WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/382
KARAR NO : 2024/277

DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/05/2023
KARAR TARİHİ : 09/05/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı ---- vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından değeri 9.000 USD olan ambalaj paketleme makinesinin yurt dışına gönderilmek üzere şubeye teslim edildiğini, şube tarafından ----- konşimento nolu gönderi sigortalı olarak gönderileceği bildirilmek suretiyle ----alıcıya ulaştırılmak üzere teslim alındığını, müvekkili tarafından gönderilmiş olan gönderinin teslim edilmemiş olması ile ilgili müvekkili ve alıcı defalarca iletişime geçmiş, bu süreçte gönderinin taşıma esnasında kırılmış olduğu ve kırık ürünün alıcıya teslim edilmeyeceği, gönderinin ıskartaya ayrıldığı bilgisi verildiğini, müvekkilinin ısrarlı olarak gönderinin teslim edilmesini talep etmesine rağmen daha sonra gönderinin imha edildiği bilgisi müvekkiline verildiğini, söz konusu gönderinin imha edilmesi sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararların tazmin edilmesini talep ettiğini, ancak davalı şirketin müvekkilinin zararlarına ilişkin hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkilin avukatla bu durumu çözebileceğini belirttiğini, arabuluculuğunda anlaşma sağlanamadan sonlandığını, davalı kargo şirketi müvekkili tarafından gönderilen gönderiyi alıcısına teslim etmekle yükümlü olup kendisine teslim edilmiş olan kargonun alıcısına teslim edilinceye kadar doğacak zararlardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin söz konusu kargonun teslim edilmemesi sebebiyle gönderinin içinde yer alan baharat makinesi bedeli 9.000 USD zarara uğradığını beyan ile, davalı tarafça alıcıya teslim edilmeyen -----konşimento nolu gönderi içerisinde yer alan baharat makinesinin bedelinin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak değerinin şimdilik 100,00TL'lik kısmının 08/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

CEVAP:
Davalı ----Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde iddia edilen tüm hususları tümden reddettiklerini, huzurdaki davanın reddi gerektiğini, müvekkili firmanın, yalnızca danışmanlık (aracılık) hizmeti sunduğunu, taşıma işinin dava dışı---- tarafından yerine getirildiğini, beyannamenin, dava dışı----tarafından verildiğini, belgeye göre de beyan sahibinin dava dışı---- adlı firma olduğunu, taşıma sözleşmesi davacı ile dava dışı ---- arasında olduğunu, bu hususun -- İHRACAT BEYANNAME FORMU ile de ortada olduğunu, müvekkili şirketin, yalnızca aracılık faaliyeti yerine getirdiğini, dolayısıyla, taşıma işleminden dava dışı---- sorumlu olduğunu, davacının da bu hususu bildiğini, bu nedenle, müvekkili şirketin herhangi bir yasal sorumluluğu olmadığından husumet itirazında bulunduklarını, ayrıca görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davada müvekkili şirketin herhangi bir kusuru mevcut olmadığından davanın bu nedenle de reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:
Kargo Teslim Tutanakları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
21.09.2021 tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisi ve Nakliyat Uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 17.02.2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacının --, davalı ---- anlaşmalı taşıyıcı, ihbar olunan ----ise gerçek taşıyıcı konumunda olduğu, Gerçek taşıyıcının eşyanın paketlemesindeki yetersizlik nedeniyle kırılarak hasar gördüğü için imha olduğuna dair beyanını tevsik edici herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığı, dosyaya sunulan görüntülerden eşyanın paketlemesinin havayolu ile taşımaya uygun ve yeterli olduğu, Zayi olduğu sübuta eren eşya için davacı tarafından 9.000,00USD kıymet beyanının bulunduğu, gerçek taşıyıcının bu kıymet değerini bilerek ve ilave bedel talep etmeden taşımayı üstlendiği, Montreal Konvansiyonu 41’inci maddesi 1.paragaf gereğince, meydana gelen gerçek zarar tutarından davalı anlaşmalı ve ihbar olunan gerçek taşıyıcının müştereken sorumlu olacağı, Davacının Montreal Konvansiyonu 45’inci maddesi gereği seçimlik hakkını kullanarak husumetini direkt anlaşmalı taşıyıcı ----- yönelttiğinden, davalı anlaşmalı taşıyıcının, davacının 9.000,00USD gerçek zarar tutarını tazminle mükellef olacağı sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda toplanan/sunulan deliller, taşıma senedi, - Beyannamesi, E arşiv faturalar, mail yazışmaları, bilirkişi raporu, dosyaya sunulan fotoğraf ile videolar,
iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Türkiye’den ---- havayolu ile taşınarak alıcısına teslim edilmesi istenen emtianın kaybolduğu (imha edildiği) iddia edilerek, davacı tarafından akdi taşıyıcı şirkete karşı başlatılan alacak davasıdır. Bu durumda, öncelikle davacının dayandığı taşıma hizmetine ilişkin hasarın varlığının araştırılması gerekmektedir. Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile davalı şirketin beyanlarından taşımaya konu eşyanın zayi olduğu (imha edildiği) taraflar arasında ihtilafsızdır. Dava hava yoluyla uluslararası taşımadan kaynaklandığından uyuşmazlıkta Montreal Konvansiyonu hükümleri uygulanacaktır. Hasarın taşıma sırasında oluştuğu, davalının akdi taşıyan olduğu anlaşıldığından davalı yan davacıya karşı hasardan dolayı sorumludur. Davalının sorumlu olmadığına yönelik savunmaları yerinde olup olmadığı değerlendirilmiştir.Kargonun ulaşacağı yerde teslimi ile ilgili özel bir fayda beyanında bulunmadığı ve durumun gerektirmesi halinde ilave bir ödeme yapmadığı müddetçe, taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her kilogram için sorumluluğu kilogram başına 17 SDR ile sınırlıdır.( Montreal Konvansiyonu m.22)17/02/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre zararın taşıma sürecinde meydana geldiğinin değerlendirildiği, ihbar olunan fiili taşıyıcı----tarafından düzenlenen----- nolu havayolu konişmentosuna dayanak ticari fatura ve ihbar olunan tarafından beyan ve tescil ettirilen 28.09.2022 tarih,----- tescil nolu ----- 9.000,00USD kıymet beyanında bulunulduğu, bir diğer ifadeyle özel fayda beyanında bulunulduğu, ihbar olunanın fiili taşıyıcı bu kıymeti kabul ederek ilave bir bedel talebinde bulunmadığı, bu durumda, taşınan emtianın kıymeti özel fayda olarak yazılı olarak belirtildiğinden taşıyıcının sorumluluğunun sınırı beyan edilen değere kadar olacağı Montreal Konvansiyonu 22’nci maddenin 3.fıkrasında belirlenen, hasarlı veya eksik kısmın ağırlığının brüt kg başına 19-SDR sorumluluk sınırı söz konusu olmayacağı, zayi olan eşyanın tazmininde, davacı tarafından taşınan eşya için 9.000,00USD özel fayda beyanı bulunulduğu, gerçek taşıyıcının kendisine beyan edilen eşya kıymetini kabul ettiği ve ilave bedel talep etmediği göz önüne alındığında, meydana gelen 9.000,00USD gerçek zarar tutarını, anlaşmalı taşıyıcı ----ile gerçek taşıyıcı ---- müştereken ve müteselsilen tazmin etmesi gerekeceği, ancak davacının Montreal Konvansiyonu 45’nci maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanarak sadece davalı anlaşmalı taşıyıcıya husumetini yönelttiğinden, davalı anlaşmalı taşıyıcının davacının 9.000,00USD zararını tazmin etmesi gerekeceği sonuç ve görüşlerine ulaşılmıştır. Davalı vekili 04/03/2024 tarihli yarım sayfadan ibaret itiraz dilekçesinde asıl sorumlunun fiili taşıyıcı----sorumlu olduğundan bahisle rapora itirazda bulunduğu, söz konusu itirazın hukuki değerlendirmeye yönelik olduğu, bu nedenle yeniden ek rapor alınmasına gerek duyulmadığı, hukuki değerlendirmenin takdir ve yetkisinin mahkememiz uhdesinde bulunduğu, bu nokta da ise davalının zayiden sorumluluğa ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı hususları hep bir arada değerlendirilerek itirazının reddine karar vermekle yeniden rapor alınmasına yer olmadığı değerlendirilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı tarafından taşınan dava konusu emtianın hasarlanmasında kimin kusurlu olduğu noktasında toplanmakta olup davacı yanca dosyaya sunulan fotoğraf ve video kayıtlarından emtianın bütünlüğünü koruyacak ve ambalaj duvarından uzak tutulacak şekilde boşlukların beyaz ve gri polistren (köpük) malzeme ile doldurulduğu, taşıma sırasındaki baskı, sarsıntı, darbe vb. dış etkenlerden zarar görmesini engelleyecek şekilde emtianın ahşap sandık içine yerleştirildiği, sonrasında sandığın ahşap kapak ile kapatıldığı görülmektedir. Bu görüntülere göre, emtianın havayolu taşımacılığına uygun bir şekilde ambalajının yapıldığı, bunun aksini ispata yarar bir hasar tutanağının dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.
