T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/462
KARAR NO : 2024/192
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/07/2023
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/05/2021 tarihinde, ----sürücüsü bulunduğu ve davalı ----- ait olduğu sonradan tespit edilen ----- plakalı araç ----- mevkiinde, ----- önünde, şeridinde ilerleyen davacı müvekkili ----- ait ---- (Bkz. Ek-1'de yer alan Ruhsat) plakalı aracı sollamaya kalktığı sırada, müvekkilinin aracına çarptığını, aracın sağ yan tarafında hasar meydana geldiğini, Trafik kazası tespit tutanağı, müvekkiline ait araç resimlerinden anlaşılacağı ve ekli ekspertiz raporunda da ifade edildiği üzere ----- plakalı karşı yan araç sürücüsünün söz konusu trafik kazasında %100 kusurlu olduğunu, trafik kazası neticesinde, ekte yer alan faturadan da görüleceği üzere müvekkili adına kayıtlı ------ plaka sayılı araçta 25.501,30 TL'lik hasar tespit edildiğini ve aracın onarıldığını, tespit edilen bu hasar bedeli ----- plakalı aracın -----numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortacı şirketi konumunda bulunan ----- tarafından ödense de, davacı müvekkilinin aracı onarıldıktan sonraki rayiç değeri kazadan önceki değerinin altına düştüğünü, davacı müvekkiline ait araç ----model -----olup kaza tarihinden önce hiç darbe veya hasar almadığını, daha önce hiç kazaya karışmamış, darbe veya hasar almamış bir araç ile 25.501,30-TL gibi bir boyutta hasar almış olan bir aracın satılması halinde aynı piyasa değerine sahip olmayacağını, 13.12.2021 tarihinde, müvekkili adına kayıtlı ----- plaka araçta meydana gelen hasar sebebiyle oluşan değer kaybının tazmini için,----- plaka no lu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi gereği ----- başvuruda bulunulduğunu, 06.01.2022 tarihinde, ----- tarafından, değer kaybı olarak 12.674,16-TL ödeme yapılmakla beraber herhangi bir açıklamada bulunulmadığını ve yapılan ödemenin araçta meydana gelen değer kaybını karşılamayışı nedeniyle, ilgili sigorta şirketine bir kez daha başvurulmuş ise de sigorta şirketince olumlu veya olumsuz bir açıklama yapılmadığını, bu gelişme üzerine,----- plaka nolu aracın Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi kapsamında ----- aleyhine, değer kaybının tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, 19.01.2023 tarihinde tebliğ edilen karar ile, Sigorta Tahkim Komisyonu, -----sayılı dosyada yapılan hakem incelemesinde, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve sonuçta 12.325,84-TL'lik değer kaybı istenebileceği tespit edilmesine karşılık, 'kaza tarihi itibariyle KMAZMSS poliçe limitinin 43.000-TL olduğu ve başvurudan önce yapılan ödemelerle poliçe limitinin dolduğu tespit edildiğinden, başvuru sahibinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile poliçe limiti doğrultusunda talebine konu 17.325,84-TL değer kaydı isteminin reddine' karar verdiğini beyan ile, fazlaya ilişkin her türlü talep hakkı saklı kalmak üzere, davalıların işleteni ve sürücüsü bulunduğu araçla %100 kusurlu olarak sebebiyet verilen trafik kazası nedeniyle, müvekkiline ait araçta oluşan ve Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem kararı ile belirlenen asgari 12.325,84-TL araç değer kaybının, kaza tarihi olan 11/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ve tahsilini, davalılarının aracına ait sigorta şirketi aleyhine başlatılan ve sonuçta 'limit yetersizliği' nedeniyle red ile sonuçlanan tahkim başvurusu nedeniyle yapılan giderleri ve aleyhe hükmedilen vekalet ücreti toplamı 3.390-TL'nin, hakem kararının verildiği 08.01.2023 tarihinden itibaren işleyen faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :Davalı ------ Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz yerde açıldığını, huzurdaki davanın değeri davacı tarafından net olarak belirlenebilir olduğundan davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının sigorta tahkim komisyonuna başvuru ve sonuçlarına ilişkin giderlerinin müvekkilinden tahsilini istemesinin hukuka aykırı olduğunu beyan ile, davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddini, davacının sözde zararı daha önce sigorta tahkim komisyonunca yapılan inceleme ile net bir şekilde tespit edildiğinden davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddini, davacı, zararı