T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/19 Esas
KARAR NO: 2024/334
DAVA: İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/01/2023
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 06/01/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ortaklıktan ve mal alım satımından kaynaklanan borç ilişkisi nedeniyle çek düzenlendiğini ve müvekkile çek karşılığı ödeme yapılmadığını, ilgili tarihte tarafların ticari ilişkileri devam ettiği için çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediğini ancak müvekkilin genel hükümler çerçevesinde davalıdan alacak hakkı olduğunu, çekin vasfını kaybettiği için ilamsız icra yoluna başvurulduğunu, ancak davalının takibe itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesini, müvekkil yararına %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sunduğu çek üzerindeki tarihin karalanarak paraf atıldığını, çekte tahribat olduğunu imzanın müvekkile ait olmadığını, bu hususun incelenmesini talep ettiklerini, icra takibine süresi içerisinde itiraz edildiğini ve davacıya herhangi bir borç bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, açık hesap ilişkisine dayalı ----- sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.Talimat mahkemesince alınan 02.05.2023 tarihli rapor sonrası 07/12/2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 24/01/2024 tarihli kök ve sonrasında itirazlar üzerine 26.03.2024 tarihli ek bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının anlaşıldığı tarafların kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalının taraf ticari defterlerinde 68.463,14 TL alacaklı olarak görünüp defterlerin birbiriyle uyumlu olduğu ve davacı aleyhine delil teşkil ettiği her ne kadar davacı vekili dava konusu 86977073 sıra numaralı 65.000,0 TL bedelli çekin sebeen mücerret olduğunu ticari defterlere kaydının zorunlu olmadığını iddia etmiş ise de dava konusu çekin süresinde ibraz edilmediği ve kambiyo vasfını kaybettiği adi senet dahi sayılmadığı bu haliyle ispata yönelik başkaca delil sunamayan davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince ----- sayılı dosya ile mahkememiz dosyasının birleştirilmesi talebi mahkememiz dava konusunun salt-------sayılı dava konusunun ise sıralı faturalara dayalı olması kaldı ki ilgili mahkemenin takas mahsup itirazı sebebiyle mahkememiz dosyasını bekletici mesele yapması dikkate alındığında birleştirme talebinin reddine karar verilmiştir.Davacının takip başlatmakta kötü niyetli olmadığı, hukuk yargılamasına ilişkin ispat kurallarını yerine getiremediğinden davanın sübut bulmadığından reddedildiği gözetilerek bu hususun salt kötü niyete sebebiyet vermeyeceği kanaatine varılmış ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3- Peşin alınan 785,04 TL harçtan, alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 357,44 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
5-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!