WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/497
KARAR NO : 2024/345

DAVA : Kooperatif ortaklığından ayrıldığının Tespiti, menfi tespit, alacak
DAVA TARİHİ : 22/04/2019
KARAR TARİHİ : 12/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif ortaklığından ayrıldığının Tespiti, menfi tespit ve alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı kooperatife 11.05.2014 tarihi itibarı ite 140.000.00 TL senet tanzim edip teslim ettiği, davalı kooperatifin müvekkiline olan tutum ve davranışlarından aldatıldığını düşünerek kooperatifin üyeliğinden istifa edip sözleşmenin iptali maksadıyla ------ Asliye Ticaret Mahkemesinde ------ Esas sayılı dosya ile dava açtığını, bu davanın davacının daha sonra açtığı menfi tespit davalı olan ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası ile birleştirildiğini, 31/01/2017 tarihli karar ile müvekkilinin isteme hakkının 2014 yılı genel kurulunun yapıldığı tarihten 1 ay sonra muaccel olacağını, bu tarihten sonra dava açılabileceği, davanın erken açılmasında kaynaklı reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, müvekkilinin davayı açarak üyelikten ayrılmak istediğini resmi olarak beyan ettiği gibi aynı zamanda bir başka dilekçe ile de yine kooperatife 12/03/2015 tarihinde müracaat ederek ana sözleşmenin ilgili maddeleri gereğince imzalamış olduğu senetlerin kendisine iadesini talep etmişse de o tarihten bu davanın açıldığı tarihe kadar davalının herhangi bir iadede bulunmadığını, kooperatif üyeliği sözleşmesinin iptaline, müvekkilinin üyelik aidatı olarak davalı kooperatifin vermiş olduğu 11/05/2014 tarihli belgede yazılı bulunan senedin kendisine bedelsiz olarak iadesine, bu belgeden dolayı borcunun olmadığının tespitine, üyelik aidatının üyelikten çıkma iradesinin kesinleştiği tarihten itibaren işleyecek olan faizleri ile birlikte müvekkiline iadesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalı kooperatife ulaşan istifa ile ilgili tek beyanının 26.03.2018 tarihli olduğunu, bu beyana dayalı olarak davalı kooperatifin 07.04.2018 tarih ve ---- nolu yönetim kurulu ---- ile davacının istifasının kabul edildiğini, 2018 yılma ait genel kurul toplantısının henüz yapılmamış olması sebebiyle 2018 yılına ait bilançonun da henüz ortaya çıkmadığını, davacının bu aşamada dava açma hakkının olmadığını, mahkeme dosyalarına sunulan dilekçelerin istifa iradesinin tebliği anlamında yapılan yorumun hukuken kabule şayan olmadığını, davacının davalı kooperatife ödediği bir bedel, tutar, veya aidat olmadığını, davacının davalı kooperatife verdiği bir senet olmadığını, kooperatif kayıtlarında böyle bir senet olmadığı, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili aleyhine ikame edilen haksız ve hukuki mesnetten yoksun, usule açıkça aykırı olan davanın; savunmaları, husumet itirazları ve resen tespit edilecek hususlar da nazara alınarak reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava kooperatif ortaklığından ayrıldığının tespiti, menfi tespit ve alacak istemine ilişkindir.Mahkememizin 12.02.2020 tarihli kararı ile "...Yapılan yargılamaya ve alınan hükme yeterli görülen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı kooperatife üye olarak kaydolduğu, kooperatif ile ortaklık sözleşmesi yaptığı, üye kaydı karşılığında 140.000,00 TL'lik senet vermiş olduğu, bunun sonucunda davalı kooperatifin ----. 