ve tazminat yükümlüsünü kaza tarihi olan 11.05.2021 tarihinden itibaren bildiğinden iki yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımı nedeniyle esastan reddini, davacının tahkim başvurusu nedeniyle yapılan giderleri ve aleyhine hükmedilen vekalet ücreti toplamı 3.390TL'nin müvekkilinden tahsiline ilişkin talebi açıkça hukuka aykırı olduğundan reddini, müvekkilinin yaşanan kazada kusuru bulunmadığından sorumluluğu da olmadığından müvekkiline karşı yöneltilen davanın yukarıda açıklanan diğer tüm nedenlerle tümüyle reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR:Bilirkişi raporunda özetle; "KUSUR YÖNÜNDEN: Davalı sürücü (------ plaka sayılı -----marka araç sürücüsü) ----%100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Dava konusu-----plaka sayılı ----- marka/tip, ----- model) araç sürücüsü----- kusursuz olduğu, Söz konusu kazaya ait ----- SBM Kaza İhbar Nolu TRAMER kaydındaki kazaya karışan araç sürücülerinin ---- MUTABAKAT - ŞİRKETLER ARASI MUTABAKAT ile sonuçlanan kusur durumu değerlendirmesinde de; dava konusu ----- plaka sayılı araç sürücüsünün kusursuz (%0) olduğu----- plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olarak tespit edildiği görülmüş olup, TRAMER kusur durumunun tarafımca tespit edilen kusur durumu ile uyumlu olduğu, DEĞER KAYBI YÖNÜNDEN: 11/05/2021 tarihinde meydana gelen olaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin, dava konusu ------ plakalı araçta meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, (Değer Kaybı Hesaplamasında: Dava konusu----- plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km'si, kullanılmıştık düzeyi, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı hasar kaydının bulunmadığı hususu, 11/05/2021 tarihli kaza sonucu araçta oluşan hasara ait parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-nileliği, hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği ve TRAMER hasar sorgusunda hasar kaydı bulunması hususları da dikkate alınarak Yargıtay Kararları doğrultusunda değerlendirilmişti) KTK.m.90'da yer alan "trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin SEDDK'ya düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm" Anayasa Mahkemesi tarafından İPTAL edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup; Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; Dava konusu ---- plaka sayılı -----marka/tip----- model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararlan doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle "ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle"; serbest piyasa koşullarında 25.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, sürücünün kusuruna isabet eden tutar dikkate alındığında; [(25.000,00 TL Değer Kaybı) x %100 kusur oranı] = 25.000,00 TL olabileceği, ALACAK YÖNÜNDEN II.05.2021 tarihli trafik kazasına bağlı olarak-----plakalı araçta oluşan değer kaybı sebebiyle davacı ----- davalılardan talep edebileceği alacak miktarının 12.325,84 TL. Olabileceği. TAHKİM RED VEKALET ÜCRETİ VE YARGILAMA GİDERİ YÖNÜNDEN Bu husustaki hukuki durumun nihai taktir ve değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı vekili dava dilekçesinde sigorta tahkim komisyonu nezdinde yargılamaya ilişkin olarak 3.390,00 TL.'nin ödenmesini talep ve dava etmiş ise de, söz konusu Tahkim yargılamasından önce, ilgili ----- ZMMS. Poliçesi teminat limitinin tamamını, davacı adına kayıtlı ----- plakalı araç için ödenmek suretiyle teminat limitinin tüketildiği, davacı tarafın Sigorta Tahkim Komisyonuna 02.08.2022 tarihli başvurusundan önce, aracın hasarını 17.12.2021 tarihinde 30.325,84 TL. olarak rucuan tahsil ettiği bildirilen kendi kasko sigortacısı ----- ve değer kaybı sebebiyle 06.01.2022 tarihinde 12.674,16 TL. bakiye teminat limitini ödeyen-----öğrenebilmesinin mümkün olduğu, 02.08.2022 tarihli başvuruya konu Tahkim yargılamasına davalıların sebep olmayacağından. Sigorta Tahkim Komisyonu başvurusunun reddedilmesine bağlı olarak ödendiği iddia edilen 3.390,00 TL.'den davalıların sorumluluğunun bulunmadığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (değer bedeli ve sigorta tahkim dosyasından kaynaklı dava dışı sigorta şirketinden tahsil edilemeyen yargılama masrafları) talebine ilişkindir.
