WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/708 Esas
KARAR NO:2024/300
DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/10/2023
KARAR TARİHİ:23/05/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA:Davacı vekili 12/10/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının 3.kişilerden alınacak mal için müvekkile sipariş geçtiğini, bunun üzerine ilgili ürünlerin temin edilip üzerine kar konularak davalı şirkete satıldığını, taraflar arasında geçen yazışmalarda anlaşmanın yabancı para biriminden ve fiili ödeme günü tarihinde kur farkı uygulanacağı yönünde anlaşıldığını,------ olmak üzere davalıya ürün teslim edildiğini, davalının faturaya itiraz etmediğini, davalının bir kısım ödemeleri TL tutarlı çek ile gerçekleştirdiğini, ödemelerin TL olarak yapılmasının kur farkı alacağını ortadan kaldırmayacağını, bunun sonucunda davalının 6.046,54 Euro tutarlı kur farkı bedelinin ödemediğini ileri sürerek şimdilik 100 Euro kur farkı alacağının fiili ödeme tarihi itibariyle ve arabulucuya başvuru tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilerek davalıdan tahsilini iddia ve talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında kur farkı ödeneceğine dair bir sözleşme bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ödemenin yapıldığı tarih itibariyle kur farkı faturasının da düzenlenmediğini, müvekkilin mutabakata uygun olarak çek ile belirlenen günde ödemeleri yaptığını ve borcu kapattığını, kur farkı alacağının ancak belirlenen ödeme gününde alacağın ödenmemesi halinde talep edilebileceğini, oysaki tarafların üzerinde anlaştıkları bir ödeme günü varsa kur farkı alacağının talep edilemeyeceğini, ----- numaralı çeklerin davalıya teslim edildiği 23.05.2023 tarihi itibariyle oluşan bir kur farkı bulunmadığını, ----verilerin göre fiili ödeme günündeki kurun 19,8925 TL iken ve bundan dolayı 19,825*38.208,40 Euro=760.060,59 TL ödeme yapılması gerekirken 21,4663 kur üzerinden 820.192,98 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle davalının iddia ettiğini aksine kur farkı alacağı değil 1.216,17 Euro kur farkı borcu bulunduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda çek ile ödeme yapılması durumunda kur farkı talep edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca çeklerin tahsil edildiği gün ---- üzerinden Euroya çevrilip sözleşme tarihi ile tahsil tarihi arasındaki kur farkının tahsil edileceğine dayanak olarak düzenlenen faturalara dayalı olarak alacağın tahsili talebine ilişkindir.21/12/2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi kök raporunda özetle;
"1.Her iki tarafa ticari defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK'nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak E-beratların süresi içerisinde alındığı ve her iki tarat ticari defterlerinin delil niteliğine haiz olduğu,
2.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun satım sözleşmesine konu borcun hangi para cinsinden kararlaştırıldığı ve buna göre davalının borcu oluşup oluşmadığı, oluşmakta ise miktarı noktasında toplandığı, taraflar arasında 2022 ve 2023 yıllarında düzenlenen faturaların Euro döviz cinsinden düzenlendiği, huzurdaki davaya konu faturanın Euro döviz türünden düzenlendiği, gerek davacının gerekse davalının bu biçimde düzenlenen faturaları benimseyerek ticari defterine kaydettiği, faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı, huzurdaki davaya konu faturanın alt kısmında yer alan açıklamada ödeme tarihinde kur farklı hesaplaşmasının yapılacağının belirtildiği, taraflar arasında geçen mail yazışmalarında ürün fiyatlarının Euro döviz cinsinden belirtildiği, buna göre taraflar arasında yabancı para üzerinden satım akdinin kurulup kurulmadığı ile ilgili nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,
3.Faturanın ödeme tarihindeki döviz karşılığına nazaran, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisinden kaynaklı cari hesap alacağının 6.046,54 Euro olarak hesaplandığı, Sayın Mahkemenizin davacı lehinde hüküm kurması halinde bu tutarın cari hesap bakiyesi olarak istenebileceği,
4.Davacının kur farkı alacağının fiili ödeme tarihi itibariyle ve arabulucuya başvuru tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı işletilerek davalıdan tahsilini talep ettiği, Sayın Mahkemenizin davacı lehinde hüküm kurması halinde dosyada mübrez arabulucu tutanağında belirtilen 28.07.2023 başvuru tarihine göre faiz istenebileceği," şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
Davalı vekili kur farkı alacağına ilişkin bir sözleşme bulunmadığını ayrıca çek ile ödeme yapılması sebebiyle kur farkı talep edilemeyeceğini ileri sürmüştür.Öncelikle kur farkı alacağının talep edilebilmesi, taraflar arasındaki sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunmasına veya akdi ilişkinin yabancı para cinsinden olmasına bağlıdır -----Faturaların yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğunu ispata yeterlidir -----Diğer taraftan kur farkı talepleri, kur farkı faturası düzenlenmesine bağlı değildir. Taraflar arasında yabancı para birimine endeksli bir ticari ilişkinin varlığı halinde kur farkı faturası düzenlenmeden de kur farkı alacağı talep edilebilir. Bu durumda kur farkı alacağının ödeme tarihindeki kurun dikkate alınarak hesaplanması gerekir -------Somut olayda taraflar arasında kur farkı ödenmesi ile ilgili sözleşme bulunmamaktadır. Ancak taraflar arasında gerek faturaların Euro döviz cinsinden düzenlenmesi gerek dava konusu faturaya ‘ödeme tarihinde (+,-) kur farkı hesaplaşması yapılacaktır.’ şeklinde kayıt düşülmesi gerekse taraflar arasında ki mail yazışmasında ‘malum ödeme tarihindeki kura göre final döviz bakiyesi hesabı yapılacaktır.’ şeklinde yazışma bulunması dikkate alındığında taraflar arasında dövize endeksli ticari ilişki bulunduğu davalının, davacının kur farkı nedeniyle oluşan alacağından sorumlu olduğu açıktır. Bunun için ayrıca fatura düzenlenmesi gerekmediği gibi, düzenlenmemiş olması da alacağın varlığına engel teşkil etmemektedir. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabileceği buna göre davacının davalıdan sözleşme uyarınca çeki döviz cinsi üzerinden düzenlemesini istemesi ya da TL üzerinden düzenlenen çeki alırken ihtirazi kayıt koyması gerektiği yukarıda izah edildiği üzere davacının çekleri alırken ihtirazi kayıtlar koyduğu anlaşılmıştır. 05.02.2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacının kur farkından kaynaklanan 6.046,54 Euro alacağının hesaplandığı dikkate alındığında taleple bağlı kalınarak davanın (Dava tarihinden 1 gün önceki merkez bankası efektif satış kuru itibarıyla 100,00 Euro X 29.4614 TL = )2.946,14 TL karşılığı üzerinden dava tarihi olan 12.10.2023 tarihinden itibaren olmak üzere avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; 2.946,14 TL’nin dava tarihi olan 12/10/2023 tarihinden itibaren olmak üzere avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin yatırılan 269,85 TL harcın düşümü ile geri kalan 157,75‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL Peşin harç ve 269,85 TL başvurma harcı 2.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 170,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.210,2‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 2.946,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
6- 3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -----------Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
23/05/2024