T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/568
KARAR NO : 2024/116
DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/08/2023
KARAR TARİHİ : 29/02/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 16/08/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil davacı 22.08.2022 tarihinde davalı ...ne 100.000 TL iş yerinin devri için TBK 177 maddesi gereğince bağlanma parası olarak vermiştir. (Ek-1 Banka Dekontu) Davalı şirket ile yapılan telefon ve fiziki görüşmelerde yapılan bu ödemenin iadesi defalarca talep edilmesine rağmen bu görüşmelerden herhangi bir sonuç alınamamış ve işbu davaya konu icra takibinin açılması zarureti hasıl olmuştur. Ancak söz konusu icra takibi davalı tarafın haksız ve hukuki himayeden yoksun itirazı ile durmuştur. Davalı tarafın haksız itirazının akabinde tarafımızca------ Arabuluculuk Bürosu'na ----- Büro Dosya Numarası ve ----- Arabuluculuk Numarası ile başvuru yapılmış ve arabuluculuk faaliyetleri sonucunda davalı şirket görüşme sonucunda anlaşmaya varılamamıştır. Davacı müvekkil davalı şirkete Ek - 1'de sayın mahkemenizin dikkatine sunduğumuz "banka dekontunda" sabit olduğu üzere müvekkil şirkete ait -----bulunan----- nolu IBAN hesabından davalının -----nolu hesabına 100.000 TL ön ödeme gerçekleştirmiştir. Bu ödeme davalı şirket olan ...ne yapılmıştır. İşbu davaya konu bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerince iadesi gerekir. Davacı müvekkil davalı ...ne ait olan nalburiye dükkanının içinde bulunann mallarla birlikte devri için taraflar ön anlaşmaya varmışlardır. Bu devir anlaşması yapılmadan önce davacı müvekkil davalıya 100.000 TL bağlanma parası göndermiştir. Bu anlaşma ile dava konusu nalburiye dükkanında bulunan malların sayımı yapılıp ve cirosuna bakıldıktan sonra resmi devir işlemleri gerçekleştirileceği konusunda mutabakata varılmıştır. Bunun üzerine müvekkil davalı söz konusu dükkandaki malların sayımı yapılmış ve cirosunun söylendiği gibi yüksek olmadığı görülmüştür. Bu sayım işlemi bir kaç gün sürmüş ancak davacı müvekkilin dükkanda bulunan malların sayısının düşünüldüğünden daha az olduğu ve cironun da çok düşük olması nedeniyle. davacı alacaklı müvekkil dava konusu nalburiye dükkanını devren kiralamaktan vazgeçmiştir. Yukarıda açıklana sebepler ile ve haklı davamızı destekleyen birçok Yargıtay kararlarının ışığında davalı şirketin haksız itirazının iptali ve davacı müvekkilin verdiği paranın da sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde söz konusu işlemin ticari iş olması nedeni ile ticari faiz ile birlikte ve mahkemece resen belirlenecek nedenlerle iadesi gerekmektedir. Alacak likittir ve davalının itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan takibe konu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere İİK gereğince borçlu davalı icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ederiz.
