T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/123
KARAR NO : 2024/259
DAVA : Alacak (Hava Taşımacılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2023
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ve 3 arkadaşının 26.07.2022 ve 30.07.2022 tarihleri arasında ----- seyahat etmek amacı ile -----Acentesi ile anlaşmış ve otel+uçak+transfer paketi satın aldığını, acente tarafından, işbu paket kapsamında müvekkili ve arkadaşları adına davalı ----- uçak bileti satın alındığını, müvekkili ve arkadaşlarının 26.07.2022 tarihinde davalı şirkete ait ---- numaralı---- uçuş kodlu 18.30 uçağı ile ---- check-in işlemlerini yaparak, bagajlarını davalı şirkete güvenerek teslim ettiğini, ancak müvekkilinin ---- bulunan ---- iniş yaptıktan sonra, bagajını teslim almak için bavulların çıkış yaptığı alana gittiğinde, kendisine ait bagajın olmadığını fark ettiğini, derhal bavulunun bulunması amacı ile yetkili kişilere durumu bildirdiğini, müvekkilinin saatlerce bavulunu bulmak için havaalanında beklemesine ve çaba göstermesine rağmen, müvekkiline ait bavulun bulunamadığını, yetkili kişilere hasar ihbarında bulunduğunu, davalı şirket yetkilileri tarafından, müvekkilinin kayıp bagajı için -----Nolu rapor numarası verildiğini, davalı şirketin, müvekkili ile yaptığı telefon görüşmelerinde; zararın karşılayacağını belirtmesine ve bagajının kaybedilmesinin kendi kusuru nedeni ile meydana geldiğini kabul etmesine rağmen, müvekkili uzun süre beklettiğini ve en sonunda müvekkilimizden geri dönüş alınamadığı iddiasını ileri sürmekten geri durmadığını, müvekkilinin, uğramış olduğu zararı tazmin etmek amacı ile arabuluculuk başvurusunda bulunduğunu. ancak davalı şirket her ne kadar dosyaya sunduğumuz yazışmalarda da ortaya konduğu üzere; müvekkilimize ait bagajı kaybettiklerini ve bu durumdan dolayı üzgün olduklarını kabul etmelerine rağmen, arabuluculuk toplantısında müvekkiline hiçbir ödeme yapmayacaklarını belirttiklerinden anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, kaybolan bagajın içindeki eşyaları nedeniyle ikame eşya satın aldığını, kaybolan bagajın içeriğinde bulunan eşyalar ile birlikte ikame için alınan eşyaların bedelinin hesaplanarak müvekkilinin maddi zararının tazmini, müvekkili ile arkadaşlarının yargılama konusu tatili uzun süredir planladığı, herkesin bu tatile göre kendisini organize ettiği, davalı şirket yetkilisinin dikkatsiz ve özensiz davranması nedeni ile müvekkilinin bavulunun kaybolduğu, tatili süresince kayıp bagajını bulmaya çalıştığı, bu süreci tatil sırasında sürekli olarak takip etmek zorunda kaldığı, uzun süredir görmediği arkadaşları ile keyifli bir şekilde vakit geçiremediği, tüm seyahati boyunca stresli olduğu ve davalı şirketin kusurlu hareketinin müvekkili maddi ve manevi olarak ciddi anlamda olumsuz etkilendiği açık olduğundan, müvekkilinin maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesi amacı ile müvekkili lehine 10.000 TL manevi tazminat ve uğramış olduğu fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile sonradan artırılmak üzere kısmi dava olarak şimdilik 5.000 TL maddi tazminat talebimizin 26/07/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının kayıp bagaj iddiasına ilişkin Müvekkil Şirketin çözüm sunmak amaçlı bagaj etiketi talep ettiğini ancak davacının Müvekkil Şirkete bagaj etiketi sunmadığı görülmüştür. Müvekkil Şirket tarafından müşteri memnuniyeti amacı ile nezaket raporu oluşturulmuş ve davacının verdiği bilgiler doğrultusunda bagaj ile ilgili arama çalışmaları yapıldığını, ancak davacının etiket sunmamış olduğu bagaja bu şekilde ulaşılamadığını, bagaj fişi sunmayan ve dolayısıyla bagajını teslim ettiğine dair belgesi olmayan davacının davasının reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; içindekilerle birlikte kaybolduğu öne sürülen bagajın ve içindeki eşyaların değerini ispatlayıcı fiş, fatura veya bu nitelikte herhangi bir belgenin dosyaya ibraz edilemediğini, ispatlanamayan