WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/868
KARAR NO : 2024/227

DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/11/2022
KARAR TARİHİ : 18/04/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 09/11/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "1.Müvekkil şirkete ait -----plaka sayılı aracın şanzıman performans düşüklüğü uyarısı vermesi üzerine, şirket yetkilisi tarafından 19.07.2022 tarihinde, davalı ...-... adi ortaklığına ait otomobil servisine götürülmüştür.2.Serviste arıza açıklandıktan sonra davalılar tarafından test sürüşü yapılmış, bilgisayar sistemi ile kontrol edilmiş ve aracın kavramasında problem olmadığı, şanzıman açılarak arızaya neden olan durumun ne olduğunun anlaşılabileceği, şanzımanda çapak oluşma durumu var ise düşük maliyetle sorunun çözülebileceği müvekkile izah edilmiştir. Bu sırada davalılar tarafından aracın başka bir arızası olduğundan bahsedilmemiştir. Müvekkil şirkete ait araç, davalılara ait otomobil servisinde bırakılmıştır.
3.Davalılar, 21.07.2022 tarihinde müvekkil şirket yetkilisini arayarak aracın sorunsuz şekilde hazır olduğunu ve gelip alabileceğini bildirmiştir. Araç, şirket yetkilisi----tarafından 22.07.2022 tarihinde teslim alınmıştır. Davalı adi ortaklık tarafından düzenlenen fatura içeriğinde yapıldığı iddia ve beyan edilen işlemlere istinaden, müvekkil şirket yetkilisinin kredi kartı ile davalılardan ... yetkilisi ve imzaya yetkili müdürü olduğu ----- Şirketi'ne ait pos cihazı ile 29.000,86 TL ödeme alınmıştır.
4.Ancak, müvekkil şirket yetkilisi arabayı teslim aldıktan kısa bir süre sonra, araba aynı arızayı vermiştir. Bu durum üzerine arıza uyarısının fotoğrafını çekerek karşı tarafa göndermesine rağmen herhangi bir geri dönüş alamamıştır. Ertesi gün telefon ile aradığında cevap vermemişlerdir.
5.Tüm bu durum üzerine, ------ arabayı kontrol ettiren müvekkil, karşı tarafça düzenlenen servis faturasında ayrıntısı verilen işlemlerin uygulanmadığını ve faturada belirtilen parçaların değiştirilmediğini öğrenmiştir.
6.Yapılan kontrolde aracın test sürüşü yapılmış ve aynı arızaların devam ettiği tespit edilmiştir. Müvekkil şirkete ait ------ plaka sayılı aracın şanzıman performans düşüklüğü uyarısı vermesi üzerine, şirket yetkilisi tarafından 19.07.2022 tarihinde, davalı ...... adi ortaklığına ait otomobil servisine götürülmüştür.
7.Ancak, müvekkil şirket yetkilisi arabayı teslim aldıktan kısa bir süre sonra, araba aynı arızayı vermiştir. Bu durum üzerine arıza uyarısının fotoğrafını çekerek karşı tarafa göndermesine rağmen herhangi bir geri dönüş alamamıştır. Ertesi gün telefon ile aradığında cevap vermemişlerdir.