Yukarıda ayrıntılı bir şekilde izah edildiği üzere; Davalı haksız olarak ödenen parayı geri iade etmemiştir ve ödemesi için başlatılan takibe de haksızca itiraz etmiştir. Alacak likittir. Davalı kendisine ödenen bağlanma parasını haksız olarak geri ödememesi kötü niyet göstergesidir. Davalı Borcunu bilmekte ve ısrarla ödememek için itiraz etmiş olduğundan İİK gereğince davalı borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ederiz." denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı dava konusu yapılan 100.000 TL lik ödeme öncesinde aracı----- Tarafından şirketimize ait malların, müşteri çevresinin, tedarik zincirinin, kurulu düzenin devri ile kira sözleşmesi yapma hususunda görüşmek üzere tarafımızla iletişime geçmiş olup devralma ve kiralama hususundaki cidddiyetini bildirmiştir. Bu durum sonrası kendisi iş yerine davet edilmiş ve anlaşma şartları sözlü olarak ifade edilmiştir. Buna göre şirketteki tüm malların, müşteri çevresinin, tedarik zincirinin devri, işyerinde bulunan bilgisayar, klima, TV, yazıcı, masa, sandalye gibi demirbaşların devri, müşterilerle tanıştırma, tedarik firmalarıyla tanıştırma hususları ile ek bir kira sözleşmesi yapma hususunda bilgiler verilmiştir. Tüm bu aşamalarda ve sonrasındaki süreçlerde aracı tanık olarak ortamda bulundurulmuştur. Bu görüşme esnasında ve sonrasında kendisi çevrede firmamızı araştırdığı gibi malları ve depoyu incelemiş, müşteri potansiyeli hususunda da ara ara habersiz şekilde gelmiş gitmiştir. Bu hususlar tamamlandıktan sonra kesin kararını veren davacı tekrar iş yerine gelmiş ve şartları kabul ettiğini belirtmiş kendisiyle sözlü olarak anlaşılmıştır. Bu anlaşmaya göre ilgili devirler ve işlemler için toplam 2.900.000 TL'lik ödeme yapılacaktır. İlgili ödemenin 100.000 TL'lik kısmı 1-2 gün içerisinde sonraki 900.000 TL'lik kısmInın1-2 hafta içinde peşinen ödenmesi kalanın ise çek veya senet düzenlenerek ödenmesi planlanıştır. Sözlü anlaşmaya bağlı olarak kendisiyle ayrıca aylık kira bedeli 20.000 TL olan yazılı bir kira sözleşmesi de yapılmıştır. Sözlü anlaşma ile devir işlemleri için ve sözleşmenin diğer hususları bakımından 2 haftalık bir geçiş süresi taraflar arasında kararlaştırmıştır. Bu geçiş süresince tarafımıza yüklenen yükümlülükler müşterilerle tanıştırma, tedarik firmalarına şirketin kapatılacağını ve yerimize davacı firmanın devam edeceğini bildrime, telefon internet gibi aboneliklerin sonlandırılması, şirketin alacaklarının tahsili ve borçlarının ödenmesi süreçlerinin sonlandırılması yada ilgililerler görüşülerek durumun belirtilmesi, şirket üzerinde olan tapunun şirket pay sahiplerine devrinin gerçekleştirilmesi gibi yükümlülüklerden ibarettir. Davacı da bu geçiş döneminde satış yapacak, müşterilerle tanışacak, işyerinde kendine özgü bir düzen kuracak, tedarik zincirindeki firmalarla tanışacak, satacağı mallar hususunda eksik varsa bu eksiklerini giderecek şeklinde anlaşılmıştır. Tüm bunlar için geçiş döneminin başında davacı anlaşıldığı üzere banka hesabımıza 100.000 TL'lik bir ödeme yapılmıştır. Ödeme sonrasında sağlanan güvenle beraber kendisine işletmede her türlü işlem ve fiilde bulunma yetkisi tanınmıştır. Öyleki işyerinin showroomlarını beğenmediğini ve yıkmak istediğini belirtmiş tarafımızca bu durum dahi kabul edilmiştir. İlgili showroomlar kendisi tarafından yıktırılmış ve yerine her hangi bir şey yaptırılmamıştır. Tedarik zinicirindeki firmalara davacı tarafından bedeli ödenmeksizin sipariş geçilmiştir. İşyerine tarafımıza eczanede çalıştığını bildirdiği bir arkadaşını işyerine çalışan olarak aldırmıştır. Post cihazı temini için anlaştığı bankayla iletişime geçmiştir. Tüm bunlarla beraber üzerimize düşen yükümlülükleri yerine getirmak amacıyla da işyerinin kasa dahil anahtarları davacıya devredilmiş, tedarik zincirindeki firmalara şirketimizin kapatılacağı ve yeni işyeri sahibinin bildirimi yapılmış, müşterilerle tanıştırılmış, telefon ve internet abonelikleri iptal edilmiş, şirketin kapatılacağı sebebiyle şirkete ait tapu şirket pay sahiplerine devredilmiş bunun için harç ve masraf ödemesi yapılmış, davacının şirkete aldığı çalışanına daha önce bu işi yapmaması sebebiyle iş yerindeki malzemeler tanıtılmış, sipariş veren ve verecek müşterilerin şantiye yerleri çalışanına davacının da bilgisi dahilinde gösterilmiştir. Ancak davacı bu geçiş