WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/623
KARAR NO : 2024/292

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/09/2022
KARAR TARİHİ : 16/05/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından 10.05.2022 tarih ve ----- nolu e-fatura düzenlemiş ve davalıya teslim edildiğini, davalının bu faturaya karşı 8 günlük yasal sürede her hangi bir cevap ve itirazda bulunmadığını, müvekkili şirketin takibe konu faturadaki mal ve hizmeti davalı şirkete teslim etttiğini, davalı şirketten takibe konu faturadaki mal ve hizmet tesliminin yapılmadığı, eksik ve hatalı yapıldığı ve/veya ayıplı yapıldığına dair bugüne kadar iletilmiş bir ihbar/ihtar bulunmadığını; ----- İcra Müdürlüğü'nün ------sayılı dosyasıyla başlatılılan takibe, borçlunun takip borçlusunun alacaklısına karşı borcu bulunmadığını belrterek itirazda bulunduğunu takibin durdurulduğunu, arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davanın kabulüne, davalının -----İcra Müdürlüğü----- sayılı dosyası ile başlatılan takibe itirazının iptaline, takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'ndan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ve arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlıkla sonuçlanması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT tarifesi gereğince maktu vekalet ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirketin elektrik ve kamera sistemi hizmeti verilmesi konusunda anlaştığını, ancak davacı tarafından taahhüt edilen hizmetlerin gereği gibi ifa edilmediğini, hizmetin eksik ve ayıplı olduğunu, durum davacı tarafa bildirildiğinde davacı tarafça cihazlara müdahale de bulunulduğunu ancak mevcut durumun eskisinden daha kötü hale geldiğini, müvekkilince büyük biryatırımla yapılan önceki kamera sisteminin davacı tarafından sökülerek daha da büyük yatırımla yeni sistemin kurulduğunuancak eskisinden daha kötü bir performansla karşılaşıldığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacının icra inkar tazminatının şartları oluşmadığından inkar tazminatı taleplerinin de reddini talep ettiklerini, davacı şirketin müvekkiline haksız takip başlattığından dolayı davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek yasal haklarının saklı kalması kaydıyla, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini, karşı tarafın kötü niyet tazminatı ödemesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle;"Davacı ----- incelenen defterlerinin, TTK. md. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu; Davalı ------18.11.2022 tarihinde Sayın Mahkemenize sunduğu yerinde inceleme dilekçesinde bildirilen yetkili kişiye inceleme için gerekli bilgi ve belgelerin neler olduğu telefon ve mesaj ile bildirilmiş ve birkaç kez yeniden talep edilmesine rağmen raporumuzun yazılış tarihine kadar inceleme için talep ettiğimiz gerekli bilgi ve belgelere ait herhangi bir cevap alınmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış sayılacakları karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ----- Gazetede yayımlanan ----- sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı ve haklarında TTK 83, 84, 85 ve HMK 2019-222 maddelerinin uygulanacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ----incelenen 2022 yılı kayıtlarına göre, davacı ----- açık hesap ilişkisinden kaynaklı 25.07.2022 takip tarihi itibariyle davalı ----- 45.099,86 TL alacaklı olduğu; Davacı tarafından davalıya düzenlenmiş 10.05.2022 tarihli ------ numaralı 45.099,86 TL tutarlı e-faturanın davacının incelenen ticari defterlerinde 10.05.2022 tarihli ----- yevmiye numası ile kayıtlı olduğu, söz konusu faturanın e-arşiv kapsamında elektronik ortamda davalıya iletildiği, takip ve dava konusu edildiği; Davalı yanın, davacı tarafından düzenlenmiş 10.05.2022 tarihli ------ numaralı 45.099,86 TL tutarlı e-faturaya yasal süre olan 8 gün içinde itiraz ettiğine veya iade faturası düzenlediğine dair dosyada mevcut belge ya da bilginin bulunmadığı; Davacı ----- davalı ----- 2022/05 döneminde 1 adet belge ile KDV hariç 38.220 TL tutarında satım yaptığını, davalı ----- 2022/05 döneminde 1 adet belge ile KDV hariç 38.220 TL tutarında alım yaptığını Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettikleri, Davacının bu beyanının incelenen kayıtları ile uyumlu olduğu ve davaya konu fatura ile ilişkili olduğu ile tarafların Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettikleri Ba Bs Formlarında mutabık oldukları; Davalı ------ söz konusu güvenlik sistemi ve elektrik malzemelerini davacı ------ satın aldığı, fakat 25/11/2022 tarihi saat :11.00 'de yapılan keşifte söz konusu malzemelerin davalının belirttiği taşınmazın adresinde bulunmadığı , davalı tarafın söz konusu güvenlik sistemi ve elektrik malzemelerini satın aldığı halde güvenlik sistemi ve elektrik malzemelerinin bedellerini ödemediği ve/veya güvenlik sistemi ve elektrik malzemelerini davacıya teslim etmediği tespit edildiği, bu yüzden davalının kusurlu olduğu," şeklinde sonuç ve kanaatlerine varıldığı beyan edilmiştir.