8.Bu tespitler üzerine tarafımızca ---- Sulh Hukuk Mahkemesinin ---- sayılı dosyası üzerinden açılan tespit dosyası ile araç üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiştir. İşbu dosyaya makine mühendisi bilirkişi tarafından sunulan 06.09.2022 tarihli raporda;"Serviste araç lifte kaldırılarak karter muhafazası sökülmüş, şanzımanın mevcut durumuna ilişkin 7 adet fotoğraf çekilmiştir. Fotoğraflardan da görüleceği gibi araç şanzımanının hiç sökülmediği, cıvatalar üzerinde sökme-takmaya dair herhangi bir iz olmadığı, hatta şanzımandan sızan yağ sebebiyle 1 adet cıvatanın yüzeyinde oluşmuş olan kir tabakasının hala üzerinde mevcut olduğu görülmüştür. Yapılan incelemede şanzımanda yağ kaçağı olduğu ve yağ damlatmaya devam ettiği, sökülen karter muhafazası üzerinde yağ birikimlerinin olduğu tarafımca tespit edilmiş ve bu tespitlere yönelik fotoğraflar çekilmiştir. Dolayısıyla bahsi geçen aracın şanzımanının hiç sökülmediği kanaati oluşmuştur." tespitleri yer almaktadır. Mahkemenizce tespit dosyasının celbini taleple birlikte, gerekli görülmesi halinde makine mühendisi bilirkişinin rapor hakkında beyanlarının alınmasını talep ediyoruz." denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "1.Davacı ----- marka ------ plakalı aracındaki birtakım şanzıman ve diğer sorunlar için müvekkillerin Adi Ortaklık ile yürüttüğü oto servise başvurmuşlardır. Tespit isteyen taraf, müvekkil servise başvurduğunda araçta arka bagaj ışığı hatası, sol arka porya bilyası sorunu, en önemlisi de şanzıman performans düşük uyarısı verdiği şikayetleri ile gelmiş, aracın daha önce kaza yapıp iyi tamir edilmediğinden dolayı tesisat sorunları olduğundan da bahsetmiştir.
2.Müvekkiller ilk kontrol ve testlerden sonra, davacıya bu şanzıman arızasının önemli bir arıza olduğunu ve "kavrama takımı", "şanzıman hidrolik beyin" gibi önemli birtakım parçaların tamamen değişmesi gerektiği, bunun da maliyetinin 55.000 - 60.000 TL arasında tutabileceği ifade edilmiş, davacının bu bedelleri pahalı bulması üzerine kendi onay ve isteği ile tamirat yoluna gidilmiş, şanzıman içerisindeki bir takım parçalar kavrama takımı, kavrama kapağı, beynindeki bir adet selenoit, şanzıman yağı, iç ve dış filtre değiştirilmiş / tamir edilerek ve faturadaki tüm işlemler yapılmıştır. Davacının iddia ettiği üzere müvekkilim davacıya "kavrama takımında bir sorun olmadığını" asla söylememiştir. Kaldı ki böyle bir ifade kullanılmış olsaydı fatura içeriğinde de görüleceği üzere 1. Ve 10.satırda "kavrama" ile ilgili işlemler yapılmazdı. Davacı da fatura içeriğini görerek ve bilerek ödeme yapmıştır. Buna rağmen iddia edildiği gibi kavramada sorun olmadığının beyan edilmiş olması gerçeklikle uyuşmamaktadır.
3.Yapılan işlemlerden sonra araçta şanzımanla ilgili bir arızanın oluşması durumunda tüm parçaların değişimi yapılması gerektiği ve şanzımanla ilgili gerekli parça değişimlerine ilişkin bedellerde yardımcı olunacağı dahi açıkça ifade edilerek araç sahibine teslim edilmiştir.
4.Araç davacıya teslim edildikten sonra davacı, araçtan birtakım uyarılar aldığını ifade ederek müvekkile mesaj atmıştır. Müvekkil de sorunun giderilmesi için aracın tekrar getirilebileceğini, önceki ifade edildiği gibi araca yeniden bakılabileceği, bu seferki sorunun tespitinin yapılacağı ifade edilmiştir. Söz konusu beyanlara ilişkin mesaj yazışmaları dahi bulunmaktadır.
5.Bunun üzerine davacı aracı tekrar müvekkil servisine getirmiş, yapılan test sürüşü ve incelemede başka bir arızaya rastlanmış, ilk gelindiğinde de söylendiği üzere şanzımanda oluşan sorun veya sorunların tamiratla giderilmesinin zor olduğunu, bahsi geçen parçaların tamamen değişmesi gerektiğini, yardımcı olmak adına önceki yapılan tamirat bedellerinin mahsup edilebileceği, işçilik alınmayacağı, tüm kolaylığın sağlanacağı tekrar dile getirmiştir. Ancak davacı bu olumlu yaklaşımı kabul etmeyip aracı alıp götürmüştür. Davacının tüm bu görüşmeler yapılmamış gibi hiçbir müdahale ve işlem yapılmamış gibi tüm fatura bedelinin iadesini talep etmektedir. Oysa açıklandığı üzere davacıya daha işin en başında arızasının önemli bir arıza gibi göründüğü ve "kavrama takımı", "şanzıman hidrolik beyin" gibi önemli birtakım parçaların tamamen değişmesi gerektiği, ancak maliyetinin yüksek olduğu bu nedenle öncelikle tamir etme yöntemi denenebileceği ifade edilmiş ve davacı tarafından bu yöntem kabul edilmiştir. Ancak çözüm olmaması durumunda bu parça değişimlerinin yapılması gerekeceği de defalarca ifade edilmiştir. Buna rağmen davacının hiçbir işlem yapılmadığını iddia etmiş olması haksız ve hakkaniyete aykırıdır.
