WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/153
KARAR NO : 2024/290

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 03/03/2023
KARAR TARİHİ : 16/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;---- ili, ----- ilçesi 26.07.2021 günü saat 12.00 sıralarında Davalı sürücü ---- - sevk ve idaresindeki "-----" plakalı aracı ile ----İstikametini takiben ---- -. Kavşağından sağa dönüş yapmak istediği esnada aracının sol ön kısmı ile --- -. - - Bulvarı istikametine seyreden sürücü ---- sevk ve idaresindeki "------" plakalı aracın sağ arka kapı kısmına çarpması ile kaza meydana geldiğini, anılan kaza nedeniyle müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını ve hastaneye sevk edildiğini, kazanın gerçekleşmesinde----- plakalı aracın sürücüsü davalı ----- asli kusurlu olduğu kaza tespit tutanağından, alınan ifadelerden, bilirkişi raporundan ve yürütülen ceza soruşturmasından anlaşıldığını, -----Asliye Ceza Mahkemesi--- esaslı ceza dosyasında tesis edilen 26.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda "sanık sürücü----- %70 oranında kusurlu olduğu, müşteki sürücü----- %30 oranında kusurlu olduğu", 31.08.2022 tarihli ------ Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre "sanık ----- otomoli ile seyri esansında gereken dikkat ve özeni yola vermesi, kavşak mahalinden sağa manevra ile yola katılmadan önce ilk geçiş hakkını sağındaki kavşak kolundan düz seyirle gelmekte olan araca vermesi, katılımını uygun bir anda kontrollü gerçekleştirmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek yaklaşmakta olan araca rağmen seyrini sürdürmesi sonucu dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile asli kusurludur." şeklinde kusur oranları belirlendiğini, nitekim -----Asliye Ceza Mahkemesi ----- Sayılı kararında da davalının hukuka aykırı eyleminin tespit edildiğini ve cezalandırılmasına karar verildiğini, kaza sonucu müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, 16.02.2022 tarihli -----Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Hastanesi Adli Tıp Polikliniği Adli Bilirkişi Uzmanlar Kurulu Raporu'nda; müvekkilin 26.07.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası ile arızaları arasında illiyet bağı bulunduğu, tüm vücutta sürekli engellilik oranının %29, tıbbi iyileşme süresinin 135 güne kadar uzayabileceği ve müvekkilin bu süreçte %100 malul sayılması gerektiği ve 45 güne kadar başkasının bakımına muhtaç durumda sayılacağı belirtildiğini, manevi tazminat talebinde bulunduklarını, ----plakalı aracın----- poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi, ihtiyari Mali Mesuliyet Sigortasını kapsamakta olup bu poliçe davalılardan,------ tarafından yapıldığını, bahse konu kazada oluşan manevi zarardan araç maliki ile birlikte kazaya konu ----- plakalı aracı ihtiyari Mali Mesuliyet Sigortası ile teminat altına alan------ poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kusuru ile kazaya sebebiyet veren araç sürücüsü davalı ---- ve söz konusu araç yönünden------ müvekkilinin uğradığı korku, şok ve üzüntü halinin bir nebze olsun düzeltilebilmesi için 150.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın 26.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu olan davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesini talep ettiklerini beyan ile, haklı davanın kabulünü, davalılardan manevi tazminat bedelinin müşterek ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı -----. