WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/579
KARAR NO : 2024/52

DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/08/2022
KARAR TARİHİ : 31/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında sigorta poliçesi (---- Müşteri No:-----Sigorta Başlangıç Tarihi:17/06/2004 sigorta bitiş Tarihi:17/06/2005) bulunduğunu, riziko adresinde 13/12/2004 tarihinde yangın meydana geldiği, bu yangınla ilgili ----- kendi sigortalısının 95.743 Euro zararı olduğunu bu zararı sigortalısına ödediğini, ödemiş olduğu 95.743 Euronun kendisine ödenmesi talepli ----.Asliye Ticaret Mahkemesinin----- Esas (----- esas) dava açıldığını; davanın davalıya ihbar edildiği, mahkemenin “95.743 Euro’nun ödeme tarihi olan 01.03.2005 tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarınca uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle birlikte” davacıya ödenmesine karar verildiğini; kararın davacı tarafından -----.İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında icraya konulduğu kapak hesabının 3.496.957,03 TL olarak hesaplandığı, dosyanın daha önce Yargıtay aşamasından geçtiği için anlaşmanın hem davalı için hemde müvekkili için faydalı olacağına karar verildiği müvekkilinin alacaklı ile pazarlık yaptığı ve 95.743,00 EURO+Faiz+Yargılama gideri+Vekalet ücreti+Harçlara karşılık olarak 2.250.000,00TL ye ve 01/06/2022 tarihinde bu ödemeyi yaparak anlaşıldığını, tüm bu süreçlerden davalının haberdar edildiğini; davalının daha önce -----.İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasına vermiş olduğu teminat mektupları alınarak davalıya iade edildiği ve ödenen 2.250.000,00 TL nin müvekkiline ödenmesi için-----Noterliğinin 20/06/2022 tarih ----- yemiye nolu ihtarname çekildiği, davalının -----Noterliğinin 28/06/2022 tarih ------- nolu cevabi ihtarnamesi ile 300.000,00TL azami sınır ile sorumlu olduklarını bundan dolayı ödeme yapmayacaklarını belirttiklerini, rizikonun gerçekleştiği 13/12/2004 tarihinde Euro kurunun: 1Euro=1,60TL olduğu, dolayısıyla dava konusu olan 95.743,00 EURO (153.188,00 TL) rizikonun gerçekleşme tarihinde poliçe teminat bedeli içinde kaldığını, zarar riziko tarihinde Euro şeklinde gerçekleştiğinden müvekkilinin ödemiş olduğu 95.743,00EURO+Faiz+Yargılama gideri+Vekalet ücreti+Harç için 2.250,000,00TL nin ödeme tarihi olan 01/06/2022 Tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile zararın meydana geldiği tarih itibari ile sigorta poliçesi teminat limiti içinde olan -----yukarıda açıklamalarında belirttikleri mahkeme kararında hükmedilen 95.743,00 EURO + Faiz + Yargılama gideri+Vekalet ücreti+Harçlara karşılık müvekkilinin ödemiş olduğu 2.250.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 01/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizinin müvekkiline ödenmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket, müvekkili şirket nezdinde ------numaralı İşyeri Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, söz konusu poliçenin varlığı hasarın her aşamada otomatik olarak ödenecek olduğu anlamına gelmediği, müvekkili şirketin meydana gelen hasarlardan poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, ayrıca poliçe içerisinde düzenlenmiş muafiyet hükümlerinin de hasar hesaplaması sırasında dikkate alınması gerektiğini; sigortalıya ait işyerinde 13.12.2004 senesinde yangın hadisesi meydana geldiği, söz konusu yangın ile ilgili olarak -----Sigorta tarafından rücuen tazminat davaları açıldığı, bu dava dosyaları taraflarına ihbar edildiğini----- tarafından açılan dava-----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında, -----tarafından açılan dava ise ------.Asliye Ticaret Mahkemesinin ----Esas sayılı dosyasında görüldüğünü------ tarafından açılan davada davacı