WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/742
KARAR NO : 2024/73

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/10/2023
KARAR TARİHİ : 08/02/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile borçlu/davalının ----- İcra Müdürlüğü'nün ----sayılı dosyasına karşı yaptığı tüm haksız itirazlarının iptaline, takibin asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, %20 'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlu/davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle;"23/03/2022 tarihinde meydana gelen olayda; Dava dışı süsücü -----plakalı araç sürücüsü) %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Dava konusu araç sürücüsü-----plaka sayılı ---- marka/tip, ----- model araç sürücüsü) kusursuz olduğu, Olay mahallinin yerleşim yeri olduğu, sürücü-----kendi beyanında <..Dalgınlıkla çarptığını...> belirttiği hususu, dava konusu aracın düz seyir halinde olduğu hususu,------ plaka sayılı aracın yola katılmaya çalıştığı hususu, araçların krokideki ve olay yeri fotoğraflarındaki konumları, hasar durumları da dikkate alındığında, SBM- TRAMER kaydındaki TRAMER kusur durumunun isabetli olduğu, 23/03/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu, olaya ait dosya kapsamındaki ekspertiz raporu-beyanlar-olay yeri-hasar fotoğrafları dikkate alındığında,-----plakalı araçta meydana gelen hasar ile uyumlu olduğu, Hasarın durumunun kazanın oluş şekline alınan darbelere uygun olduğu, Söz konusu aracın değişim uygun görülen "ön tampon ve ön tampon basamak çıtası' yedek parçalarının toplam tutarının (KDV dahil) 6.649,72 TL olabileceği, hesaplanan bu tutarın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarında günün rayicine, olay yeri ve hasar-onarım fotoğraflarına, hasarın şekline ve dosya kapsamına uygun olabileceği, Davacı - alacaklı ---- Şirketi tarafından dosya borçlusu ----- aleyhine olarak,-----. İcra Müdürlüğü ----Esas sayılı dosyasından 25.10.2022 tarihinde başlatılan icra takibinde, dosya borçlusu tarafından borca ve faize yapılan itirazın iptali ile 6.649,72 TL. asıl alacak 124,61 TL. işlemiş yasal faizi olmak üzere toplam 6.774,33 TL. üzerinden icra takibinin devamı gerektiği." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, (kasko) trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir.6100 sayılı HMK'nun 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/I maddesinde de, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir. Ancak, 28.11.2013 tarihli ----- yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun”un (TKHK) 2. maddesinde Kanun'un kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (l) bendinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Benzer konuya ilişkin Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin-----esas ve ----- karar sayılı ilamında;
"Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, davacıya ait aracın kasko sigorta şirketidir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasanın 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir" düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı yasanın 3. maddesinin 1. fıkrasının (l) nolu bendinde, "Tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder" şeklinde düzenleme getirilmiştir. Davanın, davacı sigortalı tarafından kasko sigorta şirketine karşı açtığı itirazın iptali davası olması ve 6502 sayılı Tüketici Yasasının yürürlüğe girdiği 28.05.2014 tarihinden sonra 21.07.2015 tarihinde açılmış olmasına göre mahkemece Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu ve Dairemizin 30.05.2017 tarihli -----esas------- karar sayılı bozma ilamı ile de Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu kararının kesinleştiği gözetilerek davanın esasına girilmesi gerekirken görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklinde açıklamalara yer verildiği görülmüştür.Davacı vekilinin kazaya karışan aracın servis aracı yani ticari araç olmasından kaynaklı iş bu davayı asliye ticaret mahkemesinde açtığı anlaşılmaktadır. Benzer konuya ilişkin ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesi ---- esas ve-----karar nolu ilamında görev uyuşmazlığına ilişkin;
"Dosyanın tevzi olduğu -----. Tüketici Mahkemesi'nin 21/01/2021 tarih, ----Esas, -----Karar Sayılı Kararı ile Dava konusu araç, Uyap üzerinden GIB kayıtlarından bakıldığında aracın cinsi: Panel Van, Kullanım Şekli : Ticari olarak geçtiği gibi davacının kayıtlarında da iştigal konusu, "Belirli Bir Mala Tahsis Edilmiş Mağazalarda Kuruyemiş Perakende Ticareti" olarak geçmektedir. Her ne kadar araç ruhsatında aracın kullanım şekli "yük nakli-hususi" olarak belirtili ise de GİB kayıtlarında ticari olarak geçmekte, sigorta poliçesinde de kapalı kasa kamyonet olarak geçmektedir. Davacının iş bu araç ile kuruyemiş ticareti ile uğraştığı ve-----Vergi Dairesi aktif mükellefi olduğu da dikkate alındığında davacının dava konusu aracı ticari veya mesleki amaçla kullandığı ortadadır. Oysa 6502 Sayılı Kanun 3/1-k maddesine göre davacının tüketici sayılabilmesi için ticari veya mesleki olmayan amaçla hareket etmesi gerekmektedir. Her ne kadar uyuşmazlık kasko sigortasından kaynaklansa ve bir taraf satıcı konumundaki sigorta şirketi olsa da tüketici mahkemesinin görevli olabilmesi için davacının da tüketici konumunda olması, işlemin de tüketici işlemi olması gerekir. ----BAM-----Hukuk Dairesi ----- ve 19/03/2019 tarihli ilamında da benzer bir olayda Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) karar verilmiştir. Davacı tüketici konumunda olmadığından mahkememiz görevli değildir, görevli mahkeme genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Uyuşmazlık Sigorta Hukukundan kaynaklı olup TTK'da mutlak ticari dava olarak düzenlendiğinden ancak -----Ticaret Mahkemesi bulunmadığından Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla ----- Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verdiği görülmüştür.
