T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/470
KARAR NO : 2024/151
DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/06/2022
KARAR TARİHİ : 14/03/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 27/06/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket uzun yıllardır özellikle insan kaynakları süreçlerinde aktif bir şekilde faaliyet göstermekte olup, kurumsal firma veya gerçek kişi kullanıcılarına kişilik envanteri hizmeti sunmakta, bu hizmet kapsamında kullanıcılara birtakım testler göndererek neticesinde ortaya çıkan raporlar ile kullanıcılara ilişkin kişilik analizi yapmaktadır. Müvekkil şirket, sunduğu bu hizmeti geliştirebilmek amacıyla şirket bünyesinde kurduğu ekip ile birlikte birçok farklı yazılım ve fikri ürün geliştirmekte, bu kapsamda hizmetin gelişiminde rol oynayan personelleri ile şirket açısından gerek Türk Ticaret Kanunu açısından ticari sır, gerek ise Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, Sınai Mülkiyet Kanunu açısından gizlilik esası taşıyan yazılım, kaynak kodları, fikir ürünleri ve sair iş ürünlerine dair bilgiler paylaşmaktadır. Zira Müvekkil şirket personelleri ----- web sitesi üzerinden Şirket’in ürün ve hizmetlerinin satışını yapmakla birlikte aynı zamanda eğitim ve danışmanlık sunmaktadır. Bu bilgilerin korunması ve müvekkil şirketin bilgisi ve izni haricinde paylaşılmaması Müvekkil şirket açısından büyük önem taşıdığından, şirket bahse konu bilgilere erişimi olan tüm personelleri ile gerek gizlilik sözleşmeleri akdetmekte gerek ise rekabet yasağına aykırı davranışı önleyen yükümlülükler getirmektedir. Davalı taraf ise, 06/01/2017 tarihinde Müvekkil şirket ile akdettiği belirsiz iş sözleşmesi kapsamında hizmet ifa etmeye başlamış olup, 08.07.2020 tarihinde taraflar arasındaki sözleşme sona ermiştir. Ancak Müvekkil şirket ile iş ilişkisini sona erdirdikten çok kısa bir süre sonra kendisine “-----” unvanıyla ayrı bir web sitesi açarak Müvekkil şirket ile aynı sektörde faaliyet göstermeye ve Müvekkil şirket tarafından müşterilerine sunulanlar ile tamamen aynı kişilik envanteri test ve raporlama çalışmalarını yürütmeye başlamıştır. Anılan eylemlerin Müvekkil şirket tarafından tespitini takiben davalı tarafa, bu fiillerin durdurulması için -----. Noterliği’nden 01.02.2021 tarihli ve ------ yevmiye numaralı ihtarname ile yukarıda detaylı olarak ifade ettiğimiz haksız eylemlerine derhal son vermesi gerektiği, aksi halde Müvekkil şirket ile aralarında akdedilen sözleşme uyarınca rekabet yasağını ihlal ettiğinden cezai şartın tahsili dahil olmak üzere tüm yasal yollara başvurulacağı hususu ihtar edilmiştir. Ancak davalı taraf, bahsi geçen eylemlerine son vermediği gibi, rekabet yasağını ihlal etmediğini, ihlal sayılabilecek herhangi bir bilgiye erişimi olmadığını iddia ettiğinden, müvekkil şirketin huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olmuştur.