6.Davacı dilekçesinde tüm bu süreçten sonra aracı müvekkil servisinden alıp, ----ve başka ustalara gösterdiklerini, bu kadar kısa zamanda tamir edilemeyeceğini, şanzımanın hiç açılmadığını söylediklerini iddia etmiştir.
7.Sözkonusu iddialar farazi ve doğruluğu ispatlanmamış ifadelerdir. Bu nedenle dava konusu husumete delil teşkil etmesi mümkün değildir. Ayrıca her ustanın, her servisin çalışma, tamir, test vs uygulama işlemleri birbirinden farklılık gösterebilir. "Biz birkaç ustadan görüş aldık. Bu tamir yapılmamış" demek işin tamamen doğasına ve gerçekliğe aykırı, farazi ifadelerdir. Davacının bu iddia ve ifadelerinin dikkate alınması imkanı bulunmamaktadır.
8.Davacı dava dilekçesinde ayrıca ---- Sulh Hukuk Mahkemesi ----- dosyası nezdinde tespit yaptırıldığı, bu tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda; "şanzımanın hiç açılmadığı/sökülmediği" yönünde rapor verdiğini ifade etmiştir. Ancak sözkonusu tespit gıyapta, müvekkilden hiçbir beyan ve görüş alınmadan, üstelik bilirkişinin kendi ifadelerinde de belirttiği üzere aracın kapağı dahi açılmadan sadece ilk görüşte verilen kanaate göre oluşturulmuş bir rapordur. Söz konusu rapora karşı itiraz ve beyanlarımız sunulmuş olup, bu dilekçemizde de tekrar dile getirmek zaruretimiz doğmuştur. Şöyle ki;9.Tespitin karşı tarafın da hazır olduğu halde yapılması esastır. Bu nedenle öncelikle tespit talebinin muhataba tebliğ edilmesi ve tespitin muhatabın bilgisi dahilinde yapılması esas olandır.
10.Tespit isteyen taraf tespit talebinde özetle; "-----plaka sayılı ----- marka aracın şanzıman sorunu olduğunu, bunun tamiri için davalılara başvurulduğunu, ancak davalıların araç şanzımanını hiç sökmediğini, 22.07.2022 tarihli faturadaki işlemleri hiç yapmadan fatura bedelini tahsil ettiklerini" iddia ederek , faturadaki işlemlerin yapılıp yapılmadığının, yapılmamış ise mevcut arızaların giderilmesi için ne kadar süre ve tutar gerektiğinin vs tespitini talep etmiştir.
11.Sayın Bilirkişi tarafından sunulan raporda ise; 02.09.2022 tarihinde dava konusu aracın ----- kontrol edildiğini ve "...Şanzımanın hiç sökülmediği, cıvatalar üzerine sökme-takmaya dair herhangi bir iz olmadığı, hatta şanzımandan sızan yağlar sebebiyle 1 adet cıvatanın yüzeyinde oluşmuş olan kir tabakasının hala üzerinde mevcut olduğu görülmüştür. Şanzımandan yağ kaçağının devam ettiğinin tespit edilmiş olduğu" beyan edilmiştir. Tespit isteyen davacının da Sayın Bilirkişinin de beyanları ve iddiaları hatalıdır. Şöyle ki;
12.Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı talebinde; "faturada yazılı işlemlerin yapılıp yapılmadığı, yapılmamış ise mevcut arızaların giderilmesi için ne kadar süre ve tutar gerektiğinin" tespitini istemiştir. Sayın Bilirkişi raporunda bu konu ile ilgili; "Araçta mevcut arızaların ne kadar sürede ve ne kadar bedelle onarımının yapılacağı ise aracın şanzımanı açılmadan belirlemek mümkün değildir" şeklindeki ifadesi ile rapor düzenlemiştir.
