WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/542
KARAR NO : 2024/258

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/08/2023
KARAR TARİHİ : 02/05/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilimiz adına kayıtlı, -----plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait-----plakalı aracın çarpması sonucu 15.01.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. İşbu kaza sebebi ile müvekkile ait araç SBM kayıtlarında %100 kusurlu bulunduğu, Aynı kazaya ilişkin olarak müvekkilin aracında meydana gelen hasar onarım bedelinin tahsili ve kusur oranlarının tespiti amacı ile, 4.03.2022 tarihinde ----- sayılı dosya ile Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulmuş olup tahkim yargılaması sonucunda kesinleşen karara göre müvekkilin kazadaki kusur oranı %75 olarak, -----plakalı araç sürücüsünün kusuru %25 olarak değişmiştir. Öncelikle usul ekonomisi gereği işbu Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararın hükme esas alınmasını, aksi kanaatte olunması durumunda dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi ile kusur yönünden inceleme yapılması ve meydana gelen zararın kusur oranına göre tahsili talebimiz bulunmaktadır. Dava konusu olaya ilişkin ----- sayılı Sigorta Tahkim Dosyasında alınan bilirkişi raporu incelendiğinde müvekkile %75 kusur, sigortalı araç sürücüsüne %25 kusur atfedilmiş olduğu görülecektir.
Bilindiği üzere, haksız fiillerde sorumluluğu düzenleyen TBK 49/1 maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır. Dolayısı ile kazaya sebep olan araç sürücüsünün sigortacısı olan davalının müteselsil sorumluluk gereği müvekkilin uğradığı zararı karşılamakla yükümlü olduğu kanunun amir hükmü gereğidir. HMK m. 107 gereği fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile,davamızın kabulüne,Taleplerimizin mahkeme dosyasında ibraz etmiş olduğumuz Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karar hükme esas alınmasını aksi kanaatte olunması durumunda dosyanın alanında uzman bilirkişiye tevdi ile yeniden kusur incelemesi yapılarak kusur oranlarının ve değer kaybı tutarlarının tespitine,15.01.2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası sebebi ile yeniden tespit edilecek kusur oranına göre müvekkilin aracında meydana gelen 10-TL (fazlaya ilişkin artırım hakkımız saklı kalmak kaydıyla) değer kaybı maddi tazminat miktarının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:
Hasar dosyası, trafik tescil ve ruhsat bilgilerini gösterir belge, poliçeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.02.11.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi ve sigortacı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 15.01.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Kusur Yönünden: Dava konusu araç sürücüsü (----- plaka sayılı ----marka/tip, ----- model otomobil sürücüsü) ------% 75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü----- plaka sayılı araç sürücüsü) ------ % 25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu) Olay mahallinin yerleşim yeri olduğu, vaktin gündüz olduğu, dört yönlü kontrolsüz kavşak olduğu, dava konusu ---- plaka sayılı araca göre,-----plaka sayılı aracın sağ taraftan gelerek kavşağa girdiği-----plaka sayılı aracın ön sol kısmı ile, ----- plaka sayılı aracın sağ yan arka kısımlarına çarptığı hususu ve olay yeri fotoğraflarındaki araçların hasar durumları ve son konumları da dikkate alındığında, Sigorta Tahkim Komisyonunun -----Esas sayılı dosyası kapsamında hazırlanan 05/07/2022 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunun kısmındaki kusur durumuna tarafımızca uyulduğu (Bu Raporda özetle; sürücü----- %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü -----%25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, kanaati belirtilmiştir.)
Değer Kaybı Yönünden: 15/01/2022 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin----- plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, (Değer Kaybı Hesaplamasında; Dava konusu -----plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km’si, kullanılmışlık düzeyi, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı kaza kaydının bulunmadığı hususu, SBM-TRAMER sorgulamasında kayıtlarda dava konusu kazası nedeniyle hasar kaydı oluştuğu hususu, hasarlı parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, 15/01/2022 tarihli kazaya ait hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği dikkate alınarak Yargıtay Kararları* doğrultusunda değerlendirilmiştir) (*Yargıtay -----. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve ----sayılı kararı) KTK.m.90’da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin SEDDK’ya düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm” Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup; Davacı tarafın ------ plaka sayılı -----model aracında oluşan değer kaybı için davaya konu ettiği ve davalının tazmin etmesini istediği toplam değer kaybı tutarı (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle” 2.400,00 TL olabileceği (Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu da dikkate alındığında); [(2.400,00 TL Değer Kaybı) x %25 kusur oranı ] = 600,00TL Sigorta Sorululuğu Yönünden : Mülkiyeti davacı ---- adına kayıtlı ----- plakalı aracın, 15.01.2022 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan değer kaybı sebebiyle, davacı ----- davalı-----talep edebileceği alacak miktarı 600,00 TL. Olduğu şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, 15/01/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle değer kaybına istinaden açılan maddi tazminat davasıdır.