Merci tayini yönünden dosyanın dairemize geldiği dairemizin 18/03/2021 tarih, ----Esas, ------ Karar sayılı kararı ile iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı gerçekleşmediğinden geri çevirme kararı verildiği anlaşılmıştır.----- Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 25/05/2021 tarih, ----- Esas, ---- Karar sayılı kararı ile davacı ticari amaç gütmeyen, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi akdetmiş olup, 6502 sayılı kanunun 3/k maddesinde belirtilen tüketici kapsamındadır. Dava konusu talep de aynı yasanın 3/l maddesinde belirtilen tüketici işlemidir. Yasanın 73/1 maddesi gereğince tüketici işleminden kaynaklanan davalarda görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. 6502 sayılı Tüketicinin korunması Hakkında Kanunun 73.maddesinin l.fıkrasında " Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir. " denilmiştir. Yine aynı kanunun tanımlar başlıklı 3.maddesinin 1.bendinde 'tüketici işlemi 'tanımlanmıştır. Şöyle ki " ... Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi, ... ifade eder Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında kurulan kasko sigorta poliçesine ilişkin sözleşme 6502 sayılı TKHK'nın 3. maddesi anlamında bir tüketici işlemi olup görevli mahkeme bu anlamda Tüketici Mahkemesi olduğundan bahisle karşı görevsizlik kararı verdiği, kararın 17/06/2021 tarihinde kesinleştiği bunun üzerine dosyanın merci tayini için dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un, Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra Kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan; taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan ya da yapılması taahhüt edilen mal sağlama dışındaki her türlü tüketici işleminin konusunu ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar. Tüketici ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımı verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. 6502 sayılı Kanun'un 73/1. maddesinde; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara tüketici mahkemelerinde bakılacağı hükme bağlanmıştır. Taraflar arasında akdi bir ilişki olup, davalının sorumluluğunun kaynağı davacı ile yaptığı kasko sigorta sözleşmesine aykırılıktır.Davalı şirket ile davacı arasındaki ilişki ise 6502 sayılı kanunun 3/1. maddesi kapsamında kalan tüketici işlemlerinden kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.Yukarıda yapılan izahat çerçevesinde; ----- Tüketici Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesi gerektiği tespit edilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde gerekçeye yer verilerek Tüketici Mahkemesinin Yargı Yeri Olarak Belirlenmesine, karar verildiği görülmüştür.
Somut olayda, davanın 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasadan sonra açılmasına, 6502 sayılı Yasanın 73/1. maddesindeki düzenlemede belirtildiği üzere, davalı tüketici konumunda olup davacı sigorta şirketi ile aralarında akdedilen sigorta sözleşmesinin bir tüketici işlemi olması, tüketici işleminden kaynaklanan bu uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğinin anlaşılmasına ve görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece de kendiliğinden (re’sen) dikkate alınması zorunlu bulunmakta olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir.
Sonuç olarak, HMK 1 maddesi gereğince görev kamu düzeninden olup, yine HMK 114 maddesine göre dava şartı hakimin re'sen incelemesi gereken hususlardan olduğundan ve yine HMK 115 maddesine göre mahkememizin her aşamada görevi resen göz önüne alması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK'nun 114/1-C ve 115/2. maddeleri uyarınca görevsizlik nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2- HMK.20/1. maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ------ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi taktirde HMK.20/1. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3- Gider avansının kullanılmayan bölümünün görevli mahkeme veznesine yatırılması için ilgililerine iadesine,
4- HMK' nun 331/2. maddesinde yapılmış olan 'görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği' şeklindeki düzenleme nazara alınarak, yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.