13.Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere Sayın Bilirkişi gerekli incelemeyi yapmamış hatta araçtaki arızayı dahi tespit etmemiştir. Nitekim Sayın Bilirkişinin raporunda "davacının iddiasına göre 120 km sürati geçince oluşan arıza" test sürüşü ve denemeler yapılarak incelenmemiş ve arızanın temeli tespit edilmemiştir. Bu nedenle arızanın varlığı dahi bilirkişi raporuna göre tespit edilmiş değildir. Davacının iddia ettiği arıza başka bir arıza olup, müvekkilin tamirini gerçekleştirdiği sorun değildir. Davacının iddia ettiği arızanın müvekkilin tamir ettiği aynı arıza olduğu hususu zaten herhangi bir delille veya bilirkişi incelemesiyle tespit edilmiş de değildir. Daha en başında yeni meydana gelen arızanın ne olduğunun , ne zaman olduğunun tespiti gerekir.
14.Ayrıca arızaların ne kadar bedele tekabül ettiği ve ne kadar bedelle giderilebileceği konusunda Sayın Bilirkişi şanzımanın açılmadan tespiti yapılamayacağını ifade etmekle şanzımanı açmadığını sadece üzerinden baktığını ifade etmiştir. Bu şekilde bir arıza tespiti ve arıza bedeli tespit edilebilmesi mümkün de değildir. Bu nedenlerle eksik raporu kabul etmediğimizi tekrar belirtmekteyiz.
15.Sayın Bilirkişinin raporunda ifade ettiği " cıvatalar üzerine sökme-takmaya dair herhangi bir iz olmadığı, hatta şanzımandan sızan yağlar sebebiyle 1 adet cıvatanın yüzeyinde oluşmuş olan kir tabakasının hala üzerinde mevcut olduğu" şeklinde belirtiler ile şanzımanın hiç açılmadığı, belirtilen işlemlerin yapılmadığı gibi bir kanaate asla varılamaz. Nitekim davacı aracı müvekkilden 22.07.2022 tarihinde teslim almış bir süre kullanmış , üzerinden neredeyse 45 gün geçtikten sonra 02.09.2022 tarihinde huzurdaki bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bu süre içerisinde bahsi geçen bölge ve alanlarda yeniden toz ve kir tabakasının oluşması doğal bir durumdur. Civataların üzerinde sökme-takmaya dair bir iz kalmaması, bahsi geçen bölgede toz ve kir oluşumlarının devam ediyor olması ile tespite konu işlem ve tamiratların yapılmadığı kanaatine varmak imkansızdır. Bu işlemlerin yapılıp yapılmadığının anlaşılmasının tek kriteri bu göstergeler olamaz. Teknik olarak bu yorumun yapılması mümkün değildir.
16.Ayrıca davacının kendisi dahi şanzımana müvekkilden önce ---- ve ----bulunan başka servislerce de müdahale edildiğini ifade etmiştir. İddia edildiği üzere müvekkilim şanzımanı hiç açmadıysa; o halde bu servislerde de mi şanzıman açılmamış veya herhangi bir işlem yapılmamıştır ? Sayın Bilirkişinin şanzımana hiç dokunulmadığına ilişkin tespitinin hatalı olduğu sırf buradan dahi açıkça anlaşılmaktadır.
17.Sayın Bilirkişiden beklenen; faturada gösterilen işlerin tek tek yapılıp yapılmadığının teknik açıdan gerçekçi delil ve tespitlerle ortaya konmasıdır. Ancak Sayın bilirkişi bahsi geçen civatanın üzerinde biriken tozdan bahsi geçen işlemlerin yapılmadığı yönünde beyan vererek raporu gerçeklikten ve hayatın olağan akışından uzak bir noktada bırakmıştır.