döneminin sonunda tarafımızca ve kendisince bunca yapılan işlem ve fiile rağmen anlaşmadan vazgeçmek istediğini ve kira sözleşmesini de sonlandırmak istediğini belirtmiştir. Bunun üzerine kendisinin şirketin showroomlarını yıktığını, birkaç firmaya sipariş geçtiğini ve ödemelerini yapmadığını, müşterilere burada yeni bir firmanın faaliyet göstereceğini ve garantör olduğumuzu ve tedarik firmalarına aynı durumun belirtildiğini, bu durum sonrası şirketin kapatılcağı sebebiyle şirket yöneticilerine şirkete ait tapunun devri için masraflar yaptığımızı, internet ve telefon aboneliklerimizi iptal ettiğimizi tüm bunları yapılan anlaşma ve tarafımıza verdiği güven sebebiyle yaptığımızı, söz konusu zararların yanı sıra uğranılan ticari itibar kaybını, müşteri çevresi kaybını ve manevi zararlarımızı belirttik. Kendisi de bu zararların farkında olduğunu ve yapılan 100.000 TL' lik ödemenin geri verilmemesine razı olduğunu belirtti. Tarafımızca da fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla yazılı olarak yapılan kira sözleşmeleri karşılıklı yırtıldı ve sözlü yapılan diğer sözleşme de anlaşılarak feshedildi ( Başlatılan takiple anlaşılıyor ki davacı karşı tarafın bilgisizliğini kullanarak elindeki ispat bakımından belgeyi ortadan kaldırmak amacıyla bu yola başvurmuştur ve kötü niyetlidir.) Bu fesih sonrası davacı tarafından kötü niyetli ve dürüstlük kuralına uymayacak şekilde takip başlatılmış ve itiraz sonrası iş bu dava açılmıştır. Yapılan 100.000 TL'lik ödeme davacının kusurlu ve kararsız davranışları sebebiyle davalı tarafından uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini, verilen hizmetler ile bu aşamalarda kaybedilen çalışma kayıplarının karşılığı ve sözleşmeye güven sebebiyle yapılan masrafların bedeli olarak fazlasına ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla iade edilmemiştir. " denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı taraf dava dilekçesinde -----.İcra Müdürlüğünün -----Sayılı dosyasına yapılan itirazın kaldırılmasını talep etmiştir. İlamsız takip yoluyla başlatılan takip sonucunda borçlunun ödeme emrine itirazı ile birlikte takibin durmasının akabinde takibin devamı için alacaklıya, itirazın iptali ve itirazın kaldırılması olmak üzere iki farklı seçenek verilmiştir. İtirazın iptali davaları genel mahkemelerde görülürken itirazın kaldırılması icra hukuk mahkemelerinde görülmektedir. Davacı taraf dava dilekçesinde konu ve sonuç kısmında açıkça itirazın kaldırılmasını talep etmiştir. İtirazın kaldırılması talebi dava dilekçesinde açıkça belirtildiğinden davacı tarafa, talebinin itirazın iptali olup olmadığı hususunda açıklama yapmak üzere süre verilmemiştir. Açıkça dava dilekçesinde itirazın kaldırılması talep edilmekle davacı tarafa talebinin tekrardan açıklattırılması hakimin yol göstermesi anlamına gelecektir. Kaldı ki açıkça dava dilekçesinde itirazın kaldırılması talep edildiğinden talep yönünden çelişki bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen gerekçe ile davacı tarafa talebinin açıklanması için süre verilmemiştir.
İtirazın kaldırılması İcra İflas kanunu 68 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İcra-İflas Kanunu 68.maddesinde '' Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilamsız takip yapılamaz.Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir '' denilerek görevli mahkemelerin İcra Hukuk mahkemeleri olduğunu belirtmiştir.Tüm bu sebeplerle mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK 115-(2) maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu davanın; mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeni ile HMK 115-(2) maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından usulden reddine,
2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli ------Nöbetçi İcra Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, aksi taktirde mahkememizce Resen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA,
3-HMK 331/2. Maddesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece KARAR VERİLMESİNE,
4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, 6100 Sayılı HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı vd hususların talep halinde, 6100 Sayılı HMK'nın 331/2. ve 331/2. maddesi gereğince mahkememizce hüküm altına ALINMASINA,Dair; gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!