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafça dosyaya sunulan trafik kazası tespit tutanağı ve poliçe ile de sabit olduğu şekilde, kaza tarihi 26.07.2021 olup, müvekkil şirket nezdinde kaza tarihinde geçerli herhangi bir poliçe bulunmadığından, davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davaya konu kaza 26.07.2021 tarihinde meydana gelmiş olup, davacı tarafça da dosyaya sunulan ----- plakalı araca ilişkin kasko poliçesi incelendiğinde de görüleceği üzere, ----- numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesinin 18.12.2021- 18.12.2022 vadeli olduğu, tanzim tarihinin 08.12.2021 olduğu, kaza tarihinde müvekkili şirket nezdinde düzenlenmiş kaza tarihini kapsar kasko poliçe söz konusu olmadığı sabit olup,-----plakalı araca ilişkin SBM kayıtlarının celbi halinde bu husus sübuta erecek olmakla, davacı taleplerinin müvekkil şirket yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, hiçbir talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olup, davacı tarafça, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsüne ve araç sürücüsüne atfedilen kusur oranına itiraz ettiklerini, kusur incelemesinin---- Trafik ihtisas Dairesince belirlenmesini talep ettiklerini, müvekkili şirkete huzurda görülmekte olan dava öncesi herhangi bir başvuru söz konusu olmayıp, müvekkili şirketin temerrüdü söz konusu olmadığını, davacının, huzurda görülmekte olan davaya konu trafik kazası sonucu herhangi bir maluliyeti, yaralanması söz konusu olmadığından manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini beyan ile, müvekkili şirket tarafından düzenlenen kaza tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan herhangi bir kasko poliçesi bulunmadığından, müvekkili şirket açısından davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle;-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------. sayılı dosyasında, dava dilekçesi 08.03.2023 tarihinde müvekkile tebliğ olunmuştur. Dava dilekçesine karşı süresi içerisinde cevap dilekçemizi sunmaktayız. Müvekkilime atfedilen iddiaları kabul etmemekteyiz. Haksız davanın reddini talep ediyoruz. Şöyle ki: Kazanın meydana geldiği yolda hız sınırı 30 km'dir. Kaza tespit tutanağında, katılanın hız sınırını aştığı hususu tespit edilmiştir. Katılan ise çelişkili bir şekilde, kollukta verdiği ifadesinde hız sınırını aşmadığını iddia etmiş; daha sonra da-----. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ifadesinde 50-60 km hızla gittiğini beyan etmiştir. Ancak olayın seyrine bakıldığında, davacının 50-60 km hızın da üstüne çıktığı görülecektir. Zira araçların çarpışmasının ardından katılanın aracı ters dönüp kaldırıma çıkmıştır. Bu şekilde bir kazanın ancak davacının aracının yüksek hızda trafikte seyretmesi sonucunda meydana geleceği açıktır. Kaza tespit tutanağında da davacının hız sınırını ihlal ettiği tespit edilmiştir. Davacının ----- Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ifadesinde, aracını harekete geçirdiği büfe ile kaza yeri arasında yaklaşık 100 metrelik mesafe bulunduğunu ve bu sebeple de hızlanacak kadar bir mesafesinin olmadığını iddia etmiştir. Ancak ------ üzerinden büfenin ve kaza yerinin arasındaki mesafe ölçüldüğünde, yaklaşık 450 metrelik mesafe olduğu görülecektir. Bu uzaklıktaki bir aracın yüksek hızlara çıkabileceği açıktır. Müvekkilim de yaklaşık 450 metrelik bu mesafeden katılanın aracını görmüştür. Ancak saatte 30 km hız sınırı olan yolda, davacının aracı yaklaşmadan dönüş yapabileceğini düşünmüştür. Davacının aracının hız sınırının üzerinde seyretmesi sebebiyle, müvekkilim henüz dönemeden çarpışma yaşanmıştır. Kazadan sonra katılanın yanına giden müvekkilim, katılanın emniyet kemerinin takılı olmadığını görmüş, sakatlanma ihtimali sebebiyle hareket etmemesi gerektiğini söylemiştir. Ancak davacı, doktor olan müvekkilimi dinlemeyerek araçtan inmiş ve yola uzanmıştır. Her ne kadar davacı, verdiği ifadede müvekkilimin kendisiyle kazadan sonra ilgilenmediğini iddia etmiş olsa da, doktor olan müvekkilim kazadan sonra davacının yanına giderek ilk değerlendirmesini yapmış ve yakında bulunan sağlık ekiplerinin kaza yerine yönlenmesine katkı sağlamıştır. Müvekkilim de kazadan çıkmış olmasına rağmen, kendisiyle ilgilenmek için yanına gelen sağlık görevlilerine izin vermeyerek, durumu hakkında