18.Davacı ayrıca dava dilekçesinde; " Araca hiçbir işlem yapılmamış olmasına rağmen davalılar tarafından tahsil edilen ücret halen davalılar uhdesinde olup, bu tutarın ödeme tarihinden itibaren faizi ile iadesinin istenmesi hukuka uygundur." şeklindeki iddiası ile aracın şanzımanının hiç sökülmediği ve tamiratın yapılmadığı haricinde faturadaki diğer işlemlerin de uygulanmadığı iddia edilmiştir.
19.Ancak faturada şanzıman arızası ile ilgisi olmayan---- no'lu Bagaj kilit kapağı, ---- no'lu sol arka porya bilyası, ----- no'lu tesisat tamir ve değişimler de yapılmıştır. Bu konuda Sayın Bilirkişi raporunda herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Davacı "hiçbir işlem yapılmamıştır" beyanı ile bu kalemlerin de yapılmadığını mı yoksa şanzımana ilişkin işlemlerin mi yapılmadığını kastetmektedir ? Bu hususun davacı tarafından açıklanmasını talep ediyoruz.
20.Davacı dilekçesinde ayrıca icra takibine itiraz etmiş olduğumuz için İcra İnkar tazminatına hükmedilmesini de talep etmektedir. Oysa alacaklının icra takibindeki iddiaları şanzımanın hiç açılmadığı, faturada belirtilen tamirat ve işlemlerin hiç yapılmadığına ilişkin olduğu için teknik inceleme ve yargılamaya muhtaç konulardandır. Bu nedenle ispatlanmamış iddialara dayanarak icra takibi ikame edilmesi haksız olduğu gibi huzurdaki icra takibine karşı itirazımız yerinde ve doğrudur. Bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekmektedir." denmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, araç tamir ve bakımına ilişkin eser sözleşmesi kapsamında eksik ifa nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalının bildirmiş oldukları tanıklar dinlenmiş hiçbir işlem yapılmadığı dile getirilen şanzıman arızası süreci hakkında tanık beyanları alınmıştır.07/12/2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi ve otomotiv bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 09/02/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştirEser sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu 470. ve 486. maddeleri arasında düzenlenip md.470’de, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Sözleşmenin her iki tarafının da bu borçları üstlenmesi sebebiyle tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Sözleşmenin meydana gelmesi için tarafların, yüklenicinin meydana getirmeyi üstlendiği eser ve bunun karşılığında ödenecek bedel hususunda anlaşması gereklidir. Taraflar arasındaki hukuki ilişkiye konu uyuşmazlıkta uygulanacak hükümler eser sözleşmesine göre belirlenecektir.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça Türk Medeni Kanununun 6. Maddesi uyarınca taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Diğer bir ifadeyle 6100 sayılı Hmk'nın 190.maddesi uyarınca iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altındadır. Bu ilkeleri eksik işlerin varlığı ve kim tarafından giderildiğinin değerlendirilmesi kapsamında değerlendirdiğimizde kural olarak eksik işlerin varlığını iş sahibi giderildiğini ise yüklenici ispatlamalıdır.Somut olayda davalı vekili her ne kadar dava dilekçesi ile eksik ifa iddiasında bulunsa da mahkememizce aldırılan ve 06.09.2022 tarihli delil tespiti ile alınan bilirkişi raporunda bulunan farklılıkları ve eksiklikleri açıklayarak oluşacak çelişkileri giderir mahiyette ki 05.02.2024 tarihli teknik bilirkişi heyeti raporunda tespit edildiği üzere davalının, eksik iş yaptığına dair herhangi bir delilin, dosya muhteviyatında olmaması sebebi ile yapılan keşif ve incelemelerde, davacının iddiaları ile ilgili kanaatin oluşmasının mümkün olamayacağının rapor edildiği bu haliyle ispat yükü üzerinde olan davacının davasını ispat edemediği görülmekle davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 358,27 TL harcın düşümü ile geri kalan 69,33‬ TL harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalılar kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-3.200,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı.