacı’nın dava dışı ----- ile karşılıklı imza ettiği perakende satış sözleşmesi bulunmakta iken, görevli tedarik şirketine karşı ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeni ile kullanım yerinin elektrik enerjisinin kesildiği ve sayacın mühürlendiği,Müvekkil Şirket’in ilgili ekipleri tarafından 21.04.2022 tarihinde kullanım yerinde yapılan kontrolde “dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açılarak” kullanıldığı tespit edilerek davalı aleyhine -----seri numaralı kaçak tutanağı düzenlenerek fatura icra takibine konu edilmiştir. İşbu 12.548,49 TL tutarındaki faturanın tahsili maksadıyla Müvekkil Şirket, davalı aleyhine işbu huzurdaki davanın konusu ---- İcra Dairesi’nde ----- Esas sayısına kayden ilamsız icra takibi başlatmıştır. Ne var ki davalı, işbu icra takibine yönelik 07.07.2022 tarihinde itiraz etmiş olup itiraz dilekçesi tarafımıza tebliğ edilmemiştir. İşbu haksız ve kötü niyetli itirazın bertaraf edilmesi maksadıyla huzurdaki itirazın iptali davası ikame edilmiştir. 1.Davalı Kaçak Elektrik Enerjisi Kullanmış ve Düzenlenen Faturayı Süresinde İfa Etmemiştir. İşbu dilekçemizin B. Numaralı “OLAY SİLSİLESİ” başlığı adı altında ayrıntılı bir şekilde izah ettiğimiz üzere davalı tarafından, ---- numaralı tesisata ait aylık enerji tüketim faturası dava dışı ----- ödenmemiştir. Davalı tarafça, dağıtım lisansı sahibi Müvekkil Şirket -----ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden ve müvekkil şirketin izni dışında açılarak kullanılması nedeniyle kaçak elektrik enerjisi tespit tutanaklarının düzenlenmesine sebep olunmuştur.Belirtmek isteriz ki, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kaçak/usulsüz elektrik enerjisi kullanımını düzenlenmiştir. Bu kapsamda, Müvekkil Şirket tarafından mevzuat yükümlülüklerine uygun şekilde, kaçak elektrik enerjisi tespit tutanakları, mühürleme belgeleri düzenlenerek kullanım yerinin elektriği kesilmiştir. Ancak ne var ki davalı tarafından herhangi bir mücbir sebep olmaksızın yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi Müvekkil Şirket’in izni dışında açılarak kullanılması nedeniyle, kaçak elektrik enerjisi tespit tutanaklarının düzenlenmesine ve kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirilmesine sebep olunmuştur. Davalıca bahse konu fatura(lar), süresinde ifa edilmediğinden fatura(lar) bedelinin tahsili maksadıyla aleyhine işbu davamıza konu icra takibi ikame edilmiştir.
2.Alacak Likit ve Belirlenebilir Olması Sebebiyle Davalı Aleyhine İcra İnkar Tazminatına Hükmedilmelidir.Müvekkil Şirketin işbu davaya konu itirazın yapıldığı icra takibi ile amacı; kaçak elektrik tüketimi sebebiyle borçlu davalıya tahakkuk edilen fatura(lar)dan doğan alacakların tahsil edilmesidir. Söz konusu fatura(lar)dan doğan alacakların hepsi muaccel olduğu gibi aynı zamanda davalı tarafından bilinen, belirli ve belirlenebilir alacaklardır.
