WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/723
KARAR NO : 2024/274

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2023
KARAR TARİHİ : 09/05/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ticari defterlerin incelenmesinden de anlaşılacağı üzere faturalarda bilgileri yazılı olduğu şekilde davacı müvekkili tarafından davalı şirkete verilmiş olan hizmet ve teslim edilmiş emtia nedeni ile (davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin mahsubundan sonra) davacı müvekkilinin 19.04.2022 tarihi itibariyle 121.721,94 TL tutarında bakiye alacağı kaldığını, davalının bu borcunu ödememesi üzerine davalı şirket aleyhinde -----İcra Müdürlüğünün----Esas sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında başlatılan icra takibine itiraz etmesi sonucunda icra takibinin durduğunu, arabuluculuk sürecinin de "Görüşme Sonunda Anlaşamama" olarak olumsuz bir şekilde sonuçlandığını, 26.12.2022 tarihli son tutanağın imzalanmasından sonra -----.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası borcuna mahsuben adına kayıtlı-----IBAN nolu banka hesabına 13.01.2023 tarihinde davalı tarafından 25.000,- TL ödeme yapıldığını bu tutarın takip konusu 121.721,94 TL asıl alacaktan mahsup edilmesi sonucu davacı müvekkilinin 96.721,04 TL bakiye asıl alacağının kaldığını ve bakiye borcun halen ödenmemiş olduğunu belirterek Davalı/Borçlu tarafından -----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına konu 121.721,04 TL borcun 25.000,- TL'si icra takibinden sonra 13.01.2023 tarihinde ödenmiş olması nedeni ile icra takibinden sonra yapılan işbu ödemenin mahsubundan sonra kalan 96.721,04 TL borca yapılan haksız itirazın iptali ile 96.721,04 TL asıl alacak ve ferileri üzerinden icra takibinin devamına, haksız ve suiniyetli olarak borca itiraz eden davalı taraf aleyhinde 96.721,04 TL asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ettikleri ile dilekçeleri ekindeki Faturalar, Cari Hesap Ekstresi, Dekont, Arabuluculuk Son Tutanağı, Vekaletname görülmüştür.

CEVAP:
Davalı veya vevekili tarafından Dava Dosyasına sunulmuş herhangi bir cevap dilekçesi görülmemiştir.

DELİLLER:
----İcra Müdürlüğünün -----Esas sayılı dosya sureti, ticari defter ve belge incelemeleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.28.12.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 06.03.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davalı ----- 24/01/2024 günü saat 11:00'de Sayın Mahkemenizde yapılacak bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ---- yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; . Davacı ------ incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davacı ---- incelenen kayıtlarına göre, davacı ----- davalı ----- açık hesap ilişkisinden kaynaklı 19.04.2022 tarihinden itibaren 121.721,04 TL, 05.10.2022 takip tarihinde de 121.721,04 TL alacaklı olduğu; Davalı ----- Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, davalı------kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda bir görüşün bildirilemediği; Dava Dilekçesi ekinde kopyaları bulunan davacı -----tarafından davalı----kesilmiş e-Arşiv faturaların e-Arşiv kapsamında elektronik ortamda usulune uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, dava dosyası içeriğinde takip ve dava konusu edilen faturaların davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği, takip ve dava konusu edilen tutara dayanak faturaların davacı tarafından Bs, davalı tarafından Ba formalarına konu edildiği; Takip ve dava konusu edilen tutara dayanak faturaların davacı tarafından Bs, davalı tarafından Ba formlarına konu edildiği, tarafların Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettikleri 2021 yılı Ba ve Bs Formlarında mutabık oldukları ve bu formların davacı kayıtları ile de uyumlu olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Davacı -----... şirketinin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafından davalı şirketten 121.721,04 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce 28/12/2023 tarihli bir nolu celsede taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme yapılması amacıyla ara karar kurulduğu, duruşmada hazır olmayan davalı şirkete gerekli tebligatın yapıldığı ancak davalı yanın ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli ---- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağı belirtildiği, davacı ---- ... Şirketi'nin incelenen defter kayıtlarına göre, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 121.721,04 TL alacaklı olduğu böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 121.721,04 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin dava dilekçesinde takibin durması sonrası 13/01/2023 tarihinde davalı şirket tarafından 25.000,00 TL harici ödeme sağlandığını izah etmiş olması hususu da nazara alınarak davacının davasını asıl alacak üzerinden ispat ettiği anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,----- ve-----. Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Somut olayda yapılan ödemeler kadar borçlu olduğunun davalı yanca bilinebilir vasıf ve mahiyette olduğu anlaşılmakla kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ----. İcra Dairesinin----- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 96.721,04 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 96.721,04 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 6.607,01 TL harçtan, peşin yatırılan 1.043,15 TL harcın düşümü ile geri kalan 5.563,86‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 1.043,15 TL peşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 371,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.684,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
7-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.