endişelendiği davacıya yönlendirmiştir. Müvekkilim, kazanın ardından kendi sağlık durumunu kontrol ettirmek amacıyla ambulansa binmek yerine, polis ekipleriyle birlikte davacının yanında olmak adına hastaneye gitmiştir. Hem acil serviste hem de tedavi sonrasında hastanedeki odasında davacıyı yalnız bırakmamış, her türlü yardımı yapmıştır. Daha sonraki süreçte de hastanede davacının refakatçisi olan, eşi ----- Haninim telefon numarasını alıp düzenli olarak davacının durumunu takip etmiştir. Hatta kazadan sonraki cuma gününde davacının ateşi yükselmiş ancak ateşin neyden kaynaklandığına ve tedavi planlamasına dair doktorlarından bilgi alamamışlardır. Bunun üzerine müvekkilim, ilgili doktorla iletişimi sağlayıp konu hakkında gerekli bilgilendirmeyi ----- bizzat kendisi yapmıştır. Müvekkilim kanunen göstermesi gereken özen ve dikkat yükümlülüğünün tamamını göstermiştir. Meydana gelen elim kazada ihmali veya kastı bulunmamaktadır. Davacı yan, dava dilekçesinde kazadan sonra uzun süre hareket edemediğini beyan etmiştir. Ancak kazadan tam bir ay sonra, 29.08.2021 tarihinde davacının düğün yapıp evlendiği herkese açık olan sosyal medya hesaplarında görülmektedir. Davacının düğün öncesinde ve düğün sırasında gereken fiziksel yeterliliğe sahip olduğu görülmektedir. Bu sebeple iddia olunduğunun aksine, kaza sonrasında davacının uzun süren bir tedavi süreci geçirmediği ve normal hayatını idame ettirecek düzeyde sağlıklı olduğu açıktır. ------Şube Müdürlüğü'nün 09.11.2022 tarihli raporunda da aleyhimize olan hususları kabul etmemekle birlikte, "Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI" yönünde tespitte bulunulmuştur. Davacının kaza sonrasındaki omurgasından ve belinden yaralandığı düşünüldüğünde, emniyet kemerinin takılı olmadığı anlaşılmaktadır. Zira günümüzdeki araçların tamamında kullanılan üç nokta emniyet kemerlerinin, bir ara sokakta yaşanan bu boyuttaki bir kazada koruma sağlayacağı açıktır. Ayrıca davacı, doktor olan müvekkilimin uyarılarına rağmen yerinden kalkmış ve yola uzanmıştır. Şüphesiz ki, omurgasından ve belinden sakatlık geçiren bir yaralının hareket etmemesi gerekmektedir. Aksi takdirde kaza sonucunda meydana gelen yaralanmalar daha ciddi boyuta ulaşmaktadır. Bu nedenlerle, olayda meydana gelen sonuç ile müvekkilimin hareketi arasındaki illiyet bağı kesilmiştir. Eğer davacı kanunen göstermesi gereken dikkat ve özen yükümlülüğünü göstermiş olup hız sınırını aşmayarak emniyet kemerini takmış olsaydı, bu elim kaza daha hafif atlatılmış olurdu. Davaya konu olan olayda, davacıların desteğinin kullandığı motosiklete kasksız bindiği, motosikletin kendisini çeken aracın halatının dolanması sebebiyle meydana gelen trafik kazasında desteğin, trafik kazası ile husulü mümkün künt travmadan gelişen kafatası kemiği kırıkları ile birlikte beyin kanamasına bağlı komplikasyonlar sonucu vefat ettiği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Desteğin motosiklete kasksız olarak binmiş olması halinde 6098 Sayılı BK'nın 52. maddesi uyarınca zarar görenin müterafik kusuru kabul edilmeli ve bu sebeple de belirlenecek kusur oranında bir indirim yapılması zorunludur. Bu itibarla somut olayda yukarda anılan kanun maddesi gereğince tazminattan indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, bu hususun karar yerinde değerlendirilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir." Manevi tazminat, lehine hükmedilen kişi için bir zenginleşme sebebi olamayacağı gibi, aleyhine hükmedilen için de bir ceza niteliği taşımamalıdır. Ancak davacının talep ettiği miktar elem ve üzüntünün giderilmesi amacından çok müvekkile yüklenmeye çalışılan bir ceza, müvekkil üzerinden elde edilmeye çalışılan bir gelir niteliğindedir. Bu nedenle davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş manevi tazminat istemlerinin reddini talep ediyoruz..." şeklinde talep ve beyan etmiştir.

RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Davalı sürücü----plaka sayılı araç sürücüsü) ---- %90 (Yüzde Doksan) oranında (Asli) kusurlu olduğu, Davacı sürücü (----- plaka sayılı araçsürücüsü) ------ %10 (Yüzde On) oranından (Alt Düzeyde Tali) kusurlu olduğu, Davacı sürücü yönetimindeki aracın ilk darbeyi sağ yan arka kısımlardan aldığı hususu, davalı sürücünün bölünmüş yolda düz seyir halinde olan davacı sürücüyü gördüğünü belirttiği hususu, çarpışma noktasının kavşaktaki konumu, araçların hasar durumları ve son konumları da dikkate alındığında,-----Trafik İhtisas Dairesi'nin 31/08/2022 tarih ve ------ sayılı raporunun kısmındaki kusur değerlendirmesine tarafımızca uyulduğu (Bu raporda; Sanık sürücü ----- Asli kusurlu olduğu, Müşteki sürücü ------ Alt Düzeyde Tali kusurlu olduğu müşterek kanaati belirtilmiştir) (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu) Davaya konu trafik kazası 26.07.2021 tarihinde meydana geldiği tespit edilmiş olup, davalı -----tarafından tanzim olunduğu bildirilen ------- numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi 18.12.2021 - 18.12.2022 tarihleri arasını kapsamaktadır. Bu itibarla, davalı -----tarafından tanzim olunan ------ numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi, davaya konu 26.07.2021 trafik kaza tarihini kapsamaması nedeniyle, iş bu dosyada davacı tarafın manevi tazminat talepleri, davalı sigorta kuruluşunun söz konusu poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, manevi tazminat davasına ilişkindir.Deliller toplanmıştır------Asliye Ceza Mahkemesinin ------.sayılı ve----- karar sayılı ilamında ---- hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan 10.000 TL adli para cezasına çarptırıldığı, cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 31/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; "
− Davalı sürücü (----- plaka sayılı araç sürücüsü) ------ %90 (Yüzde Doksan) oranında (Asli) kusurlu olduğu,
− Davacı sürücü (-----plaka sayılı araç sürücüsü)----- %10 (Yüzde On) oranından (Alt Düzeyde Tali) kusurlu olduğu, " yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu, aynı bilirkişi raporunda -----Trafik İhtisas Dairesi’nin 31/08/2022 tarih ve ----- sayılı raporunun sonuç kısmındaki kusur değerlendirmesine uyulduğu bildirilmiştir.
Yargıtay ----- Hukuk Dairesinin güncel ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında; "Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise ----İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin ---- Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında ---- 26/07/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde ----- Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi ---- Anadbilim Dalı Başkanlığı 31/10/2022 tarih ve ----- sayılı raporunda davacının tüm vücutta sürekli engellilik oranının % 29 olduğu bildirilmiştir. Davaya konu trafik kazası 26.07.2021 tarihinde meydana geldiği tespit edilmiş olup, davalı ------ tarafından tanzim olunduğu bildirilen ------ numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi 18.12.2021 - 18.12.2022 tarihleri arasını kapsamaktadır. Bu itibarla, davalı ----- tarafından tanzim olunan ------ numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi, davaya konu 26.07.2021 trafik kaza tarihini kapsamadığı tespit edilmiştir.Davacı yan vekili davada kazaya sebebiyet veren sürücü ve araç sigortacısı aleyhine açtığı davada manevi tazminat talebinde bulunmuştur.Dava dilekçesi incelendiğinde davacı için 150.000 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.Dava dosyasında mevcut ---- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 15/03/2023 tarihli cevap yazılarına ekli davacı için düzenlenmiş sosyal ve ekonomik durum araştırma zaptında davacı ---- işçi olduğu, gelirinin 13.500 TL olduğu, eşinin noterde çalışan olduğu, üzerine kayıtlı her hangi bir taşınır ve taşınmaz mal varlığının bulunmadığı belirtilmiştir.