ile dava dışı sigorta şirketinin sulhen anlaşmaya vardığı ve netice olarak 2.250.000 TL ödeme gerçekleştirildiği,------tarafından açılan dava dosyası ise henüz derdest durumda olduğunu; her iki davanın konusunun da müvekkili şirketin hissedarlarından biri olduğu taşınmazda meydana gelen yangın hadisesi nedeniyle yangından etkilenen diğer taşınmaz sahiplerinin sigortacıları tarafından açılan rücuen tazminat davaları oluşturduğunu; bu bakımdan müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yer alan "komşuluk mesuliyeti" teminatı ile sınırlı olduğu, poliçe kapsamında komşuluk mesuliyetinin TL cinsinden 300.000 TL olarak düzenlediği, müvekkili şirketin söz konusu yangın hasarı ile ilgili komşuluk mesuliyeti teminatından ödeyebileceği tavan tazminat tutarının bu olduğu, açılan her iki davanın da doğrudan komuşuluk mesuliyeti teminatı ile ilgili olup, bu anlamda müvekkili şirketin her iki davanın da neticesi ne olursa olsun en fazla 300.000 TL ödeme yapabileceğini; her ne kadar davacı şirket tarafından hasar tarihindeki Euro kuruyla günümüzdeki kurun birbirinden farklı olduğu, hasar tarihindeki euro kuruna göre hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu ve bu nedenle sigortalı tarafından günümüzdeki kura göre ödeme yapılması nedeniyle ödenen tutarın tamamından müvekkili şirketin sorumlu olduğu ileri sürülmekte ise de bu talebin hukuka aykırı olduğunu; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe teminatı ile sınırlı olup poliçenin Türk Lirası cinsinden düzenlendiği, bu nedenle yapılacak ödemenin her koşulda Türk Lirası cinsinden olacağını; poliçede düzenlenen "komşuluk mali mesuliyet" başlıklı maddede de; "Komşuluk mali mesuliyeti teminatında sigortacının azami sorumluluğu teminatın karşısında belirtilen bedelle sınırlı olup, toplam sigorta bedelinin %15'ini geçemez." düzenlemesinin yer aldığını; sigortalının bir tacir olup işbu poliçenin içerisinde yer alan hükümleri okumuş ve kabul etmiş bulunduğunu, bu durumun basiretli bir tacir olmanın da gereği olduğu, poliçe içerisinde açıkça komşuluk mesuliyet teminatındaki müvekkili şirketin sorumluluğunun 300.000 TL ile sınırlı olduğu düzenlenmişken, Euro cinsinden günümüzdeki kura göre ödeme yapmaları nedeniyle çok daha yüksek bir tutarın ödenmesini talep etmenin açıkça hukuka ve sigortacılık mantığına aykırı bulunduğunu; -----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----sayılı dosyasında mahkemece------ yönünden müştereken ve müteselsilen karar verildiği, müvekkili şirketin ise yalnızca davacının sigortalısı olup diğer davalıların ile sigorta ilişkisinini bulunmadığını, mahkemenizce yaptırılacak hesaplamada bu durumun da göz önüne alınması gerektiğini; müvekkili şirket tarafından söz konusu hasarla ilgili ------ tarafından açılan dava dosyası kapsamında verilen kararın sigortalı tarafından temyiz edilmesi nedeniyle icra dosyasına 325.000 TL tutarlı------- numaralı teminat mektubu sunulduğu, işbu teminat mektubunun sigortalı tarafından taraflarına iade edilmediğini, söz konusu dava dosyasında sigortalı aleyhine karar verilmesi halinde işbu teminat mektubunun bozulmasının gündeme gelebileceğini, bu durumda da teminat limitinin üzerinde mükerrer ödeme yapılmasının söz konusu olacağını, bu nedenle mahkemece poliçe teminat limitinin tümünün davacıya ödenmesine karar verilmesi halinde dahi söz konusu teminat mektubunun taraflarına iadesine de karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ödeme talebi ile başvuru gerçekleştirildiğinde ödenebilecek azami teminat tutarının poliçede yer alan teminat limiti olduğunun belirtildiği ve işbu ödemenin yapılabilmesi için diğer teminat mektubunun da iadesi gerektiğinin açıklandığını, ancak davacı tarafından ödenen