zarardan dolayı, müvekkil şirketin sorumluluğuna hükmedilemeyeceğini, bir an için müvekkil şirketin sorumlu olduğu düşünülse dahi, somut uyuşmazlık hakkında Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekeceğini, davacı tarafın, kaybolan bagajın içeriğini belgelendirmesi ihtimalinde dahi müvekkil şirketin sorumluluğu sınırsız bir sorumluluk olmayacağı zira müvekkil şirketin sorumluluğunun sınırı, konvansiyon hükümlerinde açıkça belirlendiğini, bagajda temel olarak giysi taşınmasının esas alındığını, bagajda bulunmaması gereken eşyalardan dolayı şirketin sorumluluğuna başvurulamayacağını, bir an dahi kabul anlamına gelmemek kaydıyla davaya konu olaya müvekkil şirketin kusurunun sebebiyet verdiği kabul edilse dahi, davacının manevi tazminata hak kazanamayacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, manevi tazminat miktarının zenginleşmeye yol açacak miktarda olmaması gerektiğini, bu bağlamda davacının 10.000 TL tazminat talep etmesinin zenginleşme amacı güttüğünün aşikar olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER:
Vergi Dairesinden gelen yazı cevapları, ---- Ticaret Odasından gelen yazı cevabı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.06.04.2023 tarihli ara karar ile dosyanın Uluslararası Nakliyat Uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 24.07.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Maddi tazminat talebi bakımından; Dava konusu olayda davacının kayıtlı bagajının, Uluslararası Havayolu ile yolcu taşıması esnasında davalının sorumluluğunda zayi olduğunun sabit olduğu, Uygulanması gereken hukuk olan Montreal Konvansiyonu 22’nci madde 2.paragraf gereğince, davalı havayolu şirketinin 1.288,00SDR sorumluluk sınır altında kalan davacının kaybolan bagaj muhtevası için hesaplanan toplam 23.578,44TL zararını tazmin ile yükümlü olacağı, Manevi tazminat talebi bakımından; Yargıtay içtihatları ve TBK m. 58 ve 49 hükümleri uyarınca “manevi tazminatın şartlarının” oluşup oluşmadığı, TBK m. 49 hükmü gereğince manevi zararın-kusurun-illiyet bağının olup olmadığı, Üzüntünün “kişilik hakkının ihlali sonucunda” oluşması gerektiğinden davacının bahsi geçen olay neticesinde kişilik hakkının zedelenip zedelenmediği ve bunun ispatlanıp ispatlanmadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
26.10.2023 tarihli ara karar ile dosyanın Uluslararası Nakliyat Uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi ek raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 19.02.2024 tarihli bilirkişi ek raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi ek raporunda özetle; Maddi tazminat talebi bakımından; Dava konusu olayda davacının kayıtlı bagajının, Uluslararası Havayolu ile yolcu taşıması esnasında davalının sorumluluğunda zayi olduğunun sabit olduğu, Uygulanması gereken hukuk olan Montreal Konvansiyonu 22’nci madde 2.paragraf gereğince, davalı havayolu şirketinin 1.288,00SDR sorumluluk sınır altında kalan davacının kaybolan bagaj muhtevası için hesaplanan toplam 23.578,44TL zararını tazmin ile yükümlü olacağı, Manevi tazminat talebi bakımından; Yargıtay içtihatları ve TBK m. 58 ve 49 hükümleri uyarınca “manevi tazminatın şartlarının” oluşup oluşmadığı, TBK m. 49 hükmü gereğince manevi zararın-kusurun-illiyet bağının olup olmadığı, Üzüntünün “kişilik hakkının ihlali sonucunda” oluşması gerektiğinden davacının bahsi geçen olay neticesinde kişilik hakkının zedelenip zedelenmediği ve bunun ispatlanıp ispatlanmadığı, hususunu takdirin, münhasıran Sayın Mahkeme’ye ait olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, havayolu taşıma hizmet sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir.
---- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi'nin
------ Esas ve ---- karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin olmak üzere;---- Tüketici Mahkemesince, uyuşmazlığın hava yolu taşımacılığından kaynaklandığı davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.
