WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/332
KARAR NO : 2024/133

DAVA : Sözleşmenin İptali
DAVA TARİHİ : 19/10/2022
KARAR TARİHİ : 07/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin-----üyesi olduğunu, ----- İlçesinde köyde yaşayan ve okuma yazma bilmeyen bir birey olduğunu, müvekkilinin tüm birikimi ile ------ bir taşınmaz sahibi olabilmek amacı ile kooperatif üyesi olarak ödemelerini düzenli olarak yaptığını, müvekkiline kooperatif tarafından vaade dilen taşınmaz olarak----- İlçesi, 12 pafta 3595 parselde bir adet daire vaat edildiğini, müvekkilinin söz konusu kooperatife 22 yıllık aidatını ödemiş olmasına rağmen ve 22 yıl geçmesine rağmen halen daha alması gereken dairesini alamadığını, davalının aynı zamanda yapı kooperatifinde yüklenici olduğunu, kooperatif yönetimi ile birlikte hareket ederek, tüm üyeleri adeta canından bezdirerek çok ufak bedellerle insanların haklarını ellerinden aldığını, bu nedenle müvekkili ile davalı arasında yapılmış bulunan 30.12.2021 tarihli geçici devir sözleşmesinin iptaline ve yargılama masraflarının ve avukatlık ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ----Kooperatifi'nin üyesi olduğunu, ----- İlçesinde köyde yaşayan ve okuma yazma bilmeyen bir birey olduğunu, müvekkilinin tüm birikimi ile ---- bir taşınmaz sahibi olabilmek amacı ile kooperatif üyesi olarak ödemelerini düzenli olarak yaptığını, müvekkiline kooperatif tarafından vaade dilen taşınmaz olarak ----- ili,----- İlçesi, 12 pafta 3595 parselde bir adet daire vaat edildiğini, müvekkilinin söz konusu kooperatife 22 yıllık aidatını ödemiş olmasına rağmen ve 22 yıl geçmesine rağmen halen daha alması gereken dairesini alamadığını, davalının aynı zamanda yapı kooperatifinde yüklenici olduğunu, kooperatif yönetimi ile birlikte hareket ederek, tüm üyeleri adeta canından bezdirerek çok ufak bedellerle insanların haklarını ellerinden aldığını, bu nedenle müvekkili ile davalı arasında yapılmış bulunan 30.12.2021 tarihli geçici devir sözleşmesinin iptaline ve yargılama masraflarının ve avukatlık ücretinin davalı yana bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dosyanın konusunun sözleşme Kooperatif Üyeliğinin Devri Sözleşmesi olduğunu, tacir olan müvekkili ile kooperatif üyesi olan davacı arasındaki devir protokolü kooperatif hissesine ait olduğundan mahkememizin görevli mahkeme olmadığını, bu nedenle görev yönünden itirazının kabulü ile, dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, kooperatif hisse devri sözleşmesinin gabin nedeniyle iptali davasıdır.
----Asliye Hukuk Mahkemesi---- esas ve ------ karar sayılı kararı ile; "Kooperatifler Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu uyarınca işbu davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi'nde olduğu" gerekçelerine istinaden dava görevsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Benzer davaya ilişkin-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- esas ve -----karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır.
Benzer konuya ilişkin Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin ------esas ve -----karar sayılı ilamında ------. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin esastan kararına ilişkin ; " 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir." şeklinde karar verdiği anlaşılmıştır.
Benzer konuya ilişkin Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin ---- esas ve -----karar sayılı ilamında ------Asliye Hukuk Mahkemesi'nin esastan kararına ilişkin ; " Davacı ----- vekili Avukat ----- tarafından, davalı ----- aleyhine 07/01/2014 gününde verilen dilekçe ile muvazaa nedeniyle kooperatif hisse devir sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01/04/2015 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA." şeklinde karar verdiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller değerlendirildiğinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa. ticari dava vasfını kaybedecektir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. İşin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1. maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu somut olayda; davacı tarafından davalı aleyhine 31.12.2021 tarihli devir sözleşmesinden kaynaklı dava ikame edildiği, davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, davalı tacir olmasına rağmen davacının tacir olmadığı, kooperatife yönelik her hangi bir husumet yöneltilmediği, taraflar arasında akdi ilişki olduğu, bu sözleşmenin kooperatifler hukuku ile ilgili olmadığı davacının TBK 28 maddesine dayalı sözleşmenin iptalini talep ettiği bu yönüyle bu uyuşmazlıkla ilgili genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın HMK'nun 114/1-c ve 115/2. Maddesi uyarınca görev nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Mahkememizin KARŞI GÖREVSİZLİĞİNE, görevli mahkemenin -----. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,Ancak bu konuda ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı verip kesinleştiği ve mahkememiz ile arasında OLUMSUZ GÖREV UYUŞMAZLIĞI doğduğu dikkate alınarak , işbu kararın İstinaf yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde MERCİİ TAYİNİ için dosyanın-----Bölge Adliyesi 'nin ilgili dairesine gönderilmesine,
3-HMK'nun 331/2. Maddesi gereğince "Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edeceği"şeklindeki düzenleme nazara alınarak YARGILAMA GİDERLERİ KONUSUNDA BU AŞAMADA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize veya mahal Asliye Hukuk Mahkemesine sunulacak dilekçe ile İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.