tüm tutarın haksız bir şekilde tahsilinin talep edildiği ve netice olarak huzurdaki davanın açıldığını, bu nedenle davanın teminat limitleri üzerinden kabulü halinde dahi müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmolunmamasını talep ettiklerini, aleyhe hüküm kurulması halinde dahi işleyecek faizin yasal faiz olması gerektiği, davacının aksi yöndeki iddialarının reddini talep ettiklerini; davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili şirketin azami sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunun tespitini, müvekkili şirketin azami sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğuna karar verilmesi halinde mükerrer ödeme oluşmaması bakımından-----. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı dosyasına sunulan teminat mektubunun taraflarına iadesini, ilam, vekalet ücreti ile tüm yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, riziko adresinde 13.12.2004 tarihinde meydana gelen yangın nedeni ile -----. ATM'nin------ Sayılı dosyasında verilen hükmün infazı amacı ile ---- İcra Müdürlüğünün ----.sayılı dosyasında davacı aleyhinde başlatılan icra takibi nedeni ile davacının 01.06.2022 tarihinde 2.250.000 TL ödemesi nedeni ile bu bedeli davalı sigortacısından isteyip isteyemeyeceği, davalının poliçe teminat miktarı olan 300.000 TL ile mi sınırlı olabileceği, kur farkından kaynaklı olarak davalının zararın tamamından mesul tutulmasının mümkün olup olmadığı, mahkemenin aksi görüşte olması durumunda teminat limiti üzerinde kalan kısım yönünden davacının davalıdan müspet zarar adı altında talepte bulunmasının hukuken ve usulen ve sigortacılık mevzuat hükümleri nazara alındığında mümkün olup olmadığına ilişkindir.
Davalı Sigorta Şirketi (Sigortacı) -----Sigorta Şirketi, davacı sigortalısı -----adına, ---- Poliçe No ve -------- faaliyet konusu “ --- Satış Yeri “ olan işletme için, " İşyeri Sigorta Poliçesi ” adı altında paket sigortada, dava konumuz ek teminat bakımından komşuluk mesuliyeti: 300.000 TL Teminat Limiti üzerinden (TL/güncel para birimine uyarlanmakla) sigorta himayesi verilmiş olup; verilen teminata ilişkin Poliçe Özel Şart (Kloz)'da; “ Komşuluk Mali Mesuliyet teminatında sigortacının azami Sorumluluğu teminatın karşısında belirtilen bedelle sınırlı olup, toplam sigorta bedelinin % 15' ini geçemez...” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dava konumuza ilişkin yargılamalarda gelinen aşamalar bakımından belirtilen riziko adresinde 13.12.2004 tarihinde meydana gelen yangın hadisesi sonucu, iş yerinde diğer firmalarda ortaya çıkan zararlardan dolayı, zarar görenlerin sigorta şirketlerince davacıya rücuen ikame edilen ve işbu davanın davalısı sigorta şirketine de ihbar edilen davalardan ----Asliye Ticaret Mahkemesi-----do syasında 95.743 Euro tazminat ödenmesine hükmedilmiş, kur karşılığı ferileriyle 3.496.957.03 TL hesaplanan tazminat için---- tarafından dava dışı ----- sulhen 2.250.000 TL ödemede bulunulmus olup, İş bu davada davacı ödediği tutarın davalıdan rücuen tahsilini talep etmektedir.Riziko adresindeki iş yerinde meydana gelen hadiseden zarar görenlerden dava dışı----- sigortalısına ödediği tazminatı rucuan taleple ikame ettiği davada ----ATM'nin-----. Sayılı dosyasında verilen karar Yargıtay -----. Hukuk dairesince görev yönünden bozulmuş, -----. Sulh Hukuk mahkemesinin ----- Esas numarası almıştır. Bu dosyada verilen davanın açılmamış sayılmasına dair karar da temyiz denetiminde bozulmuş olup mahkemenin-----. Numarasına kaydedilmiştir. Davanın halen derdest olduğu, duruşmasının 13.05.2024 tarihine bırakıldığı görülmüştür. Dosya celp edilerek incelenmiş davanın davacısının -- , davalılarının ise ---- büro,, ----- tekstil olduğu, huzurdaki davanın davalısının