----Asliye Ticaret Mahkemesince,uyuşmazlığın tüketici işleminden kaynaklandığı davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı havayolu firmasından gidiş-dönüş uçak bileti satın aldığını, gidiş kısmında herhangi bir sorun yaşamadığı halde dönüşte valiziyle ilgili sorun yaşadığını, kendisinin valiz hakkının olmasına rağmen davalı havayolu firmasının çalışanının kendisinin valiz hakkının olmadığını, bu nedenle valizinin uçağa alınmayacağını, eğer 86 USD bedelinde valiz hakkını satın alması halinde valizinin uçağa alınacağının açıklandığını, o gün ne yapacağını bilemediği için 86 USD ödeme yaptığını, ancak davalı havayolu şirketinin bu tutarı almasının haksız olduğunu, bilet bilgileriyle bu durumun ortaya çıkacağını, yaşanan olaylar nedeniyle manen zarara uğradığını ileri sürerek, 1.666,66 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davalının menkul ve gayrimenkullerinin üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Buna göre davacı davalı havayolu şirketi tarafından ayıplı hizmet ifası nedeniyle tazminat talebinde bulunmaktadır.Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2018 gün ve -----sayılı kararında da belirtildiği üzere, ticari ve mesleki olmayan amaçla havayolu ile yolculuk yapılması durumunda tüketici mahkemesinin görevli mahkeme olduğu belirtilmiştir.(Benzer nitelikte, uluslararası uçuşlara ilişkin ayıplı hizmet veyahut ademi ifasına dair Yargıtay ---- HD----BAM ---- HD -----BAM ---- HD---- BAM----- sayılı kararları ve diğer kararları).Dosya kapsamında, davalı hava yolu şirketi aracılığıyla yurt dışı seyahat yapmak isteyen davacının, ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğine dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacının tüketici sıfatını haiz ve söz konusu işlemin tüketici işlemi olması nedeniyle davaya bakmak göreve tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır." şeklinde gerekçelere yer verildiği görülmüştür.
Dava dilekçesinde; "Müvekkilimize ait bavul içerisinde lüks eşyaları dahil olmak üzere yaz tatili için gerekli olan tüm eşyaları bulunmaktadır." şeklinde beyanda bulunulmuştur.
Netice itibariyle davacı davalı havayolu şirketi tarafından ayıplı hizmet ifası nedeniyle tazminat talebinde bulunduğu, Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2018 gün ve ----- sayılı kararında da belirtildiği üzere, ticari ve mesleki olmayan amaçla havayolu ile yolculuk yapılması durumunda tüketici mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında davalı hava yolu şirketi aracılığıyla seyahat yapmak isteyen davacının, ticari veya mesleki amaçla hareket ettiğine dair herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, dava dilekçesi içeriğinden davacının tatil amaçlı seyahatte bulunduğu, görev uyuşmazlıklarına bakan ----BAM ----. Hukuk Dairesinin güncel ---- Esas ve ---- karar sayılı ilamında göreve ilişkin yukarıdaki şekilde tespit ve değerlendirmelerde bulunduğu hususları hep bir arada değerlendirilerek davada asliye ticaret mahkemelerinin görevli olmadığı anlaşılmıştır.Sonuç olarak, HMK 1 maddesi gereğince görev kamu düzeninden olup, yine HMK 114 maddesine göre dava şartı hakimin re'sen incelemesi gereken hususlardan olduğundan ve yine HMK 115 maddesine göre mahkememizin her aşamada görevi resen göz önüne alması gerektiğinden mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın HMK'nun 114/1-C ve 115/2. maddeleri uyarınca görevsizlik nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2- HMK.20/1. maddesi uyarınca, kararın kesinleşmesinden itibaren (süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren) 2 hafta içinde mahkememize başvurularak dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın bu davaya bakmaya görevli ---- TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi taktirde HMK.20/1. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3- Gider avansının kullanılmayan bölümünün görevli mahkeme veznesine yatırılması için ilgililerine iadesine,
4- HMK' nun 331/2. maddesinde yapılmış olan 'görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği' şeklindeki düzenleme nazara alınarak, yargılama giderleri konusunda bu aşamada bir karar verilmesine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere tensiben verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!