EK RAPOR: Bilirkişi ek raporunda özetle; "Davacı ------ incelenen defterlerinin, TTK. md. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu; Davalı ------18.11.2022 tarihinde Sayın Mahkemenize sunduğu yerinde inceleme dilekçesinde bildirilen yetkili kişiye inceleme için gerekli bilgi ve belgelerin neler olduğu telefon ve mesaj ile bildirilmiş ve birkaç kez yeniden talep edilmesine rağmen raporumuzun yazılış tarihine kadar inceleme için talep ettiğimiz gerekli bilgi ve belgelere ait herhangi bir cevap alınmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış sayılacakları karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli ----- yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı ve haklarında TTK 83, 84, 85 ve HMK 2019-222 maddelerinin uygulanacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davacı ----- incelenen 2022 yılı kayıtlarına göre, davacı -----açık hesap ilişkisinden kaynaklı 25.07.2022 takip tarihi itibariyle davalı ------ 45.099,86 TL alacaklı olduğu; Davacı tarafından davalıya düzenlenmiş 10.05.2022 tarihli ------ numaralı 45.099,86 TL tutarlı c-faturanın davacının incelenen ticari defterlerinde 10.05.2022 tarihli ----- yevmiye numarası ile kayıtlı olduğu, söz konusu faturanın e-arşiv kapsamında elektronik ortamda davalıya iletildiği, takip ve dava konusu edildiği; Davalı yanın, davacı tarafından düzenlenmiş 10.05.2022 tarihli ------ numaralı 45.099,86 TL tutarlı e-faturaya yasal süre olan 8 gün içinde itiraz ettiğine veya iade faturası düzenlediğine dair dosyada mevcut belge ya da bilginin bulunmadığı; Davacı -----davalı------2022/05 döneminde 1 adet belge ile KDV hariç 38.220 TL tutarında satım yaptığını, davalı ------2022/05 döneminde 1 adet belge ile KDV hariç 38.220 TL tutarında alım yaptığını Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettikleri, Davacının bu beyanının incelenen kayıtları ile uyumlu olduğu ve davaya konu fatura ile ilişkili olduğu ile tarafların Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettikleri Ba Bs Formlarında mutabık oldukları; 21.07.2023 Keşif tarihinde yerinde yapılan tespitlerde 10.05.2022 Tarihli ----- Numaralı e-faturada belirtilen ürünlerin yerinde bulunmadığı, tespit sırasında görülen Güvenlik Kamerası Sisteminin çalışmadığı, bu sistemin çalışabilmesi için eksik ürünlerin montajının yapılması ve sistem ayarlarının yapılması gerektiği, Mevcut Kamera Sisteminin eksik ve ayıplı olduğu, iş bu sistemin teslim alınma tarihi ile ayıp ihbarının ne zaman yapıldığına ilişkin tespit yapılamadığı, iş bu Güvenlik Kamera Sisteminin çalıştırılabilmesi için Davacı tarafın kamera sisteminin parçalarını bir biitün olarak getirip, montajını yapıp, sistemi test edip çalıştırarak Davalı tarafa çalışır vaziyette teslim etmesi gerektiği." şeklinde sonuç ve kanaatlerine varıldığı beyan edilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının faturadan kaynaklı davalıdan alacaklı bulunup bulunmadığı, taraflar arasında görülmekte olan -----. İcra Dairesinin ----- sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki alım satım ve montaj işine konu kameraların ayıplı olup olmadığı, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, davacının itirazının iptali davasını açmakta haklı olup olmadığı noktalarında ihtilafın toplandığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir
Taraflar arasında ticari ilişki kapsamında satışı ve montajı yapılan kamera sisteminin ayıplı olduğuna yönelik savunmaların yerinde olup olmadığının araştırılması amacıyla keşif yapılmış ürünler üzerinde yerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu hazırlattırılmıştır.Yapılan inceleme sonrası oluşturulan 05/08/2023 tarihli heyet raporunda konu ile alakalı olarak; "....iş bu sistemin teslim alınma tarihi ile ayıp ihbarının ne zaman yapıldığına ilişkin tespit yapılamadığı...." şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür.Benzer konuya ilişkin Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin ----- esas ve ------- karar sayılı ilamında; "Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir. Mahkemece tacirler arasında ayıp ihbarının TTK'nın 18/3 maddesine göre yapılacağı, davalının süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabülüne karar verilmiş ise de TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır. Kaldı ki ayıp ihbarı TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden değildir. Davalı tarafça 16.07.2014 tarihli fax ile ayıp ihbarında bulunulduğu ileri sürülmüş olup faksın davacı adresine ulaştığı davalı tarafından ispat edildiği takdirde faksla yapılan ayıp bildirimi ile ayıp ihbarının yapıldığının kabulü gerekir. Mahkemece bu konuda araştırma yapılarak dosyada bulunan faksın davacıya ait olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir." şeklindeki açıklamalarına istinaden davalı yanın ayıp ihbarı hususunda üzerine düşen edimi yerine getirip getirmediği irdelenmiş olup, bu husus bilirkişi incelemesinde göz önünde tutulması heyetten istenilmiş, oluşturulan 05/08/2023 tarihli heyet raporunda konu ile alakalı olarak; "....iş bu sistemin teslim alınma tarihi ile ayıp ihbarının ne zaman yapıldığına ilişkin tespit yapılamadığı...." yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek, incelettirmek ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 223. maddesine göre; alıcı, satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle anlaşılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Konuyla alakalı olarak, taraf şirketler arasında faturaya konu ürünlerin yerinde incelemesini yapan bilirkişi tarafından söz konusu ürünlerin 10/05/2022 tarihli ------ nolu 45.099,86 TL bedelli güvenlik kamerası sistemi kurulum ve devreye alma işi için düzenlenen fatura olduğu tespit edilmiştir. Davalı yan ayıplı mal savunmasında bulunmuştur. ------ mesajlarını delil olarak dosyaya sunmuştur. Davacı yan ise ayıp savunmalarına ilişkin olmak üzere 20/08/2022 tarihi itibariyle çalışır durumda teslim edildiğine ilişkin imzalı belgeyi dosyaya sunmuştur. Sunulan belgeye istinaden belgede ismi geçen çalışanını tanık olarak dinletmiş olup tanık ...'ın beyanlarından kamera güvenlik sisteminin eksiksiz olarak kurulumunun yapılıp teslim edildiği yönünde tanıklık beyanında bulunmuştur.Alınan bilirkişi raporları, mahkememizce icra edilen keşif, dinlenen tanık beyanları ve dosyaya sunulan ------- yazışmaları hep bir arada değerlendirilerek davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 20/08/2022 tarihli servis takip formu nazara alındığında işin 20/08/2022 tarihi itibariyle çalışır durumda teslim edildiğine ilişkin imzalı belgenin mevcut olduğu, davalı vekili tarafından mahkememize sunulan ayıp ihbarına ilişkin ----- yazışmalarının 20/08/2022 tarihinden önceki dönemlere ait olduğu, bu haliyle servis takip formunun düzenlenmesinden sonra davacı tarafa yapılan ayıba yönelik ihbar bildirimine ilişkin bilgi ve belgelerin mahkememize sunulmasının istenildiği ancak bu hususta davalı yanca her hangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı tespit edilmiştir. 