1 pafta ---- parsel üzerindeki yaptığı inşaattan ---- kayıt numarası ile kooperatife üye olduğu ve bu üyeliğe isabet eden --- blok ---- nolu binada 80 m2 yüz ölçümlü 2+1 daire aldığı ihtilafsızdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının kooperatif üyeliğinden caymakta haklı olup olmadığı konusunda ve caymakta haklı olmasa dahi bu kez de kooperatif üyeliğinden çıkma şartlarının doğup doğmadığı ve şartlar doğmuş ise verildiği iddia edilen senedin geri verilmesi gerekip gerekmediği ile üyelik aidatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin hukuken mümkün olup olmadığı hususundadır. Dava dilekçesine göre, davacının üye kaydedilirken kendisinin aldatılmadığı, iradesinin fesata uğramadığı, zira senet bedelinin vade tarihinde hazırladığı ve ödemeye hazır olduğu, bu sebeple akdi ilişkinin doğduğu ve kooperatif üyesi olduğu anda akdi sakatlayacak bir irade bozukluğunun söz konusu olmadığı, kooperatiflerde istifa eden ortağın, kooperatiften çıkma hakkı 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 17. maddesi ve davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 15. maddesinde düzenlenmiş olduğu, davacı vekili istifa dilekçelerinden söz etmekte ve -----Asliye Ticaret Mahkemesinin dava dilekçesinin istifa iradesi olarak kabul edilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de istifa dilekçelerinin hangi yetkili tarafından imza karşılığında teslim alındığı hususunun belirsiz olması ve kanun ve ana sözleşme hükümlerine göre dava dilekçesinin istifa iradesi olarak kabule edilmesinin hukuken mümkün olmaması, Kooperatifler Kanununun ortaklıktan çıkmayı kabulden kaçınma ile ilgili 13. maddesi hükmüne göre, ''Yönetim kurulu istifayı kabulden kaçınacak olursa, çıkmak isteyen ortak çıkmak isteğini noter aranlığt ile kooperatife bildirmekte ve bildiri tarihi itibarı ile de çıkmanın gerçekleştiği, bildirimin noter aracılığı ile kooperatife tebliğ edildiği tarih itibarıyla çıkmanın gerçekleşmiş sayılacağı, bu tarihin aynı zamanda, çıkan ortağın alacak ve haklarının ödenmesine ilişkin süreye (KK,m.l7,f.2) ayrılmadan önce doğmuş olan kooperatif borçlarından dolayı sorumluluk zamanaşımına başlangıç olacağı, davacının----- aracılığı ile yaptığı istifa ile ilgili bildirimin 26.03.2018 tarihî itiban ile davalı kooperatife tebliğ edilmiş olduğu, davalı kooperatifin yönetim kurulunun da 07.04.2018 tarihli kararıyla istifayı kabul etmiş olduğu, bu durumda 07.04.2918 tarihi itiban ile davacının davalı kooperatifin ortaklığından çıkmasının kesinleşmiş olacağı, ana sözleşmenin 15. maddesine göre, ortağın sermaye ve diğer alacaklarının o yılın bilançosuna göre hesaplanarak bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde verilmesi zorunlu olduğu, 31.12.2018 tarihi itibarıyla düzenlenen 2018 yılına ait bilançonun, 26.05.2019 tarihinde yapılan davalı kooperatifin olağan genel kurul toplantısında kabul edilerek kesinleşmiş olduğu, ana sözleşmenin 15. maddesine göre ortağın hak ve alacaklarının bilançonun kabul edilerek kesinleştiği tarih olan 26.05.2019 tarihinin bîr ay sonrası olan 26.06.2019 günü akşamına kadar ödenmesi gerektiği, bu tarihten sonra davacının varsa hak ve alacakları gecikme faizi ile birlikte ödenebileceği, varsa senetlerinin iade edilebileceği, davacının bu tarihten önce hakkında doğmuş olan kooperatif borçlarının da tahsil edilebileceği, davacının alacakları ve borçlarının 26.06,2019 günü itibarı ile muaccel hale gelmiş olacağı, dava tarihinin 22.04.2019 olduğuna göre, davacının hak ve alacaklarının 26.06.2019 tarihi itiban ile muaccel hale geldiğine göre dava tarihi itibarı ile gecikme faizinin hesaplanamayacağı, bu sebeplerle davacının hak ve alacaklarının bilançonun kabul edilerek kesinleştiği tarih olan 26.05.2019 tarihinin bîr ay sonrası olan 26.06.2019 günü akşamına kadar ödenmesi gerektiğinden bu tarihten önce açılan davanın dinlenmesinin hukuken mümkün olmaması, bu sebeple davanın, zamanından önce açılmış olması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır. ... 