Benzer konuya ilişkin ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Hukuk----karar sayılı ilamında taşıyıcıya "hasarlı eşyanın imha belgesi ve ayrıntılı hasar tutanağının olmaması nedenleriyle kusur" atfına ilişkin yerel mahkemenin kararını doğru bulduğu anlaşılmıştır.Yeterli teknik nitelikte olduğu değerlendirilen 17/02/2024 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak zararın akdi taşıyıcının sorumluluğunda olduğu, haliyle davacının iddiasının yerinde olduğu ve iddiasını bilirkişi raporu, taraflar arasındaki mailler ve bildirimler ile havayolu konişmentosuyla ıspatladığı, davacının zayi olan emtiasının değerinin 9.000,00 usd olduğu, davacı tarafından taşınan eşya için 9.000,00 USD özel fayda beyanı bulunulduğu, davalı taşıyıcının sorumlu olacağı zarar tutarı, emtia değeri olan 9.000,00 USD'nin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanacak bedel olması gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı vekili ıslah dilekçesine karşı itiraz dilekçesinde ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığından bahisle itirazda bulunduğu görülmüştür. Benzer konuya ilişkin ---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi ----- esas ve ---- karar numaralı ilamında benzer konuya ilişkin olmak üzere;
"Somut olayda; davacı şirkete ait olup ---- fuar standında kullanılacak malzemenin, davacının sigortalı çalışanı ---- tarafından ----- götürülmesi maksadıyla davalı şirketin 10.10.2015 tarihli uçuşundan bilet alındığı, toplam 54 kg bagajın iki parça halinde davalıya teslim edildiği, bagajın 34 kg olan kısmının kaybedilerek varış anında teslim edilmediği, varıştan 2 gün sonra ise bulunarak 12.10.2015 tarihinde teslim edildiği, sunulan fatura da dikkate alındığında geç teslim edilen bagaj içeriğinin değerinin 7.080-TL olduğu anlaşılmaktadır. ... davalı vekilince, davacı tarafın 04.10.2019 tarihli ıslah dilekçesine karşı yasal süresinde zamanaşımı defi ileri sürülmüştür. Montreal Konvansiyonunun 35/1. maddesine göre, "Eğer varma yerine ulaşma tarihinden veya uçağın varması gereken ya da taşımanın sonlandığı tarihten itibaren iki yıl içerisinde dava açılmazsa tazminat hakkı düşer". Konvansiyonda öngörülen bu sürenin zamanaşımı süresi mi yoksa hak düşürücü süre mi olduğu hususu tartışmalıdır. Doktrinde benimsenen hakim görüş uyarınca bu süre hak düşürücü süre niteliğindedir. Kaldı ki 1929 tarihli Varşova Konvansiyonu'nun orijinal Fransızca metninde de hak düşürücü süre anlamına gelen "delai de decheance" ifadesi kullanılmıştır. Buna göre söz konusu süre, kesilmeyen, durmayan, mutlak nitelikte bir süredir (----). Bu kapsamda Montreal Konvansiyonunun 35/1. maddesindeki iki yıllık sürenin hak düşürücü süre olduğunun kabulü gerekmektedir." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür. Somut olay kapsamında dosya incelendiğinde zayi olduğu bildirilen emtia için 28/09/2022 tarihi itibariyle gümrük beyannamesi sunulduğu, hal böyle olunca 2 yıllık hak düşürücü sürenin en erken 28/09/2022 tarihinde başlaması gerektiği, davacının ıslah dilekçesi ve makbuzunu 20/03/2024 tarihinde dosyaya sunduğu, bu haliyle konvansiyonun tanıdığı süre dolmadan ıslahın gerçekleştiği anlaşılmakla hak düşürücü süre olarak düzenlenen hususta davalı yanın yerinde olmayan zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; (9.000,00 USDx20.37=)183.330 TL'nin 100 TL yönünden dava tarihi olan 30/05/2023 tarihinden itibaren 183.230 TL'nin ıslah tarihi olan 20/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 12.523,27 TL harçtan, peşin yatırılan 179,90 TL peşin harç ve ıslah harcı alınan 3.130,00T harcın düşümü ile geri kalan 9.213,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL harç, 3.130,00 TL ıslah harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 189,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.499,4‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 29.332,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
6-3.200,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.