T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/70
KARAR NO : 2024/48
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 27/01/2023
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 27/01/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; ---- Şubesi tarafından ---- İcra Müdürlüğü'nün-----. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilin e-tebligat adresinde yaşanan teknik sorun nedeniyle haciz ihbarnamelerini teslim alamadığı ve itiraz edemediği, üçüncü haciz ihbarnamesinin teslim alındığını, anılan nedenlerle müvekkile gönderilen 1.2.3. haciz ihbarnamelerinin tamamına, haciz ihbarnameleri içeriğindeki tüm borca ve fer'ilerine itiraz ederek müvekkilin aynı icra dosyasında takip borçlu ve alacaklılarına hiçbir borcunun olmadığının tespitini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalının Savunma ve Karşı Talebi: Davalı vekili Uyap İşveren kaydı üzerinde gerekli sorgulamaların yapılarak ihtarname gönderildiğini, davacıya yapılan tebligatların kayıtlı elektronik posta hesabına yapıldığını, bu nedenle davacı iddialarının kabul edilmediğini, davacının ihbarnamelere süresinde cevap vermediği için borçlu olarak kaydedildiğini, davacının takip borçlusuna borçlu olmadığını ispat edememesi nedeniyle davanın reddini, davanın red olmaması halinde davanın açılmasına sebebiyet vermedikleri için yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 3.kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır.İİK'nın 89/3. maddesi: “Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir. Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa on beş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir.” şeklinde düzenlenmiştir.Davacının kendisine İİK'nın 89/3 haciz ihbarnamesi tebliğ edildikten sonra birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine itiraz etmemiş olsa dahi yasadan kaynaklanan menfi tespit davası açma hakkında sahiptir. İkinci haciz ihbarnamesine itiraz edilmediği takdirde borcun zimmetinde sayılacağı belirtilmiş olsa dahi zimmetinde sayılan borcun icra dairesine teslim edilmesi için çıkarılan 3. haciz ihbarnamesinden sonra yasa metninde belirtildiği üzere 3. şahsa 15 gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içerisinde menfi tespit davası açma hakkına sahiptir.
Dosya kapsamından Türk Medeni Kanun'un 6. maddesi ve HMK'nın 190. maddesi gereğince iddia sahibi iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Genel kural ve İİK'nın 89. maddesi hükmü böyle olmakla birlikte; somut olayın özelliğine göre ispat yükü yer değiştirebilir.Menfi tespit davasında takip borçlusunun davacıdan alacaklı olduğunu belirten borç doğuran bir ilişkinin davalı (alacaklı) tarafından ileri sürülmesi gerekir. Böyle bir ilişkiye dayanmadan soyut olarak borçlunun davacıdan alacaklı olduğu ileri sürülemez ve bu ilişkinin neye dayalı olduğu açıklanmadan davacıdan borçlu olmadığını ispat etmesi beklenemez.Somut olayda, 3.haciz ihbarnamesinin davacıya 11/01/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 15 günlük yasal süre içinde açıldığı görülmüştür. Davalı ----- gerekli sorgulamalar yapılarak davacının borçlu olarak eklendiğini ileri sürmüşse de, bu taraflar arasında alacak-borç ilişkisinin varlığını göstermez. Kaldı ki davacı taraf ticari defterlere dayanmış olup bu doğrultuda yapılan inceleme ve yine dinlenen davacı tanığı beyanları ile de davacının takip borçlu ve alacaklısı ile bir ticari ilişki veya ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla davalı, takip borçlusunun davacıdan alacağını ispat edemediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.HMK'nın 312/2.maddesinde "Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez" hükmü bulunmaktadır. Davacının davanın açılmasına sebebiyet verdiği kabul edilse bile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması için 2 şartın gerçekleşmesi gerekir.Bunlardan biri davalının davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması, diğeri de ilk oturumda davalının davayı kabul ettiğinin bildirilmesidir. Bu iki koşulun bir arada gerçekleşmiş bulunması gerekir.Somut olayda, davalı her ne kadar davanın açılmasına sebebiyet vermemişse de, davayı kabul etmediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı üzerinde bırakılmıştır.Açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; davacının ---- İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı takip dosyası borçlusuna ve alacaklısına haciz ihbarnamesi kapsamında borçlu olmadığının TESPİTİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin yatırılan 179,90 TL harcın düşümü ile geri kalan 247,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL Peşin harç ve 179,90 TL başvurma harcı 1.800,00 TL bilirkişi ücreti ve 612,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.772,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 4.451,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!