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu Kooperatif Üyeliğinin Sonlandırılması ve Üyelik Aidatının İadesi davasının REDDİNE.." gerekçesi ile karar verilmiş kararın istinaf edilmesi üzerine ---- BAM---- HD. ----- Sayılı ilamı ile "...Dava, davacının kooperatif ortaklığından ayrıldığının tespiti ile üyeliğe girişte verildiği iddia edilen senedin iadesi ile bu senet sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ve üyelik aidatlarının faizleri ile birlikte iadesine ilişkindir.Mahkemece dosya üzerinden inceleme yaptırılmak suretiyle uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi raporu alınmıştır.Somut davada, davacının, davalı kooperatife üye olduğu hususunda çekişme bulunmayıp uyuşmazlık kooperatif üyeliğinden istifanın ne zaman gerçekleştiği ve buna bağlı olarak davacının diğer talepleri bakımından davanın zamanından önce açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacı ... tarafından davalı kooperatife karşı açılan davada, kooperatife ortak olunmasına dair yapılan 11.05.2014 tarihli sözleşmenin iptali ile 29.05.2014 tarihli ve 140.000,00 TL bedelli senedin iadesine karar verilmesi talep edilmiş olup davanın açıldığı ----Tüketici Mahkemesi -----Esas ----- Karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermiştir. İşbu davanın 15.07.2014 tarihinde açıldığı ve bahsi geçen görevsizlik kararının 30.09.2014 tarihinde davalı kooperatife tebliğ edildiği, akabinde dosyanın gönderildiği ----Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas ----- Karar sayılı ilamı ile dava dilekçesinin davalı kooperatife 30.09.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğin, istifa iradesinin tebliği olarak anlaşılması gerektiği, davacının, çıkma sebebiyle parasını isteme hakkının 2014 yılı genel kurulunun yapıldığı tarihten itibaren 1 ay sonra muaaccel olacağı, davanın açıldığı tarih itibariyle 2014 yılı genel kurulunun ise henüz yapılmadığından bahisle zamanından önce açıldığı gerekçesine istinaden davanın reddine karar verildiği, kararın, tarafların kararı istinaf etmemesi üzerine 13.02.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
"...Bu hukuki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, istifa eden ya da ihraç edilen ortağın, çıkma payı alacağının muaccel olması, ilk önce istifanın davalıya ulaşmasına ya da ihracın kesinleşmiş olmasına bağlıdır. İstifası ulaşmayan ya da ihracı kesinleşmeyen, dolayısıyla 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca aidat ödeme yükümlülüğü devam eden ortak çıkma payını dava edemez. Karşı davada davacı vekili, davalı kooperatifçe kendisine ihraç ihtarını içerir birinci ve ikinci ihtarnamelerin gönderilmesi ile kooperatif üyeliğinin ikinci ihtarnamenin tebliği edildiği tarihten bir ay sonra kendiliğinden sona erdiğini ileri sürerek, çıkma payı alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir. Karşı davada davacının, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16, 27. ve anasözleşmenin 14. madde hükümlerinde yer alan düzenleme karşısında anılan ihtarnamelerin tebliği ile üyeliği kendiliğinden düşmez. Karşı dava tarihinden önce üyelikten ihracına ilişkin alınmış bir karar bulunmamakla birlikte, kooperatif üyeliğinin sona erdiğine ilişkin beyanları ihtiva eden karşı dava dilekçesinin, davalı kooperatife tebliği ile birlikte istifa iradesinin de kooperatife ulaştığının kabulü gerekir..." (Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin ----Esas ---- Karar sayılı ilamı).