bu davada ihbar olunan sıfatı bulunduğu görülmüştür. Keza ----- ATM'nin-----. Sayılı dava dosyası da celp edildiğinde davacısının----davalılarının ise -----sigorta, ----- Büro.., ----- tekstil olduğu,iş bu dosya davalısının o dosyada da ihbar olunan sıfatı olduğu, yani her iki dosyada da davalı sigorta şirketinin taraf olmadığı, ihbar olunan sıfatına haiz olduğu anlaşılmıştır.Sorumluluk sigortasında rizikonun gerçekleşme anı ( kaza ve poliçe tarihinde cari ) 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda ayrı bir hükümle düzenlenen yükümlülüğü ayrı bir hükümle düzenlenmemişse de rizikonun ihbar yükümlülüğü ile ilgili 1292. Maddesinden yararlanarak rizikonun gerçekleşme anını tespit etmek mümkündür. (------)Anılan maddeye göre “Sigorta ettiren kimse sigortanın taallük ettiği rizikonun gerçekleştiğini haber aldığı tarikten ilibaren beş gün içinde sigorlacıya haber vermeye mecburdur. Bu müddet, üçüncü şahsın sigortalıya karşı dâva açması halinde sigortacıyı sigortalının müdafaasına yardım etmeye mecbur tutan mesuliyet sigortalarında sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği, sigortalının üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesine ait mesuliyet yigortalarında ise hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini sigortalının öğrendiği veya dava olmaksızın yahut dâva neticesi beklenmeksizin üçüncü şahsa sigortalının para ödemiş olması halinde parayı ödemiş olduğu tarihte başlar.Böylece, üçüncü şahısların sigortalıya karşı dava açması halinde, sigortacıyı sigortalısının savunmasına yardama zorumlu tuları sorumluluk sigortalarında sigortalının tebligat üzerine davayı öğrendiği tarihin riziko tarihi olarak kabulü gerekir.
Sigorta ettirenin üçüncü kişiye vereceği tazminatın sigortacı tarafından ödenmesini ön gören sorumluluk sigortalarında ise, hakkındaki mahkeme kararının kesinleştiğini öğrendiği veya dava olmaksızın veya dava sonucu beklenilmeden zarar gören üçüncü kişiye sigortalı tarafından ödeme yapılmış olması halinde bu ödeme tarihinin riziko tarihi olarak kabulü gerekir. -----Aynı ilke Yargıtay ----.HD. -----. Sayılı ilamında da benimsenmiştir. )Sorumluluk sigortasındaki zarar giderimin de sigortacı sadece üçüncü kişinin uğradığı doğrudan ve dolaylı oluşan gerçek zararı gidermekle kalmayıp üçüncü kişinin açtığı dava ve yaptığı icra takibi masraflarını da karşılamakla yükümlüdür. Ayrıca (kaza tarihinde cari) 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1292. maddesinde yer alan süresinde ihbar yükümlüğünün yerine getirilmiş olması kaydıyla sigortalının üçüncü şahsa ödediği tazmimatın temerrüt faizinin tamamının da sigortacı tarafından karşılanması gerekmektedir.
----Asliye ticaret mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası incelendiğinde davanın davalı sigorta şirketine 2 haziran 2014 tarihinde ihbar edildiği, sigortacının temerrüt tarihinden itibaren ferilerden ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından mesul olduğu, bu tarihteki -----satış kuruna göre hesaplama yapıldığında karar altına alınan 95.743 Euro alacağın anılan kur karşılığının 273.566,47 TL olduğu, sigortacının sorumlu olduğu ana para olduğu, komşuluk teminat limitinin 300.000 TL olduğu ve limitin aşılmadığı anlaşılmıştır.Her ne kadar davacı yanca 11 mart 2023 tarihli dilekçe ekinde exper raporu sunularak davalı sigorta şirketine yangın olayının ihbar edildiğinin kanıtı olduğu ileri sürülmüş ise de bahsi geçen eksper raporunun sigortalı iş yerinde meydana gelen hasarlara ilişkin olduğu, davadaki istemlerin ise komşuluk teminatı kapsamında 3. Kişilerin uğradığı zararın tazmini için açılan davada yapılan ödemenin rucusuna ilişkin olduğu anlaşılmakla davacının bu iddiasına itibar edilmemiştir.