10/05/2022 tarihli ------ nolu 45.099,86 TL bedelli güvenlik kamerası sistemi kurulum ve devreye alma işi için düzenlenen faturanın davacı yanca davalıya usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca söz konusu faturayı ticari defter ve kayıtarına aldığı, 8 günlük yasal süresi içerisinde ilgili faturaya itirazda bulunmadığı, ilgili vergi dairesine BA formu ile bildirimde bulunduğu, tarafların BS-BA formlarının uyumlu olduğu, söz konusu güvenlik kamera sisteminin 20/08/2022 tarihi itibariyle çalışır durumda teslim edildiğine ilişkin imzalı belgenin mevcut olduğu ve dosyaya ibraz edildiği, 20/08/2022 tarihinden sonra ayıba ilişkin ihbar yapıldığının davalı yanca ıspatlanamadığı, davacı şirket yetkilisinin huzurda yemin deliline başvurduğu, sonuç olarak davalı şirketin teslim aldığı ve ayıplı olduğunu ileri sürdüğü ürünlere/kuruluma ilişkin yasal süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı, bu haliyle davalı şirketin faturaya konu ayıplı olduğu ürünlere ve hizmete karşı yasal süresinde inceleyerek gerekli ayıp ihbarını yerine getirmediği, güvenlik sistemine ilişkin ürünler hakkında davacı şirkete süresinde ayıp ihbarında bulunulmamasının basiretli tacir gibi davranma sorumluluğuna aykırı olduğu hususları hep bir arada değerlendirilerek davalı şirketin ayıplı mal itirazının yerinde olmadığı ve satılanı bu haliyle kabul ettiği vicdani kanaatine ulaşılmıştır.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----- İcra Dairesi'nin -----sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığının anlaşıldığı, ihtilafa konu ürünlerin üzerinde yapılan inceleme neticesinde oluşturulan bilirkişi raporu hep bir arada değerlendirildiğinde davalının üzerine düşen ayıp ihbarını yerine getirdiğini ispatlayamadığı, taraf ticari defter ve kayıtlarından davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, bu haliyle bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen 10/05/2022 tarihli ------ nolu faturadan kaynaklı 45.099,86 TL üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,-------. ve------Numaralı kararında; ''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.Yargıtayın yerleşik kararlarına göre fatura alacakları likit niteliktedir. Yargıtay ------. Hukuk Dairesi’nin ---- ve ------- Numaralı kararına göre; “Uyuşmazlık, davacının davalıya faturayla sattığı mal bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, borcun miktarı belirlenebilir (likit, hesap edilebilir) olduğundan, dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteyen davacı yararına İİK.nun 67/2 nci maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile bu istemin reddi doğru görülmemiştir.” denilerek fatura alacağının likit niteliği belirtilmiştir. Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından -----. İcra Dairesi'nin ------ sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Davalının itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacak olan 45.099,86 TL üzerinden % 20 oranında olmak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya VERİLMESİNE,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.080,77 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 544,70 TL, 1.866,8‬0 TL keşif harcından mahsubu ile bakiye 669,27‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 544,70 TL peşin harç ve 1.866,8‬0 TL keşif harcı toplamı 2.492,2‬0 TL ile 5.312,00 TL (Bilirkişi Ücreti, Kep Reddiyatı, ------ Araç Ücreti, Posta Masrafı, Elektronik Posta Masrafı) olmak üzere toplam 7.804,2‬0 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Taraflarca dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
7-Arabuluculuk ücreti 1.560,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.