Dava dosyasında mevcut ----- İlçe Emniyet Müdürlüğü'nün 15/03/2023 tarihli cevap yazılarına ekli davalı için düzenlenmiş sosyal ve ekonomik durum araştırma zaptında davalının Doktor olduğu, 25.000,00 TL aylık ortalama gelirinin olduğu, bir çocuğunun olduğu, üzerine kayıtlı bir araç bulunduğu, üzerine kayıtlı taşınmaz mal varlığının bulunmadığı belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları ve dosya bir bütün olarak incelendiğinde; 26/07/2021 meydana gelen kazada davacının %10 kusurlu olduğu, davalı ----- mahkememiz kanaati ile uyumlu olacak şekilde % 90 kusurlu kabul edildiği, kaza nedeniyle davacının yaralandığı, iyileşme süresinin 135 günü bulacağı, maluliyet oranının % 29 olduğu anlaşılmaktadır.6098 sayılı borçlar kanununun 56. Maddesi " Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. " hükmüne haizdir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve ---- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Yapılan yargılama, toplanan deliller, davacının iddiası ve davalı ----- kazadaki kusur oranı dikkate alındığında davalı sürücünün % 90 kusurlu oluşu, taraflar hakkında ekonomik sosyal durum araştırmaları ve olayın (kazanın) oluş şekli, davacının maluliyet durumu ve oranı hep birlikte incelenip değerlendirildiğinde; huzurdaki davacının bizzat yaralanarak bu olay nedeni ile manevi ızdırap çektiği sabit bulunmuştur. Olaydaki kusur durumu, olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişimi, davalı sürücünün kusur oranı, eylemin niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü, hak ve nesafet ilkeleri, davacı ve davalıların sosyal ve mali durumları bir bütün olarak değerlendirilmiş davacıdaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacı ile takdiren kısa kararda belirtilen miktarda davacı lehine davalı sürücü aleyhine manevi tazminata karar verilmiştir. Davaya konu trafik kazası 26.07.2021 tarihinde meydana geldiği tespit edilmiş olup, davalı ----tarafından tanzim olunduğu bildirilen ----- numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi 18.12.2021 - 18.12.2022 tarihleri arasını kapsamaktadır. Bu itibarla, davalı ---- . tarafından tanzim olunan ----- numaralı Genişletilmiş Kasko Poliçesi, davaya konu 26.07.2021 trafik kaza tarihini kapsamaması nedeniyle, iş bu dosyada davacı tarafın manevi tazminat talepleri, davalı sigorta kuruluşunun söz konusu poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketi hakkında açılan dava bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Açılan iş bu davada sigorta şirketine karşı açılan davalarda zorunlu arabuluculuk müessesesinin bulunması nedeniyle davacının arabuluculuğa başvurduğu, bu nedenle arabuluculuktan kaynaklı masraf oluştuğu, sigorta şirketi haricindeki davalıya karşı açılan davada zorunlu arabuluculuk şartının olmadığı, davacının davalı sigorta şirketine karşı açmış olduğu tazminat davasında ret kararı verildiği hususları hep bir arada değerlendirilerek zorunlu arabuluculuk masrafının davacıya yükletilmesine karar verilmiştir.
Manevi tazminat davalarında vekalet ücreti nispi esasa göre takdir edilir. Avukatlık Asgari Ücret tarifelerinin10/1 madde ve fıkrasına göre manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden tarifelerin üçüncü kısmına göre belirlenir. Bu cümleden olmak üzere davacının davalı ---- karşı açmış olduğu manevi tazminat davasında nispi vekalet ücretine hükmolunmuştur.
Davalı sigorta şirketine karşı manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat davasının tamamen reddi halinde, davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret tarifelerinin 2. Bölüm ve 2. Kısmına göre vekalet ücreti takdir edilir. Başka bir ifade ile bu halde davalı lehine maktu esasa göre vekalet ücreti hükmolunur. (-----)

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-DAVANIN KABULÜNE
A-Davacı --- için takdiren 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 26/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ---- alınarak davacı ----- ödenmesine,
B-Davalı sigorta şirketine karşı açılan davanın reddine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 10.246,5‬0 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 512,33 TL harçtan mahsubu ile bakiye 9.734,17‬ TL karar ve ilam harcının davalı -- ---- tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 24.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davalı sigorta davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı sigortaya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 512,33 TL peşin harç toplamı 692,23‬ TL ile 6.064,75 TL ( Bilirkişi ücreti, Kep reddiyatı, Posta masrafı, Elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 6.756,98‬ TL olan yargılama giderinin davalı ----- tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Arabuluculuk ücreti 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.