"...Somut olayda, davacı tarafça dava tarihinden önce davalı kooperatife istifa bildirimi tebliğ edilmemiş ise de, dava dilekçesinde yer alan, "müvekkilinin kooperatif üyeliğinin devam etmesi kendisinden beklenmez." ibareleri ile ödediği aidatları talep etmesinin, istifa bildirimi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir..." (Yargıtay -----Hukuk Dairesinin ----- Esas ---- Karar sayılı ilamı).Somut olayda, davacı, eldeki dava ile kooperatif üyeliği sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiş olup hakim, tarafların ileri sürdükleri maddi vakıalar ve bunlara bağlı netice-i taleplerle bağlı ise de hukuki tavsif hakime ait olduğundan söz konusu talebin, kooperatif ortaklığından ayrıldığının tespiti istemine yönelik olduğunun kabulü gerekir. Davacı, davalı kooperatiften istifaya yönelik iradesini ilk olarak, ------ Tüketici Mahkemesinin ------ Esas sırasında kayıtlı davaya ilişkin sunduğu dava dilekçesinde bildirmiştir. Bu mahkemece verilen görevsizlik kararı ise, davalı kooperatife 30.09.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup artık bu tebliğ ile birlikte davacının istifa iradesinin davalı kooperatife ulaştığı ve davacının üyeliğinin sona erdiğinin kabulü gerekir. Bu durumda, üyeliğin sona erdiğinin kabul edilmesi gereken tarih itibariyle Mahkemenin, zamanından önce açıldığından bahisle davanın reddine yönelik gerekçesi yerinde değildir. Kaldı ki ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas ------ Karar sayılı kesinleşen ilamında da, davacının istifa iradesinin 30.09.2014 tarihi itibariyle kooperatife bildirildiği ve istifanın bu tarih itibariyle gerçekleştiği kabul edilmiş olup davalı kooperatif, hükmü bu yönüyle istinaf etmediğinden davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu gözetildiğinde bu yönüyle de Mahkemenin ulaştığı kanaat neticesinde verdiği karar doğru değildir. Yapılan açıklamalar uyarınca her ne kadar davacının eldeki dava ile kooperatif ortaklıktan ayrılmış olduğunun tespitini talep etmekte hukuki yararı bulunmasada dava dilekçesindeki diğer taleplerinin değerlendirilip bu hususta bir karar verilmesi gerekir. Bu nedenle davacı, istinaf başvurusunda haklıdır.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." gerekçeleri ile verilen kararı kaldırmıştır.Mahkememizin 18.07.2023 tarihli bozma tensip zaptının --- ve ---- nolu ara kararları ile " Davacının dava dilekçesindeki taleplerinden birinin senet nedeni ile borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu ve bu talebin nispi harca tabi olduğu görülmekle davacı vekiline senet bedeli üzerinden hesaplanan 2.390,85 TL nispi harcı yatırması için 2 hafta kesin süre verilmesine aksi halde 492 sayılı harçlar kanununun 28 ve 30. Maddeleri gereği bu talep yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına, ( İhtarın iş bu tensip zaptı tebliği ile yapılmasına)
2-Davacının dava dilekçesindeki " Üyelik aidatının çıkma iradesinin kesinleştiği tarihten itibaren işlemiş faizleri ile iadesine " talebi nispi harca tabi bir talep olup davacının bu talebi için herhangi bir miktar bildirmediği, 6100 sayılı HMK'nın 119/1-ğ maddesi gereği davacının açık bir şekilde talep sonucunu belirlemesi gerektiği anlaşılmakla davacıya bu talebi için ne kadar miktar talepte bulunduğunu belirlemek ve bu miktar üzerinden hesaplanacak harcı yatırmak üzere HMK'nın 119/2 gereği 1 hafta kesin süre verilmesine, aksi halde bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,( İhtarın iş bu tensip zaptı tebliği ile yapılmasına) " şeklinde ara karar tesis edilmiş davacı yanca 03.08.2023 tarihinde ---- numaralı ara kararda belirtilen harç ikmal edilmiş---- nolu ara kararda belirtilen taleplerle ilgili davacı yan talep sonucunu belirleyip mahkemeye sunmamıştır. Davacının dava dilekçesindeki taleplerinden bir senet nedeni ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin olup bozma öncesi alınan raporda bu hususta bir tespit bulunmadığından davalı kooperatif kayıtları üzerinde yeniden inceleme yaptırılmış bilirkişi 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı ...’ın konut teslim almadığından senet nedeniyle davalı ----borçlu olmadığı ancak dönemin kooperatif yönetiminin senedin iadesini gerçekleştirmek yerine kanun ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak 140.000TL bedelli senedi yüklenici ----- ciro ettiği 11.05.2014 keşide tarihli 29.05.2014 vadeli senetteki malen kaydı dikkate alındığında davacıya konut teslimi yapılmadığından davalı kooperatife borçlu olmadığı anlaşıldığı, Üye olunan 2014 yılından dava tarihi 22.04.2019 tarihine kadar olan ticari defter, davalı kooperatifin 2014,2015,2016,2017,2018 ve 2019 yıllarına ait tüm yasal ticari defterler (yevmiye d.kebir ve envanter) ve kayıtların 19.01.2024 tarihinde kooperatif merkezinde arşivde olduğu gerekçesiyle incelemeye ibraz edilmediğinden kooperatif lehine delil olma durumunun hukuk değerlendirmesinin sayın mahkemeye ait olduğu ancak dava dosyasındaki diğer belgelerden (muavin kayıtları ve dayanak belgeleri, kooperatif üye defteri) incelenmek suretiyle deliller dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak yeterli belgelere ulaşıldığı,
