T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/631
KARAR NO : 2024/218
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2023
KARAR TARİHİ : 04/04/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ------isimli oteli işlettiğini davalı şirket ile konaklama hizmet sözleşmesi çerçevesinde davalının çeşitli tarihlerde otelde konaklama hizmeti aldığını, konaklama hizmeti alan personellerinin mevzuat gereği günlük olarak sistemden emniyete bildirildiğini, müvekkili tarafından faturaların düzenlendiğini ve düzenli şekilde davalı şirkete ayrıca mail yolu ile de gönderdiğini, davalı tarafından hiçbir faturaya itiraz edilmediğini, davalının kesilen faturalara ilişkin olarak belirli dönemlerde ödeme yaparak faturaların doğruluğunu kabul ettiğini, faturalardan kaynaklı bakiye alacak toplamnın 51.222,24 TL olduğunu, borçlu şirket hakkında -----İcra Müdürlüğünün------sayılı dosya numarası ile açmış olduğumuz icra takibine borçlu tarafından itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuıçlandığını, alacağın likit olması ve yapılan itirazdan dolayı %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini belirterek davamızın kabulü ile, davalının ---- İcra Müdürlüğü’nün ------ Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptal edilerek alacağın kalan kısmı için takibin devamına, davalının haksız itirazları nedeniyle alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilininn alacaklı gözüken kişiye hiç bir borcunun bulunmadığını, şirket merkezinin ----- bulunduğundan yetkili mahkemenin------Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu ve yetki ilk itirazında bulunduklarını, müvekkilinin konaklama hizmetini aldığı takdirde her zaman ödemelerini yaptığını, bu sebeple müvekkilinin davacı tarafa hiç bir borcunun bulunmadığını, huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu bu hususta bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddi ile, -----. İcra Müdürlüğü’nün ------- Sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kabulüne, davacının haksız davası nedeniyle alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLER:
----- İcra Dairesinin -----esas sayılı dosya sureti, -----Vergi Dairesi, ------ Ticaret Odasına yazılan müzekkere cevapları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
21.12.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 16.01.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davalı ------10.01.2024 günü saat 10:30'da Sayın Mahkemenizde yapılacak bilirkişi incelemesinde hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış ve karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ------ Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ------ incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md.85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; 3. Davacı ----- incelenen kayıtlarına göre, davacı ----- davalı ------davaya ve takibe konu faturalardan
kaynaklı 03.03.2023 tarihinden itibaren ve 13.03.2023 takip tarihinde de 72.222,24 TL alacaklı olduğu; Dava Dlekçesi ve ---- İcra Dairesi’nin 13.03.2023 tarihli “İlamsız Takiplerde Ödeme Emri”nde alacaklının davacı ----- borçlunun davalı------ve asıl alacağın 51.222,24 TL olduğu; Davalı ------ Sayın
Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, davalı------ kanuni defterleri ve kayıtları incelenemediğinden taraf kayıtları arasındaki farklar konusunda bir
görüşün bildirilemediği;----- İcra Dairesi’nin 13.03.2023 tarihli “İlamsız Takiplerde Ödeme Emri” ve Dava Dilekçesi ekinde kopyaları bulunan davacı ----- tarafından davalı ------ kesilmiş e-Arşiv faturaların e-Arşiv
kapsamında elektronik ortamda usulune uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, dava dosyası içeriğinde takip ve dava konusu edilen faturaların davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği;Takip ve dava konusu edilen tutara dayanak faturaların davacı tarafından Bs, davalı tarafından Ba formlarına konu edildiği, tarafların Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettikleri 2022 ve 2023 yılı Ba ve Bs Formlarında mutabık oldukları ve bu formların davacı kayıtları ile de uyumlu olduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Taraflar arasında faturadan kaynaklı hukuki ihtilaf çıktığı, davacı yanca takip başlatıldığı, takibe itiraz üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Davalı yan süresinde cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunduğu anlaşılmıştır. Davalı yan ticari defter ve kayıtlarını bilirkişi incelemesine esas olmak üzere mahkememize ibraz etmediği görülmüştür.Davacı şirketin davalı şirket aleyhine başlatmış olduğu ----İcra Dairesinin------- esas sayılı takipteki ödeme emri incelendiğinde 51.222,24 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, borcun sebebi kısmına 8 adet fatura bilgisi yazıldığı görülmüştür.
Davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda; " ------İcra Dairesi’nin 13.03.2023 tarihli “İlamsız Takiplerde Ödeme Emri” ve Dava Dilekçesi ekinde kopyaları bulunan davacı ---- tarafından davalı ------ kesilmiş e-Arşiv faturaların e-Arşiv kapsamında elektronik ortamda usulune uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, dava dosyası içeriğinde takip ve dava konusu edilen faturaların davalı tarafından iade edildiğine ve ödendiğine dair herhangi bir belgenin görülmediği;
Takip ve dava konusu edilen tutara dayanak faturaların davacı tarafından Bs, davalı tarafından Ba formlarına konu edildiği, tarafların Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettikleri 2022 ve 2023 yılı Ba ve Bs Formlarında mutabık oldukları ve bu formların davacı kayıtları ile de uyumlu olduğu görülmüştür. " tespit edilmiştir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.
Mahkememizce 10/01/2024 günü yapılması istenilen defter incelemesine davalı vekilinin hazır olduğu duruşma olan ---- nolu celsede karar verildiği, söz konusu duruşmada davalı vekiline inceleme gün ve saatinin tefhim edildiği, davalının ticari defterlerini dosyaya ibraz etmediği gibi dava dosyasına ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişiyi bildirmediği, 6100 sayılı Hmk'nın 222/3. maddesinde, 28/07/2020 tarihli ----- gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunla ticari defterlerin sunulmamasına ilişkin 23. madde ile değişiklik yapılmış ve ticari defterlerin davalı tarafından sunulmaması halinde davacının ticari defter kayıtlarının lehine delil olacağının belirtildiği, davacının incelenen defter kayıtlarına göre, davacının davalıdan 51.222,24 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, böylece bilirkişinin davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 51.222,24 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Eldeki dosya incelendiğinde davalı tarafın ticari defterlerini incelemeye esas olmak üzere ibraz etmediği ve tarafların vergi dairelerin bildirdikleri BS-BA formalarının uyumlu olduğu, bu nedenle usulüne uygun tutulmuş davacı kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak davacı lehine delil teşkil ettiği görülmüş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,------Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir. Somut olayımızda alacağın faturalara bağlı olduğu göz önüne alındığında likit ve belirlenebilir olduğu görülerek icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından-----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline takibin DEVAMINA,
2-51.222,24 TL üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.498,99 TL harçtan, peşin yatırılan 618,64 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.880,35 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 618,64 TLPeşin harç, 269,85 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 75,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.963,49 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
7-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!