1.Huzurdaki davamızın kabul edilerek davalı tarafça ---- İcra Dairesi’nin ----Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına,
2.Takibe itirazın haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle İİK 67/2. maddesi uyarınca hükmolunan bedelin %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine,
3.Yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davalı yana tahmiline,
" denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı tarafından varlığı iddia edilen borca ilişkin davaya görev itirazımız bulunmaktadır. Şöyle ki; müvekkilin tacir sıfatı bulunmadığından işbu davaya bakmakla görevli olmadığı sabittir. Sayın mahkemenizden müvekkilin tacir sıfatı olup olmadığına dair Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasını talep ederiz. Bununla birlikte Sayın mahkemenizde daha önce açılmış ---- Asliye Ticaret Mahkemesi-----esasına kayıtlı dosyanızda müvekkilin tacir sıfatının bulunup bulunmadığına ilişkin yazılan müzekkereye karşı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından verilen cevapta aynen "Gerçek ve tüzel kişi tacirlerin ticaret unvanlarının tasnifinden meydana gelen sicil fihristimizde yapılan incelemede yazınızda kimlik bilgisi verilen ---- faal gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamamıştır. " ifade edilmiştir. Dolayısıyla müvekkilin ticari işletme kaydı bulunmadığından davalı müvekkilin tacir sıfatına haiz olmadığı açıktır. Sonuç olarak, Sayın Mahkemeniz tarafından yürütülen bu davayı görmekte görevli olan mahkeme Tüketici Mahkemeleridir. Bu nedenle davanın usulden reddi kararı verilmesi gerekmektedir. Haksız davanın Esastan reddine, Davacının Davasında Haksız Olması Nedeniyle Asıl Alacağın %20'sinden Aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini vekâleten arz ve talep ederiz." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın itirazın iptali davası olarak açılmış olduğu görüldü.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 Sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı kanunun 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve dair usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının 6102 Sayılı TTK'nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.Öte yandan, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 Sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup 6102 Sayılı TTK'nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
(Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; dosya kapsamına alınan davacıya ait abonelik türünü gösterir kayıtlar incelendiğinde davacının davalı ----- ''ticarethane'' grubu abonesi olduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki sözleşme tüketici işlemi niteliğinde olmadığından davacının’’ tacir ‘’ olması halinde eldeki davaya ‘’Ticaret Mahkemesi’’ sıfatı ile;değilse ‘’Asliye Hukuk Mahkemesi’’ olarak bakılması gererkirken ‘’Tüketici Mahkemesi’’ sıfatı ile bakılıp neticelendirilmesi doğru görülmemiş,bozmayı gerektirmiştir. Y. -----HD ------.)(Somut olayda, her ne kadar cevap dilekçesi içeriğinde davacının kaçak elektrik kullandığı gerekçesi ile kaçak kullanılan dönemdeki bedelin tahsili talep edildiği belirtilse de; incelenen icra takip dosyası ve davacı tarafından sunulan delillere göre davacı aleyhine ----. İcra Müdürlüğünün ------esas sayılı dosyasında davalı şirketin elektrik hizmet alımına ilişkin hizmet bedelinin ödenmediğinden bahisle takip başlatıldığı, dosyada yer alan beyan ve tutulan kaçak elektrik tutanaklarına göre davacının iş yerinde kullanılan elektrik yönü ile işlem yapıldığı, talep edilen bedelin iş yerine ait olduğu, davacının faaliyet gösteren şirket ortağı olduğu, ticarethane mahiyetindeki yere ilişkin abonelik bakımından davacının yasadaki tüketici tanımına uymadığı, ayrıca yapılan araştırmada davacının tacir olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı, elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davacıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı, davacının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması, davanın da mutlak yada nispi ticari davalardan olmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca---- Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. T.C----BAM ---- H.D. -----)Tüm dosya kapsamı bir arada incelendiğinde; TTK 4/1 maddesine göre bir davanın Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması ya da 4/2 maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerektiği, her ne kadar abone grubu olarak ticarethane görünse de davalı tarafın tacir olup olmadığına ilişkin mahkememizce yapılan araştırmada ----- Vergi Dairesi Başkanlığının 05.02.2024 tarihli yazısında; davalı asilin vergi kaydının 31.12.2013 tarihinde sonlandığının bildirildiği,----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 23.01.2024 tarihli yazısında da davalı asilin gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunamadığının bildirildiği ayrıca kaçak tespit tutanağı tarihinin 21.04.2022 tarihi olduğu bu haliyle davalı asilin dava konusu eylem tarihi itibariyle tacir olmadığı ve huzurdaki davanın ticari dava tanımına uymadığı, huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin yetkili olduğu anlaşılmakla; mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4 ve 5 maddeleri gereğince görevli mahkeme ------Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ----- Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına( ihtarat yapıldı)
3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle,---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!