12.06.2023 tarihli denetime uygun bulunan bilirkişi raporunda 02.06.2014 ihbar tarihine göre davalının sorumlu olacağı miktar tespit edilmiş olup buna göre davalının 660.962,64 TL alacaktan mesul olduğu, yapılan hesaplamaların ve tespit ve değerlendirmelerin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.Davacı yan bilirkişi raporuna davalının kur farkından mesul tutulması gerektiği yönü ile itiraz etmiştir.Yargıtay ----. HD------ Dava konusu sigorta poliçesinde teminatlar döviz cinsinden belirlenmiş, poliçe döviz bazında düzenlenmiş olup poliçenin döviz poliçesi olduğunun kabulü gerekir..." belirtmiştir. Yargıtay-----. HD. ----- Sayılı ilamında "...Davacı vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde özellikle davaya konu oto sigorta paket poliçesinde munzam zarar ve mahrum kalınan kar klozu olmaması ve davalının sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu dikkate alındığında kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır..." belirtmiştir. Bilindiği üzere bir poliçenin TL veya Yabancı para birimi üzerinden düzenlenmesi mümkün olup bu husus tarafların ihtiyarındadır. Yabancı para birimi üzerinden poliçe düzenleyen yabancı para birimi üzerinden prim öder. Türk lirası üzerinden düzenlenmiş bir poliçede belirtilen bir rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalının paranın alım gücündeki değişim vs. Nedenleri ile munzam zarar talebinde bulunması mümkün değildir.Taraflar arasında imzalanmış olan sigorta sözleşmesi incelendiğinde davalının verdiği teminatın Türk parası üzerinden verildiği, Türk parası cinsinden bir borç için kur farkı talep edilemeyeceği, gerçek zararın poliçe limitinin üzerinde olması halinde sigortacıdan gerçek zararın ödenmesinin istenemeyeceği anlaşılmıştır.
Davacı aksi halde munzam zarara uğradıklarını ve bu zararın hesaplanmasını talep etmiştir. Davacının dava dilekçesinde munzam zararla ilgili bir talebi olmadığı ancak 2. Cevap dilekçesinin 2,3 ve 4. Sayfalarında teminat limitini aşan kısım yönünden müspet zarara uğradığını ileri sürdüğü görülmüştür.Munzam zarar sorumluluğu kusur sorumluluğuna dayanır. Aranan kusur, borçlunun temerrüde düşmekteki kusurudur, burada zararın doğmasına yol açan bir kusur ilişkisi aranmaz. Alacaklı, borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olduğunu ispatla yükümlü değildir, borçlu ancak temerrüde düşmekte kusursuzluğunu kanıtlama koşuluyla sorumluluktan kurtulabilir. Yargıtay HGK’nın 05.07.2000 tarih ve ----- sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, munzam zarar davalarında alacaklının ispat yükümlülüğü çok sıkı kurallara bağlanmamalı, genel ispat yöntemlerinde olduğu gibi her olayın kendi yapısı ve özelliği içerisinde değerlendirmeye tabi tutulmalıdır. Soyut anlatımlar, muhtemel kar kayıpları, elde edilmesi tahmin edilen gelir kalemleri munzam zararın ispatı için yeterli değildir. Yine yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu gibi hususlar davacıyı ispat yükünden kurtarmaz (HGK -----. ilamı). Ancak bilirkişi heyetinin 2. Ek raporunda isabetle tespit ettiği üzere ülkede meydana gelen ekonomik değişimlerin ve bu bağlamda para değerindeki düşüşlerin munzam zararın kanıtı olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Davacının ödeme tarihi ile iş bu dava arasında 80 günlük süre bulunmaktadır. Rucuya konu davanın uzamasına davalı sigorta şirketi sebebiyet vermemiştir. Kaldı ki zaten davalı sigorta o davanın tarafı dahi değildir. Davacının bu iddialarına ve rapora yönelik bu itirazlarına bu nedenle itibar edilmemiştir.Taraflar arasındaki son ihtilaf ----- Sulh hukuk mahkemesinin ------Sayılı dosyasında görülen davanın sonucunun beklenmesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.Sigorta hukukunda garemeten ödeme ilkesi zarar görenlerin birden fazla olması halinde bunlar arasında eşitlik esasını dikkate alan bir yöntemdir. ( --- Rucuya konu her iki dava dosyası da celp edilerek incelendiğinde davalı sigorta şirketinin bu dosyalarda davalı sıfatı bulunmadığı, davacının talebi üzerine sadece ihbar olunan sıfatı bulunduğu, olayın 2004 yılında gerçekleştiği, ------SHM dosyasında da davacı aleyhinde hüküm tesis edilse dahi davacının yine aynı poliçe gereği davalıya rucu edeceği, bu durumda iş bu dosyada yapılan ödeme nispetinde davalının zaten sorumluluğu kalmayacağı, poliçenin tek olduğu, davalıya karşı doğrudan açılmış davalar olmadığı, bu davada yargıtay temyiz denetiminden geçerek kesinleşen bir dava nedeni ile davacının rucu isteminde bulunduğu, bahsi geçen diğer dava dosyasında da davacının davalı sıfatı olduğu, o dosyada da aleyhine hüküm tesis edilmesi durumunda davalı sigorta şirketine dava açacak rucu edecek kişinin yine davacı olacağı, davacı 3. Bir kişi olmayacağından garame hesabına gerek olmadığı, kısacası davacı ile davalı arasındaki poliçe tek olup davacı tarafından açılacak bir dava gerekçesi ile bekletici mesele yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı, yapılacak ödeme nispetinde davalının sorumluluğunun zaten ortadan kalkacağı sonucuna varılmış bu itiraza itibar edilmemiştir. Keza davalı yanca her ne kadar SHM dosyasında bozma öncesi verilen karar için icra dosyasına kararın temyiz edilmesi nedeni ile teminat mektubu sunulduğu, söz konusu dosyada aleyhe karar verilmesi halinde teminat mektubunun bozulabileceği ileri sürülmüş ise de kararın temyiz denetiminde kaldırıldığı, davalı yanca mektubun geri alınabileceği, keza bu durumun ek raporun 2. Sayfasında da belirtildiği anlaşılmakla bu itiraz itibar edilmemiştir. Garame hesabı yönü ile mahkememiz bilirkişi heyetinden görüş olarak ayrılmış gerekçesi yukarıda izah edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, denetime uygun bulunan 12.06.2023 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmişi davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın kısmen kabulü ile;660.962,64 TL alacağın ödeme tarihi 01.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,Fazlaya dair istemlerin reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 660.962,64 TL'lik kısım yönünden alınması gereken 45.150,36 TL harçtan peşin alınan 38.424,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.725,98‬ TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
3-Davacı yanca yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 38.424,38 TL peşin harç olmak üzere toplam 38.505,08 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 6.500.00 TL bilirkişi ücreti, 308,25 TL tebligat ve müzekkere masrafı olarak toplam 6.808,25 TL yargılama giderinden kabul ve reddedilen orana göre hesaplanan 2.000,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 1.500.00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinden kabul ve reddedilen orana göre hesaplanan 1.059,36 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılamada kendisini vekil marifetiyle temsil ettirmiş olmakla kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan AAÜT gereği 98.534,77 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ÖDENMESİNE,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan 199.122,99 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE,
8-Kararın kesinleşmesi ve talep halinde HMK 333. maddesi gereği artan gider avansının yatırana İADESİNE,
9-Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 458,27 TL sinin davalıdan, 1.101,73 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.