---- ATM ----. Dosyada ve---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi’nin ----- dosya no ve ------ karar no ile 16.06.2023 tarihli istinaf kararında, davacının 30.09.2014 tarihinde kooperatif ortaklığından çıktığı 2014 yılı genel kurulunun yapıldığı 20.06.2015 tarihinden itibaren bir ay içinde ödeneceği ve 20.07.2015 tarihinde alacağının muaccel hale geldiği ancak 2015 yılı ve takip eden yılların genel kurul toplantılarında yönetim kurulunun hazırlamakla yükümlü olduğu Hazirun Listesinde üye olarak adı yer almayan davacının haklarının iadesi yönünde bir karar alınmadığı, -----senet cirosu yapan ve gelişmelere bağlı senedin davacıya iadesi yönünde gerekli özen, titizlik ve tedbiri almayarak basiretli davranmayan yönetim kurulunun 2017 yılı genel kurulunda azledildiği, davacının kooperatiften konut teslim almadığından ve ortaklıktan çıktığından bir borcu olmadığı, 18.01.2014 tarihli kooperatif dilekçesinin bu yönde olduğu ve açık kapı ilkesi gereği ortaklıktan çıkmasına bağlı olarak senedinin iade edilmesi gerektiği..." sonuç ve kanaatinde olduğu görülmüştür. Davacının davalı kooperatife bir borcunun bulunmadığı davalı kooperatif kayıtlarından tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı yan davacının kooperatife verdiği bir senet olmadığını ileri sürmüş ise de 11.05.2014 keşide tarihli 29.05.2014 vadeli senedin davalı kooperatif emrine düzenlendiği, davalı yanca söz konusu senedin cirolanmak sureti ile tedavüle sokulduğu ve davacı aleyhinde icra takibi yapılmasına neden olunduğu görülmüştür. Hatta dava dışı------ şirketinin bu senet nedeni ile davacı aleyhinde ----İcra müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasında icra takibine girişerek davacıdan 5.334,93 TL para tahsil ettiği de icra müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabından görülmüştür.
Netice itibarı ile bozma ilamına uygun yargılama yapılmış, Davacının kooperatif ortaklığından ayrılmış olduğunun tespiti isteminde hukuki yararı olmadığından bu talep yönünden davanın usulden reddine, Üyelik aidatının faizleri ile birlikte tahsiline ilişkin talebine dair 18.07.2023 tarihli ara karar gereği bir bedel belirleyip harç yatırmadığından bu taleple ilgili açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, Davacının 11.05.2014 keşide tarihli, 29.05.2014 vadeli senet nedeni ile davalı koopertatife borçlu olmadığının tespitine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile;
A- Davacının kooperatif ortaklığından ayrılmış olduğunun tespiti isteminde hukuki yararı olmadığından bu talep yönünden davanın usulden reddine, Keza Üyelik aidatının faizleri ile birlikte tahsiline ilişkin talebine dair 18.07.2023 tarihli ara karar gereği bir bedel belirleyip harç yatırmadığından bu taleple ilgili açılan davanın açılmamış sayılmasına,
B-Davacının 11.05.2014 keşide tarihli, 29.05.2014 vadeli senet nedeni ile davalı koopertatife borçlu olmadığının tespitine,
3-Alınması gerekli 9.563,40 TL harçtan 2.390,85 TL tamamlama harcı ile peşin alınan 44,40 TL' nin mahsubu ile bakiye 7.128,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4- Davacı yanca yatırılan 2.700,00 TL harcın isteği halinde davacıya iadesine,
5-Bozma öncesi davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 TL peşin harç, 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 605.50 TL TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.694,3‬0 TL yargılama gideri ile bozma sonrası davacı tarafından yapılan 2.390,85 TL peşin harç ile 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 381,00 TL tebligat ve posta vs.gideri olmak üzere toplam 7.966,15 TL yargılama giderinin yarısı olan 3.983,07 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hükümleri gereği kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 22.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Av. Asg. Üc. Trf.'ne göre, 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının talep halinde taraflara iadesine,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.