Davalı, müvekkil şirket bünyesinde 06/01/2017 tarihinde, müvekkil şirketin ürün ve hizmetlerinin satışını gerçekleştirmek, ürün ve hizmetleri ile ilgili eğitim danışmanlığı yapmak ve müşteri desteğini sağlamak üzere hizmet ifa etmeye başlamıştır. Bu kapsamda davalı taraf, iş akdinin devam ettiği süre boyunca müvekkil şirketin birçok farklı iş geliştirme projesinde aktif olarak yer almış ve müvekkil şirketin yeni ürün veya hizmet geliştirme süreçlerine de dahil olmuş, müvekkil tarafından kullanılan birçok yazılım, metod, kaynak kodları ve bilumum teknik ekipman ve teknolojisinden yararlanmış ve Müvekkil şirket açısından ticari sır sayılan ve gizlilik yükümlülüğü altında korunması gereken gerek kendisine gerek ise müşterilerine ait yazılı, görsel veya internet ortamındaki gizli bilgilerine erişim sağlamıştır.Bu kapsamda Müvekkil şirket bahse konu bu bilgilerin gizlilik ve güvenliğini temin etmek amacıyla, davalı taraf ile gizlilik sözleşmesi akdetmiş, bunun yanı sıra iş sözleşmesinin 13. Maddesi ile davalı tarafa rekabet yasağına aykırı davranmaktan kaçınması hususunu yazılı olarak bildirmiştir. Davalı tarafça imzalanan tüm belgeler delil listemiz ile birlikte Mahkemenize sunulacaktır.İlgili madde uyarınca, davalı taraf; “İşten ayrıldıktan sonra İstanbul’da, 2 yıl süre ile kendi namına işvereniyle rekabet edecek herhangi bir iş yapamaz, işvereninin meslek sırlarından yararlanarak danışmanlık veremez veya işvereniyle aynı işi iştigal eden bir işyerinde çalışmaya başlayamaz.” Aksine bir davranışta bulunur ise, işvereni olarak Müvekkil şirkete son aylık ücretinin 25 katı tutarında cezai şartı ödemeyi, sözleşmeyi imzalayarak kabul etmiştir. Davalı işten ayrıldığı tarihte Brütü 5.566,12 TL olmak üzere Net : 3.979,27 TL ücret almaktadır
Sayın Mahkemenizin de bilgilerinde olduğu üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 444. Maddesi uyarınca; İşçi, işverene karşı sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilmektedir. Bu durumda, davalı işçinin, iş akdi sona erdikten sonra, davacı işvereni ile aynı ticari faaliyet alanında olmak kaydıyla kendisi adına bir iş kurması veya işyeri açması, rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin ihlali niteliğinde olacağı gibi, doğrudan kendisi tarafından kurulmasa dahi yine kendisi tarafından sevk ve idare edilmek suretiyle, eşine veya birinci derece yakınlarına kurdurduğu işyeri veya kuruluşların mevcut olmasının da rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin ihlali niteliğinde kabul edilmesi gerekir. Söz konusu sözleşme maddesi ile, işçinin, iş akdinin sona ermesini müteakip, rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükümlerinden ve bu kapsamda ihlal halinde öngörülen cezai şarta ilişkin hükümden kaçınmak amacıyla muvazaalı iş ve işlemlere başvurmasının önlenmesinin amaçlandığı açıktır.” Şeklinde içtihat oluşturulmuştur.
Davaya konu olayda ise, davalı taraf müvekkil şirket ile iş akdi sona erdikten çok kısa bir süre sonra, Müvekkil şirket hakkında edindiği tüm ürün geliştirme projelerine ilişkin sırları ve şirket ve müşteri çevresi, potansiyel kullanıcılar hakkında edindiği bilgileri kullanmak suretiyle, kendisine ----- isimli web sitesini kurmuş ve bu site üzerinden hizmet sunmaya başlamıştır.Davalının yukarıda belirtilen internet sitesi incelendiğinde iletişim kısmında adresin ----- olarak belirtildiği görülecektir.Yine davalının sosyal medya platformunda yer alan profilinde uzmanlık alanına giren işler ile müvekkil şirketin verdiği hizmetlerin aynı olduğu görülmektedir.Davalı taraf imzalamış olduğu iş sözleşmesinde yer alan---- sınırları içerisinde işveren ile rekabet etmeme kuralını ihlal etmiştir.Sayın Mahkemenizin de bilgilerinde olduğu üzere, Türk Ticaret Kanunu’nun 55. Maddesi uyarınca; başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma, özellikle kanun veya sözleşmeyle belirlenen iş şartlarına uymayarak dürüstlüğe aykırı davranma fiilleri haksız rekabet olarak kabul edilmektedir. Bu kapsamda ise, haksız rekabet sebebiyle müşterileri, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kişilerin md. 56 kapsamında fiilin haksız olup olmadığının tespiti ve kusur varsa zarar ve ziyanının