11/05/2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, dava konusu -----plaka sayılı park halindeki araç sürücüsünün kazada kusursuz (%0) olduğu, davalı tarafa ait -----plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Değer Kaybı Bedeli Bakımından Tazminat Talebi;
Davacı vekili dava dilekçesinde değer kaybı nedeniyle oluşan zararın tazminini talep ettiği görülmüştür. 26/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda bu hususta; 11/05/2021 tarihli trafik kazası bağlı olarak ----- plakalı aracın hasarı nedeniyle davalı şirket ve araç sürücüsünün değer kaybı maddi zarar bağlamında sorumlu olduğu miktarın 25.000,00 TL. Olduğu, dava dışı sigorta şirketinden bu zarar kapsamında 12.674,16 TL tazmin edildiği, bakiye zarar bedelinden davalıların sorumluluğunun devam ettiği, bu haliyle 12.325,84 TL üzerinden davacının talep hakkının olduğu yönünde kanaat bildirdiği davacının da bu bedel üzerinden talepte bulunduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; 11/05/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasına ilişkin mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesi ile dava konusu kaza nedeniyle ----- plaka sayılı araçta 25.000,00 TL değer kaybı zararı oluştuğu, davalı şirketin mülkiyetindeki araç sürücüsünün kazadaki kusur oranının % 100 olduğu, bu nedenle zararın tamamından davalı araç maliki şirket ile davalı araç sürücüsünün birlikte sorumlu olacağı, dava dışı sigorta şirketinin söz konusu kaza nedeniyle 12.674,16 TL değer kaybı ödemesi yaptığı bakiye 12.325,84 TL alacak kaldığı anlaşılmakla davacının değer kaybı tazminat talebi bakımından davasının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.Davalının Aracına Ait Sigorta Şirketine Karşı Başlatılan Ve Masraf Yapılan Sigorta Tahkim Masraflarının Davalılara Yönelik Talebi;
Tüm dosyanın birlikte değerlendirilmesinde, davacı vekili dava dilekçesinde değer kaybı nedeniyle oluşan zararın tazminini için tahkim prosedürüne başvurduğunu, limit yetersizliği nedeniyle tahkimden bir kısım alacaklarını sigorta şirketinden tahsil edilmediğini, vekalet masrafı oluştuğundan bahisle söz konusu alacak kalemlerinin davalılardan tahsilini talep ettiği görülmüştür. Davalılar vekilinin bu talep bakımından davanın reddini savunmuştur.26/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda da vurgu yapıldığı üzere dava dışı sigorta şirketinden limit yetersizliğinden kaynaklı açılan tahkim yargılamasında karşı red kararı verilmesinin ve aynı şekilde karşı vekalete hükmedilmesinin davalıların sorumluluğunda bulunmadığı, bu konu hakkında bilirkişi raporuna karşı davacı şirket vekilinin 29/01/2024 tarihli itiraz dilekçesindeki itirazlarının yerinde olmadığı, açılan davalarda hukuk düzeninin kısmi dava ve belirsiz alacak davası açmak hakkının tanındığı, aynı şekilde tahkim yerine mahkemelerden alacağın tahsiline ilişkin talepte bulunulabileceği, davacı tarafın kendi tercih sebebinden kaynaklanan zararın davalılara yüklenemeyeceği vicdani kanaati ile davacının bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davada kabul ve reddedilen miktarın 2024 yılı kesinlik sınırı olan 28.700,00 TL nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira ---- Bölge Adliye Mahkemesinin ------- Hukuk Dairesi'nin ----- esas ve ----- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; " ... karar altına alınan miktarın yıllar itibariyle yeniden değerlendirme oranları nazara alındığında 2021 yılı istinaf kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL' nin altında kaldığı, dolayısıyla istinafa gelen davalı yönünden kabul edilen dava miktarı itibariyle mahkeme kararının tutar itibariyle kesin nitelikte olduğu anlaşıldığından tarafça yapılan istinaf başvurusunun bu sebeplerle reddinin gerekeceği, kanunun bahşetmediği bir hakkın ise mahkemece taraflara verilemeyeceği, dolayısıyla yerel mahkeme kararında istinaf yasa yolunun açık olduğunun bildirilmesinin taraflar lehine kazanılmış hak doğurmayacağı üzere davalı vekilinin istinaflarının esastan incelenemeyeceği anlaşılmıştır. " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının Değer Kaybı Tazminat Bedeline yönelik Davasının KABULÜ ile 12.325,84 TL nin 11/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının 3.390,00 TL talebinin reddine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 841,97 TL harçtan, dava açılırken peşin olarak alınan 268,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 573,58 TL karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 268,39 TL peşin harç toplamı 448,29 TL ile 5.269,50 TL ( Bilirkişi ücreti, tebligat gideri, müzekkere gideri, dosya ücreti) olmak üzere toplam 5.717,79 TL yargılama giderinden davanın kabul 0,78 ve red 0,22 oranına göre hesaplanan 4.459,87 TL'sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan bir gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin kabul oranına göre 2.433,60 TL'sinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin red oranına göre 686,40 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 12.325,84 TL vekâlet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalılar davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın reddedilen miktarı üzerinden hesaplanan 3.390,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!