Davacı yan dava dilekçesinde, davaya konu olay sonucu davacı ait ----- plakalı aracın hasarına ilişkin olarak ------plakalı aracın sigorta şirketinin sorumlu olduğunu ileri sürülerek (değer kaybı) maddi tazminat talebinde bulunmuştur.Davalı taraf vekili cevap dilekçesi sunarak davanın reddini savunmuştur.
15/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile;
"−Dava konusu araç sürücüsü ----- plaka sayılı ---- marka/tip, ----- model otomobil sürücüsü) ---- % 75 (Yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu,
− Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ---- plaka sayılı araç sürücüsü)----- % 25 (Yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, " yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği, raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin 26/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve talep arttırım konulu dilekçeleri ile alacağını bilirkişi raporunun tespitleri doğrultusunda 600,00 TL olarak belirlediği anlaşılmıştır.Söz konusu değer kaybı alacağı, davalı------ Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında bakiye sorumlu olduğu teminat limiti olan 49.033,48 TL.’nin altında kaldığı tespit edilmiştir.Değer kaybına ilişkin 15/01/2024 tarihli heyet bilirkişi raporunun açıklayıcı, dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunmakla hükme esas alınmıştır.
Davacının aracında 2.400 TL değer kaybı oluşmuştur. Davacının talep edebileceği değer kaybı bedeli kusur oranı nazara alınarak 600,00 TL'dir ve bu bedelden davalının sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde tamerrüd tarihinden itibaren faiz talebinde bulunduğu, dava dosyasında mevcut 19 Ağustos 2022 tarihli mail ekran görüntüsünden davacının davalı sigorta şirketine değer kaybı maddi tazminat bakımından 19/08/2022 tarihinde başvurduğu anlaşılmıştır. Benzer konuya ilişkin Yargıtay -----. Hukuk Dairesinin ----- esas ve ----- karar sayılı ilamında; "...davacı tarafın sigorta şirketine başvuru tarihi dolayısıyla bundan 8 iş günü sonrasında davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih belirlenerek o tarihten itibaren tazminata faiz yürütülmesi gerekirken; mahkemece olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmamıştır." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında davacının davalı sigorta şirketine değer kaybına ilişkin mail tarihi olan 19/08/2022 tarihinde başvuru yaptığının kabulü gerektiği mail ile başvuru tarihi esas alındığında başvurudan 8 iş günü sonrası olan 02/09/2022 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek faize karar verilmiştir.Davacı vekili dava dilekçesinde avans faiz talebinde bulunmuştur. ---- Bölge Adliye Mahkemesi----. Hukuk Dairesi'nin ---- esas numaralı ve ---- karar numaralı ilamında benzer konuya ilişkin; "Dosya kapsamında kazaya karışan ----- plakalı aracın ruhsat bilgilerinde hususi nitelikte olduğunun belirtildiği görülmüştür. Bu doğrultuda kazaya sebebiyet veren aracın hususi araç olması ve olayın haksız eylem niteliği dikkate alınarak temerrüt faizi olarak yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin bu bende ilişkin istinaf talebinin yerindedir." şeklindeki açıklamaların istinaden faiz türü olarak yasal faize hükmedilmiştir.Davada hükmolunün miktarın 2024 yılı kesinlik sınırı olan 28.700,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ---- Bölge Adliye Mahkemesinin----- Hukuk Dairesi'nin ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının Değer Kaybı Tazminat Talebinin KABULÜ ile 600,00 TL'nin 02/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin yatırılan 269,85 TL harç ile tamamlama harcı olarak 10,80 TL'nin düşümü ile geri kalan 147,75‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL harç, 269,85 TL başvuru harcı, 10,80 TL başvuru harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 93,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.644,25‬ TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.