tazminini talep hakları bulunmaktadır.Davaya konu olayda ise, taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona erdiği 08.07.2020 tarihinden itibaren 2 yıllık süre zarfında Müvekkil şirket bünyesinde iken edindiği tüm know-how, bilgi, belge, metod, yazılım teknikleri, kodlar ve sair çalışmalar aracılığıyla müvekkil şirket ile aynı faaliyet alanında ve aynı iş ürünleri üzerinden hizmet sunarak, müvekkil şirket tarafından geliştirilmiş ürünlerden yararlanmak suretiyle müvekkil şirketin hitap ettiği müşteri çevresine ürün sunarak TTK kapsamında haksız rekabet yaratmaktadır. Davalı tarafın anılan eylemleri ve özellikle müvekkil şirket tarafından geliştirilen ürünlerin neredeyse aynıları kullanılmak ve müvekkil şirketin müşteri çevresine sunulmak suretiyle müvekkil şirketin ticari faaliyetlerini etkilediği ve müvekkil şirketin maddi anlamda zarara uğramasına sebebiyet verdiği açıktır. Müvekkil şirket bu hususta maddi tazminat talep etme hakkını saklı tutmaktadır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Rekabet Yasağı düzenlemesi; dürüstlük kuralına, Anayasada düzenlenen temel hak ve özgürlüklere ve güncel Yargıtay içtihatları ile getirilmiş geçerlilik koşullarına tamamen aykırı olmakla hukuken geçersizdir. Eş söyleyişle; müvekkilimizden, hukuken geçersiz bir yasak ile bağlı olması beklenemez. Rekabet Yasağı düzenlemesinin de bulunduğu Hizmet Sözleşmesi, müvekkilimizce haklı nedenle feshedilmiş olduğundan, her halükarda Rekabet Etmeme yükümlülüğü sona ermiştir. Ortada geçerli bir Rekabet Yasağı olsa idi bile; müvekkilimizin Rekabet Yasağı'nı ihlal eder bir eylemi olmamıştır.Anılan gerekçelerle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddi gerekmektedir.T.B.K. 445/1. maddesi uyarınca; Rekabet Yasağı sözleşmelerinin geçerli olabilmeleri için; rekabet konusu işin konusu / türü bakımından şüpheye mahal vermeyecek şekilde açıkça sınırlandırılmış olması gerekmektedir. Bu sınırlandırma; mezkur konu ve işin açıkça yazılması ve ifade edilmesi sureti ile gerçekleşmelidir. Bu sınırlamanın mantığı; özgürlüğün asıl, kısıtlamanın istisna olması prensibinden kaynaklanmaktadır. Eş söyleyişle kısıtlamalar dar yorumlanmalı ve açıkça ortaya konulmalıdır. Kısıtlamanın davacı tarafından bu ölçüde geniş kaleme alınması, Anayasal bir hak olan çalışma hürriyetinin özüne müdahale niteliği taşıyacağından hukuken geçersiz kabul edilmelidir. Davaya dayanak teşkil eden Rekabet Yasağı klozu, 'konu' bakımından çok geniş ve kısıtlayıcı kaleme alınmak ve bu şekilde müvekkilimizin çalışma hürriyetini tamamen elinden almakla hukuken geçersizdir. Bu husus geçersizliğin ilk sebebidir.
Yukarıda alıntıladığımız Rekabet Klozunun okunmasından çıkan bir diğer sonuç, bu klozun şarta bağlı olduğu -işçi ahlak ve iyi niyet kurallarına uymamaktan dolayı işten çıkarılır veya işyerinden kendisi ayrılırsa- ve bu şartın gerçekleşmesi ile tetikleneceğidir. Rekabet klozunun bu şekilde kaleme alınması, İşçinin fesih hakkını ortadan kaldırır nitelikte olup, T.B.K.'nın 447. Maddesinin emredici hükümlerine de açıkça aykırıdır. Zira mezkur madde uyarınca; İşçi haklı nedenle iş sözleşmesini feshederse, feshedilen sözleşmede yer alan rekabet etmeme yükümlülüğü de kendiliğinden ortadan kalkacaktır. Aşağıda B Başlığı altında izah edeceğimiz üzere; müvekkilimiz, hizmet sözleşmesini davacının sistematik mobbingi, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi, yıllık izinlerinin kullandırılmaması, Covid-19 tedbirlerine riayet edilmemesi benzeri haklı sebeplerle feshetmiş, kendisinin rekabet etmeme yükümlülüğü de mezkur fesihle birlikte sona ermiştir. Yüksek Malumlarınız olduğu üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 420/1 maddesi uyarınca Hizmet Sözleşmelerinde yalnızca İşçi aleyhine konulan ceza koşulları geçersizdir. Yukarıda doğrudan alıntılanan madde içeriği ve Sözleşmenin bütünü değerlendirildiğinde davacı İşveren aleyhine herhangi bir ceza koşulunun bulunmadığı görülecektir. Anılan gerekçe ile; işçi lehine yorum ilkesinin bir uzantısı olan ve Kamu düzeninden sayılması icap eden açık kanun hükmüne aykırılık teşkil eden Rekabet klozu geçersizdir. Ekte sunmuş olduğumuz Yargıtay içtihatlarından da anlaşılacağı üzere; Sayın Mahkeme huzurundaki davada bulunmayan 'karşılıklı cezai şart' koşulunu yerine getiren Hizmet Sözleşmelerinde dahi; İşveren aleyhine, İşçiye kıyasla daha avantajlı cezai şart hükümlerinin bulunması hallerinde, Cezai Şart maddesinin tamamının geçersizliğine karar verilmiştir. Bu değerlendirmenin günümüz gerçeklerinden ne denli uzak olduğu takdirlerinizdedir. Netice itibari ile; müvekkilimizin kurucusu ve hissedarı olduğu ----- uyguladığı hiçbir hizmetin ve yürüttüğü ticari faaliyetinin, davacı şirketle bir rabıtası bu|unmadığını vurgulamak isteriz. Bu itibarla; yukarıda ortaya koyduğumuzun aksine, ortada geçerli bir rekabet yasağı klozu olsa idi bile Sayın Mahkeme huzurundaki davanın reddi gerekmektedir." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı cezai şart alacağının tahsili isteminden ibarettir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının davacı ile aralarındaki iş sözleşmesi ve gizlilik sözleşmesinden kaynaklı rekabet yasağını ihlal edip etmediği, davalı eylemlerinin rekabet yasağını oluşturup oluşturmadığı, taraflar arasındaki rekabet yasağı yükümlülüklerinin hukuken geçerli olup olmadığı ve davalı eylemlerinin rekabet yasağı ihlali oluşturuyor ise davacının davalıdan cezai şart talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.Taraf iddiaları ve savunmaları kapsamında dosya bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alınmış, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 13.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"a)Taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin sözleşme hükmünün, TBK. m. 445/1 hükmünde yer alan "yer, zaman ve işlerin türü bakımından" uygun sınırlamalar içeren geçerli bir sözleşme olduğu,
b)Taahhütnamenin, TBK. m. 444/2 hükmünde öngörülen "müşteri çevresi veya üretim sırları ile ilgili elde idilen bilgilerin kullanılmasının işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması" şartını da taşıdığı, dolayısıyla sözleşmede kararlaştırılan son maaşının 25 katı olan cezai şart tazminatının ödenmesi gerektiği,
c)Buna göre davacının talep edebileceği cezai şart miktarının (3.979,27x25=) 99.481,75 TL olarak hesaplandığı, sonuç ve kanaatine varmış bulunmaktadır." şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.Her ne kadar bilirkişi raporu ile rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin geçerli olduğu ve davalı eylemlerinin bu sözleşmeye aykırılık taşıdığından bahisle cezai şart ödemesi gerektiği tespit edilmiş ise de; sözleşmenin yapıldığı tarihte geçerli olan Türk Borçlar Kanunu'nun 447/2 maddesinin açık hükmü gereği eğer sözleşme işverenin haklı bir sebep olmadan sözleşmeye feshetmesi yahut işverene yüklenebilecek bir sebeple işçi tarafından sözleşmenin feshedilmesi durumunda rekabet yasağı da sona erecektir şeklinde düzenleme bulunduğu bu manada davalı vekilince taraflar arasında ki hizmet sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği iddiası doğrultusunda -----Arabuluculuk Bürosu -------sayılı başvuru sonrası 22.07.2020 tarihli taraflar arasında işçilik alacağı olarak 10.000 TL ve başvurucu avukatlık ücreti olarak 680 TL olmak üzere toplam 10.680 TLnin davacı tarafından ödenmesi karşılığı işçilik alacaklarından davalının feragat ettiğine dair arabuluculuk anlaşma belgesi düzenlendiği bu haliyle her ne kadar davalı tarafça hizmet sözleşmesinin haklı feshine dair davayı açamamış ise de davanın görülmesinin şart olmadığı gibi dava yoluna gitmeye gerek kalmadığı ve öncesinde zorunlu arabuluculuk yoluyla anlaşmaya varıldığı bu haliyle sözleşmenin davalı tarafın kusurundan kaynaklı sebeple sona ermediği ve işverene yüklenebilen sebeple işçi tarafından feshedildiğinin kabul edilmesi gerektiği dolayısıyla kanunun açık hükmü gereği rekabet yasağının da sona erdiği kanaatine varıldığından davacı vekilinin cezai şart talebi yerinde görülmeyerek davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE
2- Peşin alınan 341,55 TL harç ile 1.357,35 TL ıslah harcının toplamı olan 1.698,90 